<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Alerji Hakkında Bilgiler</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi.org/category/saglik/alerji-hakkinda-bilgiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi.org</link>
	<description>Hakkında Bilgiler, Hakkında Bilgi Nedir, Hakkındaki, Ne Demek,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Oct 2011 08:35:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Alerji Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/alerji-hakkinda-bilgi+alerji-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/alerji-hakkinda-bilgi+alerji-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 06:45:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjinin Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6626</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojiketkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olanetkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir.Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğerbazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddeninuzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur. İnsanların, çok sayıda tehdide karşı korunmak üzereyaratılmış çok karmaşık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6626"></span>Vücudun, bazı madde veya hava şartlarından etkilenmesi yahut psikolojiketkenler sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Önce, alerjiye neden olanetkenleri bulmak gerekir. Alerjinin belirtileri de; şahsa göre değişir.Kiminde kaşıntı, kiminde kurdeşen, kiminde astım görülür. Hasta, eğerbazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddeninuzaklaştırılması ile mesele kendiliğinden çözümlenmiş olur.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/alerji.jpg" alt="" width="113" height="85" /></a>İnsanların, çok sayıda tehdide karşı korunmak üzereyaratılmış çok karmaşık bir savunma sistemi vardır. Bu tehditler arasında mikroorganizmalar (örn. bakteriler, virüsler ve parazitler), kimyasal maddeler ve hatta kanser yer alır. Bu savunma sistemi ya da tıbbi adıyla bağışıklık sistemi, karmaşık bir biçimde birlikte görev yapan farklı tipte ve çok sayıda hücrelerden ve özel proteinlerden oluşur ve kendi hücrelerimizi (öz) zararlı hücrelerden (yabancı) ayırt edebilmemizi ve dolayısıyla anormal ya da saldırgan hücreleri yok etmemizi sağlar. Bununla birlikte, bazen bağışıklık sistemi zararsız maddelere karşı da tepki gösterir ve sonuçta oluşan alerjik reaksiyon çevre dokulara zarar verir.</p>
<p>Alerji</p>
<p>Alerjik reaksiyon, bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan maddelere aşırı tepki vermesidir ki, bunun sonucunda rahatsızlık oluşturan ya da yaşamı bile tehdit eden etkiler görülebilir. &#8220;Alerji&#8221; terimi bazen herhangi bir hastalığı tanımlamak için kullanılır. Bu terim, bu kitapta çok daha kesin olarak, bağışıklık sisteminin normalde zararsız olan bir maddeye karşı artmış ya da abartılı yanıtı anlamında kullanılacaktır.</p>
<p>Bağışıklık sisteminin farklı öğeleri arasında lökositler (akyuvarlar), dalak, lenf düğümleri, timus bezi ile solunum yolu ve barsakların iç yüzeyini kaplayan tabakada yer alan çok sayıda küçük bez yer alır. Çok sayıda farklı hücre tipi arasında lenfositler, nötrofiller, eozinofiller, mast hücreleri ve makrofajlar vardır. Bunların hepsi de lökositlerce üretilen protein yapısındaki haberciler (hormonlar) tarafından kontrol edilir.</p>
<p>Bağışıklık sisteminin başlıca amacı bizi, zaman zaman öldürücü de olabilen mikroorganizmalara karşı korumaktır. Bunlardan biri, örneğin kızamık virüsü ya da stafilokok bakterisi vücuda ilk defa saldırdığında, yüzeylerindeki bazı protein molekülleri (antijen) nedeniyle lenf düğümleri, akciğerler ya da kalın barsaktaki hücreler bunları yabancı olarak belirler ve lenfositlerin dikkatine sunar. Lenfositlerin bir türü (T lenfositi), antikor adı verilen ve belli bir hedefe kilitlenen proteinleri üretmesi için diğer hücreleri (B lenfositi) uyaran protein yapısındaki habercileri üretir. Bu antikorlar vücuda giren saldırgan hücrelerin üzerindeki antijenlere uygun olmak ve bağlanmak üzere özel olarak üretilir. Hedefe vardıklarında, saldırgan hücreye giren ve onu öldüren katil hücrelere sinyal gönderirler. Farklı bir antijenle her karşılaşıldığında özel olarak buna karşı antikorlar üretilir ve vücut bunların milyonlarca farklı çeşidini üretebilir.</p>
<p>Bir antijeni tanımaya ve ona karşı ilk antikoru üretmeye duyarlılaştırma (sensitizasyon) adı verilir. Vücut yanıtının tam gücüne erişmesi birkaç gün alabilir. Bununla birlikte, bağışıklık sisteminiz hayatınızın sonuna dek zararlı mikroorganizmaları hatırlayabilir ve aynı organizmanın tekrar saldırması durumunda onu hemen tanır. Vücudun diğer organlarının hiçbirinde (beyin hariç) bellekte tutma özelliği bulunmaz.</p>
<p>Aynı mikroorganizmanın tekrar saldırması durumunda, antijenleri tanınır tanınmaz, T lenfositleri, saldırgana karşı özgül belleği olan B lenfositi grubuna kimyasal mesajlar gönderir; mesajı alan bu hücreler hızla çoğalarak zararlı hücreleri öldürmeye yardım eden çok miktarda antikor üretir. Diğer lökositler (akyuvarlar) de, ilgili bölgeye kan akışını artıran ve kan damarlarını daha geçirgen hale getiren histamin ve lökotrienler gibi kimyasal maddeler üretir. Bu da, saldırgan hücreleri yiyerek yok edebilen makrofajlar gibi diğer lökosit tiplerinin söz konusu bölgeye kolayca ulaşmasına olanak verir. Bu süreçle ilgili kanıtı, ciltteki bir yara enfekte olduğunda gözleyebiliriz. Bölge, artan kan akışı nedeniyle kızarır, şişer ve bağışıklık yanıtı sürecinde üretilen bazı kimyasal maddelere bağlı olarak sıcak ve ağrılı hale gelir. İşte, bu sürece enflamasyon adı verilir.</p>
<p>Sizde alerji gelişmesinin nedeni, bağışıklık sisteminizin virüs, bakteri ve parazitlere ait antijenlere karşı mükemmel iş görmesine karşın, tamamen zararsız olan başka antijenlere karşı da tepki vermesidir. Bu antijenler alerjenler olarak bilinir. Alerjenler, bağışıklık siste miniz tarafından yanlışlıkla tehlikeli olarak görülür ve onlara karşı bağışıklık yanıtı oluşturulur. Bu yanıta alerjik reaksiyon denir ve sizde de alerji gelişir.</p>
<p>Alerjinin gelişmesinde iki evre vardır. Bunlardan ilkine duyarlılaştırma denir. Bu süreç bağışıklık sisteminin herhangi bir alerjenle karşılaşması ve zararsız olmasına rağmen ona karşı antikorlar üretmesi sürecidir. Bu antikorlar bizi solucan, yassı solucan, amip gibi parazitlere karşı koruyanlarla aynı türdendir ve immün globülin E ya da kısaca IgE olarak bilinir (immün globülin, antikora verilen bir diğer isimdir). Parazitler, virüs ve bakterilerden çok daha büyüktür ve vücudun onlardan kurtulabilmek için alternatif yollar bulması gerekmiştir. IgE, mast hücrelerine ve bazofillere bağlanabilme özelliğiyle diğer antikor türlerinden ayrılır. Bu akyuvarlar (lökositler), parazitleri öldürebilecek güçte olan ve bir alerjenin hücre yüzeyindeki IgE&#8217;ye bağlanması durumunda salıverilen binlerce toksik granül içerir.<br />
Duyarlılaştırma sonrasında bağışıklık sistemi alerjeni hatırlar ve yeniden karşılaştığında onu tanır. Duyarlılaştırma süreci herhangi bir semptoma yol açmadığından siz neler olup bittiğini fark etmezsiniz. Vücudunuz bir antijenle ilk karşılaştığında her zaman duyarlı hale gelmez; alerji gelişmeden önce yıllarca bir maddeye karşı tepkisiz kalabilir.</p>
<p>Alerji</p>
<p>Bir kez duyarlılaşınca, bu alerjenin çok az bir miktarı bile alerjik reaksiyona yol açabilir. Alerjen, mast hücrelerinin ve bazofillerin yüzeyindeki IgE&#8217;ye bağlanır ve toksik granüller salıverilir. Bunlar histamin gibi tahriş edici güçlü kimyasal maddeler ve bir dizi farklı enzimler içerir. Reaksiyon, parazitlerin yol açtığı bir enfeksiyonun sonucuysa, bu kimyasal maddeler vücuda giren mikroorganizmaları öldürmeye ve sindirmeye yardım eder. Ancak, bağışıklık sistemi polen gibi zararsız bir alerjene karşı harekete geçerse, bu maddeler yararlı bir amaca hizmet etmez, tersine dokulara kan akışının, kılcal damarlardan sızıntının ve lokal tahrişin artmasına yol açar. Bunun sonucunda, etkilenen bölgede sıcaklık, kızarıklık, kaşıntı, şişlik ve su kıvamında aşırı salgı üretimi oluşur. Ek olarak, akciğerlerdeki hava yolu kasları ve barsak kaslarının kasılması sonucu hışıltılı solunum, nefes darlığı, kramp tarzı karın ağrısı ve ishal ortaya çıkar. Bu, alerjiyle ilişkilendirdiğimiz belirtilerin görüldüğü süreçtir.</p>
<p>Bir kez alerji gelişince, vücudunuz bu alerjenle her karşılaştığında, alerjen miktarı çok küçük olsa bile, alerjik bir reaksiyon oluşacaktır. Ancak reaksiyon, her seferinde tam olarak aynı olmak zorunda değildir. Alerjik reaksiyonun tipini ve yaygınlığını bir kaç şey etkileyebilir. Bunlar arasında reaksiyona girenalerjen miktarı, vücudunuzun neresinin alerjenle temas ettiği, alerjik reaksiyonunuzu güçlendiren başka unsurların varlığı (örn. yüksek miktarda hava kirliliği) ve hatta o anki sağlık durumunuz yer alır. Yaşlandıkça, alerjiler güçlenebilir ya da zayıflayabilir.<br />
KİMLERDE ALERJİ GELİŞİR?</p>
<p>Bazı kişilerde alerji gelişirken diğerlerinde gelişmemesinin nedenini bilmesek de alerjilerin ailesel bir temeli olduğu kesindir. Bu kalıtımsal alerji eğilimine atopi adı verilir.</p>
<p>Atopi, alerjik bir hastalık gelişmesine yönelik kalıtsal bir yatkınlığın olmasıdır. Yakın gelecekte atopiden sorumlu genlerin (gen, DNA&#8217;dan oluşan genetik kodumuzun küçük bir kısmıdır) belirlenmesi olasıdır.</p>
<p>Atopik kişiler, çevrelerinde alerjen olarak etki gösterebilen maddelere temas ettiklerinde aşırı miktarda alerji antikoru (IgE) üretebilirler.</p>
<p>Atopi kalıtımsal olmakla birlikte, çevresel faktörler de alerjik bozuklukların gelişmesinde rol oynar. Bir aileden tüm fertlerin, hatta tek yumurta ikizi olan kardeşlerin ikisinin birden aynı ölçüde etkilenmemesinin nedeni budur. Yaşamın erken evrelerinde, hatta muhtemelen gebelik döneminde de bazı faktörler, anne babanızdan size geçen alerji genlerinin &#8216;dozuyla&#8217; el ele vererek alerji gelişip gelişmeyeceğinin belirlenmesinde rol oynar.</p>
<p>Yaşamın erken evresinde görülen bu faktörler arasında alerjenle ilk temas etme zamanı ve bu temasın büyüklüğü yer alır; ne denli atopik olursanız olun herhangi bir alerjenle hiç temas etmediyseniz sizde alerji gelişmez. Çocukluk çağının erken evrelerinde geçirilen viral enfeksiyon sayısının da bir etkisi olabilir. Bu enfeksiyonların alerjiye karşı koruyucu bir etkisi varmış gibi görünmektedir. Gebelik sırasında ve yaşamın erken evrelerinde sigara dumanına aşırı maruz kalma, kişinin atopik olma riskini artırır.</p>
<p>O halde, sigara içen, evde kedi besleyen, atopik annebabadan doğan, doğumu polen mevsimine denk gelen, yaşamının ilk aylarını iyi izole edilmiş çift camlı bir evde geçiren ve yaşamının erken evrelerinde çok miktarda alerjik gıda içeren bir beslenme rejimi uygulanan bebeklerde alerji gelişme riski oldukça artar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/alerji-hakkinda-bilgi+alerji-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alerji Çeşitleri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/alerji-cesitleri-hakkinda-bilgi+alerji-cesitleri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/alerji-cesitleri-hakkinda-bilgi+alerji-cesitleri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 06:33:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjiler]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6620</guid>
		<description><![CDATA[1 &#8211; Kozmetik alerjisi Kozmetiklere bağlı alerjiler; cilt tahrişi, egzama, güneş ışınlarına hassasiyet, kurdeşen ve akne gibi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Dolayısıyla bu tür malzemelerin bilinen alerjilerden, ciltte hassasiyete neden olacak maddelerden arındırılması gerekiyor. Uzmanlar bu durumda; krem veya losyon yerine pudra şeklindeki ürünleri tercih etmenizi öneriyorlar. Su ile çıkabilen ürünleri kullanın, her 3 ayda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><span id="more-6620"></span></p>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/kozmetik_alerjisi.jpg" border="0" alt="Kozmetik Alerjisi" width="80" height="60" align="left" /></h2>
<p>1 &#8211; Kozmetik alerjisi<br />
Kozmetiklere bağlı alerjiler; cilt tahrişi, egzama, güneş ışınlarına hassasiyet, kurdeşen ve akne gibi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Dolayısıyla bu tür malzemelerin bilinen alerjilerden, ciltte hassasiyete neden olacak maddelerden arındırılması gerekiyor. Uzmanlar bu durumda; krem veya losyon yerine pudra şeklindeki ürünleri tercih etmenizi öneriyorlar. Su ile çıkabilen ürünleri kullanın, her 3 ayda bir kozm</p>
<p>etik ürünlerini yenileyin, sadece siyah rimel ve eyeliner kullanın, göz farlarında mümkün olduğunca açık renkleri tercih edin.</p>
<div>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/spor_alerjisi.jpg" border="0" alt="Spor Alerjisi" width="80" height="60" align="left" /></h2>
</div>
<p>2 &#8211; Egzersiz alerjisi<br />
Jogging, tenis, futbol, bisiklet, kayak ve hatta aerobik gibi pek çok egzersiz türü alerjiye yol açabiliyor. Egzersiz alerjisi ciltte hafif kızarma ve kabartılardan karın ağrısı, bulantı ve kusmaya, astım krizinden tansiyon düşüklüğüne kadar çok farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor</p>
<div>
<div>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/lastik1.jpg" border="0" alt="Lateks Alerji" width="80" height="60" align="left" /></h2>
</div>
</div>
<p>3 &#8211; Lateks alerjisi<br />
Lateks, kauçuk ağacının süt kıvamındaki öz suyunun çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde ediliyor. Günlük yaşantımızda sık sık karşılaştığımız 40 binden fazla maddenin lateks içerdiği belirtiliyor. Bu maddelerden bazıların ise şöyle; bulaşık eldiveni, prezervatif, balon, oyuncak, emzik, biberon, silgi, elektrik kablosu, tenis ,basketbol, bowling topu, deniz yatağı, yapıştırıcı, boya ya da ayakkabı&#8230;</p>
<p>4-Kapalı binalar alerjisi<br />
Genellikle büroda çalışanlarda görülen ve kesin nedenleri tam anlaşılamamış olan bu hastalığın belirtilerini; baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, yorgunluk hissi, gözlerde sulanma, kaşınma, kızarma, burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, boğazda yanma, boğaz kuruluğu, gıcık şeklinde öksürük, göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı, cilt kuruluğu, ciltte kaşıntılar, burun kanaması, konsantrasyon güçlüğü</p>
<div>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/taki_alerjisi.jpg" border="0" alt="Takı Alerjisi" width="80" height="60" align="left" /></h2>
</div>
<p>5 -Takı alerjisi<br />
Ciltte kızarıklık, kaşıntı, sulanma gibi şikayetlerle ortaya çıkıyor. Alerjenle temas süresi, temas eden madde konsantrasyonu, ciltte daha önceden bulunan hasarlar, terleme, göz kapakları, kulak memesi gibi hassas cilt bölgeleri, cilt kuruluğu gibi etkenler tablonun oluşumunu etkiliyor. Özellikle deri, nikel ve krom içeren takılar, alerjik reaksiyon geliştirebiliyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/besin_alerjisi.jpg" border="0" alt="Besin Alerjisi" width="80" height="60" align="left" /></h2>
<p>6 &#8211; Besin alerjisi<br />
Muz, pancar, kavun, çikolata, midye, kekik, yengeç, rezene, zencefil, bal, mercimek, ıstakoz, portakal, istiridye, çilek&#8230; Besin alerji; vücudun bazı yerlerinde kızarma, kaşıntı, kusma, karın ağrısı, döküntüler, gözlerde kaşınma ya da sulanma gibi pek çok şikayetlerle ortaya çıkıyor.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/gunes_alerjisi.jpg" border="0" alt="Güneş Alerjisi" width="80" height="60" align="left" /></h2>
<p>Güneş alerjileri<br />
Güneş alerjisi üç gruba ayrılıyor:<br />
Polimorf Işık Döküntüsü: Vücudun güneş gören bölgelerinde, güneşe çıktıktan 30 dakika – 3 gün sonra beliren; kızarıklık ve cilt döküntüleriyle seyrediyor. Alın, yanaklar, el sırtları, kollar ve göğüs altları gibi bölgelerde aniden ortaya çıkıyor</p>
<p>Fotoallerjik reaksiyon: Güneş yanığı ya da alerjik egzamaya benzerlik gösteriyor. Güneş gören alanlarda kızarıklık ve döküntüler oluşuyor.</p>
<p>Fototoksik Reaksiyon: Normalde reaksiyon uyandırmayan bir dalga boyunun; katran bileşikleri, bitkiler ve esansiyel yağ bileşikleri ( havuç, kereviz, dere otu, rezene, anason, çörekotu, turunçgiller, baklagiller, incir ve bazı çayır bitkileri), boyalar, ilaçlar gibi ışığa karşı hassasiyete neden olan maddelerle temas etmesi sonucu oluşuyor</p>
<div>
<h2 style="text-align: justify;"><img style="border: 0pt none;" title="www.hakkinda-bilgi.org" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/polen.jpg" border="0" alt="Polen Alerjisi" width="80" height="60" align="left" /></h2>
</div>
<p>Polenler<br />
Bazen, çiçeklere dokunduğumuzda savrulan renkli bir toz bulutu gibi gördüğümüz&#8230;<br />
Bazen, gökyüzünde pamuklar gibi uçuşurken seyrettiğimiz&#8230;<br />
Bazen, bir yağmurdan sonra bir kenarda toplaşan sarı bir toz kümesi olarak gözümüze çarpan&#8230;<br />
Polenler, yani çiçek tozları&#8230;<br />
Burnumuz aktığında&#8230; hapşırdığımızda&#8230;<br />
Gözlerimiz sulandığında&#8230; kızardığında&#8230;.<br />
Derimiz kabardığında, kaşındığında&#8230;<br />
Öksürdüğümüzde&#8230;nefesimiz tıkandığında&#8230;göğsümüz hırıldadığında&#8230; suçladığımız&#8230; şu çiçek tozları&#8230;</p>
<p>Polen Nedir?<br />
Polen ya da halk arasındaki ismiyle çiçek tozları, tohumlu bitkilerde erkek organların başçık kısımlarında bulunan erkek döl hücreleridir. Bitkinin genetik bilgisini içeren polenler, yuvarlak veya elips şeklindedirler.</p>
<p>Bitkilerin üremeleri için polenlerin aynı türden diğer bitkilere taşınmaları gerekir. Bu taşınma böceklerle veya rüzgarla olur.</p>
<p>Bazı bitkilerin kokulu, parlak ve nektarlı polenleri vardır. Arılar ve böcekler tarafından taşınan çapları ortalama olarak 100 mikron olan polenler alerji bakımından o kadar önemli değildir. Bunların hem sayıları azdır, hem de solunum yollarına giremeyecek kadar büyüktürler. Ayrıca bu polenlerin yapıları balmumu gibi olduğundan, bir böceğin ayağına veya bir bitkinin yüzeyine kolayca yapışırlar ve atmosfer havasına karışmazlar.</p>
<p>Alerjik hastalıklar bakımından asıl önemli olanlar, 20-60 mikron büyüklüğünde ve rüzgarın etkisiyle çok uzak mesafelere taşınabilen polenlerdir. Bu boyutlardaki polenler rüzgar, yağmur, kuruluk, nem, vb. meteorolojik faktörlerin etkisiyle birkaç mikronluk çok daha küçük taneciklere parçalanırlar. Akçaağaç, dişbudak, ıhlamur gibi ağaçların hem böceklerle taşınan büyük polenleri, hem de rüzgarla taşınan küçük polenleri vardır.</p>
<p>Polenler kapı ve pencerelerden, hatta pencerelerdeki tellerden geçerek evlerimizin içine kadar girebilirler, fakat oda içinde hiçbir zaman dış atmosfer havasındaki kadar çok miktarlarda bulunmazlar.</p>
<p>Her Bitkinin Kendine Özgü Polen Zamanı Vardır!</p>
<p>Bitkilerin türlerine göre polen zamanları farklıdır. Örneğin; iğne yapraklı ve yaprak döken ağaçlar ilkbaharda, otların ve çiçeklerin çoğu Haziran ve Temmuz aylarında polen yayarlar. Geç açan ağaçlar ve yabani otlar ise yaz sonunda polen verirler.</p>
<p>Her Polen Alerji Yaratmaz!</p>
<p>Polenlerin alerjik hastalıklara neden olma potansiyelleri farklıdır. Bunu belirleyen dört önemli faktör vardır:<br />
Alerjenite<br />
Polenin boyutları<br />
Solunan havadaki polen miktarı<br />
Polenlerin havada kalma süreleri</p>
<p>Alerjenite, bir antijenin duyarlı kişilerde antikor yapımını uyarabilme özelliğidir. Bir polen ne kadar çok IgE yapımına yol açıyorsa, alerjenitesi o kadar fazla demektir. Bir maddenin alerjenitesi, kimyasal yapısına bağlıdır.</p>
<p>Polenlerin hastalık yapma potansiyelleri boyutları ile de yakından ilgilidir. Polenler astıma değil, daha çok alerjik nezleye neden olurlar çünkü bunların çapı 20-60 mikron arasındadır. Bu boyuttaki polenlerin küçük hava yollarına kadar ulaşabilmeleri mümkün değildir.</p>
<p>Alerjik hastalıklara yol açmada solunan havadaki polen miktarı ve bunların havada kalma süreleri de çok önemlidir. Araştırmalara göre, bir polenin alerjiye neden olabilmesi için bir metreküp havada ortalama 25-50 polen bulunması gerekmektedir. Bir çavdar başağının 4 milyon, orta boy fındık ağacının 600 milyon ve bir çam kozalağının yılda 5 milyondan fazla, tek bir ağacın ise 10 milyardan fazla polen üretebildiğini göz önüne alırsak, soluduğumuz havada ne kadar çok çam poleni bulunabileceği daha iyi anlaşılır. Ancak, çam polenlerinin alerjeniteleri fazla olmadığı için bunlara bağlı alerjik hastalıklar oldukça seyrektir.</p>
<p>Gösterişli ve renkli bitkilerin daha çok alerjiye neden oldukları sanılır. Örneğin, gül nezlesi diye bilinen hastalığa gül polenleri değil, aynı mevsimde atmosfere salınan ağaç ve çayır polenleri yol açar.</p>
<p>Kavak, huş ağacı, kızıl meşe, kızılağaç, fındık, selvi, kayın, söğüt, ıhlamur, zeytin, karaağaç, çınar gibi ağaç polenleri ile çayır salkım otu, tatlı ilkbahar otu gibi çayır polenleri; yapışkan otu, akkazayağı ve kuzu kulağı gibi yabani ot polenleri ve arpa, buğday, yulaf, çavdar ve mısır gibi tahıl polenlerinin alerji yaratma potansiyelleri yüksektir.</p>
<p>Bazı polenler o kadar büyüktürler ki, havada çok kısa süre kalabilirler ve salındıktan hemen sonra toprağa düşerler. Bu yüzden de hastalık yapma özellikleri hiç yoktur.</p>
<p>Hava Koşulları ve Polenler</p>
<p>Ülkemizde, bölgelere göre farklılıklar olmakla beraber polenlerin atmosferde en çok bulunduğu dönem nisan-haziran aylarıdır. Sıcak iklimlerde, polen mevsimi 8-9 ay sürer.</p>
<p>Atmosferdeki polen miktarları hava koşullarına bağlı olarak değişir. Sıcak, kuru, rüzgarlı ve fırtınalı günlerde atmosferdeki polen sayısı çok fazladır. Rutubetli ve yağmurlu günlerde ise polenler su ile yere indikleri için havadaki miktarları çok azalır. Birçok hasta, yağmur yağdıktan sonra şikâyetlerinin bıçak gibi kesildiğini çok iyi bilir ve çok rahatsız oldukları zaman yağmur yağmasını arzu ederler.</p>
<p>Bitkilerin çoğu polenlerini gün doğumu ile sabah saat 8 arasında, bir kısmı öğle saatlerinde, bir kısmı ise öğleden sonra salarlar.</p>
<p>Polenler rüzgarın etkisiyle kilometrelerce uzaklara taşınabilirler. Ağaç polenlerine göre, çayır ve çimen polenleri çok daha uzak mesafelere yayılabilirler.</p>
<p>Yüksek binalarla çevrili sokaklarda, binaların yüzeyi statik elektrik nedeniyle polenleri çekerler. Buna karşılık, deniz kenarlarında çok az polen bulunur.</p>
<p>Birçok araştırma hava kirliliğinin polenlere karşı duyarlılığı artırdığını göstermiştir. Özellikle de yoğun trafik olan bölgelerde yaşayan ve dizel partikülleri ile poliaromatik hidrokarbonlara maruz kalan kişilerde polen duyarlılığı daha kolay oluşmaktadır.</p>
<p>Polenlerden Korunmanın Yolları</p>
<p>Soluduğumuz havada bulunan polenleri kontrol etmek elimizde olmadığı için, polenlerden korunmak ev akarlarından korunmak kadar kolay değildir.</p>
<p>Her şeyden önce, hangi polenlere alerjik olunduğu bilinmelidir.<br />
Polenlerine alerjik olunan bitkilerden uzak durulmalıdır.<br />
Radyo, televizyon, gazete gibi yayın organlarında, günlük hava durumu raporlarında o günkü polen durumu hakkında bilgi verilerek alerjisi olanlar uyarılmalıdır.<br />
Evlerin kapı ve pencereleri sıkıca kapatılmalıdır.<br />
Evlerde ve arabalarda polen filtreli klimalar kullanılmalıdır.<br />
Evdeki polen miktarı çok fazla ise hava temizleyicilerden yararlanılmalıdır.<br />
Polenlerin atmosferde yoğun olarak bulundukları zamanlarda (sabahın erken saatleri, sıcak, kuru ve fırtınalı havalar) mümkünse dışarıya çıkılmamalıdır.<br />
Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde mutlaka dışarı çıkmak gerekiyorsa, ağzı ve burnu kapatan maskelerden yararlanılmalıdır.<br />
Polen mevsiminde, açık havada spor ve egzersizden kaçınılmalıdır.<br />
Polen zamanı ağaçlık ve çimenlik yerlere seyahat edilmemeli, deniz kenarları tercih edilmelidir.<br />
Dışarıda mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalı ve eve gelince gözlük bol su ile yıkanmalıdır.<br />
Şapka mutlaka kullanılmalıdır. Eğer şapka takılmıyorsa saçlar yatmadan önce mutlaka yıkanmalıdır, çünkü saçlara çok miktarda polen yapışmış olabilir.<br />
Günlük kıyafetler eve gelir gelmez, yatak odası dışında bir yerde hemen değiştirilmelidir.</p></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/alerji-cesitleri-hakkinda-bilgi+alerji-cesitleri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahar Alerjisi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/bahar-alerjisi-hakkinda-bilgi+bahar-alerjisi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/bahar-alerjisi-hakkinda-bilgi+bahar-alerjisi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 06:19:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisi Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar Alerjisinin Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6617</guid>
		<description><![CDATA[Bahar alerjisi nasıl oluşur? Havadaki polenler soluma yoluyla vücuda yerleşir. Bağışıklık sistemi aslında zararlı olmayan bu maddeyi adeta düşman gibi görür ve veri bankasına kaydedip takip altına alır. Bu madde ile karşılaştığı zaman biyokimyasal bir silah üreterek (histamin adlı bir salgı) saldırıya geçer ve insanı hasta eder. Polenlerin yol açtığı hastalıklar Bahar Alerji Havadaki polenler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6617"></span>Bahar alerjisi nasıl oluşur?</p>
<p>Havadaki polenler soluma yoluyla vücuda yerleşir. Bağışıklık sistemi aslında zararlı olmayan bu maddeyi adeta düşman gibi görür ve veri bankasına kaydedip takip altına alır. Bu madde ile karşılaştığı zaman biyokimyasal bir silah üreterek (histamin adlı bir salgı) saldırıya geçer ve insanı hasta eder.<br />
Polenlerin yol açtığı hastalıklar<br />
Bahar Alerji</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/bahar_alerjisi.jpg" alt="" width="188" height="125" /></a>Havadaki polenler solunum yoluyla burunda, bronşlarda veya gözlerde alerjik hastalıklara neden olur. Kişinin şikâyetleri havada bulunan polen miktarına bağlı olarak artma veya azalma gösterebilir.</p>
<p>Polenin yol açtığı alerji hastalığında değişik türde polenler alerjiye neden olabilir. Bu tür alerjiden yakınanların hangi cins polene karşı alerjik olduklarının belirlenmesi yararlıdır. Alerjisi olan kişi duyarlı olduğu bitkinin polen yaydığı mevsimde o bitkinin yoğun olduğu bölgeden uzak kalmalıdır. Bu konuda gelişmiş ülkeler hazırladıkları polen haritası ile polen alerji vakalarının azalmasına büyük katkıda bulunmuşlardır. Hatta Amerika?nın bazı televizyon kanallarında meteoroloji bültenleriyle birlikte polen bülteni de sunulmaktadır.</p>
<p>Saman nezlesi(Alerjik nezle ya da alerjik rinit)</p>
<p>Polen, solunum yoluyla vücuda girdiği zaman bağışıklık sistemi tarafından üretilen histamin; burun, gözler ve hava geçitlerini döşeyen mukoz zarlarının iltihaplanmasına neden olur. Böylece sürekli hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, kuru öksürük, boğaz, burun ve kulakta şiddetli kaşıntı ya da gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle saman nezlesi başlar. Önlem alınmazsa ileri vakalarda yorgunluk, iştahsızlık, sinirlilik, baş ağrısı, sinüzit, orta kulak iltihabı veya bronşit veya astım gibi hastalıklara dönüşebilir. Saman nezlesi olan kişilerin taze sebze ve meyve bakımından zengin, karbonhidrat ve proteini yüksek ama süt ürünlerinin bulunmadığı bir diyet uygulamalarında yarar var. Ayrıca multivitamin/mineral desteği de alınması gerekiyor. Çuha çiçeği ve çörekotu alerji tedavisinde yararlı olabilir.</p>
<p>Astım</p>
<p>Astım akciğerlere kadar olan hava yollarını etkileyen bir hastalık. Tanımı kolay ancak, tedavi ve izlenmesinde sorunlar yaşanan birkaç hastalıktan biri. Astım, öksürük, vızıltı, sık soluma, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve göğüs duvarı derisinde çekilme gibi belirtilerle başlar. Soğukalgınlığı nedeniyle ortaya çıkan ve on gün geçmeyen inatçı öksürük, koyu balgam gibi sorunlarda hemen doktora başvurmakta yarar var.<br />
Polen, astımlı hastalarda astım krizlerine yol açar. Astıma iyi gelen besinlerden biri taze acı biberdir. Düzenli bir şekilde taze biber yemek, astım krizlerinin sayısını ve tehlike oranını azaltabilir. Bol miktarda taze soğan ve sarımsakla birlikte yenilirse acı biber etkisini daha çabuk gösterir. Birkaç damla acı sos eklenmiş bir bardak su içmek, astım krizlerinin sayısını ve tehlike oranını azaltabilir. Kahvede bulunan ?metil ksantin? adlı madde astım krizi esnasında spazm geçiren adaleleri gevşeterek bronşları genişletip nefes almayı rahatlatır. Kriz esnasında içilen sert filtre kahve ile astım nöbeti bir saat içinde hafifler ve altı saat içinde tekrar etmesi engellenebilir. Balık alerjisi, yüksek tansiyon ya da şeker hastalığı yoksa astım hastalarının balık yağı da denilen Omega 3 yağ asitleri içeren besinleri yemelerinde yarar var. Omega 3 balık ve cevizde bulunur. Astım krizlerini azaltıcı etki gösterir.<br />
Ginko biloba ekstresi (baharatçılarda veya doğal vitamin ve ilaç satan dükkânlarda bulunur) astım krizlerini önleme ve hafifletme konusunda etkili bir bitkidir.</p>
<p>Polen Alerji<br />
Polen alerjisinden korunma yolları</p>
<p># Polenlerin en fazla uçuştuğu sabahları saat 05.00 ile 10.00 arası açık havaya çıkmayın. Ancak ağız ve burnu kapatan maskelerle çıkabilirsiniz.</p>
<p># Polen zamanı açık havada spor yapmayın.</p>
<p># Saçlar tozu tutar. Bu nedenle her akşam saçlarınızı yıkayıp duş alın. Böylece üzerinizdeki tozlardan arınabilirsiniz.</p>
<p># Çocuklar sokaktan geldiği zaman üstlerini hemen değiştirmelerini sağlayın.</p>
<p># Arabada giderken camları açmayın. Hava değişimi için klimadan yararlanın.</p>
<p># Polen zamanı evde kapı ve pencerelerinizi sıkı sıkı kapatın.</p>
<p># Evinizde ve ofiste varsa klima filtresini sık sık değiştirin. Son yıllarda klimaların çoğunda polen filtreleri kullanılmaktadır. Bu filtreleri yıprandıkça yenilemenizde yarar var. Böylece dışardan gelecek olan tozları önleyebilirsiniz.</p>
<p># Tatil için deniz kenarını tercih edin.</p>
<p># Dışarıda gözlük ve şapka kullanın. Gözlükleri her gün akar suyun altında yıkayın.</p>
<p># Günlük kıyafetlerinizi yatak odasında çıkarmayın.</p>
<p># Alerjiye karşı doktora başvurun.</p>
<p># Çim biçmekten kaçının ya da maske takıp yapın.</p>
<p>Tedavi yöntemi</p>
<p>Polen alerjisi olanların alerji yapan maddelerden uzak durarak korunma yollarına harfiyen uymaları gerekiyor.</p>
<p>Medikal tedavi</p>
<p>Doktora danışıp alerjiye yol açan polenin etkisini en aza indirgeyecek ilaçlar alınmalı.</p>
<p>Aşı tedavisi</p>
<p>Eğer alerjik şikâyetler ilaçlarla geçmiyorsa ve giderek artıyorsa aşı tedavisi (immunoterapi) uygulanır.Bu aşıların içinde alerjiye neden olan alerjenler vardır. Çok az miktarlardan başlanarak giderek artırılan miktarlar aşı ile vücuda verilir. Bu alerjenlere karşı vücudun bağışık hale gelmesi sağlanır. Bu enjeksiyonlarla vücutta antikorlar oluşur, bunlar alerjenleri engeller. Tedavi süresi 4-5 yıl sürer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/bahar-alerjisi-hakkinda-bilgi+bahar-alerjisi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaç Alerjisi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ilac-alerjisi-hakkinda-bilgi+ilac-alerjisi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ilac-alerjisi-hakkinda-bilgi+ilac-alerjisi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 06:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi Neden]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisi Testi]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[İlaç Alerjisinin Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6615</guid>
		<description><![CDATA[İlaçların çoğu kendi başına alerjik etkil olmayıp vücuda girdiğinde bir takım proteinlerle birleşip allerjik etkinlik kazanırlar. Bunun dışında bir çok ilaçta kullanılan boya ve koruyucu maddeler de alerjik reaksiyondan sorumlu olabilir. Aslında sık görülen reaksiyonlar değildirler. Örneğin Amerikada 36 653 hastada yapılan bir araştırmada % 1.67 oranında ilaç yan etkisi saptanmışken, bunların sadece % 10’ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6615"></span>İlaçların çoğu kendi başına alerjik etkil olmayıp vücuda girdiğinde bir takım proteinlerle birleşip allerjik etkinlik kazanırlar. Bunun dışında bir çok ilaçta kullanılan boya ve koruyucu maddeler de alerjik reaksiyondan sorumlu olabilir.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/ilac_alerjisi.jpg" alt="" width="134" height="80" /></a>Aslında sık görülen reaksiyonlar değildirler. Örneğin Amerikada 36 653 hastada yapılan bir araştırmada % 1.67 oranında ilaç yan etkisi saptanmışken, bunların sadece % 10’ u ilaç alerjisidir. Yine tüm bu hastaların sadece 8 tanesinde alerjik reaksiyon hayatı tehtid edici tarzda bulunmuş.</p>
<p>İlaçlarla Oluşan Tüm Reaksiyonlar Alerjik midir?</p>
<p>Alerji</p>
<p>Hayır değildir. İlaçların alerji dışında, kendi toksik etkileri,kişilerdeki dayanıksızlık reaksiyonları ve idiyosnekrazi denilen hiç beklenmeyen yan etkiler yapabilirler.Alerji dışındaki diğer reaksiyonlar genelde doza bağımlıdır. Ailesinde alerjik hastalık hikayesi olan kişiler ilaç alerjisi açısından risk altındadırlar.Ayrıca alerjik reaksiyon bir ilacın ilk alınması ardından ortaya çıkmaz. Genellikle bu ilaç daha önceden alınmış olmalıdır.</p>
<p>İlaç Alerjileri Nasıl Bulgular Verirler?</p>
<p>İlaç alerjileri anafilaksi denilen ve hayatı tehtid eden tabloların yanı sıra, ateş, kurdeşen, anjioödem, alerjik dermatit, kan hücrelerinin yıkımı, böbrek iltihabı, damar iltihabı, karaciğer iltihabı ve safra kanallarının tıkanması, romatizmal hastalıklara benzer tablolar, ışık alerjisi gibi durumlara sebep olabilir.</p>
<p>Hangi İlaçlar Alerji Yapabilir?</p>
<p>En sık antibiyotikler ilaç alerjisine neden olurlar. Antibiyotikler ilaç alerjilerinin % 45’ inden sorumludurlar. Bunun dışında aspirin ve romatizma ilaçları da ilaç alerjisinin önemli nedenleri arasındadır.<br />
Bunlarda ilaç alerjilerinin % 17’ sinden sorumludurlar. Bunlardan başka renkli röntgen filmi çekmek için kullanılan ilaçlar da alerjiden sorumludurlar. Diş çekimleri ve ameliyatlarda kullanılan uyuşturucu ilaçlar da önemli ilaç alerjisi nedenlerindendir.<br />
Tüm bu ilaçlar arasında adı en sık anılan penisilin ve penisilin alerjisidir. Çeşitli araştırmalara göre görülme sıklığı değişmekle birlikte % 0.7-10 arasında değişir. Daha önce de belirtildiği gibi bir ilaca alerjik reaksiyon oluşması için kişinin o ilaçla daha önceden de karşılaşmış olması gereklidir. Ancak bazen penisilin üreten küf mantarlarına alerjisi olan insanlarda ve yine penisilin ile tedavi edilmiş hayvanların sütlerini içen kişilerde daha önceden penisilin ilacını almadan da alerjik reaksiyon görülebilir. Bunun dışında dondurulmuş gıda ve alkolsüz içeceklerle de duyarlılanma gösterilmiştir.Penisilin alerjisinde en sık görülen bulgu kurdeşendir; ancak anafilaksi ölümcül sonuçları nedeni ile daha fazla dikkat çeker.<br />
Anestezik madde alerjisi de son dönemlerde dikkatleri üzerinde toplamaktadır. Her 5000-15000 ameliyatta bir ciddi alerjik reaksiyon görülebilir. Bunların bir kısmı anstezik maddelere bağlı iken bir kısmı da latekse bağlıdır. Özellikle küçük ameliyatlar ve diş girişimlerinde kullanılan lokal anestezikler de yan etkiler oluşturabilirler; ancak bunların az bir kısmı gerçek ilaç alerjisidir.</p>
<p>Bu ilaçlar dışında bir çok ilaç alerjik reaksiyona neden olabilir. Örneğin; Gut hastalığında kullanılan allopurinol, antibiyotik sınıfından kinolonlar, sülfa içeren ilaçlar, sara ilaçları, bazı hormonlar (örneğin; insülin).<br />
Bu reaksiyonlar dışında bazı ilaçlar yalancı alerjik reaksiyon denen bir duruma neden olabilirler. Bunlar içinde Aspirin ve diğer romatizma ilaçları, radyokontrast maddeler, bazı tansiyon ilaçları(Angiotensin dönüşürücü enzim blokerleri, beta blokerler), morfin,K vitamini, bazı antibiyotikler (vankomisin), bazı durumlarda kullanılan ve vücuttan demir atılımı sağlayan ilaçlar (desferroksamin) bulunur.<br />
Aspirin ve diğer romatizma ilaçlarının en iyi bilinen yan etkileri mide üzerine olmakla birlikte kurdeşen, bronşlarda sıkışma, nezle ve göz mukozası iltihabı gibi yalancı alerjik reakasiyonlar yapmaları nedeni ile sıkça sorun yaratırlar.</p>
<p>İlaç Alerjimin Varlığını Nasıl Anlarım, TestYaptırmalı mıyım?</p>
<p>Daha önceden herhangi bir ilaçla alerjik reaksiyonunuz (kurdeşen,göz ve burun iltihabı, nefes darlığı, öksürük, göğüste sıkışma hissi, alerjik dermatit) varsa en iyi yol bir daha bu ilacı kullanmamaktır.<br />
Bunun yanında herhangi bir sebeple gittiğiniz doktora bu durumunuzdan ayrıntıları ile bahsetmelisiniz. İlaç alerjisi varlığını araştırmak için alerji deri testi ve bazı ilaçlar için (örneğin; penisilin) RAST testi yapılabilir. Ancak bu sadece şu anda kullanmanız elzem olan ilaçlar için yapılmalıdır. Kullanılmayacak ilaçlara önceden test yapmak ne pratik ne de mantıklı değildir.<br />
Çünkü eğer ilacı hemen yakınlarda kullanmayacaksanız, cilt testi esnasında size verilen ufacık dozla bile vücudunuz duyarlılanabilir.<br />
Bu durumda negatif çıkan reaksiyona güvenip günler, aylar,yıllar sonra bu ilacı alırsanız alerjik reaksiyon oluşabilir. Bu nedenle öncelikle herhangi bir nedenle doktorunuz size reçete yazarken onu durumunuz konusunda uyarmalısınız. Doktorunuz size en<br />
uygun ialcı yazacaktır. Ancak ilaç alerjiniz olduğu kesin olan buna rağmen şu an kesinlikle kullanılması gereken bir ilaç varsa bu durumda alerji kliniğinize baş vurun, orada yapılacak olan testler sonrası gerekli görülürse size o ilaca karşı duyarsızlaştırma tedavisi<br />
uygulanabilir.</p>
<p>Tedavi</p>
<p>En önemli tedavi ilaç alerjisinden sorumlu olan ilaçtan sakınmaktır.Ayrıca gereksiz yere uygun olmayan dozlarda düzensiz ilaç kullanımları da ilaç alerjisini davet edeceği için bu tür uygulmalardan sakınılmalıdır. Kurdeşen, alerjik dermatit gibi hafif durumlar dahil ilk iş kullanılan ilacın kesilmesidir. Bunun hemen ardından zaman kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ilac-alerjisi-hakkinda-bilgi+ilac-alerjisi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gıda Allerjisi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/gida-allerjisi-hakkinda-bilgi+gida-allerjisi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/gida-allerjisi-hakkinda-bilgi+gida-allerjisi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 06:09:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisi Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisi Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisi Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisi Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisi Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda Alerjisinin Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6612</guid>
		<description><![CDATA[Gıda allerjisine 3 yaşından küçüklerde %8, erişkinlerde ise %2 sıklığında rastlanır. Gıda allerjisinden sorumlu birkaç özel gıda vardır: çocuklarda süt, yumurta, yer fıstığı, balık ve fındık; erişkinlerde ise yer fıstığı, fındık, balık ve kabuklu deniz hayvanları gibi. Gıda ile ortaya çıkan allerjilerde, deri, mide barsak sistemi ve solunum sistemi bulguları ortaya çıkabilir; bunlar allerji ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6612"></span>Gıda allerjisine 3 yaşından küçüklerde %8, erişkinlerde ise %2 sıklığında rastlanır. Gıda allerjisinden sorumlu birkaç özel gıda vardır: çocuklarda süt, yumurta, yer fıstığı, balık ve fındık; erişkinlerde ise yer fıstığı, fındık, balık ve kabuklu deniz hayvanları gibi. Gıda ile ortaya çıkan allerjilerde, deri, mide barsak sistemi ve solunum sistemi bulguları ortaya çıkabilir; bunlar allerji ile ilgili antikor olan IgE aracılığı olabildiği gibi, IgE’ den bağımsız da oluşabilirler.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/gida_alerjisi.jpg" alt="" width="98" height="73" /></a>Gıda yaşam için elzemdir. Genellikle hemen tüm kültürlerde 3 ana öğün ve arada atıştırılan bir çok ek gıda günlük menüyü oluşturur. Batılı ülkelerde ortalama bir insan yaşamı boyunca yaklaşık 2-3 ton kadar gıda tüketir. Bu yüzden gıda allerjisi gibi gıdalarla oluşacak rahatsızlıkların da sık görülmesi sürpriz olmamalıdır. Bugün bir çok gazete, dergi, radyo, televizyon programı, kitap ve web siteleri gıda allerjisi başlığını işlemektedir.</p>
<p>Alerji</p>
<p>Tıbbın babası olan Hipokrat 2000 yıl önce gıda ile oluşan reaksiyonları tanımlamıştır. 1. ve 2. YY.’ da Yunan bilginler inek sütü ile oluşan reaksiyonlardan bahsetmişlerdir. Yumurta ile oluşan ilk anafilaktik reaksiyon Marcello Donati tarafından 16. YY.&#8217; da, balık ile oluşan anafilaksi ise Philipp Sach tarafından 17. YY.’ da tanımlanmıştır. 20. YY.’ ın başlarında klinisyenler ekzaması olan çocuklarda rashların gıda allerjisi ile ekzaserbe olduğunu rapor etmişlerdir. Bunlarla birlikte Loveless’ in 1950’ de yaptığı plasebo kontrollü gıda uyarı çalışmalarına kadar, tanı hastalık hikayesi ile konuluyordu. 1976’ da May’ in gıda allerjisi tanısı için önerdiği çift kör, plasebo kontrollü oral gıda uyarı testi şu anda gıda ile oluşan allerjik hastalıkların tanısında altın standart olmuştur.<br />
Nomenklatürde birlik sağlamak amacıyla gıda ya da gıda katkıları ile oluşan reaksiyonlar European Academy of Allergy and Clinical Immunology tarafından mekanizmaya bağlı olarak sınıflandırılmıştır. Gıda ile oluşan reaksiyonlar; toksik ya da non-toksik reaksiyonlar olarak sınıflanabilir. Toksik reaksiyonlar o gıdanın yeterli dozda alınması ile oluşur (örneğin zehirli balıktaki histamin). Nontoksik reaksiyonlar ise allerji-aşırı duyarlılık gibi immün mekanizmalar veya intolerans gibi non- immün mekanizmalarla oluşur. IgE aracılı gıda allerjileri daha iyi tanımlanmış olup, özellikle mide barsak bulguları gibi IgE aracılı olmayan immün reaksiyonlar yeni yeni tanımlanmaya başlamıştır. Gıda intoleransı gıda reaksiyonları içinde en sık görüleni olup gıdanın kimyasal içeriği (eski kaşardaki tiramin ile oluşan başağrısı, kahvedeki kafein ile oluşan sinirlilik gibi), kişinin duyarlılığı (laktaz eksikliği) veya idiosenkrazik (önceden tahmin edilemeyen) cevaplarla ilgilidir.</p>
<p>Gıda Aşırı Duyarlılığının Sıklığı:<br />
3 yaşına kadar takib edilen 480 yenidoğanın özelikle yaşamlarının ilk yılında daha sık olmakla birlikte %28’ inde gıda reaksiyonu saptanmıştır. Bunların ¼ (% 8)’ ünde gıda uyarı testi ile onaylanmış gıda allerjisi vardır. Birkaç ülkede yapılmış çalışmalarda 1 yaşına kadar olan çocukların %2,5’ uğunda inek sütü allerjisi saptanmıştır. Bu allerjilerin %60’ı IgE aracılıdır. Süt allerjisi olan vakaların %35’ i diğer bazı gıdalara da allerjik reaksiyon gösterirler. İngiltere ve ABD’ de yumurta allerjisi sıklığı % 1.3, yerfıstığı allerjisi % 0.5 sıklığında saptanmıştır. Atopik hastalığı olan çocuklarda gıda allerjisi prevalansı daha fazla saptanmıştır. Orta-ağır düzeyde atopik dermatiti olan vakaların %35’ inde bulgular gıda aşırı duyarlılığı ile alevlenebilmektedir. Astması olan vakaların % 6’ sında gıda ile uyarılmış wheezing (öter tarzda solunum) saptanmıştır. Gıda katkıları ile oluşan reaksiyonlar ise çocuklarda %1’ den az oranda rapor edilmiştir.<br />
Erişkinlerdeki gıda allerjisi sıklığı çalışmaları daha azdır. Amerika’ daki sıklık çalışmaları yerfıstığı ve fındık allerjisinin erişkinlerin %1.3’ ünde olduğunu göstermiştir. İngiltere’ de erişkinlerde gıda ile oluşan reaksiyon sıklığı %1.4-1.8 bulunmuş, gıda katkı maddeleri ile ise %0.01- 0.23 saptanmıştır. Hollanda’ da benzer bir çalışmada bu reaksiyonların sıklığı %2 olarak saptanmıştır. Ortalama %0.5’ inde kabuklu deniz mahsülü allerjisi tanımlanmıştır.</p>
<p>Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonu Patogenezi:<br />
Barsak Bariyeri<br />
Doğumun hemen ardından birkaç saat içinde yeni doğan barsak lenfoid dokusu (barsak bariyeri) bakteri ve gıda antijenlerindeki yabancı proteinlerle karşılaşır.<br />
Barsak bariyeri; bakteri, virüs, parazitler, gıda proteinleri için immünolojik ve non-immünolojik bariyerdir.<br />
Yenidoğanlarda bu bariyerin olgunlaşmaması penetrasyonun artmasına sebep olur. Örneğin; 1. ayda bazal asit salınımı rölatif olarak azdır. Barsak proteolitik aktivite ancak 2 yaş civarında olgunlaşır. Barsak mikrovillüs gelişimi de erken yaşlarda tam değildir. Bu nedenlerle antijenin mukozal transportu kolaylaşır.<br />
1200 vakalık bir araştırmada, ilk 4 ayda alınan solid gıdaların diğerlerine göre çok daha fazla atopik dermatit oluşma olasılığı var.</p>
<p>Ö:Artmış mide asiditesi ve diğer gıdalarla birlikte alınması emilimi azaltır.</p>
<p>Ö:Antiasidler vb. gibi nedenlerle mide asiditesinde azalma ve alkolle birlikte alınma emilimi arttırır.</p>
<p>Bir çok vakada immünolojik olarak tanınabilen proteinlere tolerans gelişir. Fakat duyarlı vakalarda bu proteinler aşırı duyarlılık yaratır.</p>
<p>Gıda Allerjenleri:<br />
Diyette yüzlerce gıda olmasına rağmen bunlardan sadece birkaç tanesi major allerjenik etkiye sahiptir. Çocuklarda süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday hipersensivite reaksiyonlarının yaklaşık %90’ ından sorumludur. Erişkinlerde ise yerfıstığı, balık, kabuklu deniz mahsülleri, fındık bu reaksiyonların %85’ ini oluşturur. Son zamanlarda özellikle kiwi, kavun, susam, haşhaş ve kolza dikkati çekmektedir. Gıdaların allerjenik fraksiyonları genellikle ısıya dayanıklı, suda çözünebilen, 10-70 kd büyüklüğünde glikoproteinlerdir.</p>
<p>Mide-barsaktaki Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:<br />
IgE aracılı reaksiyonlar:<br />
Erken mide-barsak aşırı duyarlılık reaksiyonları IgE aracılıdır ve daha çok akciğerleri ve deriyi de etkilemektedir.</p>
<p>Eski çalışmalarda IgE’ ye bağlı olarak ”besin aşırı duyarlılığı” radyolojik olarak gösterilmiştir. Bir çalışmada besin alerjisi olan 4 hastaya baryum-besin karışımı verilmistir. Bu karışımların yarattığı etkiler radyografik olarak incelenmislerdir. Gastrit, barsakta aşırı hareket ve kalın barsakta spazm görülmüştür.</p>
<p>Flouroscopic bir çalışma sonucu alerjisi olan 12 çocuga baryum sülfatlı alerjen içeren ve alerjensiz olan besinler uygulanmis ve karsilastirma yapilmistir. Mide hareketlerinde azalma, mide çıkışında spazm ve barsaklarda aşırı hareketlenme gözlenmiştir.</p>
<p>Gastroskop kullanılarak erken allerjik reaksiyonları 6 allerjili hastada incelemiştir. Belli bir miktar besin allerjeni mide mukozasına yerleştirilmiştir ve 30 dk sonra tekrar incelenmistir. Mukozada kırmızı ödem, bununla beraber kalın gri bir mukus ve kanama odakları görülmüştür.</p>
<p>Son dönemlerde, yine endoskopi yardımı ile yapılan ve daha önceki gözlemlerdeki sonuçlar elde edilen çalışmalarda buna ek olarak biopsi sonucunda burada mast hücreleri (allerji hücreleri) gösterilmiştir.</p>
<p>Deri testi veya RAST birçok allerjen besinlere pozitif yanit vermekte (%95).<br />
Bulantı, karın ağrısı, kusma ve/veya ishal gibi bulgular yemek yendikten 2 saat sonra ortaya çıkar. Çocuklarda kusma çok spesifik bir bulgu değildir; iştahsızlık, kilo alamama ve karın ağrısı gibi bulgular daha değerlidir.<br />
Son dönemlerde oral allerji sendromu adı ile bir sendrom tanımlanmıştır. Huş ağacı, Amerikan nezle otu poleni ve pelin’ e allerjisi olanlarda oluşur. Reaksiyonlar genelde dudaklarda, dilde, boğazda görülmektedir. Bu bulgular genellikle kısa sürer ve çoğunlukla kavun, karpuz ve muz yenmesinden sonra oluşur. Huş ağacı allerjisi olanlarda patates, havuç, kereviz, çeviz ve kiwi yedikten sonra oluşabilir. Bunun nedeni huş ağacı poleni ile bu sebze ve meyvelerdeki allerjik proteinler arasındaki çapraz reaktivitedir.</p>
<p>IgE ve non-IgE aracılı miks reaksiyonlar:<br />
Allerjik eozinofilik özefajit, gastrit ya da gastroenterit, yemek borusu, mide ve/veya barsak duvarında eozinofil (allerji hücresi) infiltrasyonu ile karakterizedir.</p>
<p>Hastalığın patogenezi tam olarak anlaşılmış değildir.<br />
Allerjik eozinofilik özefajit, genelde çocukluk ve gelişme çağında süregen reflü (mideden yemek borusuna gıda ve mide içeriklerinin geri kaçması), tekrarlayan bulantı, iştahsızlık, karın ağrısı, yutma güçlüğü, irritasyon, uyku problemi ile karşımıza çıkar. Olağan reflü tedavisine yanıt vermeyebilir.<br />
Alerjik eozinofilik gastroenterit herhangi bir yaşta meydana gelip yemek borusu iltihabı ve/veya gastrit bulguları yaratabilir. Kilo kaybı veya gelişme geriliği görülür.</p>
<p>IgE’ den bağımsız reaksiyonlar:<br />
Diyete bağlı protein enterokolit sendromu genelde bebekliğin ilk aylarında irritasyon, kusma, ishal gibi bulgularla karakterizedir. Kusma genelde gıda alımından 1-3 saat sonra belirmekte, kanlı ishal, kansızlık, karın ağrısı, gelişme geriliği görülür. Bu bulgular, genelde inek sütü veya soya proteini içeren besinlerle olabilmektedir; ama genelde anne sütü ile olmaktadır. Yumurta, buğday, pirinç, yulaf, fıstık, fındık, tavuk, hindi ve balığa karşı sensitivite rapor edilmiştir. Yetişkinlerde kabuklu deniz ürünleri (karides, istakoz vs.) buna benzer sendromlara neden olup karında kramp, kusma ve bulantıya sebep olur.</p>
<p>Deri prick testi negatiftir.<br />
Celiac (Çölyak) hastalığı, protein kaybettiren bir enteropatidir. Süregen ishal, gaz, karın ağrısı, kilo kaybına neden olan bir hastalıktır. Oral ülser görülebilir. Celiac hastaları gliadine hassastırlar (bugday, yulaf ve tahıllardaki bir protein). Celiac hastaları, kronik olarak gluten içerikli gıda alımı ile T hücreli lenfoma gibi kanserlerin geli?imi için risk taşırlar. Bu vakalarda diyetten gliadinin uzaklaştırılması bulguların ve hastalığın iyileşmesi ile sonuçlanır.</p>
<p>Deride Oluşan Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:</p>
<p>IgE aracılı reaksiyonlar<br />
Besin alerjisi olan hastalarda akut ürtiker ve anjioödem en çok görülen bulgulardır. Bulgular çok ani gelişebilir. Sorumlu besinler genelde şunlardır: balık, kabuklu deniz ürünleri, fıstık, fındık; çocuk yaştakilerde ise yumurta, süt, fıstık ve fındık. Ancak meyveler ve sebzelerde bu grup içersine girmeye başlamıştır.<br />
Kronik ürtikerse gıda allerjisi olanlarda çok nadiren oluşur. 554 tane gıda allerjisi olan vakanın sadece %1,4’ ünde kronik ürtiker ve anjioödem bulunmuştur. 226 kronik ürtikerli çocuğu değerlendiren bir çalışmada %31 pozitif cilt testi saptanırken bunların sadece %4’ ünde gıda uyarı testi ile pozitif sonuç alınmıştır.<br />
IgE ve non-IgE aracılı miks reaksiyonlar:<br />
Atopik dermatit, bir ekzema türüdür ve genelde erken çocuk yaşta başlar. Kaşıntı, tekrarlayan lezyonlar, astım ve allerjik rinit en önemli bulgularıdır. Allerjen sp. IgE, bu hastalığın patogenezinde rol oynar. Langerhans hucreleri deride artış gösterir ve yüzeylerinde allerjen sp. IgE bulunur. Atopik dermatiti ve gıda allerjisi olan çocuklarda yapılan oral gıda uyarı testi sonucunda serum histamin seviyesi belirgin artar, eozinofil aktivasyonu oluşur.<br />
IgE aracılı olmayan reaksiyonlar:<br />
Gluten duyarlı enteropati hastalarının bazılarında çok kaşıntılı eritemli cilt lezyonları olan dermatitis herpetiformis görülür. Atopik dermatit ile karıştırılır. Kol ve bacakların dış yüzlerinde ve kalçalarda süregen, kaşıntılı, simetrik deriden kabarık içi sıvı dolu kırmızı lezyonlar vardır.</p>
<p>Solunumsal Gıda Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları:</p>
<p>IgE aracılı reaksiyonlar:<br />
Gıda uyarı testi ile hem üst solunum hem alt solunum yolu reaksiyonları oluşturulabilir. Bu reaksiyonlar genelde deri ve mide-barsak bulguları ile birliktedir. RAST ile gıda sp. IgE gösterilebilir. 480 adet gıda reaksiyonu veren vakanın değerlendirildiği bir çalışmada çift kör plasebo kontrollü yöntemle % 16 vakada solunumsal bulgu saptanmıştır.<br />
Bulgular gıdanın alımından 15-90 dakika sonra oluşmaktadır. Burunda ve göz etrafında kaşıntı en erken bulgular olup bunun ardından hapşurma ve burun akması oluşur.<br />
Respiratuvar reaksiyonlara yol açan gıdalar, balık, kabuklular, yumurta, nohutdur.<br />
IgE aracılı olmayan reaksiyonlar:<br />
Heiner sendromu çok nadir görülen, gıda ile ortaya çıkan, pnömoni, akciğer infiltrasyonları, hemosideroz (dokulara demir çökmesi), mide kanaması ve demir eksikliği kansızlığı ile karakterli bir hastalıktır. Genelde inek sütü ile oluşur. Gelişme geriliği oluşur. İnek sütüne reaktif antikorlar saptanmış olup hastalığın immünolojik mekanizması tam olarak bilinmemektedir.</p>
<p>Anafilaksi:<br />
Hastahanelerdeki acil servise başvuran jeneralize anafilaksilerin 2/3’ ünü arı sokması oluştururken, 1/3’ ünü gıda allerjileri oluşturur. Her yıl ABD’ de 100 tane gıda ile indüklenmiş ölümcül fatal reaksiyon bildirilmektedir. Anafilaksinin tüm bulgularının oluşmasına rağmen bu hastaların serum triptazlarında major yükselmeler olmaz.</p>
<p>Gıda ile İlişkili Egzersizle Ortaya Çıkan Anafilaksi:<br />
Sık olmayan bu form gıda alımından sonraki 2-4. saatlerde egzersiz yapan vakalarda görülür. Egzersiz olmadan alınan gıda ile gözlemlenebilen herhangi bir reaksiyon oluşmaz. Bu hastalığın insidansı son 10 yılda toplumların egzersize yönelmesi ile artmaktadır. Hastalarda genellikle astma veya diğer atopik hastalıklar olup, sorumlu gıda ile pozitif cilt testi saptanır. Bu hastaların geçmişlerinde de bu gıdalarla reaksiyon vardır. Kadınlarda iki kat daha sıklıkla ve 30’ lu yaşlarda daha sık görülür. Yulaf, kabuklu deniz mahsülleri, meyve, süt, kereviz ve balık sorumlu gıdalardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/gida-allerjisi-hakkinda-bilgi+gida-allerjisi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allerjik Nezle</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/nezle-hakkinda-bilgi+nezle-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/nezle-hakkinda-bilgi+nezle-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 05:57:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle Olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezle Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezlenin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alerjik Nezlenin Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6608</guid>
		<description><![CDATA[İlkbahar ve sonbaharda çeşitli polenlerin ortaya çıkması ile Allerjik nezle, hapşırma, burunda tıkanıklık, kızarıklık, kaşıntı ve akıntı ile seyreden ve toplumda sık görülen bir hastalıktır. İlkbahar ve sonbaharda belirtilerde artış gözlenir. Yıl boyunca süren allerjik nezleye ise sebep olarak ev tozu gibi sürekli ortamda bulunabilen allerjenler gösterilmektedir. Allerjik nezlenin tedavisi için temel amaç allerjiye neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6608"></span>İlkbahar ve sonbaharda çeşitli polenlerin ortaya çıkması ile Allerjik nezle, hapşırma, burunda tıkanıklık, kızarıklık, kaşıntı ve akıntı ile seyreden ve toplumda sık görülen bir hastalıktır. İlkbahar ve sonbaharda belirtilerde artış gözlenir. Yıl boyunca süren allerjik nezleye ise sebep olarak ev tozu gibi sürekli ortamda bulunabilen allerjenler gösterilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/nezle.jpg" alt="" width="120" height="90" /></a>Allerjik nezlenin tedavisi için temel amaç allerjiye neden olan uyaranın ortamdan uzaklaştırılmasıdır. Polenlerden korunmak için bahar aylarında pencereleri kapalı tutmak ve hava filtresi kullanmak düşünülebilir. Sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmak için çözüm olabilir. Tatil zamanlarını bahar aylarının dışında planlamak da faydalı bir önlem olabilir. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen göstermek gerekir. Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile allerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla yıkamak yerinde olacaktır.</p>
<p><strong>Alerji Tedavi</strong></p>
<p>Allerjik nezle tedavisi için kullanılan birkaç çeşit ilaç vardır;</p>
<p><strong>Antihistaminikler</strong><br />
Sıkça başvurulan ilaçlardır. Histaminin etkisini bloke ederek allerjik nezle belirtilerini önlemeye yönelik bir yaklaşımdır. Fakat histamin salınımı allerjik nezleye yol açan mekanizmalardan sadece bir tanesidir. Antihistaminikler muhtemelen burun akıntısını iyileştirecektir ancak tıkanıklık konusunda fazla bir şey yapamayacaktır. Antihistaminikler yan etki olarak en sık sersemlik hissine yol açarlar.</p>
<p><strong>Dekonjestan</strong><br />
İlaçlar burundaki damarları daraltarak rahatlama sağlamayı hedefler. Bu ilaçlar bazı kişilerde sıkıntı hissi ve uykusuzluğa neden olabilir. Dekonjestan ilaçlar fazla kullanılırsa allerjik nezle belirtilerini daha da kötüleştirebilirler; Örneğin burun tıkanıklığı daha da artabilir.</p>
<p><strong>Buruna Uygulanan Anti-Enflamatuar İlaçlar</strong><br />
Bugün allerjik tedavi için etkin tedavi imkanı sunan ilaçlar olarak görülmektedir. Doğrudan buruna uygulanan Flutikazon propiyonat burun bölgesinde anti enflamatuar etki göstererek tedavi sağlar. Allerjik nezle belirtilerinin temelinde yatan ana neden burundaki enflamasyon olduğu için, bu anti enflamatuar etki burundaki kaşıntı, akıntı, tıkanıklık ve hapşırmanın gerilemesini sağlar. Ağızdan alınarak bütün vücuda dağılmış olan antihistaminik ve dekonjestan ilaçlardan farklı olarak Flutikazon propiyonat, sersemlik hissine yol açmaz. Tedavide ilacı sadece ihtiyaç duyulan bölgeye yani buruna uygulamak mümkün olur.</p>
<p>Kime Başvurmak Gerekir?<br />
Allerjik nezle konusunda hangi tedaviyi almak gerektiğine başvurulan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı hekim karar verebilecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/nezle-hakkinda-bilgi+nezle-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saman Nezlesi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/saman-nezlesi-hakkinda-bilgi+saman-nezlesi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/saman-nezlesi-hakkinda-bilgi+saman-nezlesi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 21:22:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Alerjisi Olması Halinde]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Alerjisi Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesi Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesinden]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesinin]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Saman Nezlesinin Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6602</guid>
		<description><![CDATA[Mevsimlik veya her zaman olmak üzere iki tipi vardır. Çiçek tozları, otlar, çimen ve küfler, mevsimlik; ev tozları ve yün ise parennial saman nezlesine sebep olur. Genellikle hastalar allerjik bünyelidir ve âilelerinde başka allerjik hastalık bulunur. Hastalarda bol sulu burun akıntısı, hapşırma, burunda kaşıntı, her iki gözde sulanma, kaşıntı ve yanma vardır. Gözler şiş ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6602"></span>Mevsimlik veya her zaman olmak üzere iki tipi vardır. Çiçek tozları, otlar, çimen ve küfler, mevsimlik; ev tozları ve yün ise parennial saman nezlesine sebep olur. Genellikle hastalar allerjik bünyelidir ve âilelerinde başka allerjik hastalık bulunur.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/saman_nezlesi.jpg" alt="" width="122" height="76" /></a></p>
<p>Hastalarda bol sulu burun akıntısı, hapşırma, burunda kaşıntı, her iki gözde sulanma, kaşıntı ve yanma vardır. Gözler şiş ve kızarık, burun mukozası soluk mâvimsi renktedir. Hastaların burun salgısı ve kanlarında akyuvarların eozinofil grubu artmıştır. Saman nezlesi yapan âmilin (allerjinin) ne olduğu ise deri testleriyle tespit edilir.</p>
<p>Hastalığın etkili tedâvisi yoktur. Hiposensitizasyon (duyarlılık azaltma) bâzan faydalıdır. Allerjen, ilgili mevsimden 2-3 ay önce başlayarak gitgide artan dozda hastaya şırınga edilir. Böylece allerjene karşı bağışıklık kazanmış olur.</p>
<p>Antihistaminler, efedrin ve fenil propanolamin faydalıdır. Sinirli ve gergin hastalara sâkinleştirici (müsekkin) verilir. Bunlarla kontrol edilemeyen vak’alarda belirtiler devâm ettiği sürece kortikosteroitler ağızdan veya teneffüs spreyleri hâlinde kullanılır.</p>
<p>Şüphesiz en iyisi allerjenden uzak durmaktır. O mevsimde allerjeni geçirmeyen maskeler kullanılabilir. Allerjen, ev tozu veya yün ise, tozsuz, yünsüz oda hazırlanmalıdır. Bütün örtü ve eşyâlar, antijenik olmayan maddelerden olmalıdır. Oda süpürülmemeli, sık sık ıslak bezle silinmelidir. Battaniye ve yataklar pamuk veya mümkünse tamâmen toz geçirmiyecek şekilde kılıflı olmalıdır. Sun’î boyalı gıdalar, meşrubatlar, boyalı sakız, dondurma, kuruyemiş fazla yenmemelidir.</p>
<p>Hastalıkta bütün tedbirlere rağmen hiçbir zaman tam bir iyileşme olmaz. Allerjenle karşılaştırıldığı zaman yeniden atak olur.</p>
<p>TANIM: Saman nezlesi tanımı yanlış isimlendirilmektedir. Çünkü saman bu olaya neden olmaz. Hastalık; akan / kaşınan burun ve göz, hapşırma, boğaz kaşıntısı ve burun, boğazda çok miktarda akıntıdan oluşmaktadır. Havayla solunan parçaçıklara karşı gelişen allerji buna neden olmaktadır. Yaz gribi ise bilinen grip (Virüs enfeksiyonları) den farklıdır, gribin aksine saman nezlesi gibi havadaki parçaçıklara karşı gelişen bir alerjidir. Saman nezlesi ve yaz gribi tıp dilinde allerjik rinit olarak bilinen durum için kullanılan yaygın isimlerdir. (Rinit, burun iltihabıdır.)</p>
<p>Her yıl çok sayıda insan allerjik rinite yakalanmaktadır. Bazıları çok hafif atlatırken bazıları için çok ağır geçmekte, işlerini engellemekte ve yaşam kalitesini bozmaktadır.</p>
<p>ALLERJİNİN NEDENİ NEDİR?</p>
<p>Bir bitki veya hayvana ait bir parçaçık vücüda girerse (gözü kaplayan zardan, burun veya boğazdan) bu istilayı önlemek amacıyla bağışıklık sistemine ait bir yanıt gelişir. Normal şartlar altında bu yararlı, doğal bir korunmadır. Bununla birlikte bazı kişiler bir takım maddelere karşı aşırı reaksiyon göstermektedir. Bu maddelere allerjen, kişilere ise allerjik denilmektedir. Bu olay ailevi olarak görülme eğilimi göstermektedir.</p>
<p>Allerjenler vücudu antikor yapmak üzere uyarırlar. Bunlar daha sonra allerjenlerle birleşerek, vücudda bu şekilde istenmeyen etkilere yol açan bazı kimyasal maddelerin salgılamasına neden olurlar. Histamin bunlar içinde en iyi bilinen kimyasal maddedir. Bu madde burun zarlarının şişmesine, kaşıntıya, tahrişe ve aşırı miktarda sümük oluşmasına neden olur.</p>
<p>HANGİ ALLERJENLER RİNİT YAPAR?</p>
<p>Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan hayvan ve bitki proteinleri gözümüz burnumuz ve boğazımızdaki zarlar üzerinde birikirler. Polenler, mantar sporları, hayvan tüyleri ve ev tozu bu parçaçıkların en sık rastlananlarındandır.</p>
<p>HANGİ POLENLER SORUN OLUR?</p>
<p>İlkbaharın erken dönemlerinde saman nezlesine polenler yada çevrede sıklıkla rastlanan ağaçlar neden olmaktadır. İlkbaharın geç dönemlerinde ise polenler çayırlardan kaynaklanmaktadır. Renkli süs bitkileri nadir olarak allerjiye neden olmaktadır. Çünkü onların polenleri havayla taşınamayacak kadar ağırdır. Bu bitkilerin polenleri bir yerden bir yere böcekler tarafından taşınmaktadır. (arılar, kelebekler)</p>
<p>Bazı bitkiler ise Ağustosun sonunda polen vermeye başlarlar. Bu eylül ayı boyunca devam eder. Kimi zaman ekim ayına kadar veya ilk soğuklara kadar polen verdiği olur.</p>
<p>MANTAR NEDİR?</p>
<p>Mantarlar ekmeği küflendiren, meyvaların bozulmasına neden olan küflerdir. Aynı zamanda kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda diğer bitki ve toprakta da bulunurlar. Soğuğa dirençli oldukları için allerji sorunu uzundur ve karın toprağı kapattığı dönemler dışında tüm bir yıl sporları havada bulunur.</p>
<p>Ev içinde mantarlar ev bitkilerinde ve onların saksı toprağında yaşar. Bodrum katları ve çamaşır odaları gibi nemli yerlerin yanı sıra peynirde ve mayalanmış içkilerde de bulunurlar.</p>
<p>TÜM YIL BOYUNCA SAMAN NEZLESİ NASIL DEĞİŞİR?</p>
<p>Allerjenler hayvan artıkları (kediler, köpekler, atlar, yün) kozmetik malzemeler, mantarlar, yiyecekler ve ev tozlarıda dahil olmak üzere bütün yıl boyunca bulunurlar. Ev tozu, mobilyalardan dökülen selülozdan, mantardan, ev hayvanlarında dökülen artıklardan ve böcek parçalarından oluşan karmaşık bir yapıdır. Allerji kışın sıcak hava sistemlerinin açılmasıyla ev tozunun etkisi altında artmaktadır.</p>
<p>ALLERJİ ZARARLI OLABİLİR Mİ?</p>
<p>Allerjik kişilerin soğuk algınlığına, sinüs enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonlarına olan hassasiyetleri artmıştır. Bu hastalık onları allerjisi olmayan insanlardan daha fazla rahatsız edebilir. Hatta bazen daha ağır olarak bu kişilerde astım gelişebilir.</p>
<p>SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ?</p>
<p>İdeal olarak allerjinizin oluştuğu yerden uzakta yaşamayı seçebilirsiniz. Örneğin sadece deniz havası teneffüs edebileceğiniz bir yerde veya hiçbir şeyin yaşamayacağı kadar kuru bir iklimde yaşamanıza devam edebilirsiniz. Ne yazık ki bu ideal uygulama nadiren yapılabilir. Ancak aşağıda sıralanan kendi kendinize yardım önerileri denemeye değerdir.</p>
<p>1. Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın. (birçok eczaneden temin edilebilir)</p>
<p>2. Isıtma ve havalandırma sistemlerindeki filtreleri aylık olarak değiştirin yada bir hava temizleme aygıtı kullanmaya başlayın.</p>
<p>3. Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun.</p>
<p>4. Evde bulunan bitki ve hayvanlardan uzak durun.</p>
<p>5. Kuş tüyü yastıkları, yün battaniye ve yün örtüleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanlarla değiştirin.</p>
<p>6. Gerekli olduğunda yeterince antihistaminik ve dekonjestan kullanın.</p>
<p>7. Yatağınızın baş tarafı yukarı kaldırılmış bir şekilde uyuyun. Bunun için yatağınızın baş tarafındaki ayakların altına birer tuğla koyabilirsiniz.</p>
<p>8. Genel sağlık kurallarına uyun.</p>
<p>Hergün egzerzis yapın. Sigarayı bırakın ve diğer hava kirliliğine neden olan şeylerden uzak durun. Dengeli beslenin karbonhitratları aza indirin. Dietinizi vitaminler ve özelliklede C vitaminiyle destekleyin.</p>
<p>9. Doktorunuzun tavsiyelerine uyun</p>
<p>10. Kış aylarında iyi bir nemlendirici kullanın. Çünkü kuru ev içi havası birçok allerjik kişinin kötüleşmesine neden olmaktadır. Ancak nemlendiricide mantar üreme şansına da dikkat edin.</p>
<p>DOKTORUNUZ SİZİN İÇİN NE YAPABİLİR?</p>
<p>Kulak Burun Boğaz uzmanınız tam bir kulak, burun, boğaz, baş ve boyun muayenesi yapacaktır. Dikkatli bir değerlendirme sonucunda doktorunuz şikayetlerinize herhangi bir enfeksiyonun yada yapısal bir bozukluğun yol açıp açmadığına ve bunlara yönelik uygun tedaviye karar verecektir.</p>
<p>Allerji tedavisinde bir çok ilaçtan yararlanılmaktadır ve dokturunuz bunlar arasından size en uygun olanını seçecektir. Bunlar arasında antihistaminikler, dekonjestanlar, kromolin ve kortizonlu ilaçlar vardır. Şüphelenilen bir allerjinin medikal tedavisi aynı zamanda çevre kontrolü danışmalığınıda kapsamaktadır. Sonuç olarak detaylı bir hikaye ve iyi bir muayeneden sonra doktorunuz hangi maddeye karşı allerjiniz olduğunu tespit etmek için testler önerebilir.</p>
<p>Solunum havasındaki allerjenlerin tek tedavisi spesifik olarak o allerjene karşı antikor oluşturacak enjeksiyonlar yapmaktır. Bundan önce hassasiyetinizin gerçek nedeni bulunmalıdır. Allerji araştırmaları ya kan tahlili yada deri testi şeklindedir. Modern testler sadece hangi maddeye karşı allerjiniz olduğu değil bu allerjinin düzeyi de ortaya çıkmaktadır. Bu, eğer enjeksiyon gerekiyorsa başlanabilecek en yüksek dozla başlayarak tedaviye cevabı en kısa zamanda almamızı sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/saman-nezlesi-hakkinda-bilgi+saman-nezlesi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lateks Alerjisi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/lateks-alerjisi-hakkinda-bilgi+lateks-alerjisi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/lateks-alerjisi-hakkinda-bilgi+lateks-alerjisi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 21:12:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisi Hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisi Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisi Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisi Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisi Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Lateks Alerjisinin Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6596</guid>
		<description><![CDATA[Lateks Alerjisi Nedir? Alerjik yapılı kişilerde oluşan bir reaksiyondur. Kişilerin deri veya mukozaları (özellikle göz, burun, akciğerler, ağız, anüs ve vajen) bu madde ile karşılaştığında vücutta histamin gibi bazı kimyasallar açığa çıkar ve çeşitli reaksiyonlara neden olur. Eğer bir kişinin latekse karşı alerjisi varsa diğer lastik ürünlerine de alerjisi olur. Çünkü bu ürünlerin çoğu lateks [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span id="more-6596"></span>Lateks Alerjisi Nedir?</strong><br />
Alerjik yapılı kişilerde oluşan bir reaksiyondur. Kişilerin deri veya mukozaları (özellikle göz, burun, akciğerler, ağız, anüs ve vajen) bu madde ile karşılaştığında vücutta histamin gibi bazı kimyasallar açığa çıkar ve çeşitli reaksiyonlara neden olur. Eğer bir kişinin latekse karşı alerjisi varsa diğer lastik ürünlerine de alerjisi olur. Çünkü bu ürünlerin çoğu lateks içerir.</p>
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 122px"><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img title="Alerji" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/lastik_alerji.jpg" alt="Alerji" width="112" height="112" /></a><p class="wp-caption-text">Alerji</p></div>
<p>Lastik Alerjisi<br />
Lateks Alerjisinde Hangi Tür Reaksiyonlar Görülür?</p>
<p>Lateks alerjisi bulguları diğer alerji bulguları gibidir. Hafif vakalarda deriye temas halinde kırmızılık, şişlik ve kaşıntı olur. Daha ağır vakalarda deride çatlamalar oluşur. Ayrıca temas halinde temas yerinde ve/veya tüm vücutta kurdeşen oluşabilir.</p>
<p>Lateksin mukozaya kontağı ile daha ciddi reaksiyonlar oluşabilir. Bu daha çok havayollarına temas ile oluşur. Lateksin hava yolları ile teması genellikle cerrahi eldivenlerdeki pudraya yapışmış lateks parçacıklarının solunması ile olur. Hafif bulgular olarak gözlerde kızarık, kaşıntı ve sulanma, hapşırma, burun akması olur. Daha ağır bulgular olarak, göğüste sıkışma ve nefes almada zorlukla kendini gösteren astım oluşur. Lakteksten yapılmış balonların şişirilmesi ya da patlaması da yüzde ciddi şişmelere neden olabilir. Lateksten yapılan kondomlar (prezervatif) da duyarlı erkek ve kadınlarda kaşınma ve şişlik gibi benzer bulgulara neden olabilir.</p>
<p>Çok daha ciddi olan ve hayatı tehdit eden reaksiyon “anafilaksi” olarak adlandırılır. Bu durumda lateks ile karşılaşan kişide kan basıncı düşmesi, nefes darlığı gelişir. Bu tür reaksiyonlar kadın doğum muayeneleri, doğum, ameliyat, veya diş operasyonları esnasında olabilir.</p>
<p>Latekse Karşı Alerjiksem Nasıl Anlarım?</p>
<p>Lateks alerjisi sıklıkla şu iki tip kişide oluşur:</p>
<p>1. Ailesinde alerji hikayesi olan kişiler,<br />
2. Lateks ile sık teması olan kişiler.</p>
<p>Lateks ile sık karşılaşan kişiler şunlardır: Sipina bifida veya idrar yolları anormalliği olan çocuklar, çok fazla cerrahi operasyon geçiren erişkinler, Lastik endüstrisinde çalışan kişiler, sağlık çalışanları. Bunun dışında egzeması olanlar, muz, kestane, avokado yediğinde ağızında kaşıntı olanlar, daha önce sebebi bilinmeyen anafilaksi geçiren kişilerde de lateks alerjisi riski vardır. Eğer sizde bu risk faktörleri varsa ve/veya lateks ürünleri kullandığınızda alerjik reaksiyonlarınız oluyorsa latekse karşı alerjiksiniz demektir.</p>
<p>Risk Faktörlerini Taşıyorsam ve/veya Lateks Alerjisi Bulgularım Varsa Ne Yapmalıyım?</p>
<p>Eğer herhangi bir risk faktörü taşıyorsanız veya lateks alerjisi bulgularınız varsa hekiminize baş vurmalısınız. Lateks deri testi ve/veya RAST testi ile lateks alerjisi varlığı doğrulanmalıdır. Alerji tanısı koymada yalnızca deri testi oldukça yeterlidir.</p>
<p>Alerjik Kişilerin Tedavisi:</p>
<p>Hafif alerjik bulgular diğer tüm alerjiler gibi tedavi edilirler. Antihistaminikler, kortizonlar ve/veya bronş genişleticiler lateks alerjisi için en çok kullanılan ilaçlardır. Şu anda lateks alerjisini tamamen iyileştirecek ya da korunma sağlayacak ne bir aşı tedavisi ne de ilaç tedavisi yoktur. Lateks alerjisi olan kişilerin bu maddeye karşı alerjilerinin olduğunu bilmesi çok önemlidir. Eğer bu kişilerde anafilaktik reaksiyon gibi ağır reaksiyon bulguları varsa hemen acil servise baş vurmalıdırlar. Lateks alerjisi oluan kişilere şunlar önerilebilir:</p>
<p>*  Lateks içeren ürünlerden sakınınız,</p>
<p>*  Alerjiniz olduğunu belirten bir künye ya da bilezik takınız,</p>
<p>*  Tüm hekimlerinize diş hekiminize lateks alerjiniz olduğunu belirtiniz,</p>
<p>*  Yukarıdaki belirtileri şiddetli olarak geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen taşıması gereklidir. Epipen kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır.</p>
<p>*  Size yapılacak tıbbi bir girişimde kullanılmak üzere yanınızda lateks içermeyen bir eldiven bulundurunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/lateks-alerjisi-hakkinda-bilgi+lateks-alerjisi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arı Alerjisi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ari-alerjisi-hakkinda-bilgi+ari-alerjisi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ari-alerjisi-hakkinda-bilgi+ari-alerjisi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 21:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alerji Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisi Nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisi Neden]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisi Olanlar Ne Yapmalı]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisi Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Alerjisinin Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Arı Sokması Halinde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=6592</guid>
		<description><![CDATA[Arı alerjisi, toplumda sık görülen ve ölümcül sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biridir. Arı alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses’ in yaban arısı tarafından sokulup ölmesine aittir. Ülkemizde yapılan çalışmalara göre arı alerjisi % 2-3 oranında görülmektedir. Dünya üzerinde bir çok arı çeşidi bulunmaktadır. En sık alerji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-6592"></span>Arı alerjisi, toplumda sık görülen ve ölümcül sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biridir. Arı alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses’ in yaban arısı tarafından sokulup ölmesine aittir. Ülkemizde yapılan çalışmalara göre arı alerjisi % 2-3 oranında görülmektedir. Dünya üzerinde bir çok arı çeşidi bulunmaktadır. En sık alerji sebebi olan arılar bal arısı (Honey bee), sarı arı (Yellow jacket), ve eşek arıları (Wasp, Hornet)’ dır.</p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><img class="alignleft" src="http://www.saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/alerji/ari_alerjisi.jpg" alt="" width="143" height="107" /></a>Ortalama 1,5 cm boyunda olan arılar çiçeklerin özsuyunu toplayarak çok değerli bir besin kaybağı olan bal üretirler. Ayrıca çiçeklerin polenlerini taşıyarak döllenmelerini ve meyve oluşumunu sağlarlar. Ancak bu kadar yararlı olan bu canlıların bazı insanlar üzerinde çok korkutucu hatta ölümcül etkileri olabilir.</p>
<p>Arı alerjisi özellikle arı tarafından birkaç kez sokulan ve genetik olarak yatkın kişilerde ortaya çıkar. Ülkemizde özellikle arı yetiştiriciliğinin çok olduğu bölgelerde rastlanmakla birlikte diğer insanlarda da görülebilir. Özellikle piknik yapılan yerlerde arı sokması sık rastlanılan durumlardan biridir. Arı alerjisinin gelişmesi için de kişinin daha önceden arı tarafından sokulmuş ve duyarlılanmış olması gerekir.</p>
<p>Arı alerjisi varlığı deri testleri ve kan testleri (RAST) ile saptanabilir. Daha önceden arı tarafından sokulup ciddi reaksiyon görülen kişilere arı alerjisi aşısı uygulamak gereklidir. Bu tür tedaviler mutlaka bir alerjist tarafından uygulanmalıdır.</p>
<p>Arı Alerjisi Olanlara Öneriler</p>
<p>-  Yazın pazar alışverişi yapmayın, bahçede dolaşmayın,</p>
<p>-  Açık yerlerde yemek veya meyva yemeyin, hoş kokulu meyva suyu, gazoz içmeyin,</p>
<p>-  Piknik yapmayın,</p>
<p>-  Parfüm, deodorant, kolonya sürmeyin,</p>
<p>-  Güzel kokulu sabun, şampuan kullanmayın,</p>
<p>-  Parlak renkli, çiçekli elbise giymeyin,</p>
<p>-  Çiçek toplamayın, çiçek takmayın,</p>
<p>-  Tatile gittiğinizde etrafta arı kovanı olup olmadığını araştırın,</p>
<p>-  Yaban arısını kovanı civarında öldürmeyin, bu arıdan salınan kokular diğer arıları üzerinize çeker,</p>
<p>-  Çıplak ayakla yürümeyin, mümkünse dışarıda uzun kollu ve paçalı giyisiler giyin ve kahverengi giyisileri tercih edin, arılar kahverengini sevmez. Bahçe ile uğraşmanız gerekiyorsa şapka ve eldiven kullanın,</p>
<p>-  Terli olmak bütün böcekler için çekicidir, riskli bölgelerde terli olmamaya özen gösterin,</p>
<p>-  Eşek arısı saldırgan, bal arısı sakindir; ancak, sıcak havalarda her ikisi de saldırgan olacağı için bu havalarda dikkatli olun,</p>
<p>-  Sizi bal arısı sokarsa iğnesini büyüteç ve çımbızla almaya çalışın, veya başka birinden yardım isteyin.</p>
<p>-  Antialerjik ilaçları devamlı yanınızda bulundurun.</p>
<p>-  Daha önceden şiddetli arı alerjisi geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen taşıması gereklidir. Epipen kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır.</p>
<p>Arı sokması halinde;</p>
<p>-  Sokma yerinin üstünden bandaj uygulayın, bu bandajı her 10 dakikada bir 3 dakika kadar gevşetin,</p>
<p>-  Sokma yerine soğuk uygulayın,</p>
<p>-  Anti alerjik ilaçları uygulayın,</p>
<p>-  Elinizde adrenalin veya EpiPen varsa kullanın,</p>
<p>-  EN KISA ZAMANDA DOKTORA ULAŞIN</p>
<p>Tedavi</p>
<p>Tedavide temel, mutlaka arı tarafından sokulma riskini azaltmaktır. Bunun için yukarıdaki önerileri dikkatle uygulayınız. Bunun dışında antialerjik ilaçlar, kortizon ve adrenalin gerektiği durumlarda kullanılır.</p>
<p>Arı alerjisinde en önemli tedavi aşı tedavisidir. Arı alerjisine karşı uygulanan aşı tedavisi 2-3 yıl kadar sürmekle birlikte % 100 başarılıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ari-alerjisi-hakkinda-bilgi+ari-alerjisi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

