<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Diksiyon</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi.org/category/egitim/diksiyon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi.org</link>
	<description>Hakkında Bilgiler, Hakkında Bilgi Nedir, Hakkındaki, Ne Demek,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Oct 2011 08:35:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Güzel Konuşma Sanatı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/guzel-konusma-sanati-hakkinda-bilgi+guzel-konusma-sanati-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/guzel-konusma-sanati-hakkinda-bilgi+guzel-konusma-sanati-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 11:46:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyon Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyonda Vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Nasıl Olur]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1761</guid>
		<description><![CDATA[KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ÇEKİYOR MUYUZ? Varlığımızı kanıtlamada, dış dünya ile bağlantımızı kurmada konuşmanın bize sunduğu olanaklardan yararlanırız Acaba bu olanakları gerektiği gibi kullanabiliyor muyuz? Nasıl konuşuyoruz? Konuşma güçlüğü çekiyor muyuz? Konuşma güçlüğü çekip çekmediğimizi, düşünce ve duygularımızı rahatça anlatıp anlatamadığımızı, karşımızdakilerle doğal bir iletişim kurup kuramadığımızı anlayabiliriz Konuşurken hangi türden yanlışlıklar yapıyoruz? Söylemek istediklerimizi tam verebiliyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span id="more-1761"></span>KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ÇEKİYOR MUYUZ?</strong><br />
Varlığımızı kanıtlamada, dış dünya ile bağlantımızı kurmada konuşmanın bize sunduğu olanaklardan yararlanırız Acaba bu olanakları gerektiği gibi kullanabiliyor muyuz? Nasıl konuşuyoruz? Konuşma güçlüğü çekiyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşma güçlüğü çekip çekmediğimizi, düşünce ve duygularımızı rahatça anlatıp anlatamadığımızı, karşımızdakilerle doğal bir iletişim kurup kuramadığımızı anlayabiliriz Konuşurken hangi türden yanlışlıklar yapıyoruz? Söylemek istediklerimizi tam verebiliyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşma sırasında yaptığımız yanlışların ayrımına varamayız Bunları ancak karşımızdakiler, bizleri dinleyenler bilebilir Belki amacımızı tam karşılayacak uygun sözcükleri seçemiyor, aşınmış kullanımdan düşmüş sözcükler seçiyoruz Belki el, kol, yüz hareketlerimizi bedensel davranışlarımızı konuşmanın akışına uyduramıyoruz</p>
<p style="text-align: justify;">Hiç birimizin konuşması tıpatıp birbirine benzemez Çünkü düşünsel ve dilsel yetkinleşmemiz tam bir özdeşlik göstermez Bunda yetiştiğimiz, içinde bulunduğumuz toplumsal ortamın da payı büyüktür</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşma güçlüğü çekiyor muyuz? Aşağıdaki sorular, bunu anlamamızda bir ölçüde yardımcı olabilir:</p>
<p style="text-align: justify;">Söylediklerimi karşımdakiler kolayca anlayabiliyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Düşüncelerimi açık ve etkili bir biçimde belirtebiliyor muyum?</p>
<p style="text-align: justify;">Sözcükleri söylerken kolayca anlayabiliyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Sesimi, duygu ve düşüncelerimi besleyecek, zenginleştirecek bir yönde kullanabiliyor muyum?</p>
<p style="text-align: justify;">Tekdüze mi, yoksa canlı ve hareketli bir biçimde mi konuşuyorum?</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşurken bakışlarımı beni dinleyenlere yöneltiyor muyum?</p>
<p style="text-align: justify;">El ve yüz hareketlerimi kullanırken bir takım yapmacık durumlara düşüyor muyum?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>GÜZEL ve ETKİLİ KONUŞMA</strong><br />
İletişim alanındaki büyük gelişmelere karşın yine de insanoğlunun çevresindekilerle anlaşmasını sağlayan en etkili araç, onun konuşma yetkisidir Birçok etkinliğe konuşma düzleminde katılırız Düşündüklerimizi, tasarladıklarımızı, özlemlerimizi, kinimizi, öfkemizi biçimlendirip yansıtmada başlıca aracımız olmuştur konuşma</p>
<p style="text-align: justify;">Güzel ve Etkili Konuşmanın İlkeleri Nelerdir</p>
<p style="text-align: justify;">1. İyi Bir Konuşma, Yıkıcı Değil, Yapıcıdır: Yapıcı konuşma, dinleyicilerin inançlarını, değer yargılarını, düşüncelerini olumlu bir yönde değiştirmeyi amaçlar<br />
2. İyi Bir Konuşma, İlginç ve Değerli Konuları Kapsar<br />
3. İyi Bir Konuşma, Konuşmacının Kişiliği İle Bütünleşir<br />
4. İyi Bir Konuşma, Belli Bir Amaca Yönelir<br />
5. İyi Bir Konuşma, Konuşmayı Etkileyen Etkenleri Çözümleyerek Oluşur<br />
6. İyi Bir Konuşma, Sağlam Bir Konuşma Yöntemi Üzerine Kurulur: Genellikle konuşmalarda dört ana amaç ve bu amaçlara yönelik dört ana yöntem vardır Tartışma, savunma, öğretme ve duygulandırma<br />
7. İyi Bir Konuşma, Dinleyicilerin İlgi ve Dikkatini Toplar</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmamızın Türü</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmamızın türü; ister özel, karşılıklı, dertleşme ve söyleşme niteliğinde olsun, ister halk önünde ya da bir topluluk karşısında konuşma olsun, güzel ve etkili bir konuşma yapabilmek için konuşmayı etkileyen etkenleri tanımalıyız</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizi Tanıyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Her konuşma, bir konuşma, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme işidir Dinleyicimiz olan kişi ya da kişiler kimlerdir? Tanıyor muyuz onları? Konuştuğumuz kişiler her günlü çevremizdense, arkadaşlarımızı, eş dostlarımızsa onlar hakkında bir görüşümüz vardır</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin Yaş Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanların ilgi ve gereksinimleri yaşlara göre değişir Kuşkusuz insan ilgileri kişiden kişiye göre değişir Yaş, bu ilgilerin değişiminde önemli bir etkendir</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin Cinsiyet Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin Sayısal Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">Bireysel düşünüş ve duyuşun yerini toplumsal düşünüş, toplumsal duyuş alır Bu bakımdan küçük bir grubu coşkulandırmak, duygularını kamçılamak, büyük bir topluluğa oranla daha güçtür</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin İş ve Uğraş Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanların ilişkileri, ilgileri, ekonomik durumları, davranışları üzerinde işlerinin ve uğraşlarının büyük payı vardır</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi Ortamda Konuşacağız</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının Niteliği</p>
<p style="text-align: justify;">Yapacağımız konuşmanın özelliğini, genellikle toplantının amacını belirler</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmanın Yeri</p>
<p style="text-align: justify;">Kapalı bir yerde mi, açık havada mı, ses düzeni var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının Programı</p>
<p style="text-align: justify;">Bizi dinleyenler üzerinde belirli bir etki yaratabilmemiz, toplantının programını, bu program içindeki yerimizi iyi değerlendirmemize bağlıdır Toplantının amacı açısından bizim katkımız ne olacaktır, bunu açık seçik öğrenmeliyiz</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının Süresi</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmacıların en büyük eksikliği, süreyi iyi ayarlayamamalarıdır</p>
<p style="text-align: justify;">İyi Bir Konuşmacının Niteliklerini Taşıyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">a) Sorumluluk Duygusu<br />
b) Sağlam Bir Kişilik<br />
c) Düşünsel Yetkinlik</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle üzerinde konuşacağı konu üzerinde düşünsel bir yetkinliğe kavuşmuş olmalıdır</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşma Yönteminde Ustalık</p>
<p style="text-align: justify;">Her konuşma, özellikle halk ya da belli bir topluluk önünde yapılan konuşmalar, belirli aşamalardan geçerek hazırlanır</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KONUŞMAYI ETKİLEYEN ETMENLER?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmamızın Türü</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmamızın türü; ister özel, karşılıklı, dertleşme ve söyleşme niteliğinde olsun, ister halk önünde ya da bir topluluk karşısında konuşma olsun, güzel ve etkili bir konuşma yapabilmek için konuşmayı etkileyen etkenleri tanımalıyız</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizi Tanıyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Her konuşma, bir konuşma, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme işidir Dinleyicimiz olan kişi ya da kişiler kimlerdir? Tanıyor muyuz onları? Konuştuğumuz kişiler her günlü çevremizdense, arkadaşlarımızı, eş dostlarımızsa onlar hakkında bir görüşümüz vardır</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin Yaş Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanların ilgi ve gereksinimleri yaşlara göre değişir Kuşkusuz insan ilgileri kişiden kişiye göre değişir Yaş, bu ilgilerin değişiminde önemli bir etkendir</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin Cinsiyet Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin Sayısal Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">Bireysel düşünüş ve duyuşun yerini toplumsal düşünüş, toplumsal duyuş alır Bu bakımdan küçük bir grubu coşkulandırmak, duygularını kamçılamak, büyük bir topluluğa oranla daha güçtür</p>
<p style="text-align: justify;">Dinleyicilerimizin İş ve Uğraş Durumu</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanların ilişkileri, ilgileri, ekonomik durumları, davranışları üzerinde işlerinin ve uğraşlarının büyük payı vardır</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi Ortamda Konuşacağız</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının Niteliği</p>
<p style="text-align: justify;">Yapacağımız konuşmanın özelliğini, genellikle toplantının amacını belirler</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmanın Yeri</p>
<p style="text-align: justify;">Kapalı bir yerde mi, açık havada mı, ses düzeni var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının Programı</p>
<p style="text-align: justify;">Bizi dinleyenler üzerinde belirli bir etki yaratabilmemiz, toplantının programını, bu program içindeki yerimizi iyi değerlendirmemize bağlıdır Toplantının amacı açısından bizim katkımız ne olacaktır, bunu açık seçik öğrenmeliyiz</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının Süresi</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmacıların en büyük eksikliği, süreyi iyi ayarlayamamalarıdır</p>
<p style="text-align: justify;">İyi Bir Konuşmacının Niteliklerini Taşıyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">a) Sorumluluk Duygusu<br />
b) Sağlam Bir Kişilik<br />
c) Düşünsel Yetkinlik</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle üzerinde konuşacağı konu üzerinde düşünsel bir yetkinliğe kavuşmuş olmalıdır<br />
<strong><br />
Konuşma Yönteminde Ustalık</strong><br />
Her konuşma, özellikle halk ya da belli bir topluluk önünde yapılan konuşmalar, belirli aşamalardan geçerek hazırlanır<br />
<strong><br />
KONUŞMANIN DOKUSU VE ÖRÜNTÜSÜ</strong><br />
Sesimizi Amacımıza Göre Kullanabiliyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Söz götürmez bir gerçektir ki konuşmacının sesi işitilmezse, dinleyiciler konuşmacıyı duymazsa iletişim olmaz</p>
<p style="text-align: justify;">Tatlılık</p>
<p style="text-align: justify;">Esneklik: Sesimize esneklik kazandırma, önemli noktalardan biridir Bir konuşma aynı ses tonuyla başlayıp bitmez; yapısına göre, duygu ve düşüncelerin değişimine göre, sesin de değişimini zorunlu kılar</p>
<p style="text-align: justify;">Canlılık: Canlı bir ses, dinleyicilerin ilgisini dağıtmaz, düşünce ve duyguların dinleyicilere tam olarak iletimini sağlar</p>
<p style="text-align: justify;">Akıcılık: Sözcüklerin yumuşak bir biçimde, birbirleriyle uyumlanarak söyleniş durumudur akıcılık</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklık: Açıklığın sağlanması, özellikle seslerin ve hecelerin birbirine tam olarak ulanmasına bağlıdır</p>
<p style="text-align: justify;">Sözcük ve Cümlelerin Hakkını Verebiliyor muyuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Sözcük Vurgusu: Sözcüklerde vurgu, genellikle son hecede bulunur</p>
<p style="text-align: justify;">Cümle Vurgusu: Cümle içersinde anlamca önemli olan sözcüğü vurguyla belirtiriz Buna cümle vurgusu denir</p>
<p style="text-align: justify;">Şiddet Vurgusu: Konuşmada ve sesli okumalarda söze daha çok güç vermek için, dinleyicilerin dikkatlerini kamçılamak için cümledeki kimi sözcükleri özellikle vurgularız Buna şiddet vurgusu denir<br />
<strong><br />
HAZIRLIKLI VE HAZIRLIKSIZ KONUŞMA</strong><br />
Günlük konuşmalarımızın büyük bir bölümü özel bir hazırlık yapılmasını gerektirmez Arkadaşlarımızla dertleşirken, eş-dost toplantılarında söyleşirken, önceden bir hazırlık yapmayız</p>
<p style="text-align: justify;">Belirli bir konuda, belirli bir amaç için, bir topluluk ya da halk önünde konuşacaksak hazırlık yapmamız gerekir Konuşmacı, hazırlıklı değilse ıkınır-sıkınır, kekeler, bir şeyler söylemek için ter döker, ya da işi ağız kalabalığına getirir, makineli tüfek gibi asılsız sözcükleri ateşler, üst üste yığar</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Doğallığın Sınırını Aşıyor muyuz?</strong><br />
Yapaylaşan, doğallıktan uzaklaşan her şey çirkinleşir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dinleyicinin Tepkisini İzleyebiliyor muyuz?</strong><br />
Bir konuşmacı, ister hazırlıklı, ister hazırlıksız doğaçlama konuşsun, dinleyicilerin tepkisini bilmelidir Söylediklerim ilgiyle dinleniyor mu? Bakışları bende yoğunlaşıyor mu? Bizi dinleyenlerin tepkilerine göre yönlendirmeliyiz konuşmalarımızı Dinleyicilerimiz esniyorlarsa bize değil başka yöne ve yere bakıyorlarsa, oturdukları yerde sürekli oturuş biçimini değiştiriyor, kıpırdıyorlarsa belli ki ilgiyle bizi dinlemiyorlar<br />
<strong><br />
KONUMUZU SEÇME</strong><br />
Güzel ve etkili bir konuşmanın ilk koşulu, konuşma konumuzu iyi seçmektir Günlük konuşmalarımızda böyle bir seçme söz konusu değildir Konuşacağımız konuyu biz değil, konu bizi seçer Alışverişlerde, arkadaşlarımızla dertleşmelerde, özel konuşmalarımızda konularımız, yaşadığımız günlerin getirdikleridir Bir topluluk önünde, belli bir amaç için konuşacaksak iş değişir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Konumuzu Nasıl Seçeriz?</strong><br />
Eğer üzerinde konuşacağımız konu, toplantıyı düzenleyenlerce bize verilmişse bu soruya gerek yok Konu bize verilmemiş de seçme işi bize bırakılmışsa düşünürüz Konumuzu nereden, nasıl seçeceğiz?<br />
<strong><br />
Yaşantı ve Deneyimlerimiz</strong><br />
İnsanın yaşantı ve deneyimlerini oluşturan etkenlerin başında daha önce de söylediğimiz gibi çevresi gelir Yaşantı ve deneyimlerimizin bir bölümü de uğraşımızla ilgilidir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Özel İlgilerimiz</strong><br />
Özel ilgilerimizden de değişik konuşma konuları çıkarabiliriz Kendi ilgilerimizle onların ilgileri arasındaki bağlantıyı düşünerek seçmeliyiz konumuzu<br />
<strong><br />
Okuduklarımız ve Dinlediklerimiz</strong><br />
Konuşma konularımızı bulmada, seçmede kaynaklarımızdan biri de okuma ve dinlemedir Dergiler, gazeteler, araştırma ve incelemeler, romanlar, öyküler bize birçok yeni konunun ipuçlarını verebilir Aynı durum, dinleme için de geçerlidir Radyoda, televizyonda, açıkoturumlarda, panel ve masabaşı taştışmalarında dinlediklerimiz de yeni konu çağrışımlarına götürebilir bizi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dış Dünyamız</strong><br />
Konuşma konularımızı seçmede temel kaynağımız kuşkusuz dış dünyamızdır Bizi kuşatan çevreyi, olayları, olguları, görme, işitme, okuma ve dinleme yoluyla kavrarız<br />
<strong><br />
Konu Alanlarını Tanıyor muyuz?</strong><br />
Kendimiz için olduğu kadar başkaları için de ilgi çekici, üzerinde rahatça konuşabileceğimiz konuları bulup seçme, başarılı bir konuşma metni hazırlamanın ilk koşuludur<br />
<strong><br />
Seçtiğimiz Konuyu Sorularla Değerlendirebiliyor muyuz?</strong><br />
Seçtiğimiz bir konu üzerinde hazırlığa başlamadan önce, konumuzu değişik açılardan bir tartıya vurmamız gerekir Konumuzu sınırlandırmaktır Belli bir amaç doğrultusunda, belli bir yönden ele almak demektir<br />
<strong><br />
AMACIMIZI BELİRLEME</strong><br />
Her konuşma belli bir amaca yönelik olmalıdır Amaçsız bir konuşma olmaz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Niçin Konuşuruz?</strong><br />
Önce de dediğimiz gibi bizi konuşmaya iten ya da zorlayan kimi etkenler vardır Bazen karşımızdakine kendi inanç ve düşüncelerimizi aşılamak, onun davranışlarının, düşüncelerinin kendimizinki doğrultusunda olmasını isteriz Hakkımızı aramak, kendimizi savunmak, bir topluluk içinde varlığımızı kanıtlamak isteriz<br />
<strong><br />
Özel Bir Amacımız Var mı?</strong><br />
Her konuşmada, konuşmanın dokusunu yönlendiren belirli bir amaç vardır İlk bakışta her konuşmanın kendine özgü bir amacı olduğunu görürüz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Öğretme ve Bilgilendirme</strong><br />
Kimi konuşmalarımızda öğretme amacı ağır basar Öğretici amaçla yapılan konuşmaların türlü biçimleri vardır<br />
<strong><br />
Dersler ve Konferanslar</strong><br />
Bu tür konuşmaların başında gelir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sözlü Raporlar</strong><br />
Öğretici nitelikli konuşmalardandır Bu şirket ya da kuruluşun yönetmeni, şirketin ya da haftalık, aylık durumuyla ilgili olarak sorumlulara sözlü rapor verir<br />
<strong><br />
SÖYLEYECEKLERİMİZİ SAPTAMA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hangi Kaynaklardan Nasıl Yararlanacağız<br />
<strong><br />
Düşünerek</strong><br />
<strong><br />
Gözlemleyerek</strong><br />
Gözlemleme, olaylara, olgulara, durumlara, varlıklara alıcı gözle bakma işidir Görülenlerin belli bir amaç doğrultusunda ayrımlanması, yorumlanması, değerlendirilmesi işidir Gözlemleme yoluyla elde ettiğimiz bilgiler, birinci eldendir Bu yönden de ayrı bir önem taşır Düşünerek bulduğumuz bilgi ve veriler gibi bu yolla bulduklarımızı da saptamalıyız<br />
<strong><br />
Başkalarıyla İletişim Kurarak</strong><br />
Yakın çevremizin dışında bulunan uzmanlaşmış kişilerden yararlanırız Başkalarıyla iletişim kurma, konuşma konularımız için bilgi toplamada önemli yollardan biridir Bu yoldan da şu üç yöntemle yararlanabiliriz;<br />
<strong><br />
1. Konuşma ve Tartışma</strong><br />
Seçtiğimiz konuşma üzerinde başkalarıyla konuşma, tartışma, konumuzla ilgili olarak ilginç ve taze bilgiler bulmamıza olanak sağlar<br />
<strong><br />
2. Görüşmeler</strong><br />
Konuşma konumuzla ilgili, çevremizde bir uzman ya da yetkili bir kişi varsa, onunla görüşme olanağı aramalıyız Görüşmeden önce kendimizi konu üzerinde iyice hazırlamalıyız Görüşme yapacağımız kişinin durumunu, yetişimini, özel uzmanlık alanını tanımalıyız Görüşme günümüzün yerini, saatini, konusunu önceden kararlaştırmalıyız Sorularımızı, konumuz ve amacımız doğrultusunda önceden düzenlemeliyiz Görüştüğümüz kişiyi dostça bir davranış içinde saygıyla dinlemeliyiz Görüşmeyi belirli bir zaman dilimine sığdırmalıyız<br />
<strong><br />
3. Mektuplaşmalar</strong><br />
Üzerinde konuşacağımız konuyla ilgili uzman kişi yakın çevremizde yoksa, telefonla da görüşemezsek, mektuplaşma yoluyla bilgi toplayabiliriz<br />
<strong><br />
Okuyarak</strong><br />
Konuşacağımız konu üzerinde bilgi toplamanın bir yolu da, yazılı kaynaklara başvurmaktır Konumuzla ilgili eskiden okuduğumuz belli bir kitap varsa ya da gazete ve dergide bir yazı okumuşsak onu bulmamız gerekir<br />
<strong><br />
SÖYLEYECEKLERİMİZİ PLANLAMA VE YAZILAŞTIRMA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Konumuzu seçtik, amacımızı belirledik, konumuz ve amacımızla ilgili olarak bilgileri de topladık, konuşmamızı sayabilir miyiz? Konuyu seçmek, amacı belirlemek, bu amaç için gerekli bilgi verileri devşirip toplamak, yetmez Bunları belirli bir düşünsel düzen, yani plân içinde ele almak gerekir<br />
<strong><br />
Nasıl Bir Sıra İzleyeceğiz?</strong><br />
Konuşmamızda söyleyeceklerimizi belli bir sırayla vermezsek, dinleyicilerimiz rahatlıkla bizi izleyemez Bu yönden neyi, nerede söyleyeceğimizi bilmek zorundayız</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Plânlarımızı yaparken şu noktalara özellikle uymalıyız:</strong><br />
a) Belirtmek istediğimiz her noktayı özlü ve açık cümleler ya da sözcük öbekleri halinde biçimlendirmeliyiz<br />
b) Plânımızda yer alan noktalar, birbirinin yinelemesi niteliğinde olmamalıdır<br />
c) Her nokta konuşmamızın temel amacıyla ilgili olmalı ya da birbirini bütünleyen, açıklayıp geliştiren nitelikte olmalıdır<br />
d) Her bölüm için uygun ana başlıklar seçilmelidir<br />
<strong><br />
KONUŞMANIN SUNULUŞU</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hangi Sunuş Biçimini Yeğleyelim?</strong><br />
Hazırladığımız bir konuşma metnini dinleyicilerimize sunmanın değişik biçimleri vardır Konuşmanın süresi, dinleyicilerin durumu, konuşmayı yapacağımız fiziksel ortam gibi etkenleri göz önünde tutarak, bu sunuş biçimlerinden birini yeğleriz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ezberleme</strong><br />
Konuşma alanında yeterince alışkanlık, bilgi ve deneyim kazanmamış kişiler, bu yolu seçerler<br />
<strong><br />
Okuma</strong><br />
Bir konuşmanın metnini dinleyicilere sunmanın yaygın biçimlerinden biri de okumadır Kâğıt üzerindeki harflere, sözcüklere, noktalama işaretlerine bir kişilik kazandırmadır Bu yönden burada iyi bir sesli okumanın da niteliklerine değinmek yararlı olacaktır<br />
<strong><br />
Doğal ve Bağımsız Sunma</strong><br />
Konuşmacı, kesin ve değişmez çizgilerle sınırlandırmaz kendini İçinden geldiği gibi doğal bir biçimde konuşur Doğal ve bağımsız sunma, önceden hazırladığımız metni bir yana ama ya da onu yok sayma anlamına gelmez</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Konuşma Hızımız Nasıl Olmalı?</strong><br />
Hangi sunuş biçimini yeğlersek yeğleyelim, konuşma hızımızı iyi ayarlamamız gerekir Çevremizdeki kişilere dikkat edin, kimileri çok hızlı, kimileri de çok yavaş konuştukları için, konuşmaları anlaşılmaz Konuşma hızı, buna bağlı olarak zaman etkeni, tartım, konuşma başarımızı etkileyen etkenler arasında önemli bir yer tutar Konuşma hızının dakikada 125-175 sözcük olması gerektiğini söylüyorlar Konuşma hızımız büyük ölçüde heceleri oluşturan seslerin, yani ünlülerin ses değeri ile suskuya bağlıdır</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Konuşma Provasına Neden Gerek Var?</strong><br />
Her başarı ve beceri bir ön hazırlığı gerektirir Karşımızdakilerle yüz yüzeyizdir, aramızda bir sessizlik duvarı yoktur Sesimizi kullanma, bedensel davranışlarımızı düzenleme, konuşmayı belirli bir düşünce doğrultusunda, belirli amaca yöneltme gibi kaygılar çekmeyiz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bedensel Edimlerimiz Nasıl Olmalıdır?</strong><br />
Dinleyicilerimizin karşısına çıktığımız anda onlarla iletişimsel bir süreç içersine girmiş oluruz Bedensel her edim, sözcüklerin anlamını pekiştirdiği gibi, anlam taşımaya yarar<br />
<strong><br />
Bakış</strong><br />
Bakışlarımızı sürekli olarak bizi dinleyenlere yöneltmeliyiz Büyük bir dinleyici topluluğu önünde yapıyorsak, konuşmamızı, herkese bakıyor izlenimini uyandırmalıyız<br />
<strong><br />
Yüzsel Anlatım</strong><br />
Konuşmamız süresince yüzümüz düşünce ve duygularımızı yansıtacak bir anlatım içinde olmalıdır Konuşmamızın duygu ve düşünce örüntüsüyle yüzümüzün anlatımı arasında ortak bir uyum olmalıdır</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Duruş</strong><br />
Etkili bir sunuşta, dinleyicilerimizin karşısındaki yerimizin, daha doğrusu duruşumuzun da önemli bir yeri vardır Tek bir doğru duruş biçimi yoktur Bize en rahat gelen, kendimizi dinleyicilerimiz karşısında rahat bulduğumuz biçimdir doğru duruş biçimi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Jest ve Mimikler</strong><br />
El, kol, baş, omuz ve yüz çizgilerimizin hareketleridir jest ve mimikler Bu hareketler doğal bir biçimde yapılırsa, konuşmamız canlılık kazanır, sözcükler ve cümleler renklenir Düşünce ve duyguların vurgulanması, başımızın omuzlarımızın hareketleriyle de sağlanabilir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KONUŞMA TÜRLERİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Günlük Konuşmalar</strong><br />
Evde, yolda, sokakta, okulda, işyerinde, kahvede ve parkta, kısaca günlük yaşamın her kesiminde arkadaşlarımızla, çevremizdekilerle rastlaşır, merhabalaşır, selamlaşıp esenleşerek şuradan buradan konuşuruz Bu konuşma, öteki konuşma biçimlerine göre yaşamımızda daha çok yer tutar Gelişigüzel konuşma ya da söyleşmelerde dinletebilmek için dinlemesini bilmeliyiz Karşımızdakine saygı ile davranmalı, içten olmalıyız Bu tür konuşmaları ballandıran bu içtenliktir</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İçtenliğin yanı sıra şu noktaları da aklımızda tutmalıyız:</strong><br />
a) Konuşurken kendimizden çok söz etmemeli, &#8220;ben şöyleyim, ben böyleyim&#8221; gibisinden övünmeye gitmemeliyiz<br />
b) Hep kendimiz konuşmamalı, karşımızdakine de konuşma olanağı vermeliyiz<br />
c) Karşımızdakinin sözünü ağzından almamalı, konuşmasını kesmemeliyiz<br />
d) Çevremizdekileri ya da karşımızdakini inciltici, kaba, argo sözcük ve deyimleri kullanmaktan kaçınmalıyız<br />
e) Sesimizi, ses tonumuzu iyi ayarlamalı, bangır bangır, konuşmaktan çekinmeliyiz</p>
<p style="text-align: justify;">Kaynak: Emin ÖZDEMİR, Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı. Remzi Kitabevi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/guzel-konusma-sanati-hakkinda-bilgi+guzel-konusma-sanati-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon Çalışması</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-calismasi-hakkinda-bilgi+diksiyon-calismasi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-calismasi-hakkinda-bilgi+diksiyon-calismasi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 10:48:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyon Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyon Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyonda Vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Sanatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1758</guid>
		<description><![CDATA[1- Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış. 2-Bizde bize biz derler, sizde bize ne derler? 3-Gül dibi bülbül dili gibi,gül dibi bülbül dili. 4-Pireli peyniri perhizli pireler tepelerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler. 5-Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısın,kapı gıcırdatıcılardan mısın?Ne ocak kıvılcımlandırıcılardanım, ne kapı gıcırdatıcılardanım. 6-Çatalcada topal çoban çatal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-1758"></span>1- Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış.</p>
<p>2-Bizde bize biz derler, sizde bize ne derler?</p>
<p>3-Gül dibi bülbül dili gibi,gül dibi bülbül dili.</p>
<p>4-Pireli peyniri perhizli pireler tepelerse pireli peynirler de pır pır pervaz ederler.</p>
<p>5-Ocak kıvılcımlandırıcılardan mısın,kapı gıcırdatıcılardan mısın?Ne ocak kıvılcımlandırıcılardanım, ne kapı gıcırdatıcılardanım.</p>
<p>6-Çatalcada topal çoban çatal yapıp çatal satar,nesi için çatalca da topal çoban çatal yapıp çatal satar?Kârı için çatalca da topal çoban çatal yapıp çatal satar.</p>
<p>7-Üç tunç tas kayısı hoşafı.</p>
<p>8-Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlerse,dört deryadan dört dert,dört dergahtan dört dev çıkar.</p>
<p>9-Paşa tası ile beş has tas kayısı hoşafı.</p>
<p>10-Zaman saman satar, saman zaman satar.</p>
<p>11-Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür.Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al da gel.</p>
<p>12-Nankör nalbant nalları nallamalı mı,nallamamalı mı?</p>
<p>13-Az kaz, uz kaz, boyunca kaz.</p>
<p>14-İşlek işlemeci,işlemeli işleri işlikte işleyerek işletmeciye işyerinde izletti.</p>
<p>15-Ilgarcı ılgar,ılgıngillerin ılgancırı ılgalayarak,ılgıt ılgıt ılgılardı.</p>
<p>16-Pısırık pırlak pırnallıklarda pırnallanırken pılı pırtısını pısırık pıtraklara pıtır pıtır pırtlattı.</p>
<p>17-Üçüncü üçkağıtçı,üçetek üçleşerek üç teker arabayla süzüm süzüm süzülen süzgeçleri süzdü.</p>
<p>18-Kırk kırık küp, kırkının da kulpu kırık kara küp.</p>
<p>19-A be kuru dayı ne kuru sarı darı bu darı ,a be kuru dayı.</p>
<p>20-Şu odayı badanalamalı mı,yoksa badanalamamalı mı?</p>
<p>21-Sen seni bil,sen seni,bil sen seni,bil sen seni,sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.</p>
<p>22-Şu karşıda bir dal,dal sarkar kartal kalkar,kartal kalkar dal sarkar,dal kalkar kantar tartar.</p>
<p>23-Şu köşe yaz köşesi,şu köşe kış köşesi,ortadaki su şişesi.</p>
<p>24-Şiş şişeyi şişlemiş,şişe kesişe kiş demiş.</p>
<p>25-Elalem aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp da aladanalanamadık.</p>
<p>26-Bu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak, sarımsaklamasak da mı saklasak?Bu yoğurdu mayalamalı da mı saklamalı, mayalamamalı da mı saklamalı?</p>
<p>27-Sizin damda var,beş boz başlı beş boz ördek,<br />
Değirmene girdi köpek,<br />
Bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek,<br />
Değirmenci çaldı kötek.<br />
Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek<br />
Hem kepek yedi köpek,<br />
Bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe,<br />
Hem kötek yedi köpek.<br />
Siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz,demiş.</p>
<p>28-Bir tarlaya kemeken ekmişler.İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış.Biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpi,öteki dişi kürkü yırtık kel kör kirpi.Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü,kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne;kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünü,kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.</p>
<p>29-Getirince el getirir, yel getirir, sel getirir;götürünce el götürür, yel götürür, sel götürür.</p>
<p>30-Bu mum, umumumuzun mumu.</p>
<p>31-Sen seni bil,sen seni,bil sen seni,bil sen seni,sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.</p>
<p>32-Şu karşıda bir dal,dal sarkar kartal kalkar,kartal kalkar dal sarkar,dal kalkar kantar tartar.</p>
<p>33-Şu köşe yaz köşesi,şu köşe kış köşesi,ortadaki su şişesi.</p>
<p>34-Elalem aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp da aladanalanamadık.</p>
<p>35-Sizin damda var,beş boz başlı beş boz ördek,<br />
Değirmene girdi köpek,<br />
Bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek,<br />
Değirmenci çaldı kötek.<br />
Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek<br />
Hem kepek yedi köpek,<br />
Bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe,<br />
Hem kötek yedi köpek.<br />
Siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz,demiş.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-calismasi-hakkinda-bilgi+diksiyon-calismasi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hitabet Çeşitleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/hitabet-cesitleri-hakkinda-bilgi+hitabet-cesitleri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/hitabet-cesitleri-hakkinda-bilgi+hitabet-cesitleri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 20:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Akedemik Hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[Bilimsel hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyon Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyonda Vurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[Etkili Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma Sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki Adli Hitabet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasi Hitabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1755</guid>
		<description><![CDATA[a. Siyasî Hitabet: Asıl yeri Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüleridir. Ayrıca, seçim dolayısıyla yapılan konuşmalar da bu gruba girmektedir. b. Askerî Hitabet: Askerî hitabetin hedefi; vatan savunmasının gerektiği zamanda icap eden şerefli, kutsal vazife için askeri teşvik, ma&#8217;nen kuvvetlendirmektir. Cümleler kısa, yiğitçe, en cahil neferlerin bile kolayca anlayacağı tarzda açık, kesin olmalıdır. ATATÜRK&#8217;ün meşhur bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span id="more-1755"></span>a. Siyasî Hitabet:</strong> Asıl yeri Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüleridir. Ayrıca, seçim dolayısıyla yapılan konuşmalar da bu gruba girmektedir.<br />
<strong><br />
b. Askerî Hitabet:</strong> Askerî hitabetin hedefi; vatan savunmasının gerektiği zamanda icap eden şerefli, kutsal vazife için askeri teşvik, ma&#8217;nen kuvvetlendirmektir. Cümleler kısa, yiğitçe, en cahil neferlerin bile kolayca anlayacağı tarzda açık, kesin olmalıdır. ATATÜRK&#8217;ün meşhur bir hitabesinde olduğu gibi, askerî hitabet anlamca kuvvetli bir ifade ile biter. &#8220;Ordular! ilk hedefiniz Akdeniz&#8217;dir, ileri!&#8221; Askerî hitabet garnizonlarda yapıldığı zaman sözlüdür. Fakat, savaş zamanlarında genellikle yazılı olarak kıt&#8217;alara gönderilir.<br />
<strong><br />
c. Hukûkî ya da Adlî Hitabet:</strong> Mahkemelerde yapılan savunmalar, savcıların iddianameleri bu çeşittendir.<br />
<strong><br />
ç. Bilimsel ya da Akademik Hitabet:</strong> Akademilerde, bilimsel toplantılarda yer alır. Amacı; araştırılan herhangi bir konu hakkında aydın bir topluluğa, o konu ile ilgili kimselere bilgi vermektir. Heyecanlandırma amacı güdülmez. İfadenin açık, kesin ve mantıklı olması şarttır.<br />
<strong><br />
d. Dinî Hitabet: </strong>Bu tarz hitabetlerin yeri mabetlerdir. Amacı; halka dinî bilgi ve eğitim vermek, dinî heyecan ve hisleri kuvvetlendirmek, onları fikren, mâ&#8217;nen yükseltmektir. Bu tarz hitabetlerde, anlaşılır dil kullanılmalıdır.<br />
<strong><br />
Etkili Anlatımın Özellikleri</strong><br />
İyi bir yazı ve konuşmanın üç özelliği vardır :<br />
a. Doğruluk<br />
b. Açıklık<br />
c. Etkililik</p>
<p>Doğruluk ve açıklık; iyi bir yazı ve konuşmada mutlaka gereklidir. Sözün doğru ve açık olması için &#8220;garabet&#8221; ve &#8220;aykırılık&#8221; gibi anlatım bozukluklarından uzak durulmalıdır. Ayrıca, &#8220;eksiklik&#8221;, &#8220;fazlalık&#8221;, &#8220;sıra yanlışlığı&#8221; ve &#8220;uyumsuzluk&#8221; gibi cümle bozukluklarına yer verilmemelidir. Bu hataların asıl sebepleri olarak; az okuma, genel kültür noksanlığı, dikkatsizlik olarak karşımıza çıkar.<br />
(Z. KORKMAZ &#8211; A. B. ERCİLASUN &#8211; İ. PARLATIR ve diğerleri, Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, s. 202)</p>
<p>Bozuk cümlelerin üzerinde ne kadar durulursa durulsun, bir kimseye doğru ve açık anlatım yeteneği kazandırılamaz. Türkçeyi iyi kullanmak isteyen bir insan; dil ve edebiyatımızın usta kalemlerini bol bol okumalıdır. Etkili anlatım ise, ancak doğru ve açık anlatım yeteneğini kazandıktan sonra elde edilebilir.</p>
<p>Sözlü anlatımda ses tonunun iyi ayarlanması da ayrıca gerekir. Edebî sanatları kullanabilmek ise hem öğrenmeye, hem de özel yeteneklere bağlıdır.</p>
<p>En eski devirlerden günümüze kadar önder insanların diğer insanlardan bazı yönleriyle ayrıldığı bir gerçektir. Bu yönler; ileri görüşlülük, üstün zekâ, millî tarih ve millî kültür bilincinin yüksekliği vb. dir. Bütün bu özelliklerin ötesinde ve öncesinde bir başka özellik daha vardır. O da, hitabet sanatına sahip olmalarıdır.</p>
<p>Kemal ATATÜRK, Hamdullah Suphi TANRIÖVER, Abraham LİNCOLN, Roosevelt, Hitler, Mussolini gibi Türk ve dünya hatipleri, kitleleri peşlerinden sürükleyen büyük hatiplerdir.</p>
<p>Biyolojik ve psikolojik yönlerden konuşma özürlü değilse, her insan konuşur. Ama, her insan etkili konuşamaz. Toplumsal ilişkilerin daha sağlıklı, daha verimli olmasında etkili konuşmak tartışılmaz derece önemlidir. Pek çok insan bu önemi bilmesine rağmen, etkili konuşma gayreti içinde görülmez.</p>
<p>Aslında, etkili konuşma; iyi eğitim ve güçlü bilgi zenginliğinin yanında doğuştan gelen özel bir yetenektir. İnsan, toplum yararına bu yeteneğini uygun ortamlarda daha yararlı hâle getirebilir.</p>
<p>Etkili konuşmak için şu kavramların içerdiği anlamları iyi bilmek gerekir:<br />
<strong><br />
a. ARTİKÜLASYON:</strong> Ağzımızı açmak, dudaklarımız kımıldatmak ve insanların anlayacağı kelimeleri oluşturmak için ses organlarını kullanabilme yeteneğine sahip olmak gerekir. Eğer, ses organlarından bir ya da birkaçı sağlıksız ya da noksan ise etkili konuşma yapılamaz. Hatta, bu durumdaki insanlar normal konuşmayı bile beceremez.<br />
Artikülasyon sırasında kelimeler; açık ve net bir şekilde, mırıldanmadan, yutmadan çıkarılmalıdır.<br />
<strong><br />
b. TELAFFUZ:</strong> Kelimeleri, olması gerektiği şekilde doğru ses ve doğru vurguyla ağızdan çıkarmaktır.</p>
<p>Yanlış telaffuzu gidermenin üç yolu vardır:<br />
(1) Etkili konuşma yapan insanları (Televizyon sunucuları ve hatipler vb.) dikkatle dinlemek.<br />
(2) Telaffuzunda şüpheye düşülen kelimeleri, imlâ (yazım) kılavuzları ve sözlükler aracılığıyla doğru yönüyle öğrenmek.<br />
(3) Telaffuzda dikkat edilecek bir özellik de yöresel ağız ifadelerinden kaçınmaktır. Yazı dili olan İstanbul ağzı ile konuşmaya önem vermek gerekmektedir.<br />
<strong><br />
c. DİL BİLGİSİ: </strong>Her dilin kendine göre kural ve özellikleri vardır. Dil, kuralları dışında kullanıldığında şekil ve anlam yönünden bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, etkili konuşma yapacak kişi; dil bilimci kadar olmasa bile konuştuğu dilin kurallarını öğrenmelidir. Hatip; dilinin ses, şekil, anlam ve cümle yapısını bilmek zorundadır. Onun için hatip, dil eğitiminden geçmeli ve çok okumalıdır.<br />
<strong><br />
ç. SÜRAT: </strong>Konuşmacının konuşma esnasındaki hızıdır. İnsanların çoğu hızlı konuşamaz. Bazı insanlar ise çok süratli konuşurlar. Her ikisi de yanlıştır. Önemli olan metnin anlamına uygun normal konuşmadır. Dakikada 90-100 kelime konuşmak normaldir. Vurgulanacak kelimelerde yavaşlamak, çabuk ilerleyen düşünceleri konuşurken de hızlanmak gerekmektedir.</p>
<p>Ayrıca;<br />
* Özellikle yemeklerden sonra can sıkıcı konuşmalar yapmamak gere-kir.<br />
* Çok süratli (makineli tüfek gibi) konuşmalarda anlamın kaybolduğu unutulmamalıdır. Dinleyicinin düzenli not alması sağlanmalıdır.<br />
* Konuşmacı; düzgün nefes almalı, konuşmadaki ana ve alt düşüncelere göre, gerekli yerlerde durmalı, nefesini düzenlemelidir.<br />
<strong><br />
d. DURAKLAMA:</strong> Duraklamalar, konuşmada noktalama işaretleri anlamındadır.</p>
<p>Şu özellikler dikkate alınarak duraklama yapılmalıdır:<br />
(1) Dinleyicilerin konuşma metnini değerlendirmesi için.<br />
(2) Metnin anlamına uygun gerekli vurgu ve tonlamaları yerinde yapabilmek için.<br />
(3) Konuşmacının kendisinin dinlenmesi ve kolay nefes alması için.<br />
(4) Konuşmacının kendisinin bir sonra söyleyeceği düşüncelerin plânını yapabilmesi için.<br />
<strong><br />
e. SES TONU:</strong> Sesin alçalıp yükselmesi, azalıp çoğalmasıdır. Değişik ses tonlarını çıkarmak konuşmayı daha ilgi çekici ve anlamlı yapar. Konuşmaya renk ve çeşit kazandırır. Böylece, konuşma tekdüzelikten (monotonluktan) kurtulmakta, dinleyicinin ilgisi çekilmektedir.<br />
<strong><br />
f. SES GÜCÜ: </strong>Konuşmacının sesinin, dinleyicilerin tümü tarafından kolaylıkla duyulabilmesidir. Konuşmacı, bu konuya ayrı bir önem vermelidir. İyi düzenlenmiş bir sesle yapılan konuşma, dinleyici üzerinde etkili olmaktadır. Ayrıca, ses gücünün yüksekliği konuşmacının da kendine güven kazan-masını sağlamaktadır.</p>
<p>Etkili Konuşmada Dikkat Edilecek Genel Özellikler</p>
<p>a. Konuşmayı anlamlı hâle getirmek için vurgu ve tonlamaya dikkat edilmelidir.</p>
<p>b. Pandomim (Vücut hareketleri ile konuşma) yapar gibi vücut hareketleri kullanılmalıdır.</p>
<p>c. Konuşma sırasında en rahat duruş alınmalı, vücut ağırlığı her iki ayak üzerine dengelenmelidir.</p>
<p>ç. Konuşma sırasında boyun, bel ve bacaklar dik tutulmalıdır.</p>
<p>d. Konuşma sırasında, belirli bir yere çakılıp kalınmamalı, gereğinden fazla da hareket edilmemelidir.</p>
<p>e. Konuşma sırasında, el ve kol hareketleri, mimikler; önceden plânlanmış olmamalıdır. Konuşmanın genel ortamı içinde kendiliğinden olmalıdır.</p>
<p>f. Dinleyicilerin tümüne ve özellikle gözlerine bakılmalıdır. Dinleyicilerle konuşuyormuş gibi bir bakış tarzı seçilmelidir. Dinleyiciler, gözle çabuk çabuk taranmamalıdır.</p>
<p>g. Konuşmada ilk söylenecek ifadeler, özenle seçilmeli; iyi bir konuşma plânı yapılmalıdır. Konuşmaya ilgi çekici bir ifade ile başlamakta yarar vardır.</p>
<p>ğ. Konuşmacı, bir taraftan sevimli ve güler yüzlü olmalı; diğer taraftan ise komik duruma düşecek davranışlardan uzak kalmalıdır.</p>
<p>h. Konuşmacı, yapacağı konuşmanın anlam ve önemine herkesten önce kendi inanmalıdır. Konuşma, içten yapılmalıdır.</p>
<p>ı. Konuşmacı, fizikî görünüşüne (elbise temizliğine, saç ve sakal tıraşına vb.) çok önem vermelidir.<br />
(Geniş bilgi için bakınız: Suat TAŞER, &#8220;Konuşma Eğitimi&#8221;, Dost Kitap Evi, Verso Matbaacılık, Ankara, 1987, 216 s.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/hitabet-cesitleri-hakkinda-bilgi+hitabet-cesitleri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-hakkinda-bilgi+diksiyon-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-hakkinda-bilgi+diksiyon-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 20:17:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Diksiyon Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1752</guid>
		<description><![CDATA[Sözlü Anlatımın Temel Kuralları a. Konuşma, bir kez işitildiğinden dolayı dinleyicilerin ilgi duymaması durumunda önemini hemen yitirir. Metinleri ise, geriye dönmek ve tekrar okumak mümkündür. b. Konuşmacı, dinleyici grubun ve çevredekilerin dikkatini sağlama gereğini her zaman göz önüne almalıdır. Yazar ise, yazdığı sürece okuyucu kitlesinden uzaktır. Her dinleyici kitlesi, her topluluk; bir sorunun belirlenmesi, açıklanması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span id="more-1752"></span>Sözlü Anlatımın Temel Kuralları</strong><br />
a. Konuşma, bir kez işitildiğinden dolayı dinleyicilerin ilgi duymaması durumunda önemini hemen yitirir. Metinleri ise, geriye dönmek ve tekrar okumak mümkündür.</p>
<p>b. Konuşmacı, dinleyici grubun ve çevredekilerin dikkatini sağlama gereğini her zaman göz önüne almalıdır. Yazar ise, yazdığı sürece okuyucu kitlesinden uzaktır. Her dinleyici kitlesi, her topluluk; bir sorunun belirlenmesi, açıklanması için toplanır. Konuşmacı; dinleyici sayısını, ortalama düzeyini, öğrenim derecesini, özel ilgilerini vb. göz önünde bulundurmalıdır.</p>
<p>c. Konuşma üslûbu, yazı üslûbundan faklıdır; konuşma, o anda anlaşılır olmalıdır. Çünkü dinleyenler, o şeyi anlamak için geri dönemez; o cümle üzerinde uzun uzun düşünemez; cümleyi anlaşılır şekle koymak için çalışamaz. Konuşmacının cümleleri; kısa, anlatımı basit ve yazı dilinden daha açık olması şarttır.</p>
<p>ç. Sözlü anlatımda da, yazı türlerinden hiçbirinde önemi olmayan konuşmacının sesi, dikkate alınması gereken hususlardandır.</p>
<p>d. Konuşmacının anlatımının daha açık ve etkili olabilmesi için beden dili de son derece önemlidir.</p>
<p><strong>DİKSİYON</strong><br />
Ses, insanın kişiliğini yansıtır. Gözlem yeteneği güçlü bir kimse, her hangi biri ile birkaç dakikalık konuşma sırasında, onun hangi özellikte bir insan olduğu hakkında genel yargıya varabilir.</p>
<p>Diksiyonda başarı; kişinin okuduğunu, söylediğini içinde duyabilmesine, içinden geldiği gibi sıcak, içten söyleyebilmesine bağlıdır. Havasına girebilen bir kişi, söylediklerine bir anlam derinliği ve inceliği kazandırır. (S. SARICA &#8211; M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 243)</p>
<p>Bazen bir tek kelimenin telâffuzu bile, o kişinin geçmişi, öğrenim derecesi, zihin faaliyeti ve yeteneği hakkında fikir verebilir. Ses; dalgınlık, kayıtsızlık, korkma, utanma, kibirlilik, kendini beğenme, dikkatsizlik, bünyece zayıflık vb. birçok özellikleri ortaya koyabilir. Aynı zamanda o kimsenin uyanık, yetenekli, dengeli, atak, makul, cesur olduğunu da gösterebilir. Kaba, pürüzlü, sert, haşin, genizsil, çok ince sesler; dinleyenler üzerinde iyi bir etki bırakmaz.</p>
<p>Sesimizin niteliği hakkında bilgi sahibi olabilmek için kimi basit paragrafları yüksek sesle birçok kez okumak yararlıdır. Böylelikle sesimizin başkaları üzerinde bırakabileceği etkileri ve kusurlarımızı öğrendikten sonra, sıkı bir çalışmayla sesin az çok eğitilebilmesi mümkündür.</p>
<p>Bu alanda başarılı olabilmek için aşağıda belirtilen iyi bir konuşma sesinin niteliklerini bilmek gerekir.</p>
<p>* Sesin işitilebilir olması<br />
* Canlılık<br />
* Sesin ayarlanması<br />
* Anlatımda değişiklik<br />
* Temiz ve doğru söyleyiş</p>
<p>&#8220;Hitabette galip gelen, kelimeler değil; kelimelerin nasıl söylendiğidir.&#8221;</p>
<p>Karşılıklı konuşmanın ilk istediği şey açıklık ve bütünlüktür. Sözün ağızdan çıktığı anda anlaşılmasını sağlayacak bir telâffuz yeteneği, topluluk önünde konuşanlar için son derece önemlidir.</p>
<p>Dinleyiciler, hatibin sesinin tonundan ya da kalitesinden ötürü, hatip hakkında yanlış intiba edinirlerse büyük bir ihtimalle kabahat hatibindir. Sert, tiz ya da zayıf bir ses, gevşek bir telâffuz, hatibin mesajından çok şey eksiltir. Sözlü anlatım çalışmalarının ilk kısmında sesin yeterli ve uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir.</p>
<p>Ses doğru çıkaklarında çıkarılmalı ve iyi tınlamalıdır. Bazı sesler, tınısı bakımından kulağa hoş gelir; ama bazıları da ses tonunun iyi ayarlanamamasından ya da çok sert, çok tiz olduklarından kulağı tırmalar. Tınısız ya da donuk bir ses, inandırıcı olamaz ve beklenen etkiyi meydana getiremez. Bunun için çıkarılan ses, iyi ayarlanmış ve ahenkli olmalıdır. Söyleyişte en küçük bir yanlışa bile rastlanmamalıdır; ton değişikliği, duygu ve düşüncelerin bütün özelliklerini en iyi şekilde yansıtmalıdır.</p>
<p>Ses perdesinin düzeyi (esneklik); pes, orta ya da tiz olabilir. Esneklik, ses hacminin değişikliğe bağlı olan ses tonunu ya da perde değişikliğini kap-sar. Ses, yükseltildiği zaman hacimce büyür; alçaltıldığı zaman ise küçülür. Konuşmaların tekdüzelikten kurtulması için, ses hacminin ve perdelerinin karışık olarak kullanılması gerekir.</p>
<p>Sesin esnek olmasının şu anlamları vardır:</p>
<p>Kuvvetli ve yüksek ton: öfke, hoşnutsuzluk<br />
Tatlı ve biraz yükselen ton: sevgi, şefkat<br />
Hafif sesle orta ton : düşünce ve sükûnet<br />
Bir yukarıdakinin daha üstünde ton : ateşlilik ve ciddiyet<br />
Kuvvetli bir sesle alçak ton: duygu ve düşüncede dayanıklılık<br />
Tatlı bir ses ve alçak ton: ağırlık<br />
Fısıltı hâlinde ton: sinsi ve aldatıcı bir durum</p>
<p>Sesin ton değişiklikleri, önemli yerleri vurgulamayı ve tekdüzeliği önlemeyi sağlar. Genel olarak konuşmaya orta bir tonla başlanır, ses yavaş yavaş yükseltilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-hakkinda-bilgi+diksiyon-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon, Sözlü Anlatım Türleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-2-hakkinda-bilgi+diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-2-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-2-hakkinda-bilgi+diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-2-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 20:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mülakat]]></category>
		<category><![CDATA[Münazara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1748</guid>
		<description><![CDATA[Münazara Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunul-masına Münazara denir. Münazarada önemli olan &#8220;savunma&#8221; dır. Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir. Münazara için genellikle üçer ya da dörder kişilik iki grup kurulmalı-dır. Gruplardan birisi işlenecek konuya olumlu, diğeri ise olumsuz yönden savunmalıdır. Yani, bir grup &#8220;tez&#8221;, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span id="more-1748"></span>Münazara</strong><br />
Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin karşılıklı olarak savunul-masına Münazara denir. Münazarada önemli olan &#8220;savunma&#8221; dır. Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Münazara için genellikle üçer ya da dörder kişilik iki grup kurulmalı-dır. Gruplardan birisi işlenecek konuya olumlu, diğeri ise olumsuz yönden savunmalıdır. Yani, bir grup &#8220;tez&#8221;, diğer grup ise &#8220;antitez&#8221; i almalıdır. Ayrıca, münazara yapacak kişileri değerlendirecek bir &#8220;jüri&#8221; seçilmelidir. Jüri, ya başlangıçta ya da münazara yapılacağı gün seçilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olumlu tezin savunulması, olumsuzdan daha kolay olduğu için, konuşmaya, olumlu tezi savunan gruptan biri başlamalıdır. Konuşmacıların savunmalarının gücü kadar, taraflı ve tarafsız dinleyicilerin gösterilerinin de jüri üzerinde etkisi bulunur. Ancak, taraf tutan dinleyicilerin, karşı taraf konuşmacılarının moralini bozacak nitelikte gösteride bulunmaları doğru değildir. (K. GARİPOĞLU, Kompozisyon Bilgileri, s. 31)</p>
<p style="text-align: justify;">Münazaraya katılacak kişilerle, jüri üyeleri münazara tekniği konusunda bilgilendirilmelidir. İki grup da kendi aralarında iş ve konu bölümü yapıp münazara gününe kadar hazırlıklarını tamamlamalıdır. Konuşmacılara, araştırma için en az 2-3 hafta süre verilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gruptaki her kişi savundukları konunun değişik alt konuları hakkında konuşmak zorundadır. Birden fazla kişi, aynı alt konuyu savunamaz. Münazarada yazılı metne bakarak okuma olmaz. Savunulan konu; sözlü ele alınmalıdır. Konuşmacıların, konularını bir kâğıda yazıp okumaları çok yanlıştır.<br />
Münazarada etkili savunmanın önemli olması gibi, belli zaman içinde konuşmak da önemlidir. Bu nedenle konuşmacılara eşit zaman dilimleri verilmelidir. Bu zaman, genellikle 5-15 dakikadır.Ayrıca, münazarayı izleyen grup da çok önemlidir. Konuşmacılar; konularını savunurken izleyicilerin büyük bir sessizlikle konuları dinlemesi gerekmektedir. Konuşmacıların tutarsız bir düşüncesi, yanlış yerde yapılmış bir mimik hareketi izleyicilerde tepkiye neden olmamalıdır. İzleyiciler savunulan düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını onaylayacak davranışlardan uzak durmalıdır. Ancak, böylece jürinin doğru ve tarafsız değerlendirmesi mümkün olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Jürinin, değerlendirmede dikkat edeceği özellikler:<br />
a)Türkçeyi kullanma gücü. (Diksiyon, vurgu, tonlama, kelime hazinesi, cümle kurma vb.)<br />
b) El, kol ve yüz hareketlerini yerinde kullanma.<br />
c) Savunmada inandırıcı olma. (Belgeler, istatistikî bilgiler, resimler, gazete ve dergi haberleri, güncel olaylarla örnekleme vb.)<br />
ç) Konuşmacıların fizikî özellikleri. (Temiz ve düzenli kıyafet, saç, sakal tıraşı vb.)<br />
<strong><br />
Örnek Münazara Konuları</strong><br />
Çok gezen mi çok bilir, çok okuyan mı?<br />
İlk insanlar mı daha mutludur, günümüz insanı mı?<br />
Savaşta bilgi mi üstündür, kılıç mı ?<br />
Toplumun ilerlemesinde kadın mı, erkek mi daha önemlidir?<br />
Başarıda çalışmak mı, şans mı önemlidir?<br />
Kalkınmada köyden mi, kentten mi başlamalı?<br />
İklim; insanın kişiliğini değiştirir mi, değiştirmez mi?<br />
Turizmin gelişmesinde para mı önemli, eğitim mi?<br />
Uygarlığın gelişmesinde sanat mı, bilim mi önemlidir?<br />
Ormanların korunmasında yasalar mı, çevre bilinci mi etkili olur?<br />
Çocuk eğitiminde aile mi, okul mu etkilidir?<br />
Başarıya ulaşmak için zekâ mı, çalışmak mı önemlidir?<br />
Para; her kapıyı açar mı, açmaz mı?<br />
Çocuk eğitiminde anne mi, baba mı daha önemlidir?<br />
Ülkenin kalkınmasında tarım mı, sanayi mi önde tutulmalıdır?<br />
Ailede kadın çalışmalı mı, çalışmamalı mı?<br />
İnsan mı doğaya, doğa mı insana hâkimdir?<br />
İnsana suç işleten kendisi midir, toplum mu?<br />
Ülkeyi kalkındıracak olan para mıdır, eğitim midir?<br />
Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan kamu sektörü müdür, özel sektör mü?<br />
Çocuk eğitiminde çevre mi, aile mi etkilidir?<br />
Atomun bulunması insanlık için yararlı mı, zararlı mı olmuştur?<br />
Bir toplumun gelişmesinde sinema mı, tiyatro mu etkilidir?<br />
Savaşlar yapıcı mıdır, yıkıcı mıdır?<br />
(S. SARICA &#8211; M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 271)</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer münazara konuları için tıklayınız!&#8230;<br />
<strong><br />
Görüşme (Mülâkat)</strong><br />
Herhangi bir sosyal konu ya da sorun üzerinde, uzman kişi ya da kişilerle yapılmış konuşmaları yansıtan yazı türüne denir. Toplumun tamamını ya da bir kısmını ilgilendiren her alanda &#8220;görüşme&#8221; yapılabilir. Bu tür yazılar, genellikle gazete ve dergilerde yayımlanmak için hazırlanmaktadır.<br />
(S. SARI-CA &#8211; M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 278)</p>
<p style="text-align: justify;">Görüşme yaparken ve yazarken dikkat edilecek özellikler şunlardır:</p>
<p style="text-align: justify;">a) Görüşmenin konusu ilgi çekici ve toplumsal açıdan önemli olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">b) Hangi alanda ya da konuda görüşme yapılacaksa, o alanın ya da konunun uzmanları seçilmelidir. Görüşme için, mümkün olduğunca birinci kaynak kişi ya da kişiler tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">c) Görüşmeye katılacak kişi ya da kişilerle ön görüşme yapılmalıdır. Bu ön görüşmede (telefon ya da mektupla da olabilir.), görüşmenin amacı ve özellikleri belirtilmelidir. Özellikle, görüşmeye katılacak kişiye ne zaman, nerede görüşme yapılacağı hakkında bilgi verilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">ç) Görüşmeyi düzenleyen kişi, görüşme başında nazik bir ifadeyle konuya giriş yapmalıdır. Örnek: &#8220;Sizi / sizleri, buraya kadar yorduğum, kıymetli zamanlarınızı aldığım için özür diliyorum. Şimdiden vereceğiniz bilgiler için size / sizlere çok teşekkür ederim.&#8221; gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">d) Görüşmeyi düzenleyen kişi, görüşmenin sonunda da yine nazik ve kibar bir ifade kullanmalıdır. Örnek: &#8220;Verdiğiniz önemli bilgiler için size / sizlere çok teşekkür ederim.&#8221; gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">e) Görüşmeyi düzenleyen kişi, soracağı soruları önceden plânlamalıdır. Konunun ya da olayın bütün boyutlarını yansıtacak şekilde sorularını özenle seçmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">f) Görüşmeye katılan kişi ya da kişilerin duygu ve düşünceleri olduğu gibi yazıya geçirilmelidir. Bu nedenle, görüşme teyp ya da video kasetine alınmalı; daha sonra kasetteki ifadeler yazıya çevrilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-2-hakkinda-bilgi+diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-2-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon, Söyleyiş, Fonetik</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-soyleyis-fonetik-hakkinda-bilgi+diksiyon-soyleyis-fonetik-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-soyleyis-fonetik-hakkinda-bilgi+diksiyon-soyleyis-fonetik-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 20:08:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fonetik]]></category>
		<category><![CDATA[Fonetik Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel ve Etkili Konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşmada Sesin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleyiş]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleyiş Örnekleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1744</guid>
		<description><![CDATA[Güzel ve etkili konuşmada diksiyon (söyleniş-telaffuz-pronounciation) yani seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerinçıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda, ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetiğe dayanır.Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrıntılı durmayacağız. Türkiyede seslerin çıkarılmasında yörelere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span id="more-1744"></span>Güzel ve etkili konuşmada diksiyon (söyleniş-telaffuz-pronounciation) yani seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerinçıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda, ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır. Bu yönüyle diksiyon önemli ölçüde fonetiğe dayanır.Ancak biz bu bölümde konunun fonetik yönü üzerinde ayrıntılı durmayacağız.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiyede seslerin çıkarılmasında yörelere göre farklılık vardır. Ancak güzel seslendirmede daha çok İstanbul ağzı esas alınır. Seslerin gerektiği gibi çıkarılabilmesi için ses aletlerinin- gırtlaktan başlayarak dil, dudaklar, çene ve buruna kadar tüm ses aletlerinin eğitilmesi gerekir. Bu çerçevede aşağıda çeşitli alıştırmalar yer alacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Alıştırmaları yaparken ses çıkışlarını netleştireceğiz. İyi boğumlanma yani heceleri netleştirerek seslendirebilmek için dudak tembelliğini ortadan kaldırmamız gerekir. Sesleri ses organlarını abartılı kullanarak çıkaralım. Aşağıdaki doküman dört bölümden oluşmuştur: Birinci bölüm ses organlarının eğitimine ilişkin alıştırmalar; ikinci bölüm, sesli harflerin çıkarılışı; üçüncü bölüm sessiz harflerin çıkarılışı ve kullanımını anlatmaktadır. Dördüncü bölüm ise sesli ve sessiz harflerin cümle içinde karışık şekilde kullanımına ilişkin alıştırmalardan oluşmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu alıştırmalarda verilen örnek cümle veya hecelerin bıkmadan ısrarla tekrar tekrar seslendirilmesi gerekir. Bu çalışma sürdürüldükçe seslerin ağızdan akarcasına çıkmaya başladığını, başlangıçtaki zorlanma veya tutukluğunortadan kalktığını göreceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Diksiyon sesin güzel çıkmasını ve sözlerin doğru seslendirilmesini amaçlayan sanatın adıdır. Diksiyon bu yönüyle ses ve söz üzerinde odaklanmıştır. Sözün içeriğinin kodlanması yani etkili iletişim diksiyon sanatının dışında kalan bir konudur. Ancak konu üzerinde oluşturulan eserlerde bir karmaşanın mevcut olduğunu da itiraf edelim.</p>
<p>Bu öğeler söyleniş-fonetik, boğumlanma, vurgu, durak ve ulamadan oluşmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Fonetik seslerin doğru çıkarılmasıyla ilgilenen bir alandır. Boğumlanma, seslerin birbiri ardına tam ve tok şekilde kaybolmadan çıkarılması alanıyla ilgilenir. Vurgu, söylemedeki monotonluğun kırılmasını sağlayan, her dilde kendine özgü gelişen bir telaffuz konusudur. Yazı noktalaması ve duraklarıyla konuşma noktalaması veya durakları birbirinden farklı olabilmektedir. Durak bölümü, bu sorunun çözümünü amaçlamaktadır. Ulama çalışmalarına gelince,bu çalışmalar kelimeler arasında uyumlu geçişler sağlamayı amaçlamakta ve dilin doğal kurallarından yararlanmaktadır.<br />
<strong><br />
SÖYLEYİŞ-FONETİK</strong><br />
Söyleniş bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayrı ayrı inceleyeceğiz. Türkçede 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardır. Sesli harfleri ünlü, sessiz harfleri<br />
de ünsüz kelimesiyle tanımlayacağız. Türkçemizdeki ünlüler a, e, ,ı, i, o,<br />
ö, u, ü den oluşur.</p>
<p>Ünsüzler ise b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z den oluşur.</p>
<p>Söyleniş bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetiğini öğreneceğiz. Aşağıda konular hem anlatılmış hem de gerekli alıştırmalar birlikte verilmiştir.</p>
<p>DİKSİYON (2)<br />
<strong><br />
ALIŞTIRMA: FONETİK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ünlüler<br />
A<br />
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (a) vardır. Bunlardan biri (kalın a) diğeri de (ince a) dır. Her iki (a) bazen uzun, bazen kısa okunabilir. Bu iki (a) yı söylerken birbirinden ayırt etmek için (ince a) nın üzerine şu ( ^ ) işareti koyarak gösterelim.</p>
<p>Kalın A<br />
Şu şekilde söylenir: Dil doğal duruşunu değiştirerek ortaya doğru biraz<br />
yükselir, dudaklar hareketsiz, yanaklar gevşek ve çeneler açık. aaa aaaa aaaa<br />
Elâlem ala dana aldı ala danalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.<br />
Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini. Ağlarsa anam ağlar, kalanı yalan ağlar.<br />
İnce A<br />
(Kalın a) ya oranla daha ileriden söylenen bir ünlüdür. Dilimize geçen yabancı<br />
kelimelerden gelmiştir. Bu kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur.<br />
Örnek: lâla, lâstik, hâl. hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lâle, lânet,<br />
lâzım, kâzım, kâtip gibi.<br />
Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide şefkâte verdi.<br />
Uzun A<br />
Bunu da (â) şeklinde gösterelim :<br />
Önek: Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, seyahât, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik<br />
târih, mâvi, hâttâ, hârf, dikkât, şefkât, kabahât, sıhhât, nâmus, nâne, nâsihat,<br />
E<br />
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (e) vardır. Bunlardan biri (açık<br />
e) diğeri de (kapalı e) dir. Bu iki (e) yi söylerken birbirinden ayırt etmek için (kapalı e) nin üzerine şu (´) işareti koyarak (açık e) den ayıralım. eee eeee eeee<br />
Açık E<br />
(Açık e) şu şekilde söylenir: Çeneler (a) ünlüsünde olduğu gibi, dil ileri doğru<br />
yükselir. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Eş, sen, sene-<br />
Edebi edepsizden öğren: Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver: Evlinin bir evi, evsizin bin evi var.<br />
- Bir elin nesi var, iki elin sesi var.<br />
- Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede.<br />
Kapalı E<br />
(Kapalı e) şu şekilde söylenir: dudak kenarları kulaklara doğru biraz yaklaşıp çeneler hafifçe sıkılır.<br />
Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi.<br />
I<br />
Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın arka kısmındadır. Dudakların köşesi<br />
kulaklara doğru açılır. Dil damağın arkasına doğru toplanarak dar bir geçitten<br />
havayı bırakır. Dilimizde (ı) ünlüsü kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Isı, ıslık, ılıcalı ıııı ııı ııııı<br />
- Ihlamuru ısıt: Tıkır tıkır: Mırıl mırıl: Şıkır şıkır. Yığın yığın, kıpır kıpır, gıcır gıcır, ıslak ıslak, pırıl pırıl, fırıl fırıl, zırıl zırıl.<br />
İ<br />
Şu şekilde söylenir: Çıkış noktası damağın ön kısmındadır. Dudakların köşesi kulaklara doğru açılır, dil damağın iki yanına dayanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Kelime başında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: İz, dil, izci iii iiiii iiiii<br />
İki dinle bir söyle- iki el bir baş içindir.<br />
Dilimizde süresi uzun olan (i) lere rastlanır:<br />
İcat, biçare, bitap, bitaraf, veli, fenni, fiziki, cani, hayati, nihai, fuzuli, deruni<br />
O<br />
Konuşma dilimizde kalın ve ince olmak üzere iki ayrı O vardır.<br />
Kalın O<br />
Çeneler açık, dudaklar birbirine yakındır ve ağız içi yuvarlaktır. Kelime başlarında sık rastlanır. Örnek: Ot, ova, ocak, olmak, ordu, oda, orman, ortak, bando, banyo, biblo, bono, fiyasko, tango, solo, fono, foto, radyo, stüdyo, şato, tempo, vazo, Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. oooo oooo ooo<br />
İnce O<br />
Biraz daha ileriden daha az yuvarlak yapılarak söylenir.<br />
Lobutları loş locasında notalıyan normâl lort losyoncusunun lokantasında<br />
nohutları lokumlarla karıştırdı.<br />
Ö<br />
Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. dudakların alt ve üst köşeleri<br />
birbirine yaklaşıp ağız küçük bir yuvarlak gibi olur. (ö) ünlüsü çoğunlukla<br />
kelime başında bulunur. ööö ööö öööö<br />
Örnek: öbek, öc, ödenek, ödünç, ödeşmek, ödev, öfke, öğrenmek, öğrenim, öğretim, öğünmek, öğüt, ökçe, öksürük, örs<br />
- Ölenle ölünmez. &#8211; Ölüm kalım bizim için. &#8211; Önce düşün. sonra söyle. &#8211; Öfkeyle kalkan zararla oturur.<br />
U<br />
Konuşma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (u) vardır. Bunlardan biri (kalın u) diğeri de (ince u) dur.<br />
Kalın U<br />
Çeneler açık, dudaklar birbirine iyice yaklaşık ve ağız tam bir küçük yuvarlak<br />
olur. Örnek: Uç, ucuz, uçak, uçurum, uykucu, ulu uuu uuu uuu<br />
Unkapanı uğradığı uğursuzluktan upuzun uzandı.<br />
İnce U<br />
(Kalın u) ya oranla daha ileriden söylenir. Ünlüsü çoğunlukla yazıda (ü) ünlüsü ile gösterilir. Örnek: Rûya, rûzgâr, hûlya, gûya, lûzûm, lûtfen, lûgat, nûr, nûmara, Nûri, Gûya Hûlya rûyasında Lûtfi´ye nûmaralı nûtuk söyliyerek lûtfetmiş.<br />
Ü<br />
Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde olduğu gibidir. Dudakların alt ve üst köşeleri<br />
birbirine iyice yaklaşır ve büzülür. (ü) ünlüsüne dilimizde kelime başında, ortasında ve sonunda sık rastlanır. Örnek: Üç, üçgen, üçlü, üçüz, üflemek, ülker, ülkü, ün, ünlem, ünlü, üreme, ürkek ,ürpermek, üzüm, üstün, üşenmek, ütü<br />
üüü üüü<br />
- Üzüm üzüme baka baka kararır. -Ülker üzüntüden üzüm üzüm üzüldü. -Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-soyleyis-fonetik-hakkinda-bilgi+diksiyon-soyleyis-fonetik-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon, Sözlü Anlatım Türleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 19:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Oturum]]></category>
		<category><![CDATA[Forum]]></category>
		<category><![CDATA[Konferans]]></category>
		<category><![CDATA[Panel]]></category>
		<category><![CDATA[Seminer]]></category>
		<category><![CDATA[Sempozyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1741</guid>
		<description><![CDATA[BİLİMSEL TOPLANTILAR KONFERANS Hazırlıklı ve plânlı konuşma türlerindendir. Herhangi bir bilimsel alanda, topluluk karşısında yapılan konuşmalara Konferans denir. Konferansı verecek kişi, kelimelerin telaffuzuna, (diksiyona) ve dil bilgisi kurallarına dikkat etmelidir. Verilmek istenen düşünceler; açık, anlaşılır ve orijinal olmalıdır. Konferans verilirken konuşmacı, yazdıklarını kâğıttan okumamalıdır. Sanki, söyleşi yapıyormuş gibi konuşmalıdır. Arada sırada, yeri geldiğinde kâğıda bakmalıdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span id="more-1741"></span>BİLİMSEL TOPLANTILAR</strong></p>
<p><strong>KONFERANS</strong><br />
Hazırlıklı ve plânlı konuşma türlerindendir. Herhangi bir bilimsel alanda, topluluk karşısında yapılan konuşmalara Konferans denir. Konferansı verecek kişi, kelimelerin telaffuzuna, (diksiyona) ve dil bilgisi kurallarına dikkat etmelidir. Verilmek istenen düşünceler; açık, anlaşılır ve orijinal olmalıdır.</p>
<p>Konferans verilirken konuşmacı, yazdıklarını kâğıttan okumamalıdır. Sanki, söyleşi yapıyormuş gibi konuşmalıdır. Arada sırada, yeri geldiğinde kâğıda bakmalıdır. Konuşmacı, gözlerini dinleyicilerin üzerine çevirmeli, böylece onların kendisini ilgiyle izlemelerini sağlamalıdır. Ayrıca, konuşmacı; temiz giyinmeli, ciddî olmalı, kibar davranmalı, güzel konuşmalıdır. Ses tonunu yerine göre ayarlamalı, vurguyu iyi yapmalıdır. Konferans verilmeden önce, bir başkası konferansçıyı bütün özellikleriyle dinleyicilere tanıtmalıdır.</p>
<p>Konuşmacı; dinleyicileri sıkıcı ve bıktırıcı söz ve tavırlardan uzak durmalıdır. Ayrıca, el, yüz ve vücut hareketlerini konunun anlamına uygun olarak yerinde ve uyumlu yapmak zorundadır. Hatiplik yeteneği olmayan konuşmacıların, vereceği konferansın etkisiz ve başarısız olacağı da unutulmamalıdır.</p>
<p>Konferansta dikkat edilecek bir diğer özellik de zamana uymaktır. Bir saati aşan konferansların dinleyici üzerinde etkisinin azaldığı bir gerçektir. Konferansçı, bu gerçeğe dikkat etmeli, bir saatten az bir sürede konferansını bitirmelidir. Ayrıca, konferansçı; yersiz, taşkın el ve kol hareketlerinin konuşmanın değerini düşürdüğünü unutmamalıdır.</p>
<p>Konferans hazırlanırken öncelikle yapılması gereken iş, konferansın sunulacağı konuda geniş bir kaynak taramasına girişmek olacaktır. İncelenecek konuda ansiklopedilerden başlayarak değişik yazı ve incelemeler gözden geçirilmeli, böylelikle sağlam ve derli toplu bir malzeme hazırlanmalıdır. Bu malzemeye konferansçı kendi görüş ve düşüncelerini de katarak öncelikle konferansın plânını düzenlemelidir.</p>
<p>Bilimsel toplantılarda söylenen ve akademik hitabet türüne giren söylevler (nutuklar) de konferans sayılır.</p>
<p>Konferans plânı şöyle düzenlenebilir:<br />
(a) Hitap cümlesi.<br />
(b) Konunun sunuluşu.<br />
(c) Konferansın amacı.<br />
(ç) Konunun açılması ve anlatılması.<br />
(d) Sonuç.<br />
(e) Sorular ve cevaplar.</p>
<p>Konuşmaya, konferansı düzenleyenlere ve dinleyicilere saygı bildiren ve iltifat edici sözlerle başlanmalıdır. Sonra konunun çerçevesi çizilmeli ve ortaya konmalıdır. Bundan sonra konuşmacı, amacına göre konusunu açmalı, o konudaki çeşitli görüşleri kırıcı ve tahkir edici olmayan ifadelerle belirtmelidir.</p>
<p>Konuşmacı, bayağı ve argo sözler kullanmaktan kaçınmalıdır. Zaman zaman canlı örnekler ve fıkralarla, konuşma tarzının değiştirilmesiyle, ses tonuna verilecek iniş ve çıkışlarla dinleyicilerin dikkatini ve ilgisini uyanık tutmaya çalışmalıdır.</p>
<p>Konferansta bir konunun bütün yönlerinin ve ayrıntılarının verilme-sinin mümkün olmadığı unutulmamalıdır. Konuyu fazla dağıtmak, dinleyicinin konuşmayı takip edememesine neden olur. Çok fazla ayrıntı, herkesi aynı ölçüde ilgilendirmeyeceği için dinleyiciyi sıkar.</p>
<p>Konferans, anlatılanların kısaca özetlenmesi, maksadın verilmesi ve dinleyicilere saygı ve iltifat eden sözlerle bitirilmelidir. Sorulacak sorular da kısaca ve soranı incitmeden cevaplanmalıdır.</p>
<p><strong>KOLOKYUM (Konuşu)</strong><br />
Belirli bir konuyu aydınlatmak amacıyla, bilim adamı ve araştırıcıların bir araya geldikleri ve konunun bir bilim adamı ya da ekip tarafından sunulduğu ve tartışıldığı toplantıdır.<br />
<strong><br />
KURS</strong><br />
Belirli bir konuyu, bu konuda yetişeceklere öğretmek amacıyla yapılan etkinliklerdir.<br />
<strong><br />
PANEL</strong><br />
Bir konuşmacı grubunun dinleyiciler önünde, genellikle bilimsel, sosyal ya da siyasî bir konuyu tartışmak amacıyla yaptıkları toplu görüşmelerdir.</p>
<p>Panelde bir başkan bulunur. Başkan, konuşmacıların ortasında yer alır. Konuşmacılar, bir masanın çevresinde toplanırlar. Panelde en az üç, en çok altı konuşmacı bulunur. Genellikle, küçük salonda ve az bir dinleyici önünde yapılan panellerde mikrofon bulunmaz. Ama, geniş bir topluluk önünde panel yapılacaksa konuşmacılar, mikrofon kullanmak zorundadır.</p>
<p>Panel tartışması sonunda dinleyiciler, konuşmacılara konuyla ilgili çeşitli sorular sorabilirler.</p>
<p><strong>SEMİNER</strong><br />
Belirli bir bilim dalındaki gelişmeleri, belli bir bilgi düzeyine sahip kimselere tanıtmak amacıyla düzenlenen ve konunun değişik bölümleri, bu bilim dalında otoritesi ve yeteneği kabul edilen kişiler tarafından açıklanan toplantılardır.</p>
<p>Yüksek öğretim kurumlarında lisans / lisansüstü öğrenci ve öğreticilerin katılımıyla yapılan seminerler, bu tanıtımın dışındadır. Bunlar yüksek öğretim kurumlarında, öğretim üyesinin yönetimi altında, öğrencilerin yaptıkları araştırmalarla ilgili rapor hazırlama, tartışma biçiminde yürütülen toplantılardır.<br />
<strong><br />
SEMPOZYUM</strong><br />
Belli bir konuyu aydınlatmak amacıyla, bilim adamı ve araştırmacıların bir araya geldikleri ve konuşmacıların konunun belirli bölümlerini sundukları, tartışmalı toplantılardır. Bir başka deyişle; ortaya konan konu hakkında aynı oturumda, çeşitli kişilerin yaptıkları açıklamalı konuşma türüdür.</p>
<p>Bildiri sahiplerine ayrılan zaman oldukça kısadır. On dakikalık bir sürede 1500-2000 kelime kullanma şansı vardır. Buna göre, hazırlanacak bildiri, dört sayfayı geçmemelidir. Cümleler, kolay anlaşılır biçimde düzenlenmelidir. Metni yazmadan önce ana başlıklar vurgulanmalıdır. Sunulabilecek yansı sayısı da 5-6 civarında olmalıdır. Ayrıca, bildiri metni, yayımlanmaya uygun biçimde hazırlanmalıdır.</p>
<p>Sempozyumda her konuşma, ayrı bir hazırlıktır, fakat birbirini tamamlayıcı söyleşi ve içtenlik havası vardır. Konuşmalardan sonra konuşmacılar, birbirlerine konu ile ilgili sorular sorabilirler. Böylece sempozyumdan &#8220;panel&#8221; e geçilir. Daha sonra da tartışmalara seyirciler de katılırsa panelden &#8220;forum&#8221; a geçilmiş olur.</p>
<p>Bildiri metni, şu bölümlerden oluşmalıdır :<br />
(a) Giriş: Araştırılan sorunun tanıtılması ve neden bu konunun ele alındığı, çalışmanın diğer çalışmalar arasındaki yeri. (yarım sayfa)</p>
<p>(b) Deney: Malzeme ve yöntemin tanıtımı. (bir sayfa)</p>
<p>(c) Bulgular: Bildirinin en önemli bölümüdür. Dinleyiciler tarafından beklenen yeni bilgi, belge ve önerilerin açıklanması ve tartışılması.</p>
<p>Bildiri, konferans ile büyük ölçüde bir benzerlik gösterir. Bildiri, öncelikle bilimsel bir yazı türüdür. Oysa konferansta, bilimsellik yanında popüler bir hava söz konusudur.</p>
<p>Bildiride her şeyden önce aranan özellik, bilimsel bir yenilik getirmiş olması ve orijinal bir konuyu ele almış bulunmasıdır. Bunun yanında bildiri, bilinen bir konuya yenilik getirme, değişik görüş ve düşüncelerle yeni tezler ortaya koyma, bu tezleri bilimsel delillerle doğrulama ya da bir önceki tezi çürütme gibi özellikleri de bünyesinde taşır.</p>
<p>Bu değerlendirmeye göre, bildiriyi kısaca bilimsel bir konuda yenilik getirmek, orijinal bir buluş ortaya koymak amacıyla kaleme alınmış bir yazı türü olarak tanımlamak yerinde olacaktır.</p>
<p>Bildiri de konferans gibi bir dinleyici topluluğu önünde okunur. Ancak bildirinin sunulduğu topluluk, o konuda az çok uzmanlaşmış kişilerden oluşur.</p>
<p>Ayrıca, bildiride de konferans gibi konuşma ve hitap etme becerisi gözetmek gerekir. Konferansta zaman zaman hazırlanan metinden uzaklaşma söz konusu olabilirken bildiride metne bağlı kalma esastır.</p>
<p>Konferansta sözünü ettiğimiz konuşmanın bitiminde yer alan soru ve cevap bölümü, bildiride konu çerçevesinde tartışma olarak ayrı bir özellik gösterir.<br />
Bildiriler, genellikle yayımlanan bir yazı türüdür. Bazen yabancı dillerde de yayımlanabilir.</p>
<p>Bildiriler hazırlanırken kullanılan dil, uzmanlık dalının gerektirdiği terimler ve ifade yapısı ile de konferanstan büyük ölçüde farklılık gösterir.</p>
<p>Son olarak, bildiride varılan sonuçlar ve ana noktalar özetlenerek ana düşünce bir kez daha vurgulanmalıdır.</p>
<p>Üzerinde çalışılan metin; aralıklarla gözden geçirilmeli ve gerekli düzeltmeler yapılmalı, konuya hakimiyet sağlanmalıdır. Metnin, kartlara aktarılması daha yararlıdır.<br />
<strong><br />
AÇIK OTURUM</strong><br />
Konusunda uzman kişilerin bir masa çevresinde toplanarak tartışmasına Açık Oturum denir.</p>
<p>Açık oturumda tartışılacak konu, toplumun tümünü ya da bir bölümünü ilgilendirmelidir.</p>
<p>Açık oturum; bir salonda izleyici önünde ya da televizyon ve radyoda dinleyici önünde yapılmaktadır. Açık oturumda izleyicilerin sorularını almak ve cevaplamak da mümkündür. Bu takdirde açık oturum, &#8220;forum&#8221; a dönüşmektedir. Televizyon ve radyodan tartışmayı izleyen kişiler, açık oturuma telefon sorularıyla katılabilir.</p>
<p>Açık oturum bir &#8220;başkan&#8221; tarafından yönetilir. Konunun ortaya atılması, giriş konuşmasının yapılması, soruların düzenli olarak sorulması vb. durumlar başkanın idaresinde yapılır. Bu nedenle, başkan, açık oturumdan önce plân yapmak zorundadır. Ayrıca, başkan; tartışma sırasında meydana gelebilecek tatsız ve çirkin saldırıları da önlemelidir. Oturum sonunda ise, ortaya çıkan karşıt ya da aynı düşünceleri özetleyerek oturumun genel değerlendirmesini yapmalıdır. Bu nedenle başkan, açık oturumun temel ögesidir.</p>
<p>Açık oturumda bir yarışma havası yoktur. Başkan, konuyu belirtir, konuşmacıları tanıtır. Ele alınan konu ile ilgili bilgileri verir. Sonra konuşmacılara ara ile sorular yöneltir. Konuşmacılar da görüşlerini belirtirler. Gerekli bilgileri verirler. Bu arada diğer konuşmacılar da konuşmakta olanın sözlerini özenle dinleyip, gerekli notu alırlar. Gerekirse, konuşmacının bazı görüşlerine katılmadıklarını nedenleri ile birlikte belirtirler.</p>
<p>Oturuma katılacak kişilerin konularında iyi hazırlanmış olmaları açık oturumun kalitesini artırır. Ayrıca, konuşmacıların diğer konuşmacılar ve izleyiciler karşısında saygılı olmaları da çok önemlidir.<br />
<strong><br />
FORUM</strong><br />
Bir başkanın yönetiminde, toplumu ilgilendiren bir konuda, farklı gruplardan oluşan dinleyicilerin söz sırası alarak konuşma kuralları içerisinde yaptıkları tartışmalara forum denir.</p>
<p>Forum, panelin devamında yapılacaksa başkan, panelin süresini bir saat, forumun süresini de yarım saat olarak sınırlayabilir. Bu durumda panelden sonra forum yapılacağı konuşmalara başlanmadan duyurulmalıdır.</p>
<p>Forum, toplu tartışmaların başlı başına bir çeşidi sayılmamakla birlikte, dinleyicilerin konu üzerinde daha aktif ve farklı bakış açılarıyla düşünmelerini sağlar. Foruma davet edilen uzmanların görüşlerine de müracaat edilerek ortaya çıkabilecek yanlış anlayışların önüne geçilir.</p>
<p>Esasen forumdan amaç belli kararlara varmak değil, konuyu değişik anlayışlarla, farklı boyutlarıyla ortaya koymaktır.</p>
<p>Forumda söz alan dinleyiciler, konuyla ilgisi olmayan özel sorunlarına değinmemelidir. Sorular kısa, açık ve net olmalı, tartışma saygı kuralları içerisinde, kırıcılıktan uzak, samimî bir hava içerisinde yapılmalı, tartışmadan beklenen amaca yardımcı olunmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-sozlu-anlatim-turleri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon Bozukluklarının Nedenleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-bozukluklarinin-nedenleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-bozukluklarinin-nedenleri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-bozukluklarinin-nedenleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-bozukluklarinin-nedenleri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 19:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Sorunlarının Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Telafuz Sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1738</guid>
		<description><![CDATA[a. Telâffuz (söyleyiş/boğumlanma) Bozuklukları Seslerin uygun çıkaklarına göre söylenmemesiyle oluşur. Konuşma dilinin sesleri, İstanbul ağzının seslerinden oluşmalı; yöresel (mahallî) sesler çıkartılmamalıdır. Örneğin: Üç tip &#8220;k&#8221; sesinden söz edilebilir. Bunlardan ön damakta oluşan &#8220;k&#8221; (teK) ve art damakta oluşan &#8220;q&#8221; (taQ) seslerinden başka Anadolu ağızlarında gırtlağa yakın bir yerde boğumlanan bir &#8220;q&#8217;&#8221; sesi de vardır. Yazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span id="more-1738"></span>a. Telâffuz (söyleyiş/boğumlanma) Bozuklukları</strong><br />
Seslerin uygun çıkaklarına göre söylenmemesiyle oluşur. Konuşma dilinin sesleri, İstanbul ağzının seslerinden oluşmalı; yöresel (mahallî) sesler çıkartılmamalıdır.</p>
<p>Örneğin: Üç tip &#8220;k&#8221; sesinden söz edilebilir. Bunlardan ön damakta oluşan &#8220;k&#8221; (teK) ve art damakta oluşan &#8220;q&#8221; (taQ) seslerinden başka Anadolu ağızlarında gırtlağa yakın bir yerde boğumlanan bir &#8220;q&#8217;&#8221; sesi de vardır.</p>
<p>Yazı dilinde (Standart Türkçe) yalnız ilk iki &#8220;k&#8221; sesi vardır. Doğal olarak bu seslerin yanlış yerlerde kullanılması bir diksiyon bozukluğudur.<br />
<strong><br />
b. Vurgu Yanlışları</strong><br />
Vurgunun yanlış yere kaymasıyla ortaya çıkar. Vurgu, söze değer katar; dinleyicinin dikkatini çekerek anlamın kavranmasını kolaylaştırır; sesi, söyleyişi, sözdeki ezgiyi canlandırır. Vurgusuz bir konuşmada anlam yeterince belirmez ya da gereken etki sağlanamaz.</p>
<p>Vurgu yanlışlığı, anlamı değiştirebilir. Dilin en karmaşık ve keşfedilemeyen gizemlerinden biri olan vurgu konusunda var olan kurallar, şu ana kadar bütünüyle ortaya konulamamıştır.</p>
<p><strong>c. Yanlış Tonlama</strong><br />
Ses titreşimlerinin yükselip alçalması anlamına gelen tonun, cümle akışında uygun biçimde kullanılmamasıdır.</p>
<p>Tonlama, konuşma dilinde vardır, yazı dilinde yoktur. Çünkü tonlama, sese dayanan bir söyleyiş kuralıdır. Konuşmanın anlamını belirginleştirmek, duygulara açıklık kazandırmak için kelimeler, daha çok da ilk heceler; ezgili, canlı söylenir. Bu tür söylenişe Ton denir. (S. SARICA &#8211; M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 242 / 243)</p>
<p>Tonlama, özellikle şu cümlelerde kendini daha çok belirginleştirir:</p>
<p>(1) Emir cümlelerinde<br />
&#8220;Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;<br />
Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır&#8221; (Tevfik Fikret&#8217;ten)<br />
(2) Soru cümlelerinde<br />
&#8220;Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım?&#8221;<br />
&#8220;Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ&#8221; (Mehmet Âkif ERSOY&#8217;dan)<br />
(3) Ünlem cümlelerinde<br />
&#8220;Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz&#8217;dir, ileri!&#8221;<br />
&#8220;Ne mutlu Türküm diyene!..&#8221; (Kemal ATATÜRK&#8217;ten)</p>
<p>Beş çeşit tonlama yapılabilir:<br />
(1) Düz<br />
(2) Yükselen<br />
(3) Alçalan<br />
(4) Yükselip alçalarak dalgalanan<br />
(5) Alçalıp yükselerek dalgalanan</p>
<p>&#8220;En iyi, denizde yüzme öğrenilir.&#8221;,<br />
&#8220;Sağlam, lâstik tamiri yapılır.&#8221;</p>
<p>Yukarıdaki cümlelerde ortaya çıkabilecek &#8220;en iyi deniz&#8221;, &#8220;sağlam lâstik tamiri&#8221; gibi bir algılamayı, ancak doğru yapılmış bir tonlama önleyebilir.</p>
<p><strong>ç. Ulama Yanlışları</strong><br />
Söz içindeki heceler arasında belli belirsiz duraklar vardır. Sesler, heceler hâlinde çıkarılmasına karşılık bu duraklar konuşma esnasında hissedilmez. Türkçede temel kural, ünsüzle biten hecelerden sonra ünlü ile başlayan bir hecenin gelmesi durumunda, hecenin sonundaki ünsüzün sonraki heceye ulanmasıdır:<br />
Örnekler:<br />
dü-şün- &gt; dü-şü-ne-rek<br />
ça-lış-kan &gt; ça-lış-ka-nın<br />
Doğal olarak, yazıda ayrı kelimeler hâlinde görülen cümleler de, söyleyişte farklı biçimlerle ortaya çıkar.</p>
<p>&#8220;İşinden eve dönen Ali yemekten önce duş aldı.&#8221; cümlesinin söylenişi<br />
&#8220;İşinde/ neve/ döne / nAli/ yemekte/ nönce du/ şaldı.&#8221; şeklindedir.</p>
<p>Bir cümle içinde söylenen kelimeler arasındaki duraklar ve ulamalar ancak o dilin konuşurları tarafından hissedilebilir. Birkaç kelimenin birleşerek tek bir kelime hâline gelmiş gibi işitilmesi ulamanın sonucudur.<br />
Açık ve net konuşabilmek endişesiyle her sözden sonra duraklanması, ulama yapılmaması kesik kesik bir konuşmaya yol açmaktadır. Bu da dilin doğal yapısına aykırıdır ve dolayısıyla bir diksiyon bozukluğudur. Nitekim, böyle bir konuşma, dinleyenlerde olumsuz ve rahatsız edici bir tepki yaratır.<br />
<strong><br />
d. Tekdüzelik</strong><br />
Sesin cümledeki anlama göre perdelenmemesi, iniş çıkışlar göster-memesidir.<br />
<strong><br />
e. Yersiz Durgu ve Duraklar</strong><br />
Vurgunun, anlamın, tonlamanın gerektirmediği yerlerde yapılan duraklamalardır.</p>
<p><strong>f. Sesleri ve Heceleri Yutma</strong><br />
Türkçede yazılan bütün harfler, kendi ses değerleriyle seslendirilmelidir. Bu seslerden bazılarını yutmak, söylememek bir diksiyon hatasıdır. Standart Türkçe&#8217;de (İstanbul ağzında) kalıplaşmış kimi kelimeler dışında genellikle acelecilikten kaynaklanan seslerin ya da hecelerin söylenmemesi yanlıştır.</p>
<p><strong>Örnekler:</strong><br />
&#8220;dağa&#8221; yerine &#8220;daa&#8221;<br />
&#8220;yağı&#8221; yerine &#8220;yayı&#8221;<br />
&#8220;daha&#8221; yerine &#8220;daa&#8221;<br />
&#8220;geliyor&#8221; yerine &#8220;geliyo</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-bozukluklarinin-nedenleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-bozukluklarinin-nedenleri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon, Konuşma Çeşitleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-konusma-cesitleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-konusma-cesitleri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-konusma-cesitleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-konusma-cesitleri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 19:39:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Çeşitleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1734</guid>
		<description><![CDATA[a. Karşılıklı Konuşmalar: * Günlük konuşma. * Sohbet. * Tanışma ve tanıştırma konuşması. * Bir soruya karşılık verirken yapılan konuşma. * Kutlama konuşması. * Özür dileme konuşması. * Yol sorarken yapılan konuşma. * Telefonla konuşma. * Büyüklerle, görevlilerle konuşma vb. b. Topluluk Karşısında Konuşma: * Toplu konuşma. * Hikâye, masal anlatma. * Anı, olay anlatma. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;"><span id="more-1734"></span>a. Karşılıklı Konuşmalar:<br />
</span></strong><span style="color: black;">* Günlük konuşma.<br />
* Sohbet.<br />
* Tanışma ve tanıştırma konuşması.<br />
* Bir soruya karşılık verirken yapılan konuşma.<br />
* Kutlama konuşması.<br />
* Özür dileme konuşması.<br />
* Yol sorarken yapılan konuşma.<br />
* Telefonla konuşma.<br />
* Büyüklerle, görevlilerle konuşma vb.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">b. Topluluk Karşısında Konuşma:<br />
</span></strong><span style="color: black;">* Toplu konuşma.<br />
* Hikâye, masal anlatma.<br />
* Anı, olay anlatma.<br />
* Duyuru yapma.<br />
* Bir topluluğa birini tanıtma konuşması.<br />
* Bir iş yerinin açılış konuşması.<br />
* Temel atma konuşması.<br />
* Bir aleti tanıtma konuşması.<br />
* İş teklifi konuşması.<br />
* Bir grubun, derneğin, kurumun sözcülüğü konuşması.<br />
* Kitap, sanat ya da mimarî eseri tanıtma konuşması.<br />
* Konferans konuşması vb.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">c. Toplantı Konuşması:<br />
</span></strong><span style="color: black;">* Açık oturumda yapılan konuşma.<br />
* Panelde yapılan konuşma.<br />
* Kitle tartışmasında (forum) yapılan konuşma.<br />
* Sempozyumda yapılan konuşma vb. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">HAZIRLIKSIZ KONUŞMA<br />
</span></strong><span style="color: black;">Söylenecek sözlerin plânını yapmak için zamanın bulunmadığı, ansızın yapılan konuşmalar, hazırlıksız konuşmalardır. Öğretmenin, öğrenciye yönelik sorduğu soruların cevaplanması sırasında yapılan konuşma hazırlıksız konuşmaya örnektir. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Ayrıca, toplumsal ilişkilerde ihtiyaç doğduğunda yapılması gereken konuşmalar da hazırlıksız konuşmalardır. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Hazırlıksız konuşma için, önceden bilgi ve deneyim gerekmektedir. Eğer konuyla, olayla vb. durumlarla ilgili önceden bulunması gereken bilgi ve gözlemler yoksa, hazırlıksız konuşma yapılamaz.<br />
</span><span style="color: black;"> <strong><br />
Örnekler:<br />
</strong>İki insanın arasını bulmak için yapılan konuşmalar.<br />
Miting kürsülerinde anîden yapılması gereken konuşmalar.<br />
Trafik kazalarında şahit durumundaki insan tarafından kazanın boyutunu ortaya koyan konuşmalar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">HAZIRLIKLI KONUŞMA<br />
</span></strong><span style="color: black;">Plân doğrultusunda yapılan konuşmalardır. En az birkaç saat, mümkünse birkaç gün, hatta birkaç hafta öncesinden tasarlanılarak yapılan konuşma türleridir.<br />
</span><span style="color: black;"> <strong><br />
Hazırlıklı konuşma türüne örnekler:</strong></span></p>
<p><strong></strong>-Öğretmenin ya da öğrencinin anlattığı ders.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Bilimsel herhangi bir konu hakkında verilen konferans konuşması.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Kitle önünde yapılacak bir nutuk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Grup ya da sınıf içinde önceden plânlanan bir konu üzerinde tartışma ya da münazara.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Güncel olay ve konularla ilgili yapılan açık oturum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Sempozyum bildirisi (tebliği).</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Panel konuşması vb.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-konusma-cesitleri-hakkinda-bilgi+diksiyon-konusma-cesitleri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diksiyon, Konuşmadaki Hız</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-konusmadaki-hiz-hakkinda-bilgi+diksiyon-konusmadaki-hiz-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-konusmadaki-hiz-hakkinda-bilgi+diksiyon-konusmadaki-hiz-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2009 19:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Etkili Konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Konuşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Hızı]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşma Özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşmada Dikkat Edilecekler]]></category>
		<category><![CDATA[Konuşmada Vücut Dili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=1729</guid>
		<description><![CDATA[Olağan konuşmalarda konuşma hızı (tempo) dakikada 125-175 kelime arasında değişir. Konuşmadaki ünlü sesler tonu meydana getirir. Bir ünlünün telâffuzu sırasında geçen süreye hece uzunluğu adı verilir. Hece uzunluğuna dikkat eden bir konuşmacı doğru yoldadır. Konuşurken yapılan duraklamalar da büyük önem taşır. Dinleyenlere anlama fırsatı vermek, söyleneni vurgulamak, dinleyicilerden tepki beklemek amacıyla duraklanabilir. Bu duraklar, normal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span id="more-1729"></span>Olağan konuşmalarda konuşma hızı (tempo) dakikada 125-175 kelime arasında değişir. Konuşmadaki ünlü sesler tonu meydana getirir. Bir ünlünün telâffuzu sırasında geçen süreye hece uzunluğu adı verilir. Hece uzunluğuna dikkat eden bir konuşmacı doğru yoldadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşurken yapılan duraklamalar da büyük önem taşır. Dinleyenlere anlama fırsatı vermek, söyleneni vurgulamak, dinleyicilerden tepki beklemek amacıyla duraklanabilir. Bu duraklar, normal olarak kelime aralarında ve cümle sonlarında yapılan duraklardan daha uzun sürelidir. Konuşmacı, bunların süresini istediği gibi ayarlayabilir. Bütün bunlar da konuşma hızını etkiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuçta, 125-175 kelime / dakikalık bir hız normal kabul edilir. Bunun üzerindeki ya da altındaki hızlar, iyi bir konuşmacıya ait özellikler değildir.<br />
<strong><br />
KONUŞMADA TARTIM</strong><br />
Söz, duraklama, hece uzunluğu ve vurgunun birleşmesiyle ortaya çıkan düzenlemeye tartım adı verilir. Herkesin kendisine özgü bir tartımı vardır. Tartım, hareketi ve canlılığı ya da tersine durgunluğu ve cansızlığı ortaya koyabilir. Kelimelerin; yaya yaya, uzata uzata ya da kesik kesik, kopuk kopuk söylenmesi bir tartım kusurudur.<br />
<strong><br />
SOLUNUM VE SESLENME</strong><br />
Doğru bir solunum, iyi bir seslendirmenin temel şartıdır. Üç türlü soluma vardır:<br />
a. Üst göğüsten soluma<br />
b. Göğüs boşluğundan soluma<br />
c. Diyaframdan soluma</p>
<p style="text-align: justify;">İyi bir seslendirme için en elverişsiz soluma, üst göğüsten yapılandır. Akciğerlerin en büyük ölçüde genişlemesini sağlayan, en çok hava depolayan, denetimi kolay ve ses mekanizması üzerinde olumsuz hiçbir etkisi bulunmayan soluma, DİYAFRAMDAN SOLUMA&#8217; dır.</p>
<p><strong>VÜCUT DİLİNİN KULLANILIŞI</strong><br />
İyi bir görünüş, sessiz bir tavsiyedir.</p>
<p>Vücut dilinin iyi kullanılmasında dikkat edilecek özellikler:<br />
a. Aşırı derece dikkat çekici olmamak kaydıyla temiz ve güzel giyime sahip bulunma.</p>
<p>b. Konuşma yerine, izleyicilere ruhen yaklaşma yöntemini benimseme.</p>
<p>c. Konuşma boyunca sakin ve rahat bir duruşu koruma.</p>
<p>ç. Sıkıcı hareketlerden kaçınma.</p>
<p>d. Konuşurken alçakgönüllü olduğunu hissettirme.</p>
<p>e. Konuşurken dinleyici ile göz temasında bulunma.</p>
<p>g. Jest ve mimikleri uyumlu olarak kullanma.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/diksiyon-konusmadaki-hiz-hakkinda-bilgi+diksiyon-konusmadaki-hiz-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

