<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi.org/category/saglik/bel-ve-boyun-fitigi-hakkinda/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi.org</link>
	<description>Hakkında Bilgiler, Hakkında Bilgi Nedir, Hakkındaki, Ne Demek,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Oct 2011 08:35:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bel Fıtığı ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigi-ve-tedavisi-hakkinda-bilgi+bel-fitigi-ve-tedavisi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigi-ve-tedavisi-hakkinda-bilgi+bel-fitigi-ve-tedavisi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 20:22:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9333</guid>
		<description><![CDATA[BELFITIĞI NEDİR TEDAVİSİ VARMIDIR ? Bel ağrısı, hayatımızın herhangi bir anında hemen çoğumuzun başına gelmiştir. Öyle ki araştırmalar, her üç kişiden iki kişide bel ağrısı olduğunu söyler. Sanayileşmiş ülkelerde daha sık görülmesi araştırmaya ve tartışmaya değer. Bel ağrısının en sık bel fıtığına bağlı olduğu söylenir. Ancak bu doğru değildir. Bel fıtığına bağlı olan bel ağrıları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;"><span id="more-9333"></span><img class="alignleft" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/belfitigi1.jpeg" alt="" width="100" height="80" /><span style="color: #888888;"><em></em></span></span><span style="color: black;">BELFITIĞI NEDİR TEDAVİSİ VARMIDIR ?<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ağrısı, hayatımızın herhangi bir anında hemen çoğumuzun başına gelmiştir. Öyle ki araştırmalar, her üç kişiden iki kişide bel ağrısı olduğunu söyler. Sanayileşmiş ülkelerde daha sık görülmesi araştırmaya ve tartışmaya değer.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ağrısının en sık bel fıtığına bağlı olduğu söylenir. Ancak bu doğru değildir. Bel fıtığına bağlı olan bel ağrıları, %2 gibi son derece düşük oranlarda görülür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Pozisyona bağlı ya da zorlama ile olan bel ağrıları, daha sık görülür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ağrısı, kadın ve erkeklerde eşit oranda görülmektedir. Ancak ileri yaşlarda, özellikle 45 yaşından sonra kadınlarda erkeklerden daha sıktır. Menapoz ve erken osteoporozun buna etkili olduğu düşünülÜR.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Pozisyon ile vurgulamak istediğim, kötü duruştur. Dik değil, omuzları düşük yürümek, sandalyede iki büklüm oturmak kamburluğa, dolayısıyla bel ağrısına davetiye çıkarmak demektir. Uzun süre ayni pozisyonda kalmak ta benzer sonuca yol açar. Bu nedenle işyerinizde belli aralıklarla dolaşmanız ya da ayağa kalkarak pozisyon değiştirmeniz uygun olur. Bunu yapmaktan sakın çekinmeyin. Eğer amiriniz bir şey söyler ise, benim adımı verin!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Öncelikle bilmemiz gerekir ki bel ağrısı, bir hastalık değildir. Bir belirtidir, bir bulgudur. Bir başka deyiş ile önemli bir hastalık işareti olabilir. Bu nedenle inatçı bel ağrılarını asla hafife almayın, mutlaka doktorunuzla paylaşın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Biz pratik olarak, bel ağrılarını yeni başlayan ve başlayıp da geçmeyen ağrılar olmak üzere iki grupta inceleriz. İlkine akut, ikincisine kronik bel ağrısı adını veririz. Akut olanlar birkaç hafta içinde iyileşirler. Çoğunda ilaç bile gereksiz olup, istirahat etmek yeterlidir. En sorunlu olanlar ikinciler yani 6 haftadan fazla devam eden kronik bel ağrılarıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Darbe, bel tutulması, kireçlenme, romatizma, bel fıtığı, enfeksiyon (Brucella) başlıca bel ağrısı nedenleridir. Nadir olarak kanser kökenli bel ağrıları da olabilir. Bu nedenle, kesin tanı için tam ve sistemik bir muayene gerekir. Bu amaçla, sizden bazı tetkikler isteriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Meslek hayatımızda en sık rastladığımız bel ağrısı türü, bel tutulmasıdır. Ters bir hareket yapmak, zıplamak, yüksek bir yerden atlamak, ağır kaldırmak, bel tutulmasının başlıca nedenleridir. Burada esas hadise, bel omurlarına ait kasların ağrılı spazmıdır. Hava değişimi de etkili olabilir. Yazdan kışa girerken soğuk, kıştan yaza geçer iken açılıp saçılma ve terleme, esas nedenleridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ağrısının 65-70 yaş gruplarında sıklıkla rastladığımız bir türü ise omurga kanalında daralmadır. Bu hastalarımız ağrıdan ötürü yürümekte zorluk çekerler. Kireçlenme yani artroz’un etkisi ile daha fazla ıstırap çekebilirler. Fizik ve ilaç tedavisine yanıt alamadığımız durumlarda ameliyat önerebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel fıtığı, bel ağrıları içinde en dramatik olanıdır. Bel fıtığının tipik belirtisi siyatik dediğimiz ağrıdır ki onun acısını gerçekten çeken bilir. İlerlemiş durumlarda bacak kaslarında erime ve hissizliğe neden olabilir. İdrar kaçırmaya bile neden olabilir. İşte bu duruma gelmiş olan bel fıtıklarında tek tedavi seçeneği ameliyattır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Hangi nedenle olursa olsun, bel ağrılarının tedavisinde yatak istirahatı esastır. Ancak bu çok uzun tutulmamalıdır. En fazla 3 hafta olmalıdır. İstirahatın uzaması, bel ve bacak kaslarında zayıflamaya neden olabilir.Bel ağrısı çeken pek çok hastam, “Kuşak ya da bel korsesi kullanayım mı?” şeklinde sorular yöneltiyor. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Aslında uzun süreli olmamak kaydı ile kullanmakta yarar olduğu düşüncesindeyim. Korse ya da kuşağın, pozisyonlarımızı anımsatıcı olma gibi avantajları da vardır. Sürekli kullanmak ise, bel kaslarını zayıflatabileceğinden doğru değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ağrınız geçmiyor, inat ile devam ediyor ise, “şişmanlık mı, yok canım sen de?” demeyin. Ne yazık ki fazla kilo, bel ağrısını şiddetlendiren önemli etkenlerden biridir. Fazla kilosu olan, bundan kurtulmak ya da en azından makul seviyeye inmek zorundadır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigi-ve-tedavisi-hakkinda-bilgi+bel-fitigi-ve-tedavisi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Fıtığı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigi-hakkinda-bilgi+bel-fitigi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigi-hakkinda-bilgi+bel-fitigi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 19:55:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Teşhisi]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/9330-hakkinda-bilgi+9330-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder. Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/"><span style="color: black;"><span id="more-9330"></span><img class="alignleft" title="Bel Fıtığı" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/belfitigi.jpeg" alt="" width="120" height="90" /></span></a><span style="color: #888888;"><em></em></span><span style="color: black;">Belimizde 5 adet omur kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Disk, özel bir bağ dokusu organıdır ve omurganın dayanıklılığına, hareketliliğine ve zorlamalara karşı dirençli olmasına, omurgaya uygulanan şok şeklindeki darbelerin emilmesine ve kuvvetin çevre dokulara dengeli bir şekilde dağılmasına hizmet eder.</span></p>
<p><strong><span style="color: black;">Bel fıtığı</span></strong><span style="color: black;">, beldeki omur kemikleri arasında bulunan ve adeta bir amortisör gibi görev yapan bu disklerin fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Disklerin iç kısmında nükleus pulpozus denen jöle kıvamında yumuşak bir bölüm, bunun dışında anulus fibrozus adı verilen daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan yüzlerde ise her iki tarafta son-plak olarak adlandırılan kıkırdak yapılar vardır. Dıştaki tabakanın anatomik bütünlüğünün bozularak içerideki yumuşak kısmın dışarıya doğru taşmasına fıtıklaşma denir. Fıtıklaşan yani dışarıya doğru taşan disk, omurilik kanalı (spinal kanal) içinden veya kendisinin arka-yan tarafından geçmekte olan sinirleri sıkıştırır ve hastalık böylelikle kendisini belli eder .</span></p>
<p>Ayrıca fıtıklaşmış diskten ortama salınan bazı kimyasal maddeler de sinir köklerini etkileyerek ağrıya neden olurlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;"><strong>Teşhis</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ve bacak ağrısı ile seyreden hastalıklar çok çeşitlidir. Yani bel ve bacak ağrısı bulunan her hastaya &#8220;Mutlaka bel fıtığıdır&#8221; peşin hükmü ile yaklaşmak doğru değildir. Bel fıtığını taklit eden pek çok hastalık vardır. Basit bir spor yaralanmasından romatizmaya, enfeksiyon hastalıklarından kansere ve bel kaymasına kadar birçok hastalık bel ve/veya bacak ağrısıyla seyredebilir. Bu sebeple önce teşhisin ne olduğu net olarak ortaya konmalıdır. Çünkü tedavide başarıya giden yol herşeyden önce doğru teşhisten geçer. Bunun için de ilgili uzman hekime müracaat etmek gerekir. Hekim hastanın şikâyetlerini dinleyecek, muayenesini yapacak ve hastalığıyla ilgili tüm tetkik ve tahlilleri isteyecektir.</span></p>
<p><img style="border: 0pt none; margin: 9px;" title="Bel Fıtığı" src="http://saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/bel.jpg" border="0" alt="Bel Fıtığı" hspace="9" vspace="9" width="400" height="314" align="left" /><span style="color: black;">Bel ağrısının araştırılmasında düz röntgen filmlerinin önemi günümüzde azalmıştır. Hastanın radyasyona maruz kalmasına yol açan bu teknik ancak belirli durumlarda tercih edilmektedir. Belden iğne yapılıp içeriye kontrast madde verildikten sonra film çekilmesi tekniği (myelografi) de giderek daha az kullanılmaktadır. Çünkü günümüzde görüntüleme teknikleri çok ilerlemiş ve artık hastanın belinden iğne yapılmasına gerek kalmayacak seviyeye gelmiştir. Aslında noniyonik kontrast maddelerin kullanım alanına girmesi iğne tekniğinin yan etkilerini hayli azaltmıştır. Fakat buna rağmen bizzat iğne tekniğinin kendi yan etkileri olabildiğinden dolayı myelografiden mümkün mertebe uzak durmakta yarar vardır. Bunun yerine güçlü manyetik rezonans cihazları tercih edilmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel fıtığının teşhis ve ayırıcı teşhisinde EMG dediğimiz tetkik yöntemi de yararlıdır. Çünkü bu yöntem ile hastada bulunan bozuklukların sinir dokusuna mı, yoksa kas dokusuna mı ait olduğu ortaya konabilmekte, diğer hastalıkların bel fıtığından ayırımı yapılabilmektedir. Bası altında kalan sinirlerde hasar olup olmadığı, varsa hasarın derecesi hakkında da fikir vermektedir. Bazı durumlarda bu teknik, cerrahın ameliyat kararını bile etkileyebilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel ve/veya bacak ağrısı bulunan bir hastada bazen bilgisayarlı tomografi, genellikle de manyetik rezonans gibi ileri tetkik yöntemlerine başvurulur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Manyetik rezonans görüntüleme metodu teşhiste ve ayırıcı teşhiste büyük kolaylıklar sağlar. Ayrıca hastanın x-ışını almaması ve çeşitli planlardaki üstün görüntüleme yeteneği; omurilik, sinirler ve diğer yumuşak dokuları net bir şekilde görüntüleyebilmesi manyetik rezonansı giderek daha da öne çıkarmaktadır. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Ancak kemik dokusuyla ilgili patolojilerde bilgisayarlı tomografinin daha iyi görüntü sağladığı gözönüne alınarak bazı durumlarda her iki teşhis metodu beraberce kullanılabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Manyetik rezonansın bu kadar yararlı bir yöntem olmasına karşılık elde edilen görüntülerin değerlendirilmesi büyük bir tecrübe ister. Yanlış yorumlar, yanlış tedavi şekillerine yol açar. Sıklıkla rastladığımız hafif disk bombeleşmesi bel fıtığı olarak yorumlanırsa, tedavinin şekli tamamen değişik bir yöne doğru gidebilecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Özellikle ameliyat sonrası dönemde gerçekleştirilen çekimlerden elde edilen görüntülerin yorumlanması tecrübe gerektirir. Muayene bulguları ile tetkiklerden elde edilen neticeler beraberce kılı kırk yararcasına hassas bir tarzda değerlendirilecek ve net bir teşhise vardıktan sonra tedaviye geçilecektir. Manyetik rezonans tetkikinde bel fıtığı görüldü diye ameliyat kararı vermek bazen yanıltıcı olabilir. Elde edilen görüntüler mutlaka klinik bulgularla desteklenmeli, aralarında uyum aranmalıdır. Uyum yoksa bu durum izah edilmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bazen bel fıtığı ile hayati önem arzeden diğer birtakım hastalıkların ayırıcı teşhisini yapabilmek için kemik sintigrafisi gerekebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Tedavi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bel fıtığı rahatsızlığı bulunan bir kişide hastalığın safhası iyi bir muayene ve ileri tetkik metodları ile net olarak tesbit edildikten sonra tedaviye geçilir. Bundan sonra, pratik olması açısından, hastalar cerrahi müdahale gerekenler ve cerrahi müdahale gerekmeyenler diye iki büyük gruba ayrılabilirler. Bel fıtığı gelişiminin erken dönemlerinde konservatif tedavi adı verilen cerrahi dışı tedavi metodları uygulanır. Bu safhada hastaya bütün dünyada ağrı kesici, adale gevşetici ve antienflamatuar ilaçlar verilir. Sert yatak istirahati tavsiye edilir. Fizik tedavi yapılabilir. Lazer ile tedavi cihetine gidilebilir. Yine ciltten (perkütan) birtakım farklı girişimlerde bulunulabilir. Uygun dönemde egzersiz verilebilir. Gerekiyorsa psikoterapi yapılabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;"> Bel fıtığı tedavisini bir ekip işi olarak görmekte yarar vardır. Nöroşirürji (beyin-omurilik-sinir cerrahisi), nöroloji, anestezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı doktorlar ile diyetisyen, psikolog, hemşire ve fizyoterapistler bu ekibin içinde yer almalıdır. Gerektiğinde diğer bazı branşlardaki uzman doktorların görüşlerine de müracaat edilmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bu ekibin elinde bir fizik tedavi ünitesi ve bu ünitede traksiyon (programlanabilir hafızalı otomatik cihaz ile bel çekme) dahil lüzumlu bütün araç gereçler hazır bulunmalıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bu prensipler ışığında modern imkânlar kullanılarak hastaların büyük bir kısmı ameliyat harici metodlarla tedavi edilebilir. Prensip olarak cerrahi müdahale son çaredir. Ancak hastalık ilerlemiş ve yapılan muayenede bazı şartlar teşekkül etmiş ise [ki bu şartlar uluslararası nöroşirürji camiası nezdinde genel kabul görmüş ve klasik kitaplara kadar geçmiş kriterlerdir] o zaman ameliyat kararı verilir. Bu kararı verirken cerraha bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme metodu büyük oranda yardımcı olur. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigi-hakkinda-bilgi+bel-fitigi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun Fıtığı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/boyun-fitigi-hakkinda-bilgi+boyun-fitigi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/boyun-fitigi-hakkinda-bilgi+boyun-fitigi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 18:16:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Fıtığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Fıtığı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Fıtığı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Fıtığının Belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9326</guid>
		<description><![CDATA[Nedir boyun fıtığı? Boyun omurları arasında diskler vardır. Bu disklerde meydana gelen sızmalar sinirlere bası yaparak boyun fıtığını ortaya çıkarır. Boyun fıtığının oluşmasında ani hareketlerin etkisi büyüktür. Örneğin otomobil çarpmalarında boynun gidip gelmesi halinde kalıcı ve büyük sorunlar ortaya çıkar. Biz buna kamçı manevrası diyoruz. Bu harekette kişi felç bile olabilir. Boyun fıtığının belirtileri nelerdir? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><span id="more-9326"></span><img class="alignleft" title="Boyun Fıtığı" src="http://saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/fitik/boyunfitigi1.jpeg" alt="" width="91" height="117" /></a><strong><span style="color: black;"> </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img title="Daha fazla..." src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><strong><span style="color: black;">Nedir boyun fıtığı? </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun omurları arasında diskler vardır. Bu disklerde meydana gelen sızmalar sinirlere bası yaparak boyun fıtığını ortaya çıkarır.<br />
Boyun fıtığının oluşmasında ani hareketlerin etkisi büyüktür. Örneğin otomobil çarpmalarında boynun gidip gelmesi halinde kalıcı ve büyük sorunlar ortaya çıkar. Biz buna kamçı manevrası diyoruz. Bu harekette kişi felç bile olabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Boyun fıtığının belirtileri nelerdir? </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun fıtığının yansımaları da boyun, sırt ve kollarda görülür. Ağrı, kasılma ve hissizlikler boyun fıtığında kollarda görülür. Mesela hastanın elinde sinirdeki basıya bağlı kas gücü kayıpları olabilir. Kişinin tutma yeteneğinde azalma oluyor. Ayrıca yine sinirdeki basıya bağlı olarak kolda incelme meydana gelebiliyor. Bu incelme boyun fıtığının ilerlemesi durumunda gözle görülür şekilde olabilir. Birde boyundaki değişiklikler beyine giden kan damarlarına da bası yapabilir. Bu durumda algılamada güçlük, konsantre olamam, uyku bozukluğu, sabah yorgun kalkmak, kulak çınlaması, baş dönmesi görme kusuru.</span></p>
<p><span style="color: black;"><strong>Boyun fıtığının belirtileri ile karışan hastalıklar var mı? Her boyun ağrısı boyun fıtığı belirtisi mi? </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun ağrılarında akciğer tümörleri de etkilidir. Hasta boyun ve omuz ağrısı ile geldiği zaman bir akciğer grafisinin mutlaka çekilmesi gerekir. Boyunda pek çok anatomik oluşum yer alır. Organlardaki her hangi bir rahatsızlık kendini boyun şikayetleri gibi gösterebilir. Ayrıca yemek borusu iltihapları ve mide rahatsızlıkları da boyun ağrısı yapar. Ayrıca sol kolda ağrı varsa kalbi göz ardı etmemek gerekir.</span></p>
<p><strong>Kol ağrısı boyun fıtığından başka hangi nedenlerle ortaya çıkar? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">30-40 yaşın üzerindeki hastalarda kalbe mutlaka dikkat etmek gerekiyor. Omuz veya boyun ağrısı nedeniyle bana başvuran birçok hastada kalp sorunu olduğunu belirledim.</span></p>
<p><strong>Boyun fıtığı ne gibi sorunlara neden olur? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">En önemli ve en kötü etkilerinden bir tanesi insanın elini kullanamaz duruma gelmesidir. Aslında basit gibi gözükse de tek bir parmağın bile kullanılamaması insan hayatını son derece olumsuz etkiler. Örneğin işaret parmağı ile başparmağını kullanamayan bir kişi el kullanma yeteneğini yüzde 50 oranında kaybetmiş oluyor. Çünkü bu iki önemli parmağın fonksiyonunu yerine getirememesi kişinin birçok ihtiyacını giderememesine neden olur. Şöyle bir düşündüğünüzde bu durumdaki bir fırın tepsisini bile tutamaz.</span></p>
<p><strong>Tedavisi nasıl yapılıyor? </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Öncelikle psikolojik olarak rahatlaması için hastanın ağrısını belirli bir ölçüde hafifletiyoruz. Çünkü bu ağrılar çok şiddetlidir. Örneğin diş ağrısının kolda olduğunu düşünün. Bu tedavide öncelikle hastada ne gibi kayıplar oluştuğu belirlenir ve bu kayıpların yerine konması için rehabilitasyon dediğimiz programın uygulanmasına başlanır.<br />
Rehabilitasyonla birlikte fizikoterapi de tedavi aşamasında çok önemli bir yer tutar. Bölgeye uygulanan soft lazer, nöral terapi ve İR ışın vücudun içine kadar iner ve kanlanma sağlanır. Kanlanma artınca da sinirlere tekrar hayat gelir ve bölgede iyileşme görülür. İlaç tedavisi ile bölgedeki adale spazmları da giderilir. Akupunktur ve manuel terapi burada çok önemli yer tutar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun bölgesi ağrıları, bel ağrılarından sonra en sık karşılaşılan kas iskelet sistemi rahatsızlığı. Boyun ağrılarının görülme sıklığının yüzde 5-10 dolayında olduğu tahmin ediliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Boyun ağrılarının ne kadarı boyun fıtığından kaynaklanıyor?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Aslında sanıldığının aksine boyun fıtıkları boyun ağrılarının en sık karşılaşılan nedeni değil. Boyun bölgesi ağrılarının ancak yüzde 10- 20 kadarı boyun fıtığı kaynaklı. Fıtık ağrısı diğer ağrılara göre şiddetli olduğundan böyle yanlış bir kanı yerleşmiş. En sık karşılaştığımız boyun ağrısı nedeni myofasial ağrı sendromu olarak adlandırdığımız kas gerilme ağrıları. Bunu 50 yaşından sonra ortaya çıkan omurga kireçlenmesine bağlı ağrılar izliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Boyun fıtıklarında ne zaman ‘ameliyat’ denir? Ameliyat sonrası tekrar riski ne kadar?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Bu konuda tam bir fikir birliği yok. Fizik tedavi uzmanı olarak bizler operasyonu son çare olarak düşünüyoruz. Bununla beraber büyük fıtıklarda omurilik bası bulguları oluşabilir. Böyle bir durumda hastalar bir an önce ameliyat edilmeli. Benzer şekilde fıtığın boyundan kola giden sinirlere bastırması durumunda kol kaslarında kısmi felç durumu oluşabilir. Kas gücü kaybının giderek kötüleştiği belirlenirse yine cerrahi öneriyoruz. Sıkı takip edilebilen hastalarda kas gücü kaybının iyiye gitmesi durumunda ise fizik tedavi öneriyoruz. Bu hastalar fizik tedavi yöntemleriyle, başarıyla tedavi edilebiliyor. Bazı hastaların ağrıları ise tüm ilaç ve fizik tedavi yöntemleriyle geçmeyebilir. Böyle bir durumda ameliyat öneriyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Boyun fıtığı dışında kalan ağrılar neden oluşur?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun fıtığı dışında en sık karşılaştığımız myofasial ağrılar, boynun uygunsuz pozisyonda aşırı kullanılmasına bağlı olarak kas gerilmelerinden kaynaklanır. Tipik olarak bilgisayar kullanımı, başın uzun süre öne eğilerek yapılan ofis çalışmaları, uzun süreli telefon konuşmaları en sık karşılaştığımız myofasial ağrı sebepleri. Ayrıca aşırı stres, gerilim ve depresyonda bu tip kas gerilmesi ağrılarının ortaya çıkmasını kolaylaştırıp tedavisini güçleştiriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Ağır taşıma, meslek duruş bozukluklarının ağrılarda rolü nedir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun fıtıklarında bel fıtıklarından farklı olarak ağır taşımanın ve mesleğin etkisi belirgin değil. Alışkanlıklara bağlı duruş bozuklukları ve özellikle uygun olmayan yatak ve yastıklarda yatış en sık karşılaştığımız sebepler arasında. Fıtık dışında kalan ağrılar ise bilgisayarla uzun süreli çalışan ve ofis ortamlarında çalışanlarda sık görülmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Boyun ağrılarına çekenlere öneriler</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">Boyun ağrısından korunmak için ofis çalışanları ergonomiye dikkat etmeli. Özellikle monitor göz hizasının hafif altında olmalıdır. Uzun süre baş eğik pozisyonda çalışılmamalı. Eğer bu tip aktiviteden kaçınmak mümkün değilse saatte bir ara verilip, boyun kaslarına düzenli germe egzersizleri yapılmalı. Özelikle yaygın bir alışkanlık olarak karşılaştığımız televizyon karşısında, kanepe ve koltukta uygunsuz baş pozisyonu ile televizyon seyretmek ve uyumaktan kaçınılmalı. Geceleri yastıksız ya da çok yüksek yastıkta yatılmamalı. Mümkünse ortopedik yastık kullanılmalı. Özellikle bayanlar ıslak saçla yatmamalı. Boyun ağrısı çeken hastalar oyalanmadan öncelikle bir fizik tedavi rehabilitasyon uzmanına başvurmalı ve onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeliler.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/boyun-fitigi-hakkinda-bilgi+boyun-fitigi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Fıtığından Korunma</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigindan-korunma-hakkinda-bilgi+bel-fitigindan-korunma-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigindan-korunma-hakkinda-bilgi+bel-fitigindan-korunma-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 17:48:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Ağrılarını Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı Olmamak için]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/9322-hakkinda-bilgi+9322-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Bel ağrıları ve bel rahatsızlıkları, gittikçe büyük bir oranla artmakta. Bunun en önemli nedenleri; değişen beslenme ve davranış alışkanlıkları. Gittikçe daha az harket eden, taşıtlara mahkum olan ve fast food yeme alışkanlıklarına kayan toplumumuzda en fazla yükü beller üstleniyor. Bel ağrılarını önlemek için yapmanız gerekenler: Egzersiz ve beslenme: - Bel ağrısı yapmayan egzersizler yapın. - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/bel-agrilarindan-korunma-nedir+bel-agrilarindan-korunma-hakkinda-bilgi"><span style="color: black;"><span id="more-9322"></span><img class="alignleft" title="Bel Ağrıları" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/bel.jpeg" alt="" width="100" height="80" /></span></a><span style="color: #888888;"><em><span style="font-size: large;"> </span></em></span><span style="color: black;">Bel ağrıları ve bel rahatsızlıkları, gittikçe büyük bir oranla artmakta. Bunun en önemli nedenleri; değişen beslenme ve davranış alışkanlıkları. Gittikçe daha az harket eden, taşıtlara mahkum olan ve fast food yeme alışkanlıklarına kayan toplumumuzda en fazla yükü beller üstleniyor. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Bel ağrılarını önlemek için yapmanız gerekenler: </span></strong><strong><span style="color: black;"><br />
</span></strong><span style="color: black;"><br />
<strong>Egzersiz ve beslenme:</strong> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">- Bel ağrısı yapmayan egzersizler yapın.<br />
- Aşırı kilolardan kaçının, eğer varsa aşırı kilolarınızı verin.<br />
- Yüzmek bel ağrılarına en iyi gelen spordur, mümkün olduğunca çok yüzün. Sırtüstü yüzme en idealidir. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Uyurken: </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">-Yatınca şeklini değiştirmeyen bir yatak seçin.<br />
-Yan yatarken sırtınıza binen baskıyı azaltmak için dizinizi bükün.<br />
-Sırtüstü yatarken dizlerin altına küçük bir yastık koyun. </span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><span style="color: black;"> <img style="border: 0pt none;" title="Bel Fıtığı" src="http://saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/intervertebral-disk.jpg" border="0" alt="Bel Fıtığı" width="400" height="320" align="left" /></span></a></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Otururken: </span></strong><strong><span style="color: black;"><br />
</span></strong><span style="color: black;"><br />
- Sandalyenizin arkalığında belinizdeki normal kavisi koruyabilecek bir yastık bulundurun.<br />
- Masaya yakın oturun, uzak oturup masaya eğilmeyin.<br />
- Ayağınızı yerle temas ettirin.<br />
- Araba kullanırken pedallara kolay ulaşabilecek şekilde oturun.<br />
- Kalçanız ile dizlerinizi aynı seviyede tutun.<br />
- 2 saatten fazla aynı pozisonda oturmayın </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Ayakta dururken ve yürürken:</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">- Uzun süre ayakta duracaksanız, sık sık ağırlığı bir bacaktan diğerine aktarın.<br />
- İşinizi kendinizi zorlamayacak bir yükseklik seviyesinde yapın.<br />
- Dik durun.<br />
- Ayaklardan birini alçak bir yere koyun.<br />
- Bastığınız yerin sert zemin olmasına dikkat edin.<br />
- Sportif, alçak topuklu ayakkabı giyin.<br />
- Yürürken yük taşıyorsanız yükün hep aynı elinizde durmamasına dikkat edin.<br />
- Her iki elde de yük varsa yükleri eşit olarak her iki ele verin. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Eğilirken, yük kaldırırken:</span></strong><span style="color: black;"> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;">- Profesyonel haltercilerin yaptığı gibi başınızı dik tutun, bel kavsinizi koruyun.<br />
- Dizler ve kalçalarınızı kırarak eğilirseniz üç doğal kavsinizin hizasını korumuş olursunuz.<br />
- Zeminin dengeli olmasına dikkat edin ve kaldıracağınız yüke yakın olun.<br />
- Dönerken belinizi değil ayaklarınızı döndürün.<br />
- Yükü göğsünüze yapıştırarak beldeki yükünüzü azaltın.<br />
- Eğilerek değil çömelerek yükü yere koyun parmaklarınıza dikkat edin.<br />
- Ayaklarınızın arasını biraz açın ve yükü her iki ayağa eşit dağıtın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/bel-fitigindan-korunma-hakkinda-bilgi+bel-fitigindan-korunma-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Fıtığı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/mide-fitigi-hakkinda-bilgi+mide-fitigi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/mide-fitigi-hakkinda-bilgi+mide-fitigi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 17:28:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Bel ve Boyun Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Fıtığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Fıtığı Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Fıtığı Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Fıtığı Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9319</guid>
		<description><![CDATA[Mide fıtığı, göğüs ile karın boşluğunu ayıran diyafram kasında mevcut olan açıklıktan (hiatus) midenin üst kısmının, yemek borusuna doğru sarkmasına denir. Belirtiler Mideden yukarı, göğüste yayılan yanma ve ekşime. Ağız içine acı-ekşi su ya da yiyeceklerin gelmesi. Ses kısılması. Tedavi edilemeyen boğaz enfeksiyonları Dişlerde erozyon Boğazda dolgunluk hissi Sık sık boğaz temizleme ihtiyacı Ses kısılması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><span id="more-9319"></span><img class="alignleft" style="border: 0pt none;" title="Mide Fıtığı" src="http://saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/fitik/migdefitigi.jpeg" border="0" alt="Boyun Fitigi" width="100" height="80" align="left" /></a><span style="color: black;"> </span><span style="color: #888888;"><em><span style="font-size: large;"> </span></em></span><img title="Daha fazla..." src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span style="color: black;">Mide fıtığı, göğüs ile karın boşluğunu ayıran diyafram kasında mevcut olan açıklıktan (hiatus) midenin üst kısmının, yemek borusuna doğru sarkmasına denir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Belirtiler<br />
</span></strong><span style="color: black;">Mideden yukarı,<br />
göğüste yayılan yanma ve ekşime.<br />
</span><span style="color: black;">Ağız içine acı-ekşi su ya da yiyeceklerin gelmesi.<br />
Ses kısılması. Tedavi edilemeyen boğaz enfeksiyonları<br />
Dişlerde erozyon<br />
Boğazda dolgunluk hissi<br />
Sık sık boğaz temizleme ihtiyacı Ses kısılması<br />
Ses tellerinde polip veya nodül<br />
Müzmin öksürük Tedaviye iyi yanıt vermeyen astım<br />
Tekrarlayan zatürre<br />
Uykuda solunum bozukluğu</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Tanı<br />
</span></strong><span style="color: black;">Genelde tanı tesadüfen, başka bir nedenle tetkik yapılırken konuyor. Aslında fıtıkta şikâyete yol açan neden daha çok reflüdür. Hastada reflü belirtileri görülür.</span></p>
<p><strong><span style="color: black;">Tedavi<br />
</span></strong><span style="color: black;">Mide fıtığını tamamen geri çeviren bir ilaç yok. Orta yaşın üzerinde hiçbir belirti vermeyen tesadüfî bir fıtık bulunduğunda hastaya sadece basit tavsiyelerde bulunuyoruz. Bunlar reflüde söylediğimiz tavsiyeler. Bazı gıdalardan uzak kalmaları gerekiyor. Çikolata, tereyağı, kahve ve çok asitli yiyecekleri yasaklıyoruz. Sigara kesinlikle içmemeleri gerekiyor. Çünkü sigaranın mide boşalmasına ve asit salgısına doğrudan etkisi var. Hastalara bir başka önerimiz gece yatarken gövdelerinin üst kısmını yüksekte tutmaları. Bunu yapmak içinde ya yatağın şiltesinin ya da yatağın üst kısmının altına bir yükseltici koymaları gerekiyor. 45 derece eğimle sırtı dik tutarak yatmak tavsiye ediliyor. Gerekirse ileri tetkiklerden sonra operasyon önerilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: black;">Öneriler<br />
</span></strong><span style="color: black;">Yaşam tarzında yapılacak bir takım değişikliklerle reflü şikâyetlerini azaltmak mümkün. İşte reflüye karşı yapabilecekleriniz: Fazla kilolarınız varsa bunlardan kurtulun. Yemeklerinizi küçük ve sık öğünler halinde yemeye dikkat edin. Yiyecek ve içecekleri çok sıcak tüketmeyin. Yüksek ısı yemek borusunda hasar oluşturabilir. Yemekten sonra 2-3 saat süreyle yatmayın veya egzersiz yapmayın. Belinizi sıkacak korse ve kemerleri kullanmayın. &#8211; Dar, rahatsız kıyafetler giymeyin. Sigara ve alkol alışkanlığınız varsa bırakın.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: black;"> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/mide-fitigi-hakkinda-bilgi+mide-fitigi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

