<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Coğrafya</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi.org/category/egitim/cografya/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi.org</link>
	<description>Hakkında Bilgiler, Hakkında Bilgi Nedir, Hakkındaki, Ne Demek,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Oct 2011 08:35:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Türkiyede Hangi Bitki Örtüleri Vardır</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/turkiyede-hangi-bitki-ortuleri-vardir-hakkinda-bilgi+turkiyede-hangi-bitki-ortuleri-vardir-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/turkiyede-hangi-bitki-ortuleri-vardir-hakkinda-bilgi+turkiyede-hangi-bitki-ortuleri-vardir-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Oct 2011 07:22:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=10302</guid>
		<description><![CDATA[Türkiyenin Bitki Örtüsü ve Dağılışı Yurdumuz orta kuşakta orta kuşağın güneyi olan sıcak orta kuşakta yani subtropikal kuşakta yer alır. Türkiye ana çizgileriyle Akdeniz ikliminin yayılma alanına girer. Fakat denize göre konum ve yerşekillerinin etkisiyle üç farklı iklim bölgesi ortaya çıkar. 1-Akdeniz İklimi: Bütün güney ve batı kıyılarımızda görülür. 2-Karadeniz İklimi: Bölgenin iklimi Karadeniz’in etkisindedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiyenin Bitki Örtüsü ve Dağılışı</strong><br />
Yurdumuz orta kuşakta orta kuşağın güneyi olan sıcak orta kuşakta yani subtropikal kuşakta yer alır. Türkiye ana çizgileriyle Akdeniz ikliminin yayılma alanına girer. Fakat denize göre konum ve yerşekillerinin etkisiyle üç farklı iklim bölgesi ortaya çıkar.</p>
<p>1-Akdeniz İklimi: Bütün güney ve batı kıyılarımızda görülür. </p>
<p>2-Karadeniz İklimi: Bölgenin iklimi Karadeniz’in etkisindedir. </p>
<p>3-Kara İklimi: Yurdumuzun deniz etkisine kapalı iç kısımlarda görülür. </p>
<p><strong><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/turkiyenin-bitki-ortusu-ve-bolgesel-dagilisi-nedir+turkiyenin-bitki-ortusu-ve-bolgesel-dagilisi-hakkinda-bilgi">Türkiyenin Bitki örtüsü ile ilgili daha geniş bilgi</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/turkiyede-hangi-bitki-ortuleri-vardir-hakkinda-bilgi+turkiyede-hangi-bitki-ortuleri-vardir-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanar Dağlar</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/yanar-daglar-hakkinda-bilgi+yanar-daglar-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/yanar-daglar-hakkinda-bilgi+yanar-daglar-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 17:15:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Lav Nasıl Oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[Lav Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Lav Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Yanar Dağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyedeki Yanardağlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yanar Dağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yanar Dağ Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Yanar Dağ Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[Yanar Dağ Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Yanar Dağların Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yanardağ Patlaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=10033</guid>
		<description><![CDATA[Yanardağlar, yeraltındaki ergimiş kayaların ,kaya parçalarının ve gazların yerkabuğundaki açıklıklardan püskürdüğü oluşumlardır.Art arda olan püskürmeler sonucunda maddelerin üst üste yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltiler de aynı biçimde adlandırılır.Yüzeye çıkan ergimiş durumdaki maddeler zamanla katılaşarak volkanik kayaları oluşturur .Depremler gibi yanardağların da çoğu levha sınırlarına yakın yerlerde bulunur.Öte yandan, nasıl ki, levha sınırlarına uzak yerlerde de zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yanardağlar, yeraltındaki ergimiş kayaların ,kaya parçalarının ve gazların yerkabuğundaki açıklıklardan püskürdüğü oluşumlardır.Art arda olan püskürmeler sonucunda maddelerin üst üste yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltiler de aynı biçimde adlandırılır.Yüzeye çıkan ergimiş durumdaki maddeler zamanla katılaşarak volkanik kayaları oluşturur .Depremler gibi yanardağların da çoğu levha sınırlarına yakın yerlerde bulunur.Öte yandan, nasıl ki, levha sınırlarına uzak yerlerde de zaman zaman deprem olursa, bazı yanardağlar da levhaların iç bölümlerinde bulunur.</p>
<p><strong>Yayılma Sırtları: </strong>Okyanus dibinde. İki levhanın birbirinden uzaklaşmakta olduğu sınırda ,okyanus ortası sırtları ya da yayılma sırtları adı verilen yanardağlardan oluşan sıra dağlar vardır.Levha birbirinden ayrıldıklarında astenosfer üzerindeki basınç azalır.Bunun sonucunda, levha sınırının altında bulunan katı durumdaki minareler tanecikleri ergiyerek magmaya dönüşür.Yükselmeye başlayan yeni magmanın çoğu levha kenarlarında katılaşıp kalır, yüzeye ulaşan bölümü ise okyanus tabanında yanardağlar oluşturur.</p>
<p><strong>“Plastik” Kayalar:</strong> Bilim adamları, astenosferi genellikle “plastik” olarak tanımlarlar.Bunun nedeni, astenosferin büyük bir bölümün yumuşsak olmasına karşın , sıvıdan çok küçük miktarlarda magma bulunan katı mineral taneciklerinden oluştuğunu düşünüyorlar.Astenosferdeki sıcaklığın , minerallerin çoğunu ergitmeye yetecek kadar yüksek olmasına karşın ,üsteki litosfer katmanın neden olduğu yoğun basınç bunu engeller.</p>
<p><strong>Dalma-Batma Bölgesi Yanardağları: </strong>Yanardağlar, iki levhanın çarpışması sonucu birinin diğeri altına daldığı levha sınırlarında oluşur.Dalan levha, 100-200 km derinlikte bulunan ve dalma-batma bölgesi adı verilen bölgede ergimeye başlar ve magmaya dönüşür.Bu magma, levhanın üzerinde biriken tortullar ve ergimiş durumdaki okyanusal litosferden oluşur.Magma ,tortullarla birlikte yerin derinliklerine çekilen su içerir.Oluşan yeni magma ,çatlaklardan geçerek yüzeye püskürür ve üstteki levhanın üzerinde yanardağların oluşuma yol açar.Bu çatlaklar ,levhaların hareketi sonucunda oluşur.Üstteki levhanın okyanusal litosfer levhası olması durumunda ,yanardağların su yüzeyinin üzerinde kalan bölümleri bir dizi volkanik ada oluşturur.</p>
<p><strong>Magma:</strong> Magma, ergimiş durumdaki değişik mineraller ve bazı mineral kristallerinde oluşan lapa benzeri, yoğun bir sıvıdır.Kıvamı, su ve buz kristalleri içeren yarı erimiş durumdaki kar gibidir.Bilim adamları ,magmanın büyük çoğunluğunun astenosferde bulunmakla birlikte bir bölümünün de alt mantonun bazı bölgelerinde geldiğini düşünüyorlar.</p>
<p><strong>Sıcak Noktalar:</strong> Birçok yanardağın oluşumunun levha sınırlarındaki hareketle bağlantılı olmasına karşın bazıları bu sınırlara uzak yerlerde ortaya çıkabilir.Bu yanardağların ”sıcak noktalar” olarak adlandırılan olağanüstü sıcak bölgelerin varlığı sonucunda oluştukları düşünülüyor.<br />
Bilim adamları, sıcak noktaların astenosfer ve alt mantoda bulunduğu varsayılıyor.Sıcak noktalarda, ısı akımlarının mantonun içinden geçerek yükseldiği tahmin ediliyor.Bu olağanüstü ısının basıncın etkisini ortadan kaldırılması sonucunda da magma oluşur.Yüzeye doğru çıkan magma, litosferden geçiş sırasında, yolunun üzerindeki kaya kütlelerini ergiterek kendisine yol açar.Magmanın yüzeye çıktığı yerlerde zamanla yanardağlar oluşur.</p>
<p><strong>YANARDAĞ PÜSKÜRMELERİ:</strong> Magmanın yerkabuğundan yükselerek yüzeye çıkmasına yanardağ püskürmesi adı verilir.Yanardağ bir kez oluştuktan sonra yeraltından magma geldiği sürece püskürmeler devam eder.İki püskürme arasında onlarca, yüzlerce, hatta binlerce yıl geçbilir.<br />
<strong><br />
Magma Yükselişi:</strong> Astenosferdeki magma, ancak yeterince büyük bir “kabarcık”oluşturacak biçimde biriktiği zaman litosfere doğru yükselir.Magmanın yükselmesine yol açan süreç, bozuk bir musluktan suyun damlamasına(ancak ters yönde) benzer.Bozuk bir muslukta su sürekli biçimde musluğun ağzında birikir fakat damla halinde düşmesi ancak yeterli ağırlığa ulaşması ile gerçekleşir.Magma da yeraltında yeterli derecede biriktiğinde ve yoğunluğu çevresindeki kaya kütlelerinden daha düşük olduğunda yukarı doğru çıkmaya başlar.Çoğu yanardağın altında (yerkabuğunun içinde ya da altında) magmanın biriktiği bir magma odası vardır.</p>
<p><strong>Yanardağın Altı:</strong> Magma odası il yanardağın yüzeyi arasında kanal ya da baca olarak adlandırılan genişlemiş çatlaklar bulunur.Bunlar bir önceki patlamalardan arta kalan katılaşmış magma ile doludur.bazı yanardağlarda, magma odasından çıkan çok sayıda baca olmak ile birlikte bunların hepsi yüzeye ulaşmayabilir.Bir bacanın açıldığı yere ağız denir.Yanardağ ağızları yuvarlak ya da ince uzun biçimde olabilir.Bazı ağızlar, krater adı verilen derin çukurların içinde bulunur.Bir püskürme sırasında, magma, biriktiği magma odasından yüzeye çıkan bacalardan birinden geçerek,yanardağın tepesindeki ağıza ulaşır ve buradan dışarı fışkırır. Bazı durumlarda ise magma ,yanardağın yamacındaki bir ağızdan çıkar.</p>
<p><strong>Lav:</strong> Püskürme sırasında yüzeye çıkan magma lav adını alır.Yanardağın yamaçlarından, lavdan oluşan bir nehir gibi akan lav akıntısının zaman soğuyup katılaşmasıyla volkanik kayalar oluşur.Çeşitli türlerde lav bulunmakla birlikte bunların tümü nerdeyse diğer mineral elementlerinin yanı sıra bir silisyum ve oksijen karışımı olan silisyum dioksit (SiO2) içerir. Lavın yoğunluğu ,içindeki silisyum dioksit oranına göre değişir.Yoğun olmayan lav bal kıvamındadır.Yoğun lav ise şekerlenmiş bal gibi koyu ve yapışkandır.Bir patlama sırasında yanardağdan farklı yoğunlukta lavlar püskürebilir.<br />
Bir yanardağın biçimi, büyük oranda, lavın yoğunluna bağlıdır.Yoğun olmayan lav katılaşıncaya kadar daha geniş bir çevreye yayıldığından ,bu Tür lavdan oluşan yanar dağların yamaçları yumuşak eğimli olur.Kalkan biçimli olarak tanımlanan Bu yanardağlar, çoğu zaman sıcak noktalar ve yayılma sırtlarında bulunur.Bu yanardağların lavı çoğunlukla bazalttan oluşur.Yoğun lav,yüksek oranda silisyum dioksit içerir ve genellikle dalma-batma bölgelerinin üzerindeki yanardağlardan püskürür.Çok koyu olduğu için ağızdan fazla uzaklaşmadan katılaşan bu lavın oluşturduğu yanardağlar çoğu zaman koni biçimindedir.<br />
<strong><br />
Püskürme Tipleri: </strong>Yanardağın püskürmeleri, lavın çıkış biçimine göre sınıflandırılır.Bu da lavın yoğunluğuna ve lavın içerdiği gazların ne kadar kolaylıkla kurtulabilmelerine bağlıdır.Yoğun olmayan lavdan kolayca kurtulabilen gazlar, yoğun lavdan ancak büyük patlamalarla kurtulabilirler.<br />
Magma, yüzeye yaklaştıkça üzerindeki basınç azalır ve tıpkı bir gazoz şişesinin kapağı açıldığı zaman basıncın azalması sonucu gazozun içinde hava kabarcıklarının oluşması gibi volkanik gazlar magmanın içinde küçük kabarcıklar oluşturur.</p>
<p><strong>Farklı püskürme tipleri:</strong> *Hawaii tipi püskürmeler genellikle hafif şiddetedir.lavın çok akışkan olduğu ve içinde gazların kolayca kurtulduğu durumlarda bu tür püskürmeler olur.Kimi zaman magma, yanardağdan dışarı, bir fıskiyeden fışkıran su gibi çıkar.<br />
*Stromboli tipi püskürmeler, lavın biraz daha yoğun olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, yanardağ ağzının çevresine sıvı halde lav kütlerinin fışkırmasına neden olan, küçük patlamalarla açığa çıkar.<br />
*Vulkona tipi püskürmeler, lavın daha yoğun olduğu durumlarda görülür.Sıkışmış gazlar gürültülü patlamalarla açığa çıkar ve yanardağın ağzına iri kaya parçaları ile çok miktarlarda volkanik kül püskürür.<br />
Pilinius tipi püskürmeler, lavın çok yoğun olması durumunda görülür.Sıkışmış gazlar, çok büyük patlamalarla kurtulur.Yanardağın püskürmeleri sırasında büyük miktarlarda volkanik kül gökyüzüne fırlatılır.</p>
<p><strong>LAVAKINTILARI ,BLOKLAR VE BOMBALAR:</strong><br />
Püsküren bir yanardağdan akan lavlar ,yolları yakıp yıkmasın karşın ,çok ender olarak ölüm yada yaralanmalara yol açar.Bunun nedeni, lav akıntısının yavaş ilerlemesi ve insanların ondan kaçma olağanı bulabilmeleridir.<br />
“Pahoehoe” ve “aa” , iki farklı lav akınsına Hawaii dilinde verilen adlardır.Bunlar birbirlerinden , volkanik gazların lavdan çıkış biçimiyle ayrılır.</p>
<p><strong>*Pahoehoe lav akıntıları:</strong> Pahoehoe lav akıntılarının yüzeyi genellikle düz ya da hafif kırışık olur.Bu tür akıntıların koyu kıvamı değildir yani akışkandır.Lav soğumaya başladığında yüzeyinde düzgün kabuk oluşur.Lav akıntısının iç kısmı ergimiş durumda kalarak akmayı sürdürürken soğumakta olan yüzeyde zaman zaman halat benzeri kıvrımlar oluşturabilir.</p>
<p><strong>*Aa lav akıntıları:</strong> Aa lav akıntılarında pürüzlü ve çatlaklı bir yüzeyi vardır.Bu akıntılar, daha yoğun lavdan oluşur ve pahoehoe lava kıyasla daha yavaş akar.Lav akarken ,yüzeyi iri parçalar biçiminde kırılır ve içindeki gazlar açığa çıkar.Kırılan parçalar ,sıvı durumu koruyan lav akıntısının iç kısmı ile birlikte sürüklenir.<br />
Bir aa akıntısısın kenarları ve önü tank paletlerine benzer bir biçimde ilerler:Akıntının önündeki soğumuş parçalar dönerek lavın altına girer, ilerlemekte olan lav bunların üstünden geçer.Katılaşmış aa lavının yüzeyi pürüzlüdür ve yanmış kömür yığınlarını hatırlatır.<br />
<strong><br />
Yurdumuzdaki Yanardağlar </strong><br />
Ağrı Dağı 5.137<br />
Ulu Doruk (Reşko Doruğu) Cilo Dağları 4.135<br />
Suppa Durek , Cilo Dağları 4.060<br />
Süphan Dağı 4.058<br />
Kaçkar Dağı 3.932<br />
Erciyes Dağı 3.917<br />
Karaeğri Sivrisi , Cilo Dağları 3.900<br />
Küçük Ağrı Dağı 3.896<br />
Maunsell Sivrisi , Cilo Dağları 3.850<br />
Samdi Dağı , Sat Dağları 3.810<br />
Mordağ , Hakkari Dağları 3.807<br />
Orta Dürek , Cilo Dağları 3.770<br />
Demirkazık Doruğu , Ala dağlar 3.756<br />
Karakülah Doruhu , Cilo Dağları 3.750<br />
Kaldı Doruğu , Ala dağlar 3.748<br />
Kızılkaya Doruğu , Ala dağlar 3.725<br />
Emler Doruğu , Ala dağlar 3.720<br />
Verçenik Doruğu , Rize Dağları 3.711<br />
Koca Sarp , Ala dağlar 3570<br />
Beş Parmak , Ala dağlar 3520<br />
Medetsiz , Bolkarlar 3514<br />
Direk taş , Ala dağlar 3510<br />
Güzeller , Ala dağlar 3041</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/yanar-daglar-hakkinda-bilgi+yanar-daglar-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Coğrafya Sözlüğü</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/cografya-sozlugu-hakkinda-bilgi+cografya-sozlugu-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/cografya-sozlugu-hakkinda-bilgi+cografya-sozlugu-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 20:54:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Coğrafya Sözlüğü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=4942</guid>
		<description><![CDATA[Açık Havza : Sularını denize ulaştırabilen havzalara açık havza denir Açısal Hız : Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda oluşturduğu dönüş açısıdır. Dünya, ekseni çevresindeki hareketi sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte 360 derecelik dönüş yapar. Açısal hız, dünya üzerindeki her noktada aynıdır. Ağıl : Hayvanların barındığı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: black;"><span id="more-4942"></span>Açık Havza : Sularını denize ulaştırabilen havzalara açık havza denir </span></p>
<p><span style="color: black;">Açısal Hız : Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda oluşturduğu dönüş açısıdır. Dünya, ekseni çevresindeki hareketi sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte 360 derecelik dönüş yapar. Açısal hız, dünya üzerindeki her noktada aynıdır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Ağıl : Hayvanların barındığı, çevresi taş veya ahşap ile çevrili yerlere ağıl adı verilmektedir. Ağıllar zamanla nüfusun artmasına bağlı olarak sürekli yerleşme haline gelebilir. Sürü sahipleri tarafından kurulan ağıllar kış mevsiminde hayvanların korunması amacıyla kullanılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Akarsu Akımı (Debisi) : Akarsuyun herhangi bir kesitinden birim zamanda geçen su miktarına (m3) akım veya debi denir </span></p>
<p><span style="color: black;">Akarsu Rejimi : Akarsuyun akımının yıl içerisinde gösterdiği değişmelere rejim ya da akım düzeni denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Alizeler : 30° enlemlerinden (DYB) Ekvator’a (TAB) doğru esen rüzgarlardır. Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketi nedeniyle sapmaya uğrayarak, Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan, Güney Yarım Küre’de güneydoğudan eserler. En düzenli ve sürekli esen rüzgarlardır. Okyanus akıntılarının yönlerini düzenlerler. Başlangıçta kuru olan bu rüzgarlar, deniz üzerinden aldıkları nemi Ekvator çevresine yağış olarak bırakırlar. </span></p>
<p><span style="color: black;">Altimetre : Madeni barometrelerin bir çeşididir. Yükseldikçe basıncın azalması kuralına dayanılarak, yüksekliklerin ölçülmesi amacıyla yapılmıştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Andezit : Eflatun, mor, pembemsi renkli dış püskürük bir taştır. Ankara taşı da denir. Dağıldığında killi topraklar oluşur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Aneroid Barometre : Madeni barometredir. Cıvalı barometrelerin kullanım alanının sınırlı olması ve taşıma zorluğu nedeniyle geliştirilmiştir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Aphel : Bakınız : Günöte. </span></p>
<p><span style="color: black;">Araziden Yararlanma Haritaları : Bir bölgede arazinin nasıl kullanıldığını gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla ekili-dikili alanların, çayır ve mera alanlarının, orman alanlarının, bölünüşü ile kayalık, bataklık gibi kullanılmayan alanlar hakkında bilgi edinilir. Tarımın türü ve tarım ürünleri de bu haritalarda gösterilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Artezyen : Basınçlı yeraltı sularıdır. İki geçirimsiz tabaka arasındaki geçirimli tabaka içinde bulunan sulardır. Tekne biçimli ovalar ve vadi tabanlarında bu tür sular bulunmaktadır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Atmosfer : Dünya’yı çepeçevre saran gaz örtüsüne atmosfer denir. Atmosferin alt sınırı, kara ve deniz yüzeyleriyle çakışır. Üst sınırını ise yerçekiminin etkisi belirler. Ekvator’dan kutuplara doğru yerçekimi arttığı için atmosferin şekli Dünya’nın şekli gibi küreseldir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Atmosfer Basıncı : Atmosferi oluşturan gazların belli bir ağırlığı vardır. Gazların yeryüzündeki cisimler üzerine uyguladığı basınca atmosfer basıncı denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Aysberg (Buz dağı) : Buzullardan kopup, denize kadar ulaşan  kalın buzul parçaları deniz içinde  ilerlemeye devam eder. Buzun yoğunluğu, deniz suyunun yoğunluğundan az olduğu için su tarafından kaldırılır. Yüzlerce metre kalınlıkta ve kilometrelerce uzunluktaki bu buz dağlarına aysberg denir.</span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">B</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Bağıl Nem  : Hava her zaman taşıyabileceği kadar nem yüklenmez. Genellikle havadaki su buharı miktarıyla doyma miktarı arasında bir fark bulunur. Bu farka doyma açığı (nem açığı) denir.Belli sıcaklıkta 1m3 havanın neme doyma oranına ise bağıl nem denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Bankiz : Kutup çevresindeki denizlerde, suyun donması ile oluşan buz kütleleridir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Barograf : Basıncı sürekli kaydeden ve yazıcı ucu bulunan bir tür madeni barometredir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Basınç : Yüksek basınç alanlarında alçalıcı hava hareketi buharlaşmayı engeller. Çünkü alçalan havanın yoğunluğunun artması su buharının yükselmesini önler. Alçak basınç alanlarında ise yükselen havanın yoğunluğu daha az olacağı için buharlaşma daha kolaydır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Bazalt : Koyu gri ve siyah renklerde olan dış püskürük bir taştır. Mineralleri ince taneli olduğu için ancak mikroskopla görülebilir.  Bazalt demir içerir. Bu nedenle ağır bir taştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Birinci Zaman (Paleozoik) : Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.Zamanın önemli olayları : Kaledonya ve Hersinya kıvrımlarının oluşumu. Özellikle karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu.  İlk kara bitkilerinin ortaya çıkışı. Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı. Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolith ve trilobittir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Boğaz: Bakınız : Yarma vadi. </span></p>
<p><span style="color: black;">Bora : Yugoslavya’nın iç kesimlerinden Adriyatik Denizi kıyılarına esen soğuk rüzgarlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Boylam : Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açısal değeridir.Q açısı, D noktasının başlangıç meridyenine olan uzaklığının  açı cinsinden değeridir ve D noktasının boylam derecesini verir. Örnek :  D noktasına ait Q açısının değeri 30 derece ise, D noktasının boylam derecesi 30° dir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Boyun : Birbirine ters yönde açılmış iki akarsu vadisinin en yüksek, iki doruk arasındaki alanın en alçak yerine boyun denir. Buralara bel ya da geçit de denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Bozkır : İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz kuraklığı ile sararan kısa boylu otlardır. Bunlara step ya da bozkır denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Buharlaşma : Atmosferdeki nemin kaynağı yeryüzündeki su kütleleridir. Sıcaklık arttıkça, havadaki nem açığı arttıkça, su yüzeyi genişledikçe, rüzgar estikçe, basınç azaldıkça, buharlaşma artar. </span></p>
<p><span style="color: black;">Buz Dağı : Bakınız : Aysberg. </span></p>
<p><span style="color: black;">Buzul Gölleri : Buzullaşma döneminde buzulların aşındırmasıyla oluşan çanaklardaki göllerdir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">C</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Coğrafi  Bölge : Taşıdığı belirli Coğrafi özellikleri ile çevresinden ayrılan, kendi içinde benzerlik gösteren en geniş coğrafi birimdir. Coğrafi bölgelerin sınırları belirlenirken doğal koşullar, sosyal ve ekonomik özellikler temel alınır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Coğrafi Bölüm : Bir coğrafi bölge içinde doğal koşullar, sosyal ve ekonomik özellikler bakımından farklılık gösteren küçük birimlerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Coğrafi Konum : Yeryüzündeki herhangi bir alanın bulunduğu yere, o alanın coğrafi konumu denir. Coğrafi konum, matematik konum ve özel konum olarak iki şekilde ifade edilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Cıvalı Barometre : Üstü açık bir kaba daldırılmış, yukarı ucu kapalı bir cam borudur. Hava basıncı, boruyu dolduran cıva sütununu dengede tutar. Hava basıncı azalıp çoğaldıkça cıva sütunu da alçalıp yükselir. Cıvalı barometre camdan yapıldığı ve hep düz durması gerektiği için her zaman kullanımı kolay değildir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">Ç</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Çakıltaşı (Konglomera) : Genelde yuvarlak akarsu çakıllarının doğal bir çimento maddesi yardımıyla yapışması sonucu oluşur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Çakmaktaşı (Silex) : Denizlerde eriyik halde bulunan silisyum dioksitin (SİO2) çökelmesi ile oluşan taştır. Kahverengi, gri, beyaz, siyah renkleri bulunur.  Çok sert olması ve düzgün yüzeyler halinde kırılması nedeniyle ilkel insanlar tarafından alet yapımında kullanılmıştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Çekirdek : Dünya&#8217;nın yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin bulunduğu bölümüdür. Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin, 5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış çekirdek, 6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir. İç çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek basınç ve sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu karışım ergimiş haldedir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Çiy :  Havanın açık ve durgun olduğu gecelerde, havadaki su buharının soğuk cisimler üzerinde su damlacıkları biçiminde yoğunlaşmasıdır. İlkbahar ve yaz aylarında görülür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Çizgi (grafik) Ölçek : Haritalardaki küçültme oranını çizgi grafiği üzerinde gösteren ölçek türüdür. Kesir ölçeğe göre düzenlenir ve santimetre (cm)&#8217;nin üstündeki tüm uzunluk birimleri kullanılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Çizgisel Hız  : Dairesel hareket yapan Yerküre üzerindeki bir noktanın birim zamanda eksen üzerindeki yer değiştirme hızıdır. Çizgisel hız, dünyanın küreselliği nedeniyle Ekvator&#8217;da en fazladır, kutuplara doğru azalır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Çökme Dolini : Yeraltında bulunan mağara sistemlerinin tavanlarının incelerek çökmesi ile oluşan karstik şekillerdir. Çökme dolinleri, derinliklerinin fazla oluşu, yamaçlarının eğimli oluşu ve tabanlarındaki iri bloklar halinde maddeler bulunması nedeniyle erime dolinlerinden kolayca  ayırtedilirler. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">D</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Dağ Oluşumu : Bakınız : Orojenez. </span></p>
<p><span style="color: black;">Dalgalar : Dalgalar, deniz ve göllerdeki kuzey sularının periyodik salınımlarıdır. Dalga oluşumunun temel nedeni rüzgarlardır. Deniz yüzeyini yalayarak esen rüzgarlar, sürtünme nedeniyle durgun sulara hareket kazandırır. Deniz yüzeyi pürüzlenir ve sürekli biçim değiştirir. Deniz yüzeyinin salınım hareketine dalgalanma deniz yüzeyinde beliren pürüze dalga denir. Rüzgarlar dışında depremler, volkanik hareketler ve deniz altında çökmelerde dalgaları oluşturur. Bu tür dalgalara tsunami denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Dam : Köy ailelerinin geçici bir süre için yararlandıkları yerleşme biçimidir. Bölge köy yerleşmelerinde bir kısım aileler, birkaç aylık süre için köylerinden ayrılarak, kendi bahçe, tarla ve otlaklarındaki damlarda oturduktan sonra, tekrar köylerine dönerler. </span></p>
<p><span style="color: black;">Debi : Bakınız : Akarsu Akımı. </span></p>
<p><span style="color: black;">Delta : Akarsuların denize ulaştıkları yerlerde taşıdıkları maddeleri biriktirmesiyle oluşan üçgen biçimli alüvyal ovalardır. Deltalar, taban seviyesi ovalarının bir çeşididir. Onlardan ayrılan yönü biriktirmenin deniz içinde olmasıdır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Deniz : Okyanusların kıta içlerine doğru uzanan kollarına deniz denir. Denizler okyanuslarla bağlantılarına göre ikiye ayrılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Denizlerin Ortalama Derinliği : Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir. Dünya’nın  en derin yeri olan Mariana Çukuru deniz seviyesinden 11.035 m derinliktedir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Deprem : Yerkabuğunun derinliklerinde doğal nedenlerle oluşan salınım ve titreşim hareketleridir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Derin Deniz Çukurları :  Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları yerlerde bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Derin Deniz Platformu : Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan yeryüzünün en geniş bölümüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Diyorit :  Birbirinden gözle kolayca ayrılabilen açık ve koyu renkli minerallerden oluşan iç püskürük bir taştır. İri taneli olanları, ince tanelilere göre daha kolay dağılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Dolin : Kalker platolar üzerinde görülen, oval şekilli erime çukurluklarıdır. Genellikle derinlikleri az, genişlikleri fazladır. Türkiye’de özellikle Toroslar’da dolinler yaygın olarak görülür. Halk arasında kokurdan, koyak, tava gibi adlar verilir. Dolinler oluşum şekillerine göre iki gruba ayrılır : </span></p>
<p><span style="color: black;">Don Olayı : Havanın açık ve durgun olduğu kış gecelerinde aşırı ısınma nedeniyle toprak donar. Don olayı tarımsal üretime büyük ölçüde zarar verir. Karasal bölgelerde don olayı sık görülür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Dördüncü Zaman  (Kuaterner) : Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan jeolojik zamandır. Zamanın önemli olayları :İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması. İnsanın ortaya çıkışı.Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Duvar ve Atlas Haritaları : Eğitim ve öğretim amacına yönelik haritalardır. Ölçekleri 1 / 1.100.000&#8242;dan daha küçüktür. Dünya&#8217;nın tümünü, kıtaları veya ülkeleri gösterirler. </span></p>
<p><span style="color: black;">Düden : Kalkerli arazide erime ile oluşan daire biçimli kapalı çukurluklara düden denir. Düdenler yer altı sularını birbirine bağlayan kanallardır. Düdenlere halk arasında su çıkan, su batan gibi adlar da verilir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: black;">Dünya : Güneş Sistemi&#8217;nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş&#8217;e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Dünyanın Yıllık Hareketi : Dünya ekseni çevresinde hareket ederken aynı zamanda saat ibresinin tersi yönde, Güneş&#8217;in çevresinde de döner. Bu hareketini elips bir yörüngede 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş yılı denir. Dünya&#8217;nın yıllık hareketi sırasında, Güneş&#8217;in çevresinde çizdiği yörünge  düzlemine ekliptik denir. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle Dünya yıllık hareket sırasında Günöte &#8211; Günberi konumuna gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Ekliptik: Dünya&#8217;nın yörüngesinden geçtiği varsayılan düzleme Ekliptik veya Yörünge Düzlemi denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Ekonomi Haritaları : Dünya&#8217;nın bütününün ya da bir bölümünün ekonomik özelliklerini gösteren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla endüstri kuruluşlarının türü, sayısı, dağılışı, çalışanların sayısı hakkında bilgi edinilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Eksosfer (Jeokronyum) : Atmosferin en üst tabakasıdır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Enlem : Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç paraleli olan Ekvator&#8217;a uzaklığının açısal değeridir. Q açısı, D noktasının Ekvator&#8217;a olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının enlem derecesini verir. Örnek :Q açısının değeri 45 ise, D noktasının enlem derecesi 45° dir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Epirojenez : Karaların toptan alçalması ya da yükselmesi olayına epirojenez denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Erozyon : Toprak örtüsünün, akarsuların, rüzgarların ve buzulların etkisiyle süpürülmesine erozyon denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Erime Dolini : Kalker yüzeyler üzerinde, yağış sularının eritmesiyle oluşan karstik şekildir.  Erime dolinlerinin tabanında yüzey sularının derine doğru  sozdığı çatlak ve delikler bulunur. Dolin tabanlarında erimeden geriye kalan killi materyalin birikmesiyle oluşan terra rossa toprakları bulunur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Eş Aralık : Bakınız : İzohips Aralığı. </span></p>
<p><span style="color: black;">Eş derinlik eğrisi : Bakınız : İzohips  Eğrisi. </span></p>
<p><span style="color: black;">Eş yükselti  Eğrisi : Bakınız : İzohips  Eğrisi. </span></p>
<p><span style="color: black;">Etezien : Balkan Yarımadası’ndan Kuzey Ege kıyılarına doğru esen soğuk rüzgarlardır. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">F</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Falez (Yalıyar) : Dalgalar aşındırma yaparken önce çarptıkları kıyı boyunca bir çentik açar. Buna dalga oyuğu denir. Dalga oyukları derinleştikçe üzerindeki kütleler kopar ve düşer. Böylece kıyı boyunca diklikler oluşur. Bu dikliklere falez ya da yalıyar adı verilir. Türkiye’de, Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında güzel falez örnekleri görülmektedir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Fay : Yerkabuğu hareketleri sırasında şiddetli yan basınç ve gerilme kuvvetleriyle blokların birbirine göre yer değiştirmesine fay denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Fay açısı : Dikey düzlem ile fay düzlemin yaptığı açıya fay açısı denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Fay aynası : Fay oluşumu sırasında yükselen ve alçalan blok arasındaki yüzey kayma ve sürtünme nedeniyle çizilir., cilalanır. Parlak görünen bu yüzeye fay aynası denir </span></p>
<p><span style="color: black;">Filat : Kiltaşının (şist) yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması yani metamorfize olması sonucu oluşur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Fiziki Haritalar : Yeryüzünün kabartı ve çukurluklarını gösteren orta ya da büyük ölçekli haritalardır. Fiziki haritalar hazırlanırken eş yükselti ve eş derinlik eğrileri geniş aralıklarla geçirilir. Bu aralıklar çeşitli renklerle boyanır. Yükseltiler genellikle yeşil, sarı ve kahverenginin çeşitli tonları ile, derinlikler ise açıktan koyuya mavi rengin tonları ile gösterilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Fosil : Jeolojik devirler boyunca yaşamış canlıların taşlamış kalıntılarına fosil denir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">G</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Galeri Ormanları :  Savanlardaki, küçük akarsu boylarında görülen, çoğunlukla 50-100 m genişliğinde, bir akarsu ağı biçiminde uzanan ve sürekli yeşil kalabilen nemli ormanlardır. Galeri ormanları olarak adlandırılmalarının nedeni, ağaçların, akarsuyun üstünü bir galeri şeklinde kapatmasıdır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Gayzer : Volkanik yörelerde yeraltındaki sıcak suyun belirli aralıklarla fışkırması ile oluşan kaynaklardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Gel – Git :  Ay’ın ve Güneş’in çekim gücünün etkisiyle Dünya’daki su kütlelerinin alçalması ve yükselmesi olayıdır. Ancak Ay, Dünya’ya en yakın gök cismi olduğundan gel git olayında daha etkilidir. Bir yerdeki gel-git, gün içinde 2 kabarma 2 çekilme biçiminde 6 saatte bir gerçekleşir.   Bu seviye değişmelerinde her gün bir önceki güne göre 50 dakikalık bir gecikme olur. Çünkü ay, Dünya’nın çevresindeki dönüşünü 24 saat 50 dakikada   tamamlamaktadır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Gnays : Granitin yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması yani metamorfize olması sonucu   oluşur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Göçler : Nüfusun  geçici veya sürekli olarak yer değiştirmesidir. Göçler, hızlı nüfus artışının doğal bir sonucudur. Bir bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Göl : Karalar üzerindeki çukur alanlarda birikmiş ve belirli bir akıntısı olmayan durgun su kütlelerine göl denir. Göller tek tek bulundukları gibi yan yana birden fazla da bulunabilirler. Göllerin yan yana bulundukları bölgelere göller yöresi denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Grafik Ölçek : Bakınız : Çizgi ölçek. </span></p>
<p><span style="color: black;">Granit : İç püskürük bir taştır. Kuvars, mika ve feldspat mineralleri içerir. Taneli olması nedeniyle mineralleri kolayca görülür. Çatlağı çok olan granit kolayca dağılır, oluşan kuma arena denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Günberi (Perihel) : Dünya&#8217;nın, Güneş&#8217;e en çok yaklaşıp,  yörüngede en hızlı döndüğü gündür. Dünya Günberi konumuna 3 Ocak&#8217;ta gelir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Günöte (Aphel) : Dünya&#8217;nın, Güneş&#8217;ten en çok uzaklaştığı, yörüngede en yavaş döndüğü gündür. Dünya Günöte konumuna 4 Temmuz&#8217;da gelir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">H</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Harita : Dünya&#8217;nın bütününün ya da bir bölümünün kuşbakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek düzleme aktarılmış şekline harita denir.Bir çizimin harita özelliği taşıyabilmesi için;- Kuşbakışı görünüme göre çizilmesi,- Arazi üzerindeki uzunlukların belli bir oranda küçültülmesi gerekir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Harita Anahtarı (Lejant) : Haritada kullanılan özel işaretlerin ne anlama geldiğini gösteren bölümdür. Her haritanın kullanım amacına göre farklı işaretler kullanılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Harita Ölçeği : Harita üzerinde belli iki nokta arasındaki uzunluğun, yeryüzündeki aynı noktalar arasındaki uzunluğa oranıdır.Diğer bir deyişle, gerçek uzunlukları harita üzerine aktarırken kullanılan küçültme oranıdır.Örneğin : Boğaz Köprüsü&#8217;nün gerçekte 1074 m olan iki ayağı arası uzaklık, ölçeği bilinmeyen bir haritada yaklaşık 0.5 cm gösterilmiştir. Haritanın ölçeğini bulmak için harita üzerindeki uzunluğu gerçek uzunluğa oranlarız. Buna göre haritanın ölçeği yaklaşık 1/200.000&#8242;dir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Heyelan : Toprağın, taşların ve tabakaların bulundukları yerlerden aşağılara doğru kayması ya da düşmesine toprak kayması ve göçmesi denir. Ülkemizde bu olayların tümüne birden heyelan adı verilir. Yerçekimi, yamaç zemin yapısı, eğim ve yağış koşulları heyelana neden olan etmenlerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Hidrografya Haritaları : Bir bölgenin su potansiyeli (akarsular, göller, yeraltı suları, kaynaklar) hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalar yardımıyla akarsuların drenaj tipi, akım miktarı, kanallar, göl sularının özellikleri, yeraltı sularının türü, kaynakların türü sayısı ve verimlilik derecesi hakkında bilgi edinilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Hipsografik  Eğri : Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını gösteren eğridir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">I</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Işıma : Yeryüzü kazandığı enerjinin bir bölümünü atmosfere geri verir. Buna yer ışıması denir.  Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşamadığı saatlerde (gece) ve güneş ışınlarının yere değme açılarının küçüldüğü aylarda yer ışıması artar. Ayrıca, zeminin yapısı da yer ışıması üzerinde etkilidir. Örneğin yeryüzünün bitki ile kaplı alanlarında yer ışıması az ve yavaşken çılak arazilerde ısı kaybı daha hızlı ve fazla olur. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">İ</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">İç Deniz : Okyanuslara boğazlar aracılığıyla  bağlanan kara içlerine sokulmuş denizlere denir. Örnek : Akdeniz, Kızıldeniz, batlık Denizi, Karadeniz, Marmara Denizi, Azak Denizi </span></p>
<p><span style="color: black;">İklim : Geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama hava koşullarına iklim denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">İlkel Zaman : Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. İlkel zamanın yaklaşık 4 milyar yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. Zamanın önemli olayları :Sularda tek hücreli canlıların ortaya çıkışı. En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu. İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır. </span></p>
<p><span style="color: black;">İkinci Zaman (Mezozoik) : Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. İkinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. İkinci zamanı karakterize eden dinazor ve ammonitler bu zamanın sonunda yok olmuşlardır.Zamanın önemli olayları :Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi. Kimmeridge ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu. İkinci zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinazordur. </span></p>
<p><span style="color: black;">İndirgenmiş Sıcaklık : Yeryüzünde  sıcaklığın enleme bağlı dağılışını gösteren haritalar çizilirken yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak için indirgenmiş sıcaklık değerleri kullanılır. Bir yerin yükseltisinin sıfır (0 m) kabul edilerek hesaplanan sıcaklığına indirgenmiş sıcaklık denir. Bir yerin indirgenmiş sıcaklığını hesaplamak için yükseltiden kaynaklanan sıcaklık farkı hesaplanır. Bu fark o yerin gerçek sıcaklığına eklenir. </span></p>
<p><span style="color: black;">İyonosfer : Mor ötesi (ultraviyole) ışınlarının, molekülleri parçalayarak iyonlar haline getirdiği atmosfer katmanıdır. </span></p>
<p><span style="color: black;">İzobath eğrisi : Bakınız : İzohips  Eğrisi. </span></p>
<p><span style="color: black;">İzohips Aralığı (Eş Aralık) : İzohipsler haritaların ölçeğine uygun olarak belirlenen yükselti aralıkları ile çizilir. Bu aralığa izohips aralığı ya da eş aralık denir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: black;">İzohips (Eş yükselti) Eğrisi : Deniz seviyesinden aynı yükseklikteki noktaları birleştiren eğriye eş yükselti (izohips) eğrisi, aynı derinlikteki noktaları birleştiren eğriye eş derinlik (izobath) eğrisi denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">İzoterm Haritaları : Bir bölgede, eş sıcaklıktaki noktaları birleştiren eğriye izoterm denir. İzotermler yardımıyla çizilen izoterm haritalarından, bir bölgedeki sıcaklık dağılışı hakkında bilgi edinilir. Sıcaklık dağılışını daha iyi gösterebilmek için, bu haritalar sıcaklık basamaklarına uygun olarak renklendirilir. Sıcak yerler için kırmızının tonları soğuk yerler için mavinin tonları kullanılır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Jeosenklinal : Akarsular, rüzgarlar ve buzullar, aşındırıp, taşıdıkları maddeleri deniz ya da  okyanus tabanlarında biriktirirler. Tortullanmanın görüldüğü bu geniş alanlara jeosenklinal denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Jeomorfoloji Haritaları : Bir bölgedeki şekillenme süreci yani iç ve dış güçlerin etkisiyle oluşan yer şekilleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda faylar, yamaçlar, vadi türleri, birikinti konileri, sekiler, ovalar ve daha bir çok yer şekli taranarak gösterilir. Yer şekillerinin kolay ayırt edilmesi amacıyla bu haritalar renklendirilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Jeoterm Basamağı : Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C artar. Buna jeoterm basamağı denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Jips (Alçıtaşı) : Beyaz renkli, tırnakla çizilebilen kimyasal tortul bir taştır. Alçıtaşı olarak da isimlendirilir. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: black;">K DAN Z YE</span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">K</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Kalker (Kireçtaşı) : Deniz ve okyanus havzalarında, erimiş halde bulunan kirecin çökelmesi ve taşlaşması sonucu oluşan taştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kant-Laplace teorisi : Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır. En geçerli teori sayılan Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir. Bu teoriye göre, Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak küçülmüştür. Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde Güneş oluşmuştur. Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş, çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış ağır olanlar da Güneş’ten farklı uzaklıklarda soğuyarak gezegenleri oluşturmuşlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kapalı Havza : Sularını denize ulaştıramayan  havzalara kapalı havza denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Karaların Ortalama Yüksekliği : Karaların ortalama yüksekliği 1000 m dir. Dünya’nın en yüksek yeri deniz seviyesinden 8840 m yükseklikteki Everest Tepesi’dir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Karayel : Türkiye’ye kuzeybatıdan esen soğuk rüzgarlardır. Kışın kar yağışlarına, yazın sağanak yağışlara neden olur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Karstik Göller : Eriyebilen kayaçların bulunduğu yerlerde oluşan göllerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kaynak : Yeraltı sularının kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yere kaynak denir. Türkiye’de kaynaklara pınar, eşme, bulak ve göze gibi adlar da verilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kenar Deniz : Okyanus kıyılarında, okyanuslardan adalarla ayrılan denizlere denir. Örnek : Japon Denizi, Çin Denizi (Sarı Deniz), Umman Denizi, Kuzey Buz Denizi, Antiler, Tasman Denizi, Mercan Denizi, Bering Denizi, Karayip Denizi </span></p>
<p><span style="color: black;">Kesir Ölçek : Haritalardaki küçültme oranını basit kesirle ifade eden ölçek türüdür.1 / 25.000 , 1 / 500.000, 1 / 1.000.000 birer kesir ölçektir.Kesir ölçekte, pay ile paydanın birimleri aynıdır. Uzunluk birimi olarak santimetre (cm) kullanılır. Örneğin : 1 / 1.000.000 ölçeğinde, arazi üzerindeki 1.000.000 cm (10 km)&#8217;lik uzunluk harita üzerinde 1 cm gösterilmiştir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kırağı : Soğuyan zeminler üzerindeki yoğunlaşmanın buz kristalleri şeklinde olmasıdır. Kırağının oluşabilmesi için de havanın açık ve durgun olması gerekir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kırç :  Aşırı soğumuş su taneciklerinden oluşan bir sis uzun süre yerde kaldığında, su taneciklerinin soğuk cisimlere çarparak buz haline geçmesidir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kırgıbayır : Yarı kurak iklim bölgelerinde sel yarıntılarıyla dolu yamaçlara kırgıbayır (badlans) denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kıta : Denizlerin ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara kütlelerine kıta denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kıta Platformu : Derin deniz platformundan sonra yüksek dağlar ile kıyı ovaları arasındaki en geniş bölümdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kıta Sahanlığı :  Deniz seviyesinin altında, kıyı çizgisinden -200 m derine kadar inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir. Şelf kıtaların su altında kalmış bölümleri sayılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kıta Yamacı : Şelf ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan bölümdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kiltaşı (Şist) : Çapı 2 mikrondan daha küçük olan ve kil adı verilen tanelerin yapışması sonucu oluşan fiziksel tortul bir taştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kom : Ekonomik faaliyetin büyük ölçüde hayvancılığa dayalı olduğu aileler veya kişiler tarafından oluşturulan geçici yerleşmelerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Konveksiyonel Yağış : Isınan havanın yükselerek soğuması ile oluşan yağışlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kömür : Bitkiler öldükten sonra bakteriler etkisiyle değişime uğrar. Eğer su altında kalarak değişime uğrarsa, C (karbon) miktarı artarak kömürleşme başlar. C miktarı % 60 ise turba, C miktarı % 70 ise linyit, C miktarı % 80 – 90 ise taş kömürü, C miktarı  % 94 ise antrasit adını alır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kör (Çıkmaz) Vadi : Karstik yörelerdeki akarsular bir düdende kaybolarak akışını yeraltında sürdürür. Bu akarsuların yeryüzünde süreklilik göstermeyen vadilerine kör (çıkmaz) vadi denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Krivetz: Romanya’nın iç kesimlerinden Karadeniz kıyılarına doğru esen soğuk rüzgarlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kroki : Bir yerin kuşbakışı görünümünün ölçeksiz olarak düzleme aktarılmasıdır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kuaterner Zaman :   Bakınız : Dördüncü Zaman. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kumsal : Kıyılarda dalga ve akıntıların taşıdıkları maddeleri biriktirmesi ile oluşan alanlara kumsal denir. Girintili-çıkıntılı bir kıyıda dalgalar, denize çıkıntı yapan dik burunlarda aşındırma, buradan kopardıkları maddeleri koy içlerine taşıyarak kumsalların oluşmasını sağlar. Bu nedenle kumsallar genellikle koy içlerinde yer alır ve bir şerit halinde uzanır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kumtaşı (Gre) : Kum tanelerinin doğal bir çimento maddesi yardımıyla yapışması sonucu oluşan fiziksel tortul bir taştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kumullar : Rüzgarların taşıdığı kumların çökelmesiyle kumullar oluşur. Gevşek yapıya sahip olan kumullar sürekli yer değiştirmektedirler. Orta Asya çöllerinde oluşan hilal biçimli kumullara ise barkan adı verilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Kuraklık Sınırı : Bir bölgenin sıcaklık ve nem koşulları tarım ürünlerini, sulamaya duyulan gereksinimi etkilemektedir.Yaz kuraklığının belirgin olduğu bir yerde sulamaya duyulan gereksinim fazladır. Buna kuraklık sınırı denir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">L</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Lapya : Kalkerli yamaçlarda yağmur ve kar sularının yüzeyi eriterek açtıkları küçük oluklardır. Oluşan çukurluklar keskin sırtlarda yan yana sıralandığından yüzey pürüzlüdür. Büyüklükleri birkaç cm ile birkaç metre arasında değişir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Lav : Volkanlardan çıkarak yeryüzüne kadar ulaşan eriyik haldeki malzemeye lav denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Lejant : Bakınız : Harita Anahtarı. </span></p>
<p><span style="color: black;">Litosfer : Bakınız : Taşküre. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">M</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Mağara : Kalkerli arazilerde çatlaklar boyunca yeraltına sızan suların oluşturduğu büyük boşluklara mağara denir. Damlataş, Narlıkuyu, Düden, İnsuyu, Kızılin mağaraları en ünlüleridir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Maksimum Nem (Doyma Miktarı) : 1m3 havanın  belli bir sıcaklıkta taşıyabileceği nemin gram olarak ağırlığıdır. Hava kütleleri ısındıkça genleşip hacimleri artar. Bu nedenle nem alma ve taşıma kapasiteleri de artar. Eğer hava taşıyabileceği kadar nem alırsa doyma noktasına ulaşır ve doymuş hava adını alır.Örneğin : 20°C sıcaklığa  sahip bir hava kütlesinin taşıyabileceği nem miktarı 17,32 gr/m3’tür. Bu hava kütlesinin sıcaklığı 30°C’ ye yükseldiğinde havanın hacmi genişleyeceği için taşıyabileceği nem miktarı da artar ve doyma noktası 30,4 ge/m3’e yükselir. Bu nedenle hava kütlesinin doyması için aradaki fark (13.08 gr) kadar nem yüklenmesi gerekir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Manto : Dünya&#8217;nın Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır. 100-2890 km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 sıcaklığı 1900-3700 °C arasında değişir. Manto, yer hacminin en büyük bölümünü oluşturur. Yapısında silisyum, magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir. Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Matematik Konum : Dünya üzerinde bir nokta veya alanın yerinin belirlenmesi için, o noktanın Ekvator&#8217;a ve başlangıç meridyenine olan uzaklığının bilinmesi gerekir. Bunun için enlem ve boylam kavramlarından yararlanılır. Örnek : Türkiye 36° &#8211; 42° Kuzey enlemleri,                26° &#8211; 45° Doğu boylamları arasında yer alır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Mercan Kalkeri : Mercan iskeletlerinden oluşan organik bir taştır.  Temiz, sıcak ve derinliğin az olduğu denizlerde bulunur. Ada kenarlarında topluluk oluşturanlara atol denir. Kıyı yakınlarında olanlar ise, mercan resifleridir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Menderes : Akarsu yatak eğiminin azalması, akarsuyun akış hızının ve aşındırma gücünün azalmasına neden olur. Akarsu büklümler yaparak akar. Akarsuyun geniş vadi tabanı içinde, eğimin azalması nedeniyle yaptığı büklümlere menderes denir. Menderesler yapan akarsuyun, uzunluğu artar ancak akımı azalır.Taban seviyesinin alçalması nedeniyle menderesler yapan bir akarsuyun, yatağına gömülmesiyle oluşan şekle gömük menderes denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Mermer : Kalkerin yüksek sıcaklık ve basınç altında değişime uğraması, yani metamorfize olması sonucu oluşur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Mezozoik Zaman : Bakınız : İkinci Zaman. </span></p>
<p><span style="color: black;">Mezra : bazı ailelerin tarım alanlarının az olması, kan davaları gibi nedenlerle bulundukları sürekli yerleşmelerden ayrılıp daha uzak bir yere yerleşmesiyle oluşmuş yerleşmelerdir. Tarımsal faaliyetler hayvancılığa göre ön plandadır. Bir kaç  ev ve eklentilerden oluşan mezralar zamanla sürekli yerleşme haline gelebilir. Örneğin Elazığ, Harput’un bir mezrası iken zamanla büyüyerek kent haline gelmiştir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Mistral : Fransa’nın iç kesimlerinden Rhone Vadisi’ni izleyerek Akdeniz kıyılarına doğru kışın esen soğuk rüzgarlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Muson Ormanları :Yağışın fazla olduğu yerlerde, kış aylarında yapraklarını döken yayvan yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar görülür. Bu ormanlara muson ormanları denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Mutlak Nem (Varolan Nem) : 1m3 havanın içindeki su buharının gram olarak ağırlığına mutlak nem denir. Mutlak nem, sıcaklığa bağlı olarak, Ekvator’dan kutuplara doğru, denizlerden karalara doğru ve yükseklere çıkıldıkça azalır. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">N</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Narenciye : Bakınız : Turunçgiller. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nebula Teorisi : Bakınız : Kant-Laplace teorisi. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nefometre : Bulutluluk gökyüzünü kaplayan bulutların miktarı 10 ya da 8 eşit parçaya bölünmüş ve nefometre adı verilen bir araç ile ölçülür. Nefometre ufku kaplayacak şekilde tutularak bulutla kaplı pencereler sayılır. Bulutla kaplı pencere sayısının tüm pencere sayısına oranı da bulutluluğu verir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nem : Yeryüzündeki su kütlelerinden buharlaşan su, atmosferin nemlenmesine yol açar. Atmosferdeki su buharına hava nemliliği de denir. Önemli bir sıcaklık etmeni olan atmosferdeki su buharının miktarı, yere ve zamana göre değişir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Neozoik Zaman : Bakınız : Üçüncü Zaman. </span></p>
<p><span style="color: black;">Normal Hava Basıncı : 45° enlemlerinde, deniz seviyesinde ve 15°C sıcaklıkta ölçülen basınca normal hava basıncı denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nüfus :Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nüfus Artış Hızı : Bir yıl içinde, doğum ve ölüm sayısına bağlı nüfus artışına doğal nüfus artış hızı ya da doğurganlık hızı denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nüfus Haritaları : Dünya&#8217;nın bütününde ya da bir bölümündeki nüfusun dağılışı ve özellikleri hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalarda nüfus dağılışı noktalama ile gösterilir. Nüfus yoğunluğu haritaları ise renklendirilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Nüfus Yoğunluğu : Belli bir alanda yaşayan nüfusun, o alana oranıdır. Ülkenin genişliği ve toplam nüfus hakkında bilgi verir. Kişi/km2 olarak gösterilir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">O</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Oba : Daha çok göçebe hayvancılık yapan toplulukların geçici olarak yerleşip, çadır kurdukları yerleşmelerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Obruk : Baca veya kuyu şeklinde, keskin köşeli, derin çukurluklara obruk denir. Derinliği 250-300 m’yi bulabilen obrukların bazılarının tabanında göl bulunur. Türkiye’de İç Anadolu’nun güneyinde ve Toroslar’da yaygın olarak obruklar görülür. İçel’deki Cennet-Cehennem mağaraları ve Konya’daki Kızören obruğu ülkemizdeki en güzel örneklerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Obsidyen (Volkan Camı) : Siyah, kahverengi, yeşil renkli ve parlak dış püskürük bir taştır. Magmanın yer yüzüne çıktığında aniden soğuması ile oluşur. Bu nedenle camsı   görünüme sahiptir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Okyanus : Kıtaları birbirinden ayıran geni su kütlelerine okyanus denir. Örnek : Atlas Okyanusu, Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu), Hint Okyanusu </span></p>
<p><span style="color: black;">Ormanaltı Florası : Orman örtüsü altında loş ortamda yetişen, çoğunlukla ot ve sarmaşık türlerinin oluşturduğu bitki topluluğudur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Orojenez (Dağ Oluşumu) : Jeosenklinallerde biriken tortul tabakaların kıvrılma ve kırılma hareketleriyle yükselmesi olayına dağ oluşumu  ya da orojenez denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Orografik Yağışlar : Nemli hava kütlelerinin bir dağ yamacına çarparak yükselmesi sonucunda oluşan yağışlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Otlak : Büyük ve küçükbaş hayvancılığın yapıldığı yerlerde hayvanların otlatıldığı alanlara otlak denir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">Ö</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Örtü buzulu : Çok geniş alanlara yayılan, kilometrelerce alan kaplayan buzul türüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Özel Konum : Dünya üzerindeki bir yerin çevresine, denizlere, yer şekillerine, anayollara, geçitlere ve komşularına göre konumudur.Özel Konum; İklim koşullarını, Doğal bitki örtüsünü, Tarımsal etkinlikleri, Nüfus ve yerleşme biçimini,  Ekonomik etkinlikleri, Ulaşım olanaklarını, Siyasal ve kültürel yapıyı etkiler. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">P</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Paleozoik Zaman : Bakınız : Birinci Zaman. </span></p>
<p><span style="color: black;">Peribacası : Özellikle volkan tüflerinin yaygın olarak  bulunduğu vadi ve platoların yamaçlarında sel sularının aşındırması ile oluşan özel yeryüzü şekillerine peribacası denir. Bazı peribacalarının üzerinde şapkaya benzer, aşınmadan arta kalan sert volkanik taşlar bulunur. Bunlar volkanik faaliyet sırasında bölgeye yayılmış andezit ya da bazalt kütleridir. Peribacalarının en güzel örnekleri ülkemizde Nevşehir, Ürgüp ve Göreme çevresinde görülür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Plan : Bir yerin kuşbakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek düzleme aktarılmasıdır. Plan bir tür büyük ölçekli haritadır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Plato : Akarsu vadileriyle derince yarılmış düz ve geniş düzlüklerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Peneplen : Geniş arazi bölümlerinin, akarsu aşınım faaliyetlerinin son döneminde deniz seviyesine yakın hale indirilmesiyle oluşmuş, az engebeli şekle peneplen (yontukdüz) denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Perihel : Bakınız : Günberi. </span></p>
<p><span style="color: black;">Polye : Karstik yörelerdeki genişliği birkaç kilometre olan, uzunluğu 20-30 kilometreyi bulan, hatta geçebilen ova görünümlü büyük karstik çukurlara polye denir. Türkiye’de özellikle Toroslar’da polyeler yaygındır. Örneğin; Akdeniz Bölgesi’ndeki Ketsel, Elmalı ve Akseki ovası birer polyedir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Poyraz : Türkiye’nin hemen her yerinde esen rüzgarlardır. Yaz poyrazı serinletici etki yapar. Kışın ise kuru soğuklara neden olur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Projeksiyon : Dünya&#8217;nın küreselliği nedeniyle, haritalarda ortaya çıkan hataları en aza indirmek için çeşitli yöntemler kullanılır. Bunun için yerkürenin paralel ve meridyen ağının belirli kurallara göre düz bir kağıda geçirilmesi gerekir. Bu sisteme projeksiyon denir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">R</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Rüzgar : Hava kütlelerinin yatay yöndeki hareketlerine rüzgar denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Rüzgar Erozyonu : Bitki örtüsünün olmadığı ya da cılız olduğu yerlerde toprağın rüzgarlarla yerinden kopartılarak taşınmasına rüzgar erozyonu denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Rüzgarın Frekansı (Esme Sıklığı) : Rüzgarın yıl içinde belirli bir yönden esme sıklığına rüzgar frekansı denir. Esme sıklığı rüzgar frekans gülleri ile gösterilir. Bir bölgede belirli bir sürede rüzgarların en sık estiği yöne egemen rüzgar yönü denir. Örneğin Ankara Meteoroloji İstasyonu verilerine göre, Ankara’ya ait yıllık ortalama rüzgar frekans gülüne bakıldığında, yıl içinde kuzeydoğudan esen rüzgarların toplam 5000 esme sayısı ile en fazla olduğu görülür. Yani egemen rüzgar yönü kuzeydoğudur. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">S</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Sarkıt-Dikit : Kalsiyum karbonatça zengin suların mağara tavanından sızarak içindeki kirecin tavanda birikmesi ile sarkıtlar, damlayarak tabanında birikmesi ile dikitler oluşur. Karstik alanlardaki mağaralarda görülen bu şekillerin en güzel örnekleri Damlataş Mağarası’nda bulunmaktadır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Seki (Taraça) : Yatağına alüvyonlarını yaymış olan akarsuyun yeniden canlanarak yatağını kazması ve derinleştirmesi sonucunda oluşan basamaklardır. Taban seviyesinin alçalması nedeniyle, tabanlı bir vadide akan akarsuyun aşındırma gücü artar. Yatağını derine doğru kazan akarsu vadi tabanına gömülür. Eski vadi tabanlarının yüksekte kalması ile oluşan basamaklara seki ya da taraça denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Sıcaklık : Sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde havanın nem alma kapasitesi de yüksek olduğu için buharlaşma artar, düşük olduğu yerlerde ise buharlaşma azalır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Sırt : İki akarsu vadisini birbirinden ayıran ve birbirine ters yönde eğimli yüzeyleri birleştiren yeryüzü şeklidir. Sırtların üzeri düz olabileceği gibi keskin de olabilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Sirk buzulu : Dağların tepesindeki ve yüksek yamaçlardaki küçük çanaklarda yeni oluşmaya başlayan buz türüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Siyasi ve İdari Haritalar : Yeryüzünde veya bir kıtada bulunan ülkeleri, bir ülkenin idari bölünüşünü, yerleşim merkezlerini gösteren haritalardır. Bu haritalardan uzunluk ve alan bulmada yararlanılır. Ancak yer şekilleri hakkında bilgi edinilemez. </span></p>
<p><span style="color: black;">Siyenit :  Yeşilimsi, pembemsi renkli iç püskürük bir taştır. Adını Mısır’daki Syene (Asuvan) kentinden almıştır. Siyenit dağılınca kil oluşur. </span></p>
<p><span style="color: black;">Step : Bakınız : Bozkır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Stratosfer : Troposferin üstündeki atmosfer katmandır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Sürekli Rüzgarlar : Genel Hava dolaşımına bağlı, sürekli basınç kuşakları arasında yıl boyunca yön değiştirmeden esen rüzgarlardır. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">Ş</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Şemosfer : Atmosferin stratosfer ile İyonosfer arasındaki katmanıdır. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">T</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Takke buzulu : Dağların bütün yamaçlarını kuşatan buzul türüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Taraça : Bakınız : Seki. </span></p>
<p><span style="color: black;">Taşküre (Litosfer) : Dünya&#8217;nın manto katmanının  üstünde yer alan ve yeryüzüne kadar uzanan katmanıdır. Kalınlığı ortalama 100 km’dir. Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Tebeşir : Derin deniz canlıları olan tek hücreli Globugerina (Globijerina)’ların birikimi sonucu oluşur. Saf, yumuşak, kolay dağılabilen bir kalkerdir. Gözenekli olduğu için suyu kolay geçirir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Tektonik Göller :  Yerkabuğunun tektonik hareketleri sırasında oluşan çanaklardaki göllerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Tepe : Bir doruk noktası ve onu çevreleyen yamaçlardan oluşmaktadır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Termik Basınç : Dünya&#8217;nın  küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan basınçlardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Termik Ekvator  : Meridyenlerin en sıcak noktalarını birleştiren eğriye termik ekvator denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Ters Alizeler (Üst Alizeler) : Ekvator’dan (TAB), 30° enlemlerine (DYB) doğru esen üst rüzgarlardır. Her yerde ve her zaman görülmezler. Yeteri kadar sürekli ve güçlü değillerdir. 30° enlemleri çevresinde aşağıya doğru alçaldığından yağış oluşumunu engellerler. </span></p>
<p><span style="color: black;">Topoğrafya Haritaları : İzohips (eş yükselti) eğrisi yöntemi ile yapılır. Araziyi ölçekleri oranında ayrıntıları ile gösterirler. Ölçekleri 1 / 20.000 ile 1 / 500.000 arasında değişir. 1 / 20.000&#8242;den büyük ölçekli olanlar kadastro işlerinde ve askeri amaçlarla kullanılır. Bu haritalardan ölçek, uzunluk alan ve eğim hesaplamada yararlanılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Toprak Haritaları : Bir bölgenin toprak özellikleri ve dağılışları hakkında bilgi veren haritalardır. Bu haritalardan, yetiştirilecek ürünlerin belirlenmesi, buna bağlı olarak topraklardan daha iyi verim alınabilmesi gibi bir çok konuda yararlanılır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Traverten : Kalsiyum biokarbonatlı yer altı sularının mağara boşluklarında veya yeryüzüne çıktıkları yerlerde içlerindeki kalsiyum karbonatın çökelmesi sonucu oluşan kimyasal tortul bir taştır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Traverten : Genellikle sıcak su kaynaklarının yakınında  ve kalsiyum karbonatlı suların yayılarak aktığı alanlarda, kirecin çökelmesi ile oluşan basamaklardır. En güzel örnekleri Denizli-Pamukkale’dedir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Troposfer : Atmosferin, yeryüzüne temas eden, alt bölümüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Tundra :  Düşük sıcaklığa ve kuraklığa uyum sağlamış olan kısa boylu çalılar, otlar ve yosunlardır. Bu  bitki örtüsüne tundra adı verilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Turunçgiller (Narenciye) : Portakal, mandalina, greyfurt, turunç ve limon bitkilerine genel olarak turunçgil denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Tsunami : Bakınız : Dalgalar. </span></p>
<p><span style="color: black;">Türkiye’nin  Matematiksel Konumu : Türkiye 36° &#8211; 42° Kuzey enlemleri, 26°-45° Doğu boylamları arasında yer alır. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">U</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Uvala : Genişleyip, derinleşen dolinlerin birleşmesiyle oluşan, dolinlerden daha büyük çukurluklardır.  Uvaların düzensiz şekle sahip olması ve tabanlarındaki erimeden geriye kalan kalker çıkıntıları dolinlerden kolayca ayırtedilmesini sağlar. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">Ü</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Üçüncü Zaman (Neozoik) : Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.Zamanın önemli olayları : Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması. Linyit havzalarının oluşumu. Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması.  Alp kıvrım sisteminin gelişmesi. Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı. Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve mastadondur. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">V</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Vadi : Akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli  inişi bulunan, uzun çukurluklardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Vadi buzulu : Sürekli beslenerek sirkten taşan ve vadi boyunca aşağı hareket eden buzul türüdür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Volkan Bacası : Mağmanın yeryüzüne ulaşıncaya kadar geçtiği yola volkan bacası denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Volkanik Göller : Volkanik patlamalar ile oluşan çanaklardaki göllerdir. Krater gölü, kaldera gölü ya da maar gölü gibi çeşitleri vardır. </span></p>
<p><span style="color: black;">Volkanik Tüf : Volkanlardan çıkan kül ve irili ufaklı parçaların üst üste yığılarak yapışması ile oluşan taşlara volkan tüfü denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Volkanizma : Yerin derinliklerinde bulunan magmanın patlama ve püskürme biçiminde yeryüzüne çıkmasına volkanizma denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Volkan Konisi : Lav, kül, volkan bombası gibi volkanik maddelerin üst üste yığılması ile oluşan koni biçimli yükseltiye volkan konisi, koni üzerinde oluşan çukurluğa krater denir. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">Y</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p><span style="color: black;">Yağış : Havadaki nemin doyma noktasını aşıp, su damlacıkları, buz kristalleri veya buz parçacıkları şeklinde yoğunlaşmasına yağış denir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yamaç : Yeryüzündeki eğimli yüzeylerdir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yarma Vadi (Boğaz) : Akarsuyun, iki düzlük arasında bulunan sert kütleyi derinlemesine aşındırması sonucunda oluşur. Vadi yamaçları dik, tabanı dardır. Akarsuyun yukarı bölümlerinde görülür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yayla : Yaz aylarında hayvan otlatmak veya tarımsal faaliyette bulunmak amacıyla gidilen geçici yerleşmelerdir. Yaylalar dinlenmek  amacıyla gidilen yazlık sayfiye yerleri de olabilir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yerel Saat : Bir noktada Güneş&#8217;in gökyüzündeki konumuna göre belirlenen saate yerel saat denir. Aynı boylam üzerindeki noktalarda yerel saat aynıdır. Herhangi bir meridyenin Güneşin tam karşısına geldiği an, meridyen üzerindeki tüm noktalarda yerel saat 12.00&#8242;dir.Güneş, doğudaki bir noktada batıdaki yerlere göre daha önce doğar ve daha önce batar; bu nedenle yerel saat doğudaki yerlerde daha ileridir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yıldız : Türkiye’ye kuzeyden esen soğuk rüzgarlardır. Karadeniz kıyılarına yağış bırakırlar. Kar yağışına neden olurlar. Karayel ile karışık estiğinde kar fırtınaları görülür. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yoğunlaşma : Atmosferdeki su buharının gaz halden  sıvı ya da katı hale geçmesine yoğunlaşma denir. Yoğunlaşmanın temel nedeni sıcaklığın düşmesidir. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yöre : Bölüm içerisinde farklı özelliklere sahip, bölümden daha küçük birimlerdir. Iğdır Yöresi, Göller Yöresi, Menteşe Yöresi gibi. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yörünge Düzlemi : Bakınız : Ekliptik. </span></p>
<p><span style="color: black;">Yükseklik : Ağır bir gaz olan su buharı, yerçekiminin etkisiyle fazla yükselemez. Yoğunlaşma sonucu yağış tekrar yeryüzüne düşer.  Yükseldikçe hava soğuyacağından havanın su buharı taşıma kapasitesi dolayısıyla buharlaşma azalır. </span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="color: black;">Z</span></strong></p>
<p><span style="color: black;">Zoocoğrafya: Hayvan dağılışını inceleyen bilim dalı.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/cografya-sozlugu-hakkinda-bilgi+cografya-sozlugu-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aras Nehri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/aras-nehri-hakkinda-bilgi+aras-nehri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/aras-nehri-hakkinda-bilgi+aras-nehri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 20:51:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Aras Nehri Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=4940</guid>
		<description><![CDATA[Aras Nehri Doğu Anadolu’nun kuzey kısmında doğup aldığı birçok kollarla büyüyerek, Türkiye içinde 441 km yol kat ettikten sonra, Kafkasya’nın güneydoğusunda Mugan önünden geçerek, Hazar Denizine dökülen ve bütün uzunluğu 920 km olan ırmak. Bingöl Dağları ile Palandöken Dağlarından inen kollarla beslenip büyür. Şahvelet, Nalbant ve Sakaltutan dağlarından gelen kollarla kuvvetlenir. Topçu ve Sakaltutan dağları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-4940"></span>Aras Nehri Doğu Anadolu’nun kuzey kısmında doğup aldığı birçok kollarla büyüyerek, Türkiye içinde 441 km yol kat ettikten sonra, Kafkasya’nın güneydoğusunda Mugan önünden geçerek, Hazar Denizine dökülen ve bütün uzunluğu 920 km olan ırmak. Bingöl Dağları ile Palandöken Dağlarından inen kollarla beslenip büyür. Şahvelet, Nalbant ve Sakaltutan dağlarından gelen kollarla kuvvetlenir. Topçu ve Sakaltutan dağları arasındaki bir vadiden Pasinler Ovasına girer.</p>
<p>Doğu Anadolu’nun kuzey kısmında doğup aldığı birçok kollarla büyüyerek, Türkiye içinde 441 km yol kat ettikten sonra, Kafkasya’nın güneydoğusunda Mugan önünden geçerek, Hazar Denizine dökülen ve bütün uzunluğu 920 km olan ırmak.</p>
<p>Bingöl Dağları ile Palandöken Dağlarından inen kollarla beslenip büyür. Şahvelet, Nalbant ve Sakaltutan dağlarından gelen kollarla kuvvetlenir. Topçu ve Sakaltutan dağları arasındaki bir vadiden Pasinler Ovasına girer. Pasin Çayı ile birleşir. Bir çok dar vadi ve ovalardan geçerek Türk topraklarından çıkar ve 140 kilometrelik kısmı Türk-Rus sınırını teşkil eder. Daha sonra İran topraklarına girer. İran-Azerbaycan sınırına kadar akar. Sarısu ve Kura ırmağı ile birleşip Hazar Denizine dökülür.</p>
<p>Aras’ın geçtiği vadiler bölgeye göre oldukça ılımlıdır. Bu vadide ılık iklim bitkileri yetişir. Aras’ın geçtiği vadi, Erzurum ve Kars yaylasında tabii bir yol vazifesi görür. Aras Irmağından, Pasinler ve Iğdır ovalarının sulanmasında faydalanılır. Akışı düzensiz olduğundan ulaşıma elverişli değildir. Irmakta bol alabalık vardır.</p>
<p>Aras Irmağı ile ilgili birçok efsaneler vardır. Aras vadisi ilk çağlardan beri yerleşim merkezi olmuştur. İranlılar, Nehr-i Aras, Araplar Al-Ras derler. İlk ismi Arakses’tir. Aras’tan eski tarih kitaplarında ve din kitaplarında bahsedilir. Rivayetlere göre Aras Vadisinde bin şehir ve beş bin köy kalıntısı vardır. Aras; Nil, Dicle ve Fırat’tan sonra dördüncü kutsal akarsu olarak kabul edilir.</p>
<p>Eski çağlardan bu yana çeşitli millet ve devletler Aras Vadisinde yaşamışlardır. Arkeolojik bakımdan dünyanın en zengin bölgelerinden biridir. Bu vadi, bin seneye yakın zamandan beri Türklerin elindedir.</p>
<p>Kaynak: Rehber Ansiklopedisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/aras-nehri-hakkinda-bilgi+aras-nehri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Kendi Etrafında Neden Döner</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/dunya-kendi-etrafinda-neden-doner-hakkinda-bilgi+dunya-kendi-etrafinda-neden-doner-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/dunya-kendi-etrafinda-neden-doner-hakkinda-bilgi+dunya-kendi-etrafinda-neden-doner-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 20:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın kendi çevresinde dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=4937</guid>
		<description><![CDATA[Aslında sadece dünyamız dönmez kendi etrafında. Ay da dahil olmak üzere tüm gezegenler ve yıldızlar kendi etraflarında dönerler. Daha doğrusu dönmek zorundadırlar. Bu dönmenin nedenini verebilmek için yıldızların ve gezegenlerin oluşumlarından bahsetmemiz gerekiyor, eh öyleyse bahsediyoruuz: Yıldızlar veya gezegenler Bing Bang’dan sonra oluşan çok sıcak plazma bulutları idi başlangıçta… Bu gazlar soğurkan açığa çıkardıkları enerjiyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;"><span id="more-4937"></span>Aslında sadece dünyamız dönmez kendi etrafında. Ay da dahil olmak üzere tüm gezegenler ve yıldızlar kendi etraflarında dönerler. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Daha doğrusu dönmek zorundadırlar. Bu dönmenin nedenini verebilmek için yıldızların ve gezegenlerin oluşumlarından bahsetmemiz gerekiyor, eh öyleyse bahsediyoruuz:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Yıldızlar veya gezegenler Bing Bang’dan sonra oluşan çok sıcak plazma bulutları idi başlangıçta… Bu gazlar soğurkan açığa çıkardıkları enerjiyi en iyi etraflarında dönerek harcayabilirlerdi. İşte bu yüzden soğurken hem katı ve yuvarlak birşekil aldılar hem de dönmeye başladılar…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">İşte bir cisim dönmeye başladıktan sonra (aslında herhangi bir harekete başladıktan sonra) sürtünme yoksa dışarıdan bir etki olmadıkça dönmesine devam etmek zorundadır. Buna açısal momentumun korunumu denir. Tabii başlangıçta gezegenleri oluşturan gaz bulutsusunun hızı çok yavaştı ama soğudukça ve küçüldükçe (biliyorsunuz ki gazlar dondurulduklarında hacimleri müthiş oranda küçülür.) daha da hızlı dönmeye başladılar Mevleviler gibi…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Mevleviler dedim de, onlar da aslında açısal momentumun korunumun kullanırlar dönerken.. Başlangıçta elleri açıktır; daha sonra ellerini kapattıklarında hızları daha fazla artar bu konundan dolayı. Aynı şey buz patencileri için de geçerlidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">İşte bu gezegenlerin ve yıldızların oluşumlarındaki spin hareketlerinden dolayı hala dönmeye devam etmekteler… Kainatın (veya kendilerinin sonuna kadar da dönmeye devam edeceklerdir.. Hatta yıldızlar en son halleri kara delik olduktan sonra da dönmeye devam ederler ki kara deliklerin dönme hızları normal bir yıldızın milyonlar katı daha fazla olacaktır… Yine yukarıda belirttiğimiz buz patencinin ellerini kapatma meselesindeki gibi kara deliklerin müthiş madde yoğunluğundan dolayı dönüş hızları inanılmaz derecede artar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Gezegenler ve yıldızlar Mevlevilere daha çoook ilham kaynağı olacaklar gibi…<br />
Dünya’nın uydusu Ay’ın, Dünya ile Mars büyüklüğündeki bir asteroitin çarpışması sonucu oluştuğu ileri sürüldü. Colorado’daki Southwest Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacı Robin Canup, ‘’ilerlemiş bilgisayar teknolojisinden faydanılarak yapılan yeni canlandırmaların ve yeniden gözden geçirilen önceki canlandırmaların, Dünya’ya çarpan Mars kütlesindeki bir nesnenin, her ikisini şimdiki konumuna sokmak için yeterli olduğunu gösterdiğini&#8217;’ söyledi.<br />
Bilim adamları ayrıca, aralarında Dünya’daki yerçekiminin Ay’ı yakaladığı ya da Dünya ve Ay’ın eş zamanda oluştuğunun bulunduğu diğer teorileri geçersiz sayıyorlar.</span></p>
<p>Öte yandan, Mars büyüklüğündeki asteroit teorisini ilk ortaya atan Harvardlı araştırmacı Al Cameron, Canup’un canlandırmasının tam oluşumu değil, ilk çarpışmayı kapsadığını ve çarpışmadan çıkan materyali taş yığını değil sert bir kaya varsaydığını bildirdi. Cameron, Ay’ı oluşturacak çarpışma zamanında Dünya’nın, Canup’un bildiği gibi tamamen değil, yalnızca 3/2’sinin oluştuğunu kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/dunya-kendi-etrafinda-neden-doner-hakkinda-bilgi+dunya-kendi-etrafinda-neden-doner-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın Boyutları, Dünyanın Şekli</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/dunyanin-boyutlari-dunyanin-sekli-hakkinda-bilgi+dunyanin-boyutlari-dunyanin-sekli-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/dunyanin-boyutlari-dunyanin-sekli-hakkinda-bilgi+dunyanin-boyutlari-dunyanin-sekli-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 20:44:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın Boyutları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=4934</guid>
		<description><![CDATA[Dünya, Güneş Sistemi’nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş’e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. Coğrafya’nın asıl konusunu oluşturan Dünya’yı incelemek için bazı kavramların bilinmesi gerekir: Eksen Kutup Noktası Ekvator Paralel Meridyen Dünya’nın Şekli : Dünyanın Şekli ve Boyutları : Dünya, Kutup Noktaları’nda basık, Ekvator’da şişkindir. Dünya’nın kendisine özgü bu şekline geoid denir. Geoide en yakın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color: black;"><span id="more-4934"></span>Dünya, Güneş Sistemi’nin 9 gezegeninden biridir ve Güneş’e olan uzaklığı bakımından 3. Sırada bulunur. Coğrafya’nın asıl konusunu oluşturan Dünya’yı incelemek için bazı kavramların bilinmesi gerekir:<br />
Eksen<br />
Kutup Noktası<br />
Ekvator<br />
Paralel<br />
Meridyen</span></p>
<p>Dünya’nın Şekli :</p>
<p><span style="color: black;">Dünyanın Şekli ve Boyutları :</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya, Kutup Noktaları’nda basık, Ekvator’da şişkindir. Dünya’nın kendisine özgü bu şekline geoid denir. Geoide en yakın geometrik şekil elipsoiddir. Verilen boyutlar “Hayford Elipsoidi” ne aittir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın Boyutları</span></p>
<p><span style="color: black;">Ekvator yarıçapı = 6.378,4 km<br />
Kutuplar yarıçapı = 6.356,9 km<br />
Ekvator çevresi = 40.076,6 km<br />
Kutuplar çevresi = 40.009,1 km<br />
Pratikte bu uzunluklar yaklaşık olarak alınmaktadır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Paralellerin Özellikleri :</span></p>
<p><span style="color: black;">• Ekvator’a paralel uzanırlar<br />
• Çapları ve uzunlukları Ekvator’dan kutuplara doğru kısalır.<br />
• Ekvator’dan kutuplara doğru sayısız paralel çizilebilir. Ancak değerlendirme kolaylığı bakımından birer derece aralıklarla çizildikleri varsayılır.<br />
• Paralellerin 90 tanesi Kuzey Yarım Küre’de, 90 tanesi Güney Yarım Küre’de bulunur.<br />
• 60. paraleller Dünya’nın küreselliğinden dolayı Ekvator’un yarısı uzunluğundadır.<br />
• Birbirini izleyen 2 paralel arasındaki uzaklık her yerde yaklaşık 111 km’dir.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : Dünya’nın geoid şekli nedeniyle 2 paralel arasındaki uzaklık Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Örneğin, Ekvator ile 10 (kuzey-güney) enlemleri arasındaki uzaklık 110.596 m iken, 890-900 (kuzey-güney) enlemleri arasındaki uzaklık 110.700 m’dir. Ancak birbirini izleyen 2 paralel arasındaki uzaklık pratikte 111 km olarak kabul edilmiştir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Özel Paraleller</span></p>
<p><span style="color: black;">Bazı paralellerin yerleri, güneş ışınlarının yere değme açısına bağlı olarak doğa tarafından belirlenmiştir. Bunlar :<br />
Ekvator<br />
Dönenceler<br />
Kutup Daireleri<br />
Kutup Noktaları</span></p>
<p><span style="color: black;">Ekvatorun Özellikleri</span></p>
<p><span style="color: black;">• En uzun paraleldir.<br />
• Güneşin önünden en hızlı geçen noktaların oluşturduğu paraleldir.<br />
• Dünya’nın eksen çevresindeki dönüş hızı Ekvator’da yaklaşık 1670 km/saat’tir.<br />
• Güneş ışınlarını 21 Mart ve 23 Eylül’de dik açıyla alır.<br />
• Yıl boyunca sıcak olduğundan termik alçak basınç kuşağıdır.<br />
• Yükseltici hava hareketleri görüldüğü için bol yağış alır.<br />
• Gece ve gündüz süreleri yıl boyunca birbirine eşit ve 12′şer saattir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Dönencelerin Özellikleri</span></p>
<p><span style="color: black;">• Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, 23027′ Kuzey ve Güney paralelleridir.<br />
• Kuzey Yarım Küre’dekine Yengeç Dönencesi, Güney Yarım Küre’dekine Oğlak dönencesi denir.<br />
• Orta kuşak ile Tropikal kuşağı birbirinden ayırırlar.<br />
• Güneş ışınlarının düz zeminlere dik geldiği en son noktalardır.<br />
• 5. Yengeç Dönencesi 21 Haziran’da, Oğlak Dönencesi 21 Aralık’ta Güneş ışınlarını dik açı ile alır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Kutup Noktalarının Özellikleri</span></p>
<p><span style="color: black;">• 90. Kuzey ve Güney paralelleridir.<br />
• Güneş ışınlarının düz zeminlere en dar açıyla geldiği yerlerdir.<br />
• Sürekli soğuk olduğundan kutuplar ve çevresinde yıl boyunca termik yüksek basınç kuşakları oluşur.<br />
• Aydınlanma çemberinin 21 mart ve 23 Eylül’de teğet geçtiği yerlerdir.<br />
• Bir yıl içinde 6 ay sürekli gündüz, 6 ay sürekli gece yaşanır.<br />
• Çizgisel hızın sıfır, yerçekiminin en fazla olduğu yerlerdir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Kutup Dairelerinin Özellikleri</span></p>
<p><span style="color: black;">• Yerleri, yer ekseninin eğikliğine bağlı olarak belirlenen Kutup Daireleri, 66033′ Kuzey ve Güney paralelleridir.<br />
• Kutup kuşağı ile Orta kuşağı birbirinden ayırırlar.<br />
• Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği ve 21 Haziran ile 21 Aralık’ta teğet geçtiği paralellerdir.<br />
• 21 Haziran’da Kuzey Kutup Dairesi’nde, 21 Aralık’ta Güney Kutup Dairesi’nde 24 saat gündüz yaşanır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Meridyenlerin Özellikleri</span></p>
<p><span style="color: black;">• Bir kutuptan diğerine uzanan meridyenler de paraleller gibi sayısızdır. Ancak pratikte her 1 dereceden bir yay geçtiği varsayılarak, 360 tane oldukları kabul edilmiştir.<br />
• Birbirini izleyen 2 meridyen arasındaki uzaklık Ekvator üzerinde 111 km olarak kabul edilmiştir.<br />
• Başlangıç meridyeni olarak Londra yakınlarındaki Greenwich kabul edilmiştir.<br />
• Bir meridyenin, karşıt (anti) meridyeniyle arasında 180 meridyen fark vardır.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : Meridyen yayları eşit uzunluktadır. Aralarındaki uzaklık Ekvator’dan kutuplara doğru azalır ve tüm meridyenle kutuplarda birleşir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Birbirini izleyen 2 meridyen arasındaki uzaklık; Ekvator üzerinde 111.322 m. (pratikte 111 km olarak kabul edilmiştir, 45. (Kuzey &#8211; Güney) paralellerinde 78.850 m, 90. (Kuzey &#8211; Güney) paralellerinde ise 0 m’dir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünyanın Şekline Bağlı Sonuçlar</span></p>
<p><span style="color: black;">• Dünya’nın geoid şekli nedeniyle, yerçekimi Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Dünya, geoid değil de küre şeklinde olsaydı, yerçekimi Dünya’nın her yerinde aynı olurdu.<br />
• Dünya’nın geoid şekli nedeniyle Ekvator diğer paralellerden ve meridyenlerden daha uzundur. Dünya küre şeklinde olsaydı, Ekvator çevresi (kutupları çevreleyen iki meridyenin uzunluğu) birbirine eşit olurdu.<br />
• Ekvator çevresi =40.077 km<br />
• Kutuplar çevresi=40.009 km<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle, ekseni çevresindeki dönüş hızı Ekvator’dan kutuplara doğru azalır. Ekvator üzerindeki noktalar saatte 1666,6 km yol katederken, Kutup Noktaları’nda alınan yol sıfır km olduğu için, eksen çevresindeki dönüş hızı 0 km/saat’tir.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle Kutup Noktaları’nda birleşen meridyen yaylarının uzunluğu birbirine eşittir. Bir kutuptan diğerine uzanan bir meridyen yayının uzunluğu yaklaşık 20.005 km’dir.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle meridyenler arası uzaklık, Ekvator’dan kutuplara doğru azalır ve meridyenler Kutup Noktaları’nda birleşirler.<br />
• Birbirini izleyen iki meridyen arası uzaklık Ekvator üzerinde 111.322 m iken (pratikte bu uzunluk 111 km kabul edilmiştir), 45. paraleller üzerinde 78.850 m, 90. paralellerde (Kutup Noktaları) 0 m’dir.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle, paralellerin uzunluğu Ekvator’dan kutuplara doğru küçülür. Ekvator en uzun paraleldir. Kutuplarda ise paraleller nokta halini alır.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle aydınlık ve karanlık yarıküreler oluşur. Böylece yeryüzünün bir yarısı gündüzken, diğer yarısında gece yaşanır.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator’dan kutuplara doğru Güneş ışınlarının yere değme açısı daralır. Bu tarihlerde Ekvator Güneş ışınlarını dik açı ile alır. Bu nedenle yatay düzleme dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Kutuplara doğru güneş ışınlarının yere değme açısı daraldığı için cisimlerin gölge boyu uzar.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle güneş ışınlarını yıl boyunca dik ve dike yakın açı ile alan Ekvator’un güneşten aldığı ısı enerjisi daha fazladır. Kutuplara doğru ışınların gelme açısının daralması nedeniyle alınan ısı enerjisi azalır.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle yerden yükseldikçe görülebilen alan genişler.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle termik basınç kuşakları oluşur.</span></p>
<p><span style="color: black;">Termik Basınç Kuşakları</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın küreselliği nedeniyle ısınma ve soğumaya bağlı oluşan basınçlara termik basınç denir. Güneş ışınlarını, yıl boyunca dik ve dike yakın açılarla alan Ekvator fazla ısınır. Isınan hava genleşerek yükselir ve basınç düşer. Kutuplar, ışınları dar açı ile aldığından her zaman soğuktur.Soğuk hava ağır olduğu için yere çöker ve basınç yükselir.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle, Kutup Yıldızı’nın görünüm açısı Kuzey Kutbu’ndan Ekvator’a doğru daralır. Bu nedenle 60. Kuzey paralelinde 60° açı ile görülen Kutup Yıldızı Güney Kutbu’nda görülmez.<br />
• Dünya’nın küreselliği nedeniyle hep aynı yönde hareketle başlangıç noktasına ulaşılır. 1519 yılında Macellan tarafından, hep batıya gidilerek çıkış noktasına varılabileceği düşüncesi ile İspanya’nın Cadiz Körfezi’ndeki Sancular Limanı’nda başlatılan ve aynı limanda 1522 yılında son bulan Dünya seyahati ile bu sonuca ulaşılmıştır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın Hareketleri</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın Günlük Hareketi (Eksen Çevresindeki Hareketi)</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya, batıdan doğuya doğru ekseni çevresindeki dönüşünü 24 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş günü denir. Dünya’nın ekseni çevresindeki hareketinin hızı, 2 farklı şekilde ifade edilir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Çizgisel Hız</span></p>
<p><span style="color: black;">Dairesel hareket yapan Yerküre üzerindeki bir noktanın birim zamanda eksen üzerindeki yer değiştirme hızıdır. Çizgisel hız, dünyanın küreselliği nedeniyle Ekvator’da en fazladır, kutuplara doğru azalır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Açısal Hız</span></p>
<p><span style="color: black;">Dairesel hareket yapan Dünya üzerindeki bir noktanın birim zamanda oluşturduğu dönüş açısıdır.<br />
Dünya, ekseni çevresindeki hareketi sırasında 4 dakikada 1 derecelik, 1 saatte 15 derecelik, 24 saatte 360 derecelik dönüş yapar.<br />
Açısal hız, dünya üzerindeki her noktada aynıdır.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : Dünya kendi ekseni çevresinde,<br />
4 dakikada 10′ lik,<br />
1 saatte 150′ lik,<br />
24 saatte 360°’lik dönüş yapar.</span></p>
<p><span style="color: black;">Günlük Hareketin Sonuçları</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle,</span></p>
<p><span style="color: black;">• Bir noktaya Güneş ışınlarının gelme açısı ve yatay düzleme dik duran cisimlerin gölge boyları günün saatlerine göre değişir.<br />
• Güneş ışınları öğle saatinde en büyük açıyla gelir ve en kısa gölgeler oluşur.<br />
• Gece ve gündüzler birbirini izler.<br />
• Günlük sıcaklık farkları oluşur.<br />
• Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, rüzgarlar esme yönlerinden saparlar. Bu sapma, Kuzey Yarım Küre’de esme yönünün sağına, Güney Yarım Küre’de esme yönünün soluna doğrudur.<br />
• Dünya’nın ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle, okyanus akıntıları yönlerinden sapar ve halkalar oluştururlar. Okyanus akıntılarını başlatan sürekli rüzgarlardır. Bu nedenle rüzgarların esme yönlerinden sapmasına bağlı olarak akıntılar da yönlerinden sapar.</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünyanın Yıllık Hareketi</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya ekseni çevresinde hareket ederken aynı zamanda saat ibresinin tersi yönde, Güneş’in çevresinde de döner. Bu hareketini elips bir yörüngede 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna 1 Güneş yılı denir. Dünya’nın yıllık hareketi sırasında, Güneş’in çevresinde çizdiği yörünge düzlemine ekliptik denir. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle Dünya yıllık hareket sırasında Günöte &#8211; Günberi konumuna gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Günöte (Aphel)</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın, Güneş’ten en çok uzaklaştığı, yörüngede en yavaş döndüğü gündür. Dünya Günöte konumuna 4 Temmuz’da gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Günberi (Perihel)</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın, Güneş’e en çok yaklaşıp, yörüngede en hızlı döndüğü gündür. Dünya Günberi konumuna 3 Ocak’ta gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Yörünge Şeklinin Sonuçları</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya Güneş’in etrafında elips bir yörüngede döner. Yörünge şeklinin elips olması nedeniyle;<br />
• Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızı, Güneş’e yaklaştıkça artar, Güneş’ten uzaklaştıkça azalır. Dolayısıyla sonbahar ekinosuna 2 gün gecikme ile 23 Eylül’de ulaşılır.<br />
• Her iki yarımkürede mevsim süreleri değişir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Mevsim Süreleri : Yörünge şekli tam daire biçiminde olsaydı, Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızı değişmez, her iki yarım kürede mevsim süreleri eşit olurdu.<br />
Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de ve Güney Yarım Küre’de aynı anda birbirine göre zıt mevsim yaşanır. Birinin yaz süresi diğerinin kış süresi olur. Dünya’nın yörüngedeki dönüş hızının Güneş’e yaklaştıkça artması, uzaklaştıkça azalması nedeniyle Kuzey Yarım Küre’de İlkbahar ve yaz süresi Güney yarım Küre’de sonbahar ve kış süresi daha uzundur.</span></p>
<p><span style="color: black;">Eksen Eğikliği</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın yıllık hareketi sırasında oluşan yörünge düzlemi (ekliptik) ile Dünya’nın Ekvator düzlemi üst üste çakışmaz.<br />
Aralarında 23°27′ lık bir açı bulunur.<br />
Yörünge düzlemi ile eksen arasında ise 66°33′ lık bir açı oluşur. Buna Dünya’nın Eksen Eğikliği denir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Ekliptikünya’nın yörüngesinden geçtiği varsayılan düzleme Ekliptik veya Yörünge Düzlemi denir.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : Dünya ekseniyle, yörünge düzlemi arasında 66°33′lık,<br />
Ekvator ile yörünge düzlemi arasında 23°27′ lık açı bulunmaktadır.<br />
Bu açı daha küçük ya da daha büyük olsaydı, dönence ve kutup dairelerinin enlem dereceleri değişirdi.</span></p>
<p><span style="color: black;">Eksen Eğikliğinin Sonuçları</span></p>
<p><span style="color: black;"> Dünya’nın Güneşe karşı konumu yıl içinde değişir.v<br />
Dünya’nın Güneşe Karşı Konumları</span></p>
<p><span style="color: black;">21 Mart &#8211; 23 Eylül Durumları (Ekinokslar)</span></p>
<p><span style="color: black;">a) 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator üzerindeki noktalar yerel saat 12.00′de Güneş ışınlarını dik açı ile alır.<br />
b) b) Ekvator’da yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′ de gölgesi oluşmaz.<br />
c) Aydınlanma çemberi, Kutup Noktalarından geçer.<br />
d) Dünya’nın her yerinde gündüz ve gece süresi birbirine eşittir.<br />
e) Aynı meridyen üzerinde yer alan tüm noktalarda Güneş, yerel saatle aynı anda doğar ve aynı anda batar.<br />
f) 21 Mart’tan sonra Kuzey Y.’de, 23 Eylül’den sonra da Güney Y.’ de gündüzler gecelere göre daha uzun olmaya başlar.</span></p>
<p><span style="color: black;">21 Haziran Durumu (Solstisi)</span></p>
<p><span style="color: black;">a) Güneş ışınları dik açı ile yerel saat 12.00′de Yengeç Dönencesi’ne gelir.<br />
b) Yengeç Dönencesi’nde yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′de gölgesi<br />
oluşmaz.<br />
c) Aydınlanma çemberi Kutup Dairelerine teğet geçer.<br />
d) Bir noktadan kuzeye doğru gidildiğinde gece süresi uzamaya başlar.<br />
e) Kuzey Yarım Küre’de yılın en uzun gündüzü, Güney Yarım Küre’de ise yılın en uzun gecesi<br />
yaşanır. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de gündüzler, Güney Yarım Küre’de ise geceler<br />
kısalmaya başlar.</span></p>
<p><span style="color: black;">21 Aralık Durumu (Solstisi)</span></p>
<p><span style="color: black;">a) Güneş ışınları dik açı ile yerel saat 12.00′de Oğlak dönencesi’ne gelir.<br />
b) Oğlak dönencesi’nde yatay düzleme dik duran cisimlerin yerel saat 12.00′de gölgesi oluşmaz.<br />
c) Aydınlanma çemberi Kutup Daireleri’ne teğet geçer.<br />
d) Bir noktadan kuzeye doğru gidildikçe gündüz süresi uzamaya başlar.<br />
e) Kuzey Yarım Küre’de yılın en uzun gecesi, Güney Yarım Küre’de ise yılın en uzun gündüzü<br />
yaşanır. Bu tarihten itibaren Kuzey Yarım Küre’de geceler, Güney Yarım Küre’de gündüzler<br />
kısalmaya başlar.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : 21 Haziran’da Yengeç Dönencesi, 21 Aralık’ta Oğlak dönencesi, 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator üzerindeki noktalarda, cisimlerin saat 12.00′da oluşan gölgesi tam dibe düşer. Ekinokslarda, 450 enlemlerinde oluşan gölge boyu cismin boyuna eşittir.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : 21 Haziran’da,<br />
- Güney Kutup Dairesi ile Güney Kutbu arasındaki enlemlerde gece süresi 24 saatten fazladır.<br />
- Türkiye’de saat 12.00′de cisimlerin yıl içindeki en kısa gölgeleri oluşur.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : 21 Aralık’ta;<br />
- Kuzey Kutup Dairesi ile Kuzey Kutbu arasındaki enlemlerde gece süresi 24 saatten fazladır.<br />
- Türkiye’de yerel saat 12.00′de cisimlerin yıl içindeki en uzun gölgeleri oluşur.</span></p>
<p><span style="color: black;"> Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak Dönenceler ve Kutup Daireleri’nin yerleri belirlenir.v</span></p>
<p><span style="color: black;">Dönenceler<br />
23°27′ Kuzeye paralelleridir. Güneş ışınlarının düz zeminlere dik açı ile geldiği en son yerlerdir.<br />
Kutup Daireleri<br />
66°33′ Kuzey ve Güney paralelleridir. Aydınlanma çemberinin yıl içinde yer değiştirdiği, 21 Haziran ve 21 Aralık tarihlerinde teğet geçtiği paralellerdir.</span></p>
<p><span style="color: black;"> Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak matematik iklim kuşakları oluşur.v</span></p>
<p><span style="color: black;">Matematik İklim Kuşakları</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın 23°27′ lık eksen eğikliği dikkate alınarak belirlenmiştir. Dönenceler arasında kalan alan, güneş ışınlarının yıl içinde iki kez dik açı ile geldiği Tropikal Kuşak’tır. Dönenceler ile Kutup Daireleri arasında kalan alanlar, güneş ışınlarının yıl içinde gelme açısının en çok değiştiği, bu nedenle 4 mevsimin belirgin olarak yaşandığı Orta Kuşak, Kutup Daireleri ile Kutup Noktaları arasında kalan alanlar ise Kutup Kuşağıdır.</span></p>
<p><span style="color: black;"> Dünya’nın eğikliğine bağlı olarak mevsimler oluşur.v</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın ekseni 23°27′ eğik olduğu için Güneş ışınlarının yıl içinde gelme açısı ve buna bağlı<br />
olarak ısıtma miktarı değişir.<br />
21 Haziran’da Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi,<br />
Güney Yarım Küre’de tam tersine kış mevsimi başlar.<br />
23 Eylül, Kuzey Yarım Küre’de sonbahar,<br />
Güney Yarım Küre’de ilkbahar mevsiminin başlangıcıdır.<br />
21 Aralık’ta Güney Yarım Küre’de yaz mevsimi, Kuzey Yarım Küre’de kış mevsimi başlar.<br />
21 Mart’ta Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar, Güney Yarım Küre’de sonbahar mevsimi başlar.</span></p>
<p><span style="color: black;"> Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle bir noktaya Güneş ışınlarının gelme açısı ve atmosferde tutulma miktarı yıl içinde değişir.v</span></p>
<p><span style="color: black;">Örnek : Güneş ışınları 21 Aralık’ta Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bu tarihte ışınlar Ankara’ya yıl içindeki en dar açı (260) ile ulaşır. Işınların gelme açısının daralmasının yanı sıra, atmosferde en uzun yolu geçerek yeryüzüne ulaşmaları nedeniyle atmosfer tarafından tutulma oranı da en fazladır.<br />
21 Haziran’da ise ışınların Ankara’ya 73° ile ulaşmasına bağlı olarak atmosferde kat ettikleri yol ve atmosfer tarafından tutulma oranı en azdır.</span></p>
<p><span style="color: black;"> Eksen eğikliği nedeniyle Güneş’in ufuk düzleminde öğle vakti ulaştığı tepe noktasının yeri yıl içinde değişir.v</span></p>
<p><span style="color: black;"> Dünya üzerinde aynı anda gece ve gündüz yaşayan alanları birbirindenv ayıran sınıra aydınlanma çemberi denir. Dünya’nın eksen eğikliğine bağlı olarak aydınlanma çemberi Kutup noktaları ile Kutup Daireleri arasında yer değiştirir. Bu yer değiştirme soncunda gece ve gündüz süreleri değişir, aralarındaki fark Ekvator’dan kutuplara doğru artar. Bu fark 21 Haziran ve 21 Aralık’ta en fazla olur.</span></p>
<p><span style="color: black;"> Bir noktada Güneş’în doğuş ve batış saatleri yıl boyunca değişir.v Güneş, yaz aylarında erken doğup geç batarken kış aylarında geç doğup erken batar.<br />
Örnek : 21 Haziran’da Güneş ışınları Yengeç Dönencesi’ne dik gelir. Aydınlanma çemberi Kutup Daireleri’ne teğet geçer. Bunun doğal sonucu olarak Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelere göre uzundur.</span></p>
<p><span style="color: black;">Eksen Eğikliği Olmasaydı</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın ekseni 23°27′ eğik olmasaydı eksen ile yörünge düzlemi (ekliptik) arasındaki açı 90° olurdu.<br />
• Yerleri eksen eğikliğine bağlı olarak belirlenen Dönenceler, Kutup Daireleri ve Matematik İklim Kuşakları oluşmazdı.<br />
• Işınlar yıl boyunca Ekvator’a dik gelirdi.<br />
• Aydınlanma çemberi yıl boyunca Kutup Noktaları’ndan geçeceği için yeryüzünde gece ve gündüz süreleri sürekli 12 şer saat olurdu.<br />
• Dünya üzerindeki bir nokta Güneş ışınlarını yıl boyunca aynı açı ile alacağı için mevsimler oluşmazdı.</span></p>
<p><span style="color: black;">Eksen Eğikliği Daha Fazla Olsaydı</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın ekseni 23°27′ dan daha fazla eğik olsaydı, Dönenceler ve Kutup Daireleri’nin yerleri değişirdi.<br />
Buna bağlı olarak;<br />
• Tropikal kuşak ve Kutup kuşağı genişler, Orta kuşak daralırdı.<br />
• Orta kuşakta yazlar daha sıcak, kışlar daha soğuk geçerdi.<br />
• Aydınlanma çemberinin yer değiştirme alanı genişleyeceği için gece ve gündüz süreleri arasındaki fark daha da artardı.</span></p>
<p><span style="color: black;">Eksen Eğikliği Daha Az Olsaydı</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya’nın ekseni 23°27′ dan daha aza eğik olsaydı, dönencelerin ve kutup dairelerinin yerleri değişirdi. Buna bağlı olarak;<br />
• Tropikal kuşak ve Kutup Kuşağı daralır, Orta Kuşak genişlerdi.<br />
• Orta Kuşak’ta yazlar daha serin, kışlar daha ılık geçerdi.<br />
• Aydınlanma çemberinin yer değiştirme alanı daralacağı için gece ve gündüz süreleri arasındaki fark daha da azalırdı.</span></p>
<p><span style="color: black;">Coğrafi Konum</span></p>
<p><span style="color: black;">Yeryüzündeki herhangi bir alanın bulunduğu yere, o alanın coğrafi konumu denir. Coğrafi konum, matematik konum ve özel konum olarak iki şekilde ifade edilir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Matematik Konum</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya üzerinde bir nokta veya alanın yerinin belirlenmesi için, o noktanın Ekvator’a ve başlangıç meridyenine olan uzaklığının bilinmesi gerekir. Bunun için enlem ve boylam kavramlarından yararlanılır.<br />
Örnek : Türkiye 36° &#8211; 42° Kuzey enlemleri,<br />
26° &#8211; 45° Doğu boylamları arasında yer alır.</span></p>
<p><span style="color: black;">Özel Konum</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya üzerindeki bir yerin çevresine, denizlere, yer şekillerine, anayollara, geçitlere ve komşularına göre konumudur.<br />
Özel Konum;<br />
İklim koşullarını,<br />
Doğal bitki örtüsünü,<br />
Tarımsal etkinlikleri,<br />
Nüfus ve yerleşme biçimini,<br />
Ekonomik etkinlikleri,<br />
Ulaşım olanaklarını,<br />
Siyasal ve kültürel yapıyı etkiler.</span></p>
<p><span style="color: black;">Enlem</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç paraleli olan Ekvator’a uzaklığının açısal değeridir.<br />
Q açısı, D noktasının Ekvator’a olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının enlem derecesini verir.<br />
Örnek :<br />
Q açısının değeri 45 ise, D noktasının enlem derecesi 45° dir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Enlemin Etkileri</span></p>
<p><span style="color: black;">Bir yerin enlemi,<br />
Güneş’in ufukta ulaşabileceği yükseklik<br />
Güneş ışınlarının yere değme açısı,<br />
Gölge boylarının yıl içindeki değişimi,<br />
Gece &#8211; gündüz sürelerindeki değişim,<br />
İklim koşulları, hakkında bilgi verir.<br />
İklim koşullarına bağlı olarak,<br />
Bitki örtüsü,<br />
Tarım ürünleri ve hayvan ürünleri,<br />
Akarsu rejimleri,<br />
Deniz sularının özelliği,<br />
Nüfus ve yerleşme özelliği<br />
Tarımın ve ormanların üst yükseklik sınırı,<br />
Kalıcı karların başlama yüksekliği hakkında bilgi edinilebilir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Boylam</span></p>
<p><span style="color: black;">Dünya üzerindeki herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açısal değeridir.<br />
Q açısı, D noktasının başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değeridir ve D noktasının boylam derecesini verir.<br />
Örnek : D noktasına ait Q açısının değeri 30 derece ise,<br />
D noktasının boylam derecesi 30° dir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Boylamın Etkileri</span></p>
<p><span style="color: black;">Bir yerin boylamı ;<br />
Yerel saatler,<br />
Saat dilimleri,<br />
Aynı enlem üzerindeki noktalarda Güneşin doğuş ve batış saatleri hakkında bilgi verir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Yerel Saat : Bir noktada Güneş’in gökyüzündeki konumuna göre belirlenen saate yerel saat denir. Aynı boylam üzerindeki noktalarda yerel saat aynıdır. Herhangi bir meridyenin Güneşin tam karşısına geldiği an, meridyen üzerindeki tüm noktalarda yerel saat 12.00′dir.<br />
Güneş, doğudaki bir noktada batıdaki yerlere göre daha önce doğar ve daha önce batar; bu nedenle yerel saat doğudaki yerlerde daha ileridir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Yerel Saat Hesaplamalarında İzlenecek Yol</span></p>
<p><span style="color: black;">• Meridyen farkı hesaplanır.<br />
• Meridyenler başlangıç boyl¤¤¤¤¤ göre aynı yönde ise çıkarma, farklı yönde ise toplama işlemi yapılarak meridyen farkı bulunur.<br />
• Zaman farkı hesaplanır.<br />
• Birbirini izleyen iki meridyen arasındaki zaman farkı 4 dakikadır. Meridyen farkı ile 4 dakika çarpılarak zaman farkı bulunur.<br />
• Zaman farkı soruda verilen yerel saate eklenir veya çıkartılır.<br />
• Doğuda olan bir yerin yerel saati ileridir. Bu nedenle soruda verilen yerin yerel saati ileri ise zaman farkı çıkarılır, yerel saati geri ise zaman farkı eklenir.<br />
Örnek : 20. Doğu meridyeni üzerindeki A noktasında yerel saat 21.00 iken,<br />
B noktasının yerel saati kaçtır? Çözüm :<br />
Meridyenler başlangıç boyl¤¤¤¤¤ göre aynı yönde oldukları için çıkarma işlemi yapılır.<br />
Meridyen farkı = 40 &#8211; 20 = 20 meridyen<br />
Zaman farkı = 4 * 20 = 80 dakika ise 80 / 60 = 1 saat 20 dakika<br />
B noktası A noktasına göre daha doğuda olduğu için yerel saati ileridir.<br />
B’nin yerel saati = 21.00 + 01.20 = 22.20 dir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Güneş’in Doğuş veya Batış Saatinin Bulunması</span></p>
<p><span style="color: black;">Bir noktada Güneş’in doğuş veya batış saati verildiğinde, aynı paralel üzerinde bulunan başka bir noktada Güneş’in doğuş veya batış saatini bulmak için,<br />
• Aradaki zaman farkı bulunur.<br />
• Güneş doğudaki yerlerde daha erken doğup battığı için, Güneş’in doğuş ve batış saatinin sorulduğu nokta doğuda ise zaman farkı verilen saatten çıkarılır. Sorulan nokta batıda ise zaman farkı verilen saate eklenir.</span></p>
<p><span style="color: black;">UYARI : Meridyenler, Greenwich’e (0°) göre farklı yönde ise, meridyen farkını bulmak için toplama işlemi yapılır.<br />
UYARI : 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde (ekinokslarda) bir yerdeki Güneş’in doğuş veya batış saati verilirse, bir başka yerdeki Güneş’in doğuş veya batış saati bulunabilir. Çünkü bu tarihlerde gece &#8211; gündüz süreleri eşit olduğu için Güneş doğduktan 12 saat sonra batar ve battıktan 12 saat sonra doğar.<br />
Saat Dilimleri<br />
Dünya 15 derecelik aralıklarla 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminin ortasından geçen meridyen o saat dilimini kullanan ülkelerin ortak saat ayar meridyenidir. Türkiye 2. Ve 3. Saat dilimlerinde yer alır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: black;">UYARI : Bir ülkede birden çok saat dilimi kullanılması için, ülkenin doğu &#8211; batı doğrultusunda en az 2 saat dilimini kapsayacak kadar geniş olması gerekir.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/dunyanin-boyutlari-dunyanin-sekli-hakkinda-bilgi+dunyanin-boyutlari-dunyanin-sekli-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevsimler ve Özellikleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/mevsimler-ve-ozellikleri-hakkinda-bilgi+mevsimler-ve-ozellikleri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/mevsimler-ve-ozellikleri-hakkinda-bilgi+mevsimler-ve-ozellikleri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 20:39:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Gece Gündüz Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[İlkbahar]]></category>
		<category><![CDATA[Kış]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsim Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsimler Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsimlerin Oluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Mevsimlerin Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=4929</guid>
		<description><![CDATA[Mevsimler güneşin gün dönümü ve gece gündüz eşitliği noktaları arasından geçişleri arasındaki sürelerdir. Mevsimlerin oluşmasının temel sebebi eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Her iki yarım kürede de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanır. KYK yazı yaşarken, GYK kışı yaşamaktadır. Aynı şekilde birinde sonbaharı yaşanırken diğeri de ilkbahar yaşanır. Dünya’nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;"><span id="more-4929"></span>Mevsimler güneşin gün dönümü ve gece gündüz eşitliği noktaları arasından geçişleri arasındaki sürelerdir. Mevsimlerin oluşmasının temel sebebi eksen eğikliği ve Dünya’nın Güneş çevresindeki hareketidir. Her iki yarım kürede de mevsimler birbirinin tersi olarak yaşanır. KYK yazı yaşarken, GYK kışı yaşamaktadır. Aynı şekilde birinde sonbaharı yaşanırken diğeri de ilkbahar yaşanır. </span><span style="color: black;"><br />
</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;"><br />
Dünya’nın eksen eğikliği ve yıllık hareketine bağlı olarak dört önemli gün ortaya çıkar. Bu günler mevsim başlangıcı olduğu için Gündönümü adı da verilir. 21 Mart ve 23 Eylül Ekinoks tarihleri, 21 Aralık ve 21 Haziran Solstis tarihleridir.</span></p>
<p><span style="color: black;">Eğer eksen eğikliği olmasaydı, Dünya güneş etrafında do-lanırken, güneş ışınlarının yere düşme açısı değişmeyecek, sıcaklık değişimleri gerçekleşmeyecek, böylece mevsimler de oluşmayacaktı.</span></p>
<p><span style="color: black;">Gündönüm (solstis) tarihleri gündüz sürelerinin uzamaya veya kısalmaya döndüğü tarihlerdir. Ekinoks tarihleri ise güneş ışınlarının ekvatora dik düştüğü ve bütün dünyada gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarihlerdir.</span></p>
<p><span style="color: black;">21 MART (İLKBAHAR EKİNOKSU)<br />
Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu nedeniyle eksen eğikliğinin etkisi ortadan kalkar ve güneş ışınları ekvatora dik gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">1. Güneş ışınları ekvatora dik düşer.<br />
2. Bütün dünyada gece ve gündüz eşitliği yaşanır.<br />
3. Güneş her iki kutuptan da görünür. KKN’nda güneş doğmaya; GKN’nda güneş batmaya başlar.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de ilkbahar, Güney Yarım Küre’de sonbahar başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup noktalarından teğet geçer.<br />
6. Kuzey Yarım Küre’de gündüzler gecelerden; Güney Yarım Küre’de geceler gündüzlerden daha uzun olur.<br />
7. Bir meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğup, aynı anda batar.<br />
8. Gölge boyu ekvatorda 0, Ekvatorla 45° enlemi arasında cismin boyu gölgenin boyundan büyük, 45° enlemlerinde cismin boyu gölge boyuna eşit, 45°-90° enlemleri arasında ise gölge boyu cismin boyundan uzundur.</span></p>
<p><span style="color: black;">21 HAZİRAN (YAZ SOLSTİSİ)<br />
Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu ve eksen eğikliği nedeniyle KYK güneşe dönüktür ve güneş ışınları Yengeç Dönencesine dik gelir.<br />
1. Güneş ışınları Yengeç Dönencesine dik düşer.<br />
2. Ekvatordan güneye gidildikçe geceler uzar, gündüzler kısalır.<br />
3. Ekvatordan kuzeye gidildikçe gündüzler uzar, geceler kısalır.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de yaz, Güney Yarım Küre’de kış başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.<br />
6. Kuzey Kutup Dairesi’nin tamamı güneşi görürken, Güney Kutup Dairesi’nin tamamı karanlıkta kalır.<br />
7. Güneş KYK’nde ufuk düzlemi üzerindeki en yüksek, GYK’nde en alçak konumuna gelir.<br />
8. Gölge boyu KYK’nde en kısa, GYK’nde en uzun durumdadır.<br />
9. KYK’de en uzun gündüz, en kısa gece; GYK’de en kısa gündüz, en uzun gece yaşanır.<br />
10. Bu tarihten sonra KYK’de gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya; GYK’de gündüzler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.<br />
11. Bu tarihten sonra KYK’de güneş ışınlarının geliş açıları küçülmeye; GYK’de büyümeye başlar.</span></p>
<p><span style="color: black;">23 EYLÜL (SONBAHAR EKİNOKSU)<br />
Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu nedeniyle eksen eğikliğinin etkisi ortadan kalkar ve güneş ışınları ekvatora dik gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">1. Güneş ışınları ekvatora dik düşer.<br />
2. Bütün dünyada gece ve gündüz eşitliği yaşanır.<br />
3. Güneş her iki kutuptan da görünür. KKN’nda güneş batmaya; GKN’nda güneş doğmaya başlar.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de sonbahar, Güney Yarım Küre’de ilkbahar başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup noktalarından teğet geçer.<br />
6. Kuzey Yarım Küre’de geceler gündüzlerden; Güney Yarım Küre’de gündüzler gecelerden daha uzun olur.<br />
7. Bir meridyen üzerindeki bütün noktalarda güneş aynı anda doğup, aynı anda batar.<br />
8. Gölge boyu ekvatorda 0, Ekvatorla 45° enlemi arasında cismin boyu gölgenin boyundan büyük, 45° enlemlerinde cismin boyu gölge boyuna eşit, 45°-90° enlemleri arasında ise gölge boyu cismin boyundan uzundur.</span></p>
<p><span style="color: black;">21 ARALIK (KIŞ SOLSTİSİ)<br />
Dünya’nın yörünge üzerindeki konumu ve eksen eğikliği nedeniyle GYK güneşe dönüktür ve güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik gelir.</span></p>
<p><span style="color: black;">1. Güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik düşer.<br />
2. Ekvatordan kuzeye gidildikçe geceler uzar, gündüzler kısalır.<br />
3. Ekvatordan güneye gidildikçe gündüzler uzar, geceler kısalır.<br />
4. Kuzey Yarım Küre’de kış, Güney Yarım Küre’de yaz başlangıcıdır.<br />
5. Aydınlanma çemberi kutup dairelerine teğet geçer.<br />
6. Güney Kutup Dairesi’nin tamamı güneşi görürken, Kuzey Kutup Dairesi’nin tamamı karanlıkta kalır.<br />
7. Güneş GYK’nde ufuk düzlemi üzerindeki en yüksek, KYK’nde en alçak konumuna gelir.<br />
8. Gölge boyu GYK’nde en kısa, KYK’nde en uzun durumdadır.<br />
9. GYK’de en uzun gündüz, en kısa gece; KYK’de en kısa gündüz, en uzun gece yaşanır.<br />
10. Bu tarihten sonra GYK’de gündüzler kısalmaya, geceler uzamaya; KYK’de gündüzler uzamaya, geceler kısalmaya başlar.<br />
11. Bu tarihten sonra GYK’de güneş ışınlarının geliş açıları küçülmeye; KYK’de büyümeye başlar.</span></p>
<p><span style="color: black;">NOT 1: 21 Mart-23 Eylül tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gündüz, Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gece yaşanır. 21 Eylül-Mart23 tarihleri arasında Kuzey Kutup Noktası 6 ay gece, Güney Kutup Noktasında ise 6 ay gündüz yaşanır.</span></p>
<p><span style="color: black;">NOT 2: Güneş ışınları dönenceler arasındaki her noktaya yıl içerisinde iki defa dik düşerken, dönencelere bir defa dik düşer.</span></p>
<p><span style="color: black;">Güneş Işınlarının Geliş Açısının Hesaplanması:<br />
1. Güneş ışınlarının hangi enleme dik düştüğü bilinecek.<br />
2. Düşme açısı sorulan yerin enlemi ile güneş ışınlarının dik düştüğü nokta arasındaki enlem farkı bulunacak.<br />
3. Bulunan enlem farkı 90° den çıkarılacak.</span></p>
<p><span style="color: black;">Örnek: Güney Yarım Küre’de gündüzlerin kısalmaya başladığı tarihte Türkiye’nin en kuzeyine güneş ışınları kaç derecelik açı ile düşer.</span></p>
<p><span style="color: black;">Çözüm: Bu tarih 21 Aralıktır ve güneş ışınları Oğlak Dönencesine dik düşer.<br />
90 – 65 = 25</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Symbol; color: black;">è</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;">42 + 23 = 65<br />
21 Aralık tarihinde Türkiye’nin en kuzeyi olan 42° kuzey enlemine güneş ışınları 25° lik bir açıyla düşerler.</span></p>
<p><strong>Gece – Gündüz Durumu:</strong><br />
1. Eğer Dünya’nın günlük hareketi olmasa sürekli bir yüzünde gündüz bir yüzünde gece yaşanırdı.<br />
2. Dünya’nın yıllık hareketi ve eksen eğikliği nedeniyle gece gündüz sürekli uzayıp kısalır.<br />
Ekvatorda yıl boyunca 12 saat gece, 12 saat gündüz yaşanır.<span style="font-size: 10pt; font-family: Symbol; color: black;">Ø</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;"><br />
Türkiye’de gece gündüz arasındaki fark 16 saate 8 saat olarak yazla kış arasında değişir.</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Symbol; color: black;">Ø</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;"><br />
66° 33’ enleminde 24 saat gece ve 24 saat gündüz yaşanır.</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Symbol; color: black;">Ø</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;"><br />
90° enleminde ise 6 ay gece ve 6 ay gündüz yaşanır.</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Symbol; color: black;">Ø</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial; color: black;"><br />
3. Dünya’nın eksen eğikliği olmasaydı sürekli 12 sat gece 12 saat gündüz yaşanırdı..<br />
4. 21 Aralıkta Kuzey Kutup Noktası’na gidildikçe gündüzler kısalır, Güney Kutup Noktası’na gidildikçe gündüzler uzar. 21 Haziran tarihinde ise tam tersi yaşanır.<br />
5. Dünya’nın dönüş hızının kutuplara doğru gittikçe yavaşlamasından dolayı, Güneş’in doğma ve batma süreleri kutuplara doğru gittikçe uzar.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/mevsimler-ve-ozellikleri-hakkinda-bilgi+mevsimler-ve-ozellikleri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiyenin Coğrafi Konumu</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/turkiyenin-cografi-konumu-hakkinda-bilgi+turkiyenin-cografi-konumu-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/turkiyenin-cografi-konumu-hakkinda-bilgi+turkiyenin-cografi-konumu-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 20:35:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[Boylamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekvator Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Meridyenler]]></category>
		<category><![CDATA[Paraleller]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye hangi Paralel ve Meridyende]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyenin Coğrafi Konumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyenin Matematik Konumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=4926</guid>
		<description><![CDATA[ÖZEL KONUM Herhangi bir yerin kıtalara, denizlere, dağ sıralarına, boğazlara ,komşu ülkelere, ulaşım yollarına, yer altı ve yerüstü kaynaklarına göre olan konumu ve yükseklik değerleri özel konumudur. ÖZEL KONUM ÜLKELERİN; jeopolitik konumunu, iklimini, nüfusun dağılışını, yerleşme şartlarını ,turizm faaliyetlerini, ulaşım imkanını, ekonomik faaliyetlerini etkiler. TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI Türkiye Asya, Avrupa ,Afrika kıtalarını birbirine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-4926"></span>ÖZEL KONUM<br />
Herhangi bir yerin kıtalara, denizlere, dağ sıralarına, boğazlara ,komşu ülkelere, ulaşım yollarına, yer altı ve yerüstü kaynaklarına göre olan konumu ve yükseklik değerleri özel konumudur.</p>
<p>ÖZEL KONUM ÜLKELERİN; jeopolitik konumunu, iklimini, nüfusun dağılışını, yerleşme şartlarını ,turizm faaliyetlerini, ulaşım imkanını, ekonomik faaliyetlerini etkiler.</p>
<p>TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMU VE SONUÇLARI<br />
Türkiye Asya, Avrupa ,Afrika kıtalarını birbirine bağlayan önemli bir kavşak noktasında kurulmuştur.</p>
<p>Asya –Avrupa arasında bir köprü durumundadır.</p>
<p>Stratejik önemi olan boğazlara sahiptir.</p>
<p>Petrol bakımından zengin ülkelere komşudur.</p>
<p>Asya Avrupa arasındaki en önemli ticaret ve ulaşım yolları Türkiye’den geçer.</p>
<p>Ortalama yükseltisi fazladır ve engebelidir. Bu durum tarım, nüfus, sanayi, ulaşım ve yerleşmeyi etkiler.</p>
<p>Türkiye’nin gerçek yüzölçümü 814.578 km² , izdüşüm yüzölçümü ise 779.452 km² dir. Aradaki fark ülkemizin engebeli olmasından kaynaklanır.</p>
<p>Not</p>
<p>Bir yerin gerçek yüzölçümü ile izdüşüm yüzölçümü arasında fark fazla ise o yer engebelidir (Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde olduğu gibi). Fark az ise düzlüktür (Marmara, İç Anadolu ve G.Doğu Anadolu bölgelerinde olduğu gibi).</p>
<p>MATEMATİK KONUM<br />
Matematik Konum: Bir yerin enlem ve boylamlara göre dünya üzerindeki yeridir. Bir başka ifade ile Ekvator’a ve Greenwich ‘e göre konumudur.</p>
<p>Bir yerin matematik konumu ifade edilirken en uç noktalar ifade edilir.</p>
<p>Örneğin: Türkiye 36° -42° kuzey enlemleri (paralelleri) ile 26°-45° doğu boylamları (meridyenleri) arasındadır.</p>
<p>PARALELLER<br />
Ekvatora paralel olarak 1°lik açı aralıklarıyla çizildiği varsayılan dairelerdir.</p>
<p>Başlangıç paraleli Ekvator’dur ve en büyük paralel dairesidir (40.076km). Dünyanın şeklinden dolayı Kutuplara gidildikçe çevre uzunlukları azalır.</p>
<p>Ekvator: 40 076 km</p>
<p>30º : 34 700 km</p>
<p>60º : 20 000 km</p>
<p>Kutuplara eşit uzaklıktaki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen hayali çembere Ekvator denir. Ekvator yerküreyi Kuzey Yarımküre ve Güney Yarımküre olmak üzere iki eşit yarımküreye böler.</p>
<p>90 tanesi Güney, 90 tanesi Kuzey Yarımküre’de olmak üzere toplam 180 tanedirler.</p>
<p>İki paralel arasındaki uzaklık her yerde 111 km dir.</p>
<p>Paralellerin derecesi kuzey ve güneye doğru artar.</p>
<p>Ekvator’la dönenceler arasında kalan paralellere alçak enlemler; dönenceler ile kutup daireleri arasında kalan enlemlere orta enlemler, kutup daireleri ile kutup noktaları arasında kalan enlemlere ise yüksek enlemler adı verilir.</p>
<p>Bazı paraleller özel isimler alırlar.</p>
<p>0° paraleli Ekvator</p>
<p>23° 27’ kuzey paraleli Yengeç Dönencesi</p>
<p>23° 27’ güney paraleli Oğlak Dönencesi</p>
<p>66° 33’ kuzey paraleli Kuzey Kutup Dairesi</p>
<p>66° 33’ güney paraleli Güney Kutup Dairesi</p>
<p>90° kuzey paraleli Kuzey Kutup Noktası</p>
<p>PARALEL FARKI İLE UZAKLIK HESAPLAMA<br />
Paralel farkı ile uzaklık hesaplanabilmesi için bize verilen merkezler aynı meridyen üzerinde olmalıdır. Farklı meridyen yaylarında olduğunda açı farkı ortaya çıkar ve iki paralel arası 111 km den daha fazla olur.</p>
<p>Paralel farkı bulunurken verilen merkezler aynı yarımkürede ise büyük olan enlem derecesinden küçük olan çıkarılır. Farklı yarımkürede olurlarsa enlem dereceleri toplanır.</p>
<p>A-B=? 50-20=30 paralel farkı</p>
<p>30 x 111= 3330 km</p>
<p>B+D=? 20 +15=35 paralel farkı</p>
<p>35 x 111=3885 km</p>
<p>Tarımın yükselti sınırı, toktağan kar sınırı (Daimi kar sınırı), Orman üst sınırı ve yerleşme sınırı kutuplara doğru azalır.</p>
<p>Akarsuların donma süresi kutuplara doğru uzar.</p>
<p>Gece gündüz arasındaki zaman farkı kutuplara doğru artar.</p>
<p>Dünyanın çizgisel dönüş hızı kutuplara doğru azalır.</p>
<p>Aynı Enlem Üzerindeki Merkezlerde Ortak Özellikler<br />
Ekvatora ve kutuplara eşit uzaklıktadırlar.</p>
<p>Güneş ışınlarını aynı açıyla alırlar.</p>
<p>Gece- gündüz süreleri birbirine eşittir.</p>
<p>Dünyanın çizgisel dönüş hızı aynıdır.</p>
<p>Aynı iklim kuşağındadırlar. Fakat aynı iklim özelliği görülmeyebilir (özel konumdan dolayı).</p>
<p>İki meridyen arasındaki mesafe aynıdır.</p>
<p>Aynı tarihlerde aynı mevsim yaşanır</p>
<p>MERİDYENLER</p>
<p>Paralelleri dik olarak kesen ve kutuplarda birleşen hayali dairelere meridyen daireleri denir</p>
<p>MERİDYENLERİN ÖZELLİKLERİ<br />
Başlangıç meridyeni Greenwhic’ tir. Greenwhic’in 180 batısında ve 180 doğusunda olmak üzere 360 tane meridyen yayı vardır. Tam daire olarak 180 adettir.</p>
<p>Aynı meridyen üzerindeki bütün noktalarda yerel saat aynıdır.</p>
<p>Ayrıca 21 Mart-23 Eylül günlerinde de güneş aynı anda doğar ve batar.</p>
<p>Aralarındaki uzaklık sadece Ekvator üzerinde 111 km’dir.</p>
<p>Dünyanın şeklinden dolayı Kutuplara gidildikçe bu uzaklık azalır.</p>
<p>Bundan dolayı aynı mesafe doğu-batı yönünde gidildiğinde Ekvatora yakın yerlerde geçilen meridyen sayısı azdır.</p>
<p>İki meridyen arasındaki yerel saat farkı her yerde 4 dakikadır. Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşünün 24 saat olmasından dolayı 24×60 = 1440 dak. 1440/360 = 4 dak.).</p>
<p>Not</p>
<p>Meridyenler arasındaki uzaklık kutuplara doğru azalmasına rağmen yerel saat farkı aynıdır. Bu durumun sebebi, çizgisel hızın kutuplara doğru azalmasıdır.</p>
<p>Kutuplarda birleştikleri için meridyen yayları eşit uzunluktadır( 20 004 km )</p>
<p>BOYLAM VE ETKİLERİ<br />
Boylam: Herhangi bir noktanın başlangıç meridyenine olan uzaklığının açı cinsinden değeridir.</p>
<p>Boylamın tek etkisi yerel saat farkları oluşturmasıdır.</p>
<p>YEREL SAAT HESAPLAMALARI<br />
Yerel Saat: Bir yerin kendine özgü saatidir. Güneşin ufuk çizgisindeki konumuna göre belirlenir. Güneş ufuk çizgisinde en yüksek konuma geldiğinde o yerin yerel saati 12:00 dır. Cismin gölgesi en kısadır.</p>
<p>Yerel saat güneş saati ile tespit edilir.</p>
<p>Not</p>
<p>Dünyamız kendi ekseni çevresinde batıdan doğuya doğru döndüğü için aynı enlem üzerindeki merkezlerden doğudaki bir merkezde güneş erken doğar, erken batar.</p>
<p>Batıdaki bir merkezde ise geç doğar geç batar. Bunun sonucunda doğudaki bir merkezin yerel saati her zaman daha ileridir.</p>
<p>ULUSAL SAAT (ORTAK SAAT)<br />
Çalışma hayatında, yerel saate göre hareket etmek bir takım sıkıntılar meydana getirir. Ticari ve ekonomik ilişkilerin kolaylaştırılması, haberleşme ve ulaşım hizmetlerinin hızlı ve düzenli bir şekilde yapılabilmesi için ulusal saat uygulamasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle bir ülkenin kendisine en uygun meridyenin yerel saatini, bütün ülke sınırları içerisinde geçerli hale getirmesiyle oluşan saate ulusal saat veya ortak saat denir.</p>
<p>Rusya , Kanada, Çin, ABD, Brezilya, Hindistan ve Avustralya gibi doğu batı yönünde geniş alan kaplayan ülkelerde birden fazla ortak saat kullanılmaktadır.</p>
<p>Ülkeler arasında her alanda gelişen ilişkilerde, saat farklılıklarından ortaya çıkan karışıklıkları önlemek amacıyla uluslararası saat ayarlamalarına gidilmiştir. Bunun için dünyamız 15°’ lik meridyen yayları şeklinde 24 saat dilimine ayrılmıştır. Her saat diliminde de tam ortadan geçen meridyenin yerel saati ortak kabul edilmiştir. Saat dilimlerinde de başlangıç olarak Greenwich’in 7°30′ doğusu ile 7°30′ batısı kabul edilmiştir.</p>
<p>Türkiye, ikinci ve üçüncü saat dilimlerinde yer almaktadır. Ancak biz bunlardan sadece birini kullanmaktayız.1978 yılına kadar topraklarımızın çoğunun yer aldığı ikinci saat diliminin ( 30° Doğu meridyeni -İzmit) yerel saati ülkemizde ortak saat olarak kullanılmıştır. Bu tarihten sonra güneş ışığından daha fazla faydalanarak enerji tasarrufu sağlamak için ileri ve geri saat uygulamasına geçilmiştir. İlkbahar-yaz dönemlerinde ileri (45° Doğu meridyeni-Iğdır), sonbahar-kış dönemlerinde geri saat (30° Doğu meridyeni -İzmit) uygulaması yapılmaktadır.</p>
<p>farklı ülkelerin yaz saati uygulamalarına uygun olarak yapılan Saat Farkları Çevirilerinde faydadalanabileceğiniz bi site Uluslararası Saat Farkları Çevirici</p>
<p>TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ<br />
Tarih değiştirme çizgisi olarak 180° meridyeni kabul edilir. Bu meridyenin doğu tarafında batı meridyenleri, batı tarafında ise doğu meridyenleri bulunmaktadır. Dolayısıyla batısında bir gün ileri, doğusunda ise bir gün geridir.</p>
<p>Not</p>
<p>Tarih değiştirme çizgisi ve saat dilimleri ülke sınırlarına göre çizildiğinden meridyenlere tam uygun olarak uzanış göstermezler. Girinti-çıkıntı oluştururlar.</p>
<p>TÜRKİYE’NİN MATEMATİK KONUMU VE SONUÇLARI<br />
Kuzey Yarım Küre’de ılıman iklim kuşağındadır.</p>
<p>Dört mevsim belirgin olarak yaşanır.</p>
<p>Güneş ışınları hiçbir zaman dik açıyla düşmez.</p>
<p>Yurdumuzda bir cismin gölgesi bütün yıl kuzeye düşer.</p>
<p>Güney kıyılarımızın sıcaklığı kuzey kıyılarımızdan yıllık ortalamada 7-8°C daha yüksektir.</p>
<p>Akdeniz’in tuzluluk oranı Karadeniz’den daha yüksektir.</p>
<p>Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir.</p>
<p>Yurdumuza kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürürken, güneyden esenler artırır.</p>
<p>Deniz turizmi en erken Akdeniz Bölgesi’nde başlar.</p>
<p>Yıl içinde en uzun gündüz ve gece yurdumuzun kuzeyinde yaşanır.</p>
<p>Doğusu ile batısı arasında 19°’lik boylam farkı vardır. Bunun sonucu olarak 76 dk.lık yerel saat farkı vardır (19×4=76 dk.).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/turkiyenin-cografi-konumu-hakkinda-bilgi+turkiyenin-cografi-konumu-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

