<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi &#187; Hamilelik Hakkında Bilgiler</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi.org/category/saglik/hamilelik-hakkinda-bilgiler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi.org</link>
	<description>Hakkında Bilgiler, Hakkında Bilgi Nedir, Hakkındaki, Ne Demek,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 Oct 2011 08:35:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hamilelikte Ne kadar Kilo Alınmalı</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelikte-ne-kadar-kilo-alinmali-hakkinda-bilgi+hamilelikte-ne-kadar-kilo-alinmali-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelikte-ne-kadar-kilo-alinmali-hakkinda-bilgi+hamilelikte-ne-kadar-kilo-alinmali-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 19:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Alınan Kilolar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Ay ay Kilo Alımı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte İdeal Kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Kilo Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileyken Kaç Kilo Alınmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9860</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelikte ideal kilosunda olan kişiler için 9-12 kilo arasında alınması gerekli; ama anne adayı eğer zayıfsa biz bu kiloyu 16 kiloya kadar çıkarmasını istiyoruz. Anne adayı kiloluysa bunda da bir sınır getiriyoruz 11 kiloya kadar maksimum alsın istiyoruz. Hamilelik öncesinde planlı hamileliklerde annenin kilosuna göre de bir beslenme programı uygulanmasını özellikle öneriyoruz. 4. aya kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-9860"></span><img class="alignleft" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/beslenme.jpg" alt="" width="148" height="200" />Hamilelikte ideal kilosunda olan kişiler için 9-12 kilo arasında alınması gerekli; ama anne adayı eğer zayıfsa biz bu kiloyu 16 kiloya kadar çıkarmasını istiyoruz. Anne adayı kiloluysa bunda da bir sınır getiriyoruz 11 kiloya kadar maksimum alsın istiyoruz. Hamilelik öncesinde planlı hamileliklerde annenin kilosuna göre de bir beslenme programı uygulanmasını özellikle öneriyoruz.</p>
<p>4. aya kadar 1.5-3 kilo, daha sonrasında da 7-8 ve 9. aylarda ikişer kilo, diğer aylarda da 1’er kilo alınması ideal ölçüler; ama hamilenin bulantısı varsa ilk 4 ayda genelde kilo veriliyor. Bulantı kesilmesiyle birlikte ani bir kilo artışı görülebiliyor. Bu kişiye göre de değişebiliyor; ama en ideal ölçülerimiz ayda 1-2 kilo alınması hamilelerde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelikte-ne-kadar-kilo-alinmali-hakkinda-bilgi+hamilelikte-ne-kadar-kilo-alinmali-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Kor­donu Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/gobek-kor%c2%addonu-nedir-hakkinda-bilgi+gobek-kor%c2%addonu-nedir-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/gobek-kor%c2%addonu-nedir-hakkinda-bilgi+gobek-kor%c2%addonu-nedir-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 19:02:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerin Göbek Bağı]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kordonu Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kordonunun Kesilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kordonunun Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Göbek Kordonunun Özellikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9855</guid>
		<description><![CDATA[Karnın ortasında derinin daire biçiminde çukurlaştığı bölgeye göbek (umblikus) adı verilir. Doğumdan evvel bebeklerin anne ile olan bağlantılarını sağlayan göbek kor­donu bu noktada çocuk ile bağlıdır ve do­ğumda kesilir. Kordonun bebek tarafında kalan ucu ebe tarafından bağlanır ve temiz bir gazbezi ile kapatılır. 4-5 gün içinde düşen göbek kordonu geride bazen çukur, bazen kaba­rıkça deri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-9855"></span></p>
<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img class="alignleft" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com//resim/saglik/gobekkordonu.jpeg" alt="" width="100" height="80" /></a>Karnın ortasında derinin daire biçiminde çukurlaştığı bölgeye göbek (umblikus) adı verilir. Doğumdan evvel bebeklerin anne ile olan bağlantılarını sağlayan göbek kor­donu bu noktada çocuk ile bağlıdır ve do­ğumda kesilir.</p>
<p>Kordonun bebek tarafında kalan ucu ebe tarafından bağlanır ve temiz bir gazbezi ile kapatılır. 4-5 gün içinde düşen göbek kordonu geride bazen çukur, bazen kaba­rıkça deri kıvrıntısından oluşan bir iz bıra­kır ki buna göbek denir. Çocuk ile plasenta dolaşımı arasındaki bağlılığı sağlayan göbek kordonu 50-60 cm. uzunluğunda, 1,5-2 cm. kalınlığındadır. Da­ha kısa veya uzun olduğunda doğum esna­sında plastanın erken ayrılması veya kor­donun çocuğun boynuna dolanması gibi komplikasyonlara neden olabilir. Kan uyuşmazlığı olaylarında, doğum esna­sında kordon uzun kesilir ve alınan bir mik­tar kordon kanı muayene edilir. Çocuğun kanının değiştirilmesini gerektiren durum­larda kordon içindeki damarlardan çocuğa kan verilir.</p>
<p>Plasentadan çocuğun göbeğine kadar uza­nan kordon içinde iki atardamar ve bir ta­ne toplardamar wharton peltesi denen bir doku içinde spiral şeklinde kıvrmtılı olarak seyreder. Bu damarlar göbekten fetüsün karnına girdikten sonra kasık atardama­rına ve karaciğere yani fetüsün kan dola­şımına bağlanırlar. Karaciğere giden da­mara ductus venosus adı verilir. Doğum­dan sonra kordon kesilince bu damarlar dumura uğrar, çocuğun kan dolaşımı, pla­senta dolaşımından bağımsız olarak de­vam eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/gobek-kor%c2%addonu-nedir-hakkinda-bilgi+gobek-kor%c2%addonu-nedir-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İleri Yaş Gebelik Hakkında</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ileri-yas-gebelik-hakkinda-hakkinda-bilgi+ileri-yas-gebelik-hakkinda-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ileri-yas-gebelik-hakkinda-hakkinda-bilgi+ileri-yas-gebelik-hakkinda-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 18:29:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Yaş Gebeliğin Hamileliğe Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Yaş Gebelik Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Yaş Gebelik Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9851</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen kadınların sayısı artmıştır. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtalıkların fonksiyonları yavaşlar ve yumurtalar yaşlanır dolayısı ile gebelik elde edilmesi zorlaşır. Otuzbeş yaştan sonra her menstruel siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmayabilir. Yaş ilerledikçe Down Sendromu gibi kromozomal hastalıkların görülme olasılığı ve düşük ihtimali artar. İleri yaş gebeliklerde hipertansiyon, kalp problemleri, preeklempsi (gebelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-9851"></span>Günümüzde ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen kadınların sayısı artmıştır. Kadının yaşı ilerledikçe yumurtalıkların fonksiyonları yavaşlar ve yumurtalar yaşlanır dolayısı ile gebelik elde edilmesi zorlaşır. Otuzbeş yaştan sonra her menstruel siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmayabilir. Yaş ilerledikçe Down Sendromu gibi kromozomal hastalıkların görülme olasılığı ve düşük ihtimali artar.</p>
<p>İleri yaş gebeliklerde hipertansiyon, kalp problemleri, preeklempsi (gebelik zehirlenmesi), diabet daha sık görülür. Gebelik öncesi dönemden itibaren iyi takip edilirse ileri yaştaki birçok kadın sağlıklı çocuk sahibi olabilir.</p>
<p>Tübal cerrahi geçirmiş, endometriozis hastalığı veya myomları olan kadınlara ve diabet, kalp hastalığı, hipertansiyon gibi sağlık problemleri olan kadınların mümkün olduğu kadar erken bebek sahibi olmaları önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ileri-yas-gebelik-hakkinda-hakkinda-bilgi+ileri-yas-gebelik-hakkinda-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamileyken Sigara İçilmesi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamileyken-sigara-icilmesi-hakkinda-bilgi+hamileyken-sigara-icilmesi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamileyken-sigara-icilmesi-hakkinda-bilgi+hamileyken-sigara-icilmesi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 13:47:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumdan Sonra Sigara İçme]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Sigara İçmenin Bebek Üzerindeki Etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik ve Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelikte Sigara İçmenin Zararları]]></category>
		<category><![CDATA[Sigaranın Hamileliğe Etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9847</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi sigara hayatımızın tüm dönemlerinde,vücudumuzun tüm organları için zararlı olmakla birlikte, özellikle kalp, dolaşım sistemi ve solunum sistemimiz için çok daha endişe vericidir. Sigaranın vücuda olan zararları içinde taşıdığı maddelerle ilgilidir. Bu maddeler genel olarak ; karbonmonoksit, nikotin,kurşun ve benzeri zararlı maddelerdir. Bu maddeler nasıl ki içene zarar veriyorsa aynı şekilde içen anne adayının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi.org"><span id="more-9847"></span><img class="alignleft" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/hamilesigara.jpeg" alt="" width="116" height="77" /></a><span style="font-size: large;"><span style="color: #888888;"><em></em></span></span>Bilindiği gibi sigara hayatımızın tüm dönemlerinde,vücudumuzun tüm organları için zararlı olmakla birlikte, özellikle kalp, dolaşım sistemi ve solunum sistemimiz için çok daha endişe vericidir. Sigaranın vücuda olan zararları içinde taşıdığı maddelerle ilgilidir. Bu maddeler genel olarak ; karbonmonoksit, nikotin,kurşun ve benzeri zararlı maddelerdir. Bu maddeler nasıl ki içene zarar veriyorsa aynı şekilde içen anne adayının bebeğine de zarar verecektir.  Hatta bebek, yeni gelişmekte olan bir canlı olduğu için bunlardan çok daha fazla zarar görerek gebelik boyunca, doğum sırasında ya da doğumdan sonra tüm yaşamı boyunca etkilenebileceği durumlara maruz kalabilecektir.</p>
<p>Sigaranın vücut üzerindeki etkilerini genel olarak erken ve geç dönem etkiler olarak ikiye ayırmak mümkündür.</p>
<p>ERKEN ETKİLER ; sigara içindeki maddelerin vücuda girmesi ile vücutta meydana gelen değişimlerdir. Bunlar ;</p>
<p>1) Atar damarlarda daralma ( vazokonstrüksiyon )</p>
<p>2) Damar duvarına olan kan basıncının artması</p>
<p>3) Tansiyon yükselmesi ( hipertansiyon )</p>
<p>4) Çarpıntı ( taşikardi )</p>
<p>5) Kanın oksijen taşıma kapasitesinin azalması</p>
<p>6) Buna bağlı olarak dokulara giden oksijen miktarının azalması</p>
<p>GEÇ ETKİLER ; Bunlar uzu süreli sigaraya maruziyet ile ortaya çıkan klinik tablolardır ;</p>
<p>1) Solunum sistemi hastalıkları ( Kronik bronşit, nefes darlığı, gibi )</p>
<p>2) Dolaşım sistemi hastalıkları ( ateroskleroz, damar tıkanıklıkları, flebit,vs )</p>
<p>3) Kalp hastalıkları ( özellikle koroner damarların tıkanmasına bağlı enfarktüs riskinin artması )</p>
<p>4) Vücutta C vitaminini inaktive ederek enfeksiyonlar başta olmak üzere bir çok hastalığa karşı savunma gücümüzü azaltır)</p>
<p>5) Hemen tüm kanserlerin etiyolojisinde ( oluşmasında ) sigaranın yeri vardır. Özellikle akciğer, dudak ,gırtlak ve nefes borusu kanserleri sigara içenlerde içmeyenlere göre çok daha fazla sıklıkta görülmektedir.</p>
<p>Yapılan bir çalışmada ; nikotin koklatılan veya enjekte edilen albino sıçanlardan doğan yavruların küçük, doğum ağırlıkları noksan, ölüm oranlarının yüksek olduğu, annelerin yavrularını besleme davranışlarının değiştiği ve emzirmelerinin zorlaştığı, bazılarının yavrularını yadikleri ve çoğunun yavruları ile ilgilenmedikleri tesbit edilmiştir. Bu konuda yapılan bir çok çalışma vardır ve sonuçlar hemen hemen birbirine benzer bulunmuştur.</p>
<p>Gebelikte sigaranın bebek üzerindeki etkileri genel olarak şunlardır ;</p>
<p>1) Doğan bebeklerin bir çoğunda doğum tartısı düşük olur</p>
<p>2) Doğum ağırlığı düşük olan bebeklerde dış dünyaya adaptasyon zorlukları görülür</p>
<p>3) Bebeği doğumdan sonra koruyacak olan ve ilk olarak anneden aldığı koruyucu antikorların zarar görmesi sonucu bağışıklık sisteminde zayıflık olur</p>
<p>4) Düşük ihtimali artar</p>
<p>5) Bebeğin anne karnında ölüm ihtimali artar</p>
<p>6) Poş denilen gebelik zarının erken yırtılması riski daha yüksektir</p>
<p>7) Erken doğum tehdidini artırır</p>
<p> <img src='http://www.hakkinda-bilgi.org/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Gelişme geriliğine neden olabilir</p>
<p>9) Gebelik kanamalarında artış görülür ( placenta previa ve placenta dekolmanı gibi ölüme kadar gidebilen ağır kanamalardır )</p>
<p>10) Lohusa annenin süt miktarında azalmaya neden olur</p>
<p>11) Plasenta ( bebeğin eşi ) daha ince,çeperi geniş,kalsifikasyon ( ölü saha ) odakları daha yaygındır. Bunlar yetersiz oksijenlenmeye ( hipoksi ) karşı plasentanın cevabıdır.</p>
<p>12) Çocuklar genellikle hiperkinetik olurlar.</p>
<p>Bu etkilerin oluşabilmesi için günde şu sayıda sigara içilmesi gerekir diye bir kaide yoktur. Ne kadar çok sigara içilirse o kadar çok risk oluşur. Yani günde 5 sigara içene göre 15 sigara içende risk daha fazla olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamileyken-sigara-icilmesi-hakkinda-bilgi+hamileyken-sigara-icilmesi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Belirtileri</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/dogum-belirtileri-hakkinda-bilgi+dogum-belirtileri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/dogum-belirtileri-hakkinda-bilgi+dogum-belirtileri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 15:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğumun Yaklaşma Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9255</guid>
		<description><![CDATA[Gebeligin son aylarinda rahim gögüs kafesine kadar yükselir, yaptigi basinç nedeniyle nefes almak zorlasir, mide ve bagirsak sikâyetleri olur. Ilk gebeliklerde dogumdan bir &#8211; iki hafta önce, sonraki gebeliklerde dogumdan yaklasik birkaç gün önce bebegin basinin dogum kanalina yerlesmesi üzerine rahmin yüksekligi 2-3 cm azalir. Bu durum gebe kadinda rahatlama yaratir. Daha rahat nefes alip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><span id="more-9255"></span><img class="alignleft" title="Doğum, Hamilelik, Gebelik," src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/dogum1.jpg" alt="" width="116" height="110" /></a>Gebeligin son aylarinda rahim gögüs kafesine kadar yükselir, yaptigi basinç nedeniyle nefes almak zorlasir, mide ve bagirsak sikâyetleri olur.</p>
<p>Ilk gebeliklerde dogumdan bir &#8211; iki hafta önce, sonraki gebeliklerde dogumdan yaklasik birkaç gün önce bebegin basinin dogum kanalina yerlesmesi üzerine rahmin yüksekligi 2-3 cm azalir. Bu durum gebe kadinda rahatlama yaratir. Daha rahat nefes alip verir. Mide ve bagirsak sikayetleri azalir. Bunun yani sira idrar torbasina basinç arttigi için sik idrara çikilir. Gebeligin 28. haftasindan itibaren rahimde zaman zaman kasilmalar, sertlesmeler meydana gelir. Bunlar normaldir ve genelde agrisizdir. Bazen agrili oldugunda bunlara yalanci dogum agrisi denir. Rahmin doguma hazirlik yaptigi bu kasilma egzersizleri son haftalarda oldukça siklasir.</p>
<p>Dogumdan bir &#8211; iki gün önce hormon düzeyindeki degisiklik nedeniyle vücuttan su atilmasi ve istah azalmasi meydana gelir. Bu nedenle 1-2 kg. kilo kaybi görülebilir. Dogumun gerçeklesecegi gün vücutta dogumda kullanilmak üzere kullanilan enerjinin bir kismi açiga çikarilir. Birçok gebe kadin bu enerjiyi dogumda kullanmak yerine kendilerini zinde ve dinamik hissettikleri için temizlik, alisveris, gezme gibi islerde kullanir. Bu enerjinin amaci disinda kullanilmasi, gebe kadinin dogumda kolay yorulmasina, dogumun zor ve uzun olmasina neden olabilir. Onun için gebelerin 38. haftadan itibaren kendilerini her zamankinden daha iyi ve zinde hissettiklerinde, bunun dogumun yaklastigini belirten bir belirti oldugunu düsünüp, enerjiyi baska amaçla kullanmalari, aksine istirahat etmeleri ya da hafif islerle oyalanmalari gerekir. Bazi gebelerde dogumdan bir-iki gün önce vücudun bagirsaklari temizleme isleminden dolayi ishal meydana gelebilir.</p>
<p>Dogumun yaklastigini gösteren bu belirtiler her gebe kadinca yasanmayabilir ya da fark edilmeyebilir. Bu da normaldir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/dogum-belirtileri-hakkinda-bilgi+dogum-belirtileri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emziren Anne Nasıl Beslenmeli</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/emziren-anne-nasil-beslenmeli-hakkinda-bilgi+emziren-anne-nasil-beslenmeli-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/emziren-anne-nasil-beslenmeli-hakkinda-bilgi+emziren-anne-nasil-beslenmeli-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 13:26:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Emziren Anne Nasıl Beslenmeli]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirirken Beslenmenin Önemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9250</guid>
		<description><![CDATA[Anne sütü bebegin hem saglikli olmasi, tüm besin ögeleri gereksinmesini karsilamasi, kolaylikla sindirilebilir ve enfeksiyonlara karsi korumasi açisindan yeri doldurulamaz bir besindir. Emziren annelerin beslenmesi ile ilgili faydali bilgiler ve lohusa annelere pratik öneriler veren Anadolu Saglik Merkezi Çocuk Hastaliklari Uzmani Dr.Ela Tahmaz&#8217;in verdigi bilgilere göre, anne sütü dogumdan sonraki ilk yarim-bir saatlik süre içinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><span id="more-9250"></span><img class="alignleft" title="Emzirme, Hamilelikte Beslenme, " src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/emzirme.jpg" alt="" width="100" height="80" /></a>Anne sütü bebegin hem saglikli olmasi, tüm besin ögeleri gereksinmesini karsilamasi, kolaylikla sindirilebilir ve enfeksiyonlara karsi korumasi açisindan yeri doldurulamaz bir besindir.</p>
<p>Emziren annelerin beslenmesi ile ilgili faydali bilgiler ve lohusa annelere pratik öneriler veren Anadolu Saglik Merkezi Çocuk Hastaliklari Uzmani Dr.Ela Tahmaz&#8217;in verdigi bilgilere göre, anne sütü dogumdan sonraki ilk yarim-bir saatlik süre içinde ve baska hiçbir ek besin, su dahil, verilmediginde bebekler için en ideal besindir.</p>
<p>Emziklilik (laktasyon) genellikle meme büyümesi, süt salgilanmasinin baslamasi ve baslayan süt salgilanmasinin devami olmak üzere üç döneme ayrilir. Her bir dönem metabolik üreme hormonlariyla denetlenir.<br />
Emzirmenin basarili oldugunu söyleyebilmek için annenin bebegini güçlük çekmeden, hemen dogum sonrasinda emzirmesi ve bebegin saglikli olarak kilo almasi gereklidir. Emzirme döneminde bedensel, psikolojik, dogum öncesi ve sonrasi bir takim etmenler etki eder.</p>
<p>Emzirmede annenin salgiladigi süt, aldigi besinlerin bir ürünüdür. Süt salgisi için gerekli besinler annenin kendi gereksinmesine ek sayilmalidir. Yenidogan bebegin beslenmesi için annenin salgiladigi sütün enerjisi ve besin ögeleri, annenin yedikleri ile kendi vücudundaki depolardan saglanmaktadir. Emziren bir annenin beslenmesindeki amaç, kendi fizyolojik gereksinmelerini karsilayarak, vücudundaki besin yedegini dengede tutmak ve salgilanan sütün gerektirdigi enerji ve besin ögelerini karsilamaktadir.</p>
<p>Emzikli kadinlar için enerji ve besin ögeleri gereksinmeleri kisisel özelliklere göre farklilik gösterir. Bu özellikler sik dogumlara bagli olarak depolarin azalmasi, enfeksiyon sikligi, beslenme yetersizliginin varligi ve derecesi, fiziksel ugraslarin agirligi gibi enerji harcamasini arttiran etmenlerdir.</p>
<p>Annenin gebelikte ve emziklilikte yeterli ve dengeli beslenmesi bebegin saglikli dogmasi ve anne sütü veriminin artmasina neden olmaktadir. Annenin gebelikte koyu yesil yaprakli sebzeler ile su ürünlerini tüketmesi bebegin beyin gelisimine katkida bulunmakta ve ileriye yönelik saglik sorunlari önlenmektedir.</p>
<p>Emziklilikte süt salgilanmasi, kadinin normal gereksinimden daha fazla enerji, protein, vitamin ve mineralleri almasini gerektirir.</p>
<p>Enerji: Emzikli kadinin salgiladigi sütteki enerjinin önemli bir kismi yediklerinden saglanir. Kadinin aldigi enerji tam olarak süt enerjisine dönüsememekte, vücut dokulari da bir miktar harcanmaktadir. Diyetin sagladigi enerjinin %80 oraninda süt enerjisine dönüstügü kabul edilmektedir. Saglikli bir annenin günde ortalama 700-800 ml süt salgiladigi esas alindiginda emziklilik döneminde günlük enerji gereksinmesine 750 kalori ek yapilmalidir. Bu miktarin 500 kalorisi annenin yediklerinden, 250 kalorisi ise gebelikte kazanilan depolardan karsilanir.</p>
<p>Sivi: Emziklilikte su metabolizmasinda artis vardir. Alinan su süt salgilanmasiyla, metabolik su ise artan yiyecek alimiyla artmaktadir. Süt miktarinin degismemesi için annenin sivi alimini arttirmak gerekir. Günlük alinan toplam sivi miktari yaklasik 3 litre olmalidir. Bu miktar pratik ölçülerle 12 su bardagi su, süt, ayran, hosaf, komposto, limonata, serbet, meyve sulari seklinde önerilmektedir. Çay, kahve gibi içecekler süt verimini azaltmaktadir.<br />
Dengeli ve yeterli beslenen kadinlarda, gebelikte biriken deri alti yag dokusu, emziklilikte süt yapiminda kullanilir. Bu süre içinde zayiflama diyeti yapilmamalidir.</p>
<p>Emziklilikte Günlük Beslenme Plani</p>
<p>Kahvalti:<br />
- 1 su bardagi süt (kalsiyumla zenginlestirilmis)<br />
- 1 yumurta<br />
- 1 kibrit kutusu kadar peynir<br />
- 4-5 zeytin<br />
- 1-2 ince dilim ekmek<br />
- 1 meyve veya domates-salatalik</p>
<p>Ara Ögün:<br />
- Meyve, süt</p>
<p>Ögle:<br />
- 1 porsiyon etli sebze yemegi<br />
- 1 porsiyon pilav veya makarna<br />
- 1 kase yogurt veya ayran<br />
- 1 ince dilim ekmek<br />
- Salata, meyve</p>
<p>Ara Ögün:<br />
- 1 kibrit kutusu kadar peynir<br />
- 1-2 ince dilim ekmek<br />
- Meyve veya domates</p>
<p>Aksam:<br />
- Çorba (tarhana, mercimek, sebze  veya yogurtlu çorbalar)<br />
- 2-3 yumurta kadar et (balik, tavuk) veya kiymali sebze yemegi<br />
- 1 porsiyon zeytinyagli sebze yemegi<br />
- Salata<br />
- 1 kase yogurt veya sütlü tatli<br />
- 1-2 ince dilim ekmek</p>
<p>Gece:<br />
- Meyve, süt veya sütlü tatli</p>
<p>Not: Yemek aralarinda ihlamur, nane, papatya gibi bitki çaylari, az sekerli limonata ve komposto içilebilir.</p>
<p>Lohusa Anneye Pratik Öneriler</p>
<p>- Anneler eski vücut agirliklarina dönmek için acele etmemelilerdir. Bu süre 6 ay ya da daha fazla sürebilir. Bebeginizi emziriyorsaniz eski formunuza daha kolay dönebilirsiniz.<br />
- Gebelik sirasinda önerilenden fazla kilo aldiysaniz her ay iki kilo kaybetmeniz normaldir. Ayda iki kilodan fazla agirlik kaybi dogru degildir.<br />
- Lohusalar zayiflama diyeti uygulamamlidir. Ancak unlu, yagli ve sekerli besinleri asiri yememege dikkat edilmelidir.<br />
- Dogumdan sonra bebegi emzirirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sivi besin alinmalidir.<br />
- Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yogurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli plarak tüketilmelidir.<br />
- Hergün bir adet yumurta ve bir porsiyon etli sebze yemegi veya kurubaklagil yenilmelidir.<br />
- Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karisimi yemekler, portakal, mandalina, domates,maydanoz, yesil biber, taze sogan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir.<br />
- Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her ögün olmalidir.<br />
- Salam, sosis, sucuk gibi katki maddesi içeren diger hazir gidalar mümkün oldugu kadar yenmemelidir.<br />
- D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak günes isinlarinin dogrudan cilde yansimasi ile saglanir. Bu nedenle emzikli anne güneslenmeye özen göstermelidir.<br />
- Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanilmalidir. Dogal besinlerde yeterince alinmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanilmasi ile anne sütünden bebege geçer.<br />
- Kuru yemisler ve kuru meyveler yogun enerjileri yaninda, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Agirlik kontrolü yapilarak bu besinler tüketilebilir.<br />
- Kansizliga neden oldugundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay kusluk, ikindi gibi ögün aralarinda, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açik olarak içilmeli, çaylara limon, limon suyu eklenmelidir. Içecek olarak ihlamur, nane, papatya, kusburnu gibi bitki çaylari tercih edilmelidir.<br />
- Sebzelerin, makarna ve eristenin haslama sulari dökülmemelidir. Kuru fasulye, nohut ve barbunya gibi kurubaklagiller iyice yikandiktan sonra islatilmali ve haslama sulari dökülmemelidir.<br />
- Pekmez kan yapici, seker ise bos enerji kaynagidir. Seker yerine tatli olarak pekmez yenmesi kansizliga karsi alinacak önlemlerden biridir.<br />
- Tarim ürünlerine hasare öldürücü ilaçlar atildigindan, sebze ve meyveler iyice yikanmalidir.<br />
- Yiyecekler hazirlanirken ellerin temiz olmasina dikkat edilmelidir. Eller sik sik sabunlu su ile yikanmalidir.<br />
- Doktora danisilmadan ilaç kullanilmamalidir.<br />
- Emzirme süresince bebegin hep memede olmasi ve emerken uykuya dalmasi emzirmenin iyiye gittiginin bir isaretidir.<br />
- Basarili bir emzirme için bebek rahat olmali, yorgun ve tok olmamalidir, burun delikleri temiz olmali, rahat soluk almasi saglanmalidir.<br />
- Bebegin emme refleksi memenin agzina yerlestirilmesi ile olusur. Bebegin agzina birkaç damla süt sikilarak tadini almasi ve emmeyi baslatmasi istenmektedir.<br />
- Emzirme süresi her bebege göre degisebilir, doygunluga ulasmasi yani olgun sütü emmesi beklenmelidir.</p>
<p>Anne Sütünün Faydalari</p>
<p>- Yeni dogan bebek için en ideal besin anne sütüdür.<br />
- Anne sütü en dogal ve taze besindir.<br />
- Anne sütü kolay sindirilir.<br />
- Anne sütü her zaman temizdir, mikropsuzdur.<br />
- Anne sütü bebeginizi hastaliklardan korur.<br />
- Anne sütü bebeginizle aranizda özel sevgi bagi kurulmasini saglar.<br />
- Dogumdan sonra ilk birkaç gün içinde gelen koyu agiz sütünü ziyan etmeden bebeginize mutlaka veriniz.<br />
- Gebelik sirasinda memenize masaj yaparak emzirmeye hazir duruma getiriniz.<br />
- Emziklilikte beslenmenize dikkat ederseniz sütünüz iyi gelir, bebeginiz saglikli büyür.<br />
- Normal beslenmenize ek olarak günde 10-12 su bardagi kadar sivi yiyecekler ( süt, ayran, komposto, çorba gibi) tüketiniz.<br />
- Bebeginize ilk 6 ay sadece anne sütü veriniz.<br />
- Her ay bebeginizin kilosunu kontrol ediniz.<br />
- 6. aydan sonra anne sütü tek basina yeterli degildir. Bu ayda ek besinlere baslanmalidir. Anne sütünü ek besinlerle birlikte 1-1,5 yasina kadar verebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/emziren-anne-nasil-beslenmeli-hakkinda-bilgi+emziren-anne-nasil-beslenmeli-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Oluşan Cilt Çatlakları</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelikte-olusan-cilt-catlaklari-hakkinda-bilgi+hamilelikte-olusan-cilt-catlaklari-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelikte-olusan-cilt-catlaklari-hakkinda-bilgi+hamilelikte-olusan-cilt-catlaklari-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 21:29:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Ciltte Oluşan Çatlaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Çatlaklarını Önlemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9221</guid>
		<description><![CDATA[Cilt, hamilelik sırasında kilo almaya bağlı olarak, alt dermal tabakasındaki kollajen ve elastin liflere zarar verebilecek şekilde hızla gerilir. Dokular incelir, hassaslaşır ve tıbbi adı “Stariae Gradvidarum” olan cilt çatlakları meydana gelir. Araştırmalar, anne adaylarının % 66’sının, ciltteki gerilme nedeniyle oluşan izlerden rahatsızlık duyduklarını göstermektedir. Bu nedenle, özellikle bu vakalarda kullanıma uygun, özel bir nemlendiricinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="Daha fazla..." src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span id="more-9221"></span><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img class="alignleft" title="Hamilelikte Oluşan Çatlaklar" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/catlaklar.jpg" alt="" width="300" height="250" /></a>Cilt, hamilelik sırasında kilo almaya bağlı olarak, alt dermal tabakasındaki kollajen ve elastin liflere zarar verebilecek şekilde hızla gerilir. Dokular incelir, hassaslaşır ve tıbbi adı “Stariae Gradvidarum” olan cilt çatlakları meydana gelir.</p>
<p>Araştırmalar, anne adaylarının % 66’sının, ciltteki gerilme nedeniyle oluşan izlerden rahatsızlık duyduklarını göstermektedir. Bu nedenle, özellikle bu vakalarda kullanıma uygun, özel bir nemlendiricinin kullanılması büyük önem taşır.</p>
<p>Özellikle, gebeliğin 3. ayından itibaren, kilo alımı ve bebeğin gelişimi nedeniyle özellikle karın, kalça, basen ve göğüs bölgesinde, cildin aşırı gerilmesi nedeniyle, kaşıntılar ve bir süre sonra da çatlakların oluştuğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Figen Güney Taşer, anne adaylarının yaşadığı sıkıntılardan biri olan bu cilt çatlaklarının, gebelik döneminde yapılacak basit uygulamalarla önüne geçilebileceğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Hamilelikte oluşan çatlaklarla mücadelede dengeli beslenmenin önemini vurgulayan Op. Dr. Figen Güney Taşer, “Bol su içmek, C, E vitamini zengin besinleri tüketmek, cilt çatlaklarının önüne geçmede etkili. Bunun yanısıra cildi yumuşak ve esnek tutacak bir kremin her gün etkin bölgelere uygulanmasıyla da gebelikte oluşan cilt çatlaklarını en aza indirmek mümkün” dedi.</p>
<p>Çatlaklar oluştuktan sonra, tedavi edilmeleri oldukça zor.<br />
Dr. Taşer’e göre basit önlemlerle gebelikte yaşanan cilt çatlaklarını en aza indirmek mümkün. Bu yöntemler arasında;<br />
Cilde, masaj fırçası yardımıyla masaj yaparak, bu bölgelerdeki kan dolaşımını hızlandırmak,<br />
C ve E vitamini açısından zengin olan, cilt için yararlı meyve, sebze ve fındık gibi besinleri tüketmek,<br />
Bol bol su içmek<br />
Yeterli uyku almaya özen göstermek ve<br />
Cildi yumuşak ve esnek tutacak, gerilme ile oluşan izleri önleyen, hamileler için özel olarak üretilmiş bir kremi her gün etkin bölgelere uygulamak yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelikte-olusan-cilt-catlaklari-hakkinda-bilgi+hamilelikte-olusan-cilt-catlaklari-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik Belirtileri?</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelik-belirtileri-hakkinda-bilgi+hamilelik-belirtileri-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelik-belirtileri-hakkinda-bilgi+hamilelik-belirtileri-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 21:04:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9218</guid>
		<description><![CDATA[Sabah bulantıları veya sadece bulantı hamileliğin ilk döneminde en genel görülen belirtidir. Hormonal olduğu düşünülür, (çoğu hormon fetus ve plasenta tarafından üretilmiştir). Hamileliğin 3-4. haftalarında başlayıp, genelde 10-12. haftalarda azalır ve yok olur. Bazen ısrarla, 14-16. haftalara kadar devam eder, hatta bazen çok nadiren tüm hamilelik boyunca devam eder. Başka bir alışılmadık durum ise, 12. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span id="more-9218"></span><img style="border: 0pt none;" src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/resim/saglik/hamilelik.gif" border="0" alt="" width="287" height="348" align="left" />Sabah bulantıları veya sadece bulantı hamileliğin ilk döneminde en genel görülen belirtidir. Hormonal olduğu düşünülür, (çoğu hormon fetus ve plasenta tarafından üretilmiştir). Hamileliğin 3-4. haftalarında başlayıp, genelde 10-12. haftalarda azalır ve yok olur. Bazen ısrarla, 14-16. haftalara kadar devam eder, hatta bazen çok nadiren tüm hamilelik boyunca devam eder. Başka bir alışılmadık durum ise, 12. hafta gibi belirtilerin yok olup, hamileliğin sonuna doğru tekrarla-masıdır. Sigara içmek sabah bulantılarını şiddetlendirir.</p>
<p>Baş dönmeleri ve şişkinlikler hakkında neler söylenebilir?<br />
Baş dönmeleri genelde hamileliğin sonlarında görülür. Kısmen, hamilelik süresince çok olan projesteron hormonu (yumurtalıkta bulunan ve gebeliğe tesiri olan bir hormon) sebep olabilir. Bu, özellikle yatay pozisyondan kalkarken tansiyonun düşmesine neden olur. Baş dönmelerinin bir diğer nedeni ise anne adayının geriye doğru yattığında uterusun kan basıncıyla kann boşluğuna yaptığı baskıdan kaynaklanır. Bu kalbe geri akan kanla karışır ve otururken veya kalkarken kadın baygınlık hissedebilir. Nitekim kanın fetusa ve rahme tedarikini de azalttığından, hamilelik sırtüstü yatma pozisyonu caydırıcıdır.<br />
Şişkinlik, vücudun su tutmasına neden olan projesteron hormonunun seviyesisinin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır. Bebeğin beslenmesine hazırlık olarak, başka hormonlar da göğsün büyümesine neden olur. Bu nedenle, göğüslerde ağırlık, hafif tıkalılık ve hatta duyarlılık hissi olabilir.</p>
<p>Bağırsak alışkanlıkları hakkında neler söylenebilir?<br />
Kabızlık, hamilelikte yaygındır ve yine suçlu projesteron hormonudur. Bazı kadınlar mide ekşimesine maruz kalırlar, bu da yine projesteron yüzünden olur. Her iki problem de doğumdan sonra sona erer. Hamilelikte bu tip semptomların tedavisi yetersizdir.</p>
<p>Hamilelikte idrarda şeker bulunmasının &#8220;anormal olmadığını&#8221; söylerler. Bu doğru mudur?<br />
Evet. Böbreklere doğru kan akışındaki değişiklikler, hamilelikte idrara doğru şeker kaybı olduğunu gösterir. Bu durum herhangi bir hastalık olduğunu ifade etmez. Hamilelikte idrardaki şeker asla şeker hastalığı olarak nitelendirilmemelidir. Şüphe duyulacak başka durumlar varsa, -aşın susuzluk, cenin boyutunun genişliği ve amniyotik sıvının aşırı miktarda olması hamilelikte şeker hastalığı için hemen araştırma yapılması gerekir, fakat tek başına şeker görülürse, bu çok düşük bir ihtimaldir veya bir anlam taşımamaktadır.</p>
<p>Hamilelikte bazı bölgelerde pigment birikmesi sonucu ciltte koyuluklar olabilir.<br />
Hamilelikte göğüs ucu etrafında, göbek deliğinde ve perinede (apış arası) pigmentlerin çoğalması yaygındır. Ayrıca, göbekten kasığa uzanan koyu çizginin oluşumu da yaygındır. Tüm bunlar normaldir ve ciltteki koyulaşma geçicidir, doğumdan birkaç hafta sonra yok olur.</p>
<p align="justify">Karpal (el-ayak bileğine ait) tünel sendromu nedir?<br />
Bir veya bazen iki elin parmaklarında ağrı, hissizlik ve hatta hastalık hissedildiği durumdur. Bu durum sadece hamilelikle sınırlandırılamaz fakat ilk olarak hamilelik esnasında ortaya çıkabilir. Bu durumda, su tutumu kısmen suçlanabilir. Az da olsa, bu belirtilerden kurtulmak için bazen cerrahi müdahale gerekmektedir. Ama çoğu vakada, parmakların tahta ile sarılması duruma yardımcı olabilir. Genelde doğumdan sonra yok olur.</p>
<p align="justify">GÖRÜNEN BELİRTİLER<br />
Hamilelikte devamlı büyüyen boyutu rahim nasıl etkiler?<br />
Rahmin boyutunun sürekli büyümesiyle, hamileliğin gelişiminin bağdaşması doğaldır.<br />
Rahim hamilelik öncesinde 30-50 gr kadarken, ağırlık olarak her dönem 25-30 kez büyüyerek lOOOg (1 kg)&#8217; a kadar ulaşır. Hamilelik öncesinde rahim oyuğu 4-5 mi kadarken, dönem sonunda, 1000 katı kadar büyüklüktedir. Bu yapı, bir kadının yumruğundan bile küçükken, içinde bir bebek, plasenta ve sıvıyı barındıracak kadar büyür ve hepsiyle birlikte, 8kg&#8217;ya veya daha fazlasına (çoklu hamileliklerde mesela) ulaşır.</p>
<p>Hamilelik göbeği ne zaman belli olur?<br />
12. haftaya kadar dışarıdan belli olmaz. Çünkü bu zaman kadar hamilelik tamamen pelvistedir. İstisna olarak çoklu hamileliklerde göbek daha erken çıkabilir. Kadının yapısına göre, 18-20 haftadan önce göbek çıkmayabilir. Bu yan dönemden sonra, karın şişer ve bedenin büyümesi hızla gözle görülür olur.</p>
<p>Nasıl olur da bazı kadınlar çok iri gözükürken, bazı kadınların hamilelikleri doğum döneminde bile zor anlaşılır?<br />
Birçok etken buna sebeptir. Uterusun içerdikleri, karnın büyüklüğünü etkiler (ikiz taşıyan bir karın daha büyük olur), fakat bu tek etken değildir. Karın kaslarının durumu ve büyüyen rahmi idare edişi de önemlidir. Diğer bir etken ise, karın duvarında, cilt altında birikmiş yağ miktarıdır. Bu, dış görünüşü etkileyecek kadar büyük olabilir. Revaçta olan inanışın tersine, aslında, hamile karnının büyüklüğü bebeğin büyüklüğünü göstermek için zayıf bir rehberdir.</p>
<p>Aşağı jenital bölgesinde ne gibi değişiklikler beklenmektedir?<br />
Vulva ve vajinaya giden kanda aşırı bir yoğunluk görülür. Bu bölgeler tıkanır ve vajinanın uzama ve esneme kabiliyeti artar, doğuma hazırlanır. Bazı durumlarda, vulvada varisli damarların ortaya çıkmasıyla, bu genişleme problem yaratabilir. Durum, aşın rahatsız edici olabilir ve doğumdan önce tedavisi mümkün değildir. Genelde, vajinal akıntı çoğalır ki, bu durum çoğu kadını alarma geçirir. Fiziksel değişiklikler bir yana, vaj inanın PH seviyesinin düşüşü daha asitli olmasına neden olur. Bu bakteriyel enfeksiyonları önlemeye yardımcı olur. Mamafih, pamukçuk oluşumunun artışı hamilelikte yaşanan ortak bir sorundur. Pamukçuk, hamileliği tehlikeye atmaz, sadece hamileye sıkıntı veren ana sorunlardan biridir.</p>
<p>Çatlaklara neden olan nedir? Çatlak oluşumu önlenebilir mi?<br />
Karnın gerilmesi, cildin altındaki bağlayıcı dokuların kopmasına neden olur ve böylece çatlaklar oluşur. İşte bu yüzden, çatlak hamileliğin değişmez özelliğidir.</p>
<p>Bazıları diğerlerinden bu durma daha yatkındır. Aşırı şişmanlık bu oluşumun ihtimalini yükseltir. Bir de sarışın kadınlann daha yatkın oldukları savunulur.</p>
<p>Çatlaklar, koyulaşabilir, bazen koyu kahve hatta siyah olabilir. Doğumdan sonra rengi açılır, gümüşi beyaz ve düzensiz çizgiler olur. Zaman içinde, çeşitli losyonların çatlak oluşumunu önlediği iddia edilmiştir. Fakat buna dair kesin bir kanıt yoktur.</p>
<p>Kasılmaların, hamileliğin erken döneminde başladığı söylenir, öyleyse bu doğru mudur ve nedeni nedir?<br />
Doğum öncesi kasılmaları deneyimi kadından kadına değişir. Aynı zamanda bir kadının bir hamileliğinden diğerine göre de değişir. 14. haftada başlayan ağrısız kasılmalardan hamile kadın bihaberdir. Hamilelik ilerledikçe, bir yok olup, bir ortaya çıkarak devam eder.</p>
<p>30. haftaya doğru, kadın bunların farkına varmaya başlayabilir, fakat bu dönem de nerdeyse hep ağrısız geçer bu kasılmalar. Braxton-Hicks adıyla bilinirler. Plasenta ve fetüs, bu kasılmalara neden olan bir sürü hormon üretir. Buna karşılık, mevcut diğer hormonlar (projesteron da bunların arasındadır), verdiği etkiyle durumu dengeler ve elde olmayan bir erken doğumu engeller.</p>
<p>Yazının Kaynağı: Dr. joe Kabyemela &#8211; Dr. Leanne Bricker ( Hamilelik ve Doğum Hakkında Tüm Soru ve Cevaplar)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/hamilelik-belirtileri-hakkinda-bilgi+hamilelik-belirtileri-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suda Doğum Nedir</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/suda-dogumun-hakkinda-bilgi+suda-dogumun-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/suda-dogumun-hakkinda-bilgi+suda-dogumun-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 08:18:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Suda Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Suda Doğum Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Suda Doğum Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Suda Doğumda Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[Suda Doğumun Avantajları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9211</guid>
		<description><![CDATA[Efsaneye göre suda yapılan ilk tıbbi doğum ondokuzuncu yüzyılın başlarında Fransa&#8217;da gerçekleşti. Efsaneye göre suda yapılan ilk tıbbi doğum ondokuzuncu yüzyılın başlarında Fransa&#8217;da gerçekleşti. Doğum yaptıran kişiler kırksekiz saat doğum sancısı çeken bir kadına yardımcı olmaya çalışıyorken ebelerden biri ılık bir banyonun rahatlamasına yardımcı olabileceğini önerdi. Anlatılana göre kadın küvete sokulduktan kısa bir süre sonra bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img title="Daha fazla..." src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span id="more-9211"></span><img style="border: 0pt none;" title="suda doğum" src="http://saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/hamile/suda_dogum.jpeg" border="0" alt="suda doğum" align="left" /></a><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Efsaneye göre suda yapılan ilk tıbbi doğum ondokuzuncu yüzyılın başlarında Fransa&#8217;da gerçekleşti.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Efsaneye göre suda yapılan ilk tıbbi doğum ondokuzuncu yüzyılın başlarında Fransa&#8217;da gerçekleşti. Doğum yaptıran kişiler kırksekiz saat doğum sancısı çeken bir kadına yardımcı olmaya çalışıyorken ebelerden biri ılık bir banyonun rahatlamasına yardımcı olabileceğini önerdi. Anlatılana göre kadın küvete sokulduktan kısa bir süre sonra bebek dünyaya gelmişti.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Igor Tjarkovsky adlı Rus araştırmacı çağdaş suda doğumun babası olarak bilinir. 1960&#8242;larda suda doğum için özel bir havuz tasarladı ama suda doğum trendi Batı&#8217;da 1980&#8242;lerden önce pek itibar görmedi. Tıp müessesesinin bu konuya yaklaşımı pek umut verici olmadı. Tıp dergilerinde ve popüler basında doktorlar suda doğumun çok tehlikeli, enfeksiyon ve boğulma gibi göze almamayacak risklerle dolu olduğunu açıkladılar. 1999&#8242;da Londra&#8217;daki Çocuk Sağlığı Enstitüsü&#8217;nden Ruth Gilbert ve Pat Tooker, suda doğumun geleneksel metodlar kadar güvenli olduğunu ve bu karamsar yorumların çok asılsız olduğunu gösteren bir rapor yayınladılar.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Daha yakın bir tarihte 2005&#8242;te italyanların yaptığı bir çalışma suda doğumun güvenilirliğini kanıtladı ve birçok avantajı olduğunu ortaya koydu, italyan araştırmacılar tek bir kurumda sekiz sene içerisinde yapılan 1600 suda doğumu aynı süre içerisinde gerçekleştirilen geleneksel doğumlarla karşılaştırdı.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Öncelikle ne annelerde ne de yenidoğanlarda enfeksiyonda bir artış görülmedi. Aslında suda doğum yenidoğan bebeklerde aspirasyon pnömonisine karşı ek bir koruma sağlıyordu. Bebekler havayı yüzlerinde hissetmeden nefes almaya çalışmıyorlardı; su altındayken, tüm memelilerde görülen yaygın dalma refleksi onları nefeslerini tutmaya zorluyordu. (Fetüsler anne karnmdayken &#8220;nefes alabilirler&#8221;, ama aslında havayı değil akciğer gelişimi için çok önemli olan amniyotik sıvıyı içlerine çekerler). Bebekler geleneksel yolla doğduklarında, havayı yüzlerinde hisseder hissetmez nefes almaya başlarlar, doktor yüzlerini temizlemeden derin bir nefes alırlarsa, bu akciğerlerinde aspiras-yon pnömonisi adı verilen akciğer enfeksiyonuna neden olan fekal parçaları yani &#8220;doğum kalıntılarını&#8221; içlerine çekmelerine neden olur. Ama su altında doğan bebeklerde bu risk ortadan kalkar; su yüzüne çıkana kadar feöal dolaşımda kalmaya devam ederler dolayısıyla su yutma riski ortadan kalkar ve ebeler bebek hala su altmdayken yüzünü iyice temizleyebilirler ve daha sonra onu su yüzüne çıkarır ve ilk nefesini almasını sağlarlar.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Araştırma daha pek çok faydayı ortaya çıkarmıştır, ilk bebeklerini suda doğuran annelerde sancılanmanın ilk aşaması daha kısa sürmektedir. Suyun endişeleri mi giderdiği veya yorgun kasları mı rahatlattığı tam bilinmesede bir şekilde doğumu hızlandırmaktadır. Suda doğum yapan kadınlarda, hastanede yapılan doğumlarda yırtılmayı önlemek için vajinanm girişine yapılan cerrahi kesiler olan epizyotomi ihtiyacı büyük ölçüde azalır. Çoğu zaman buna gerek bile kalmaz çünkü su açılmaya yardımcı olur.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Belki de en önemli nokta suda doğum yapan kadınların ağrı kesiciye ihtiyaç duymamasıdır. Doğumlarma suda başlayan kadınların sadece yüzde 5&#8242;i epidural istemiştir ama buna karşılık geleneksel yolla doğum yapan kadınların yüzde 66&#8242;sı epidural istemektedir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Yenidoğan bebeklerin sudaki davranışları, suda yaşayan maymun teorisinin suyu desteklediğine dair umutlandırın bir iddia ortaya koyar. Myrtle McGraw adlı çocuk gelişimi araştırmacısı bu şaşırtıcı yetileri 1939&#8242;da belgelemiştir; minik bebekler refleks olarak nefeslerini tutmakla kalmayıp aynı zamanda suda ilerlemelerini sağlayan ritmik hareketler de sergilerler.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: black;">Kaynak: Yaşamın İnanılmazları Kitabı</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/suda-dogumun-hakkinda-bilgi+suda-dogumun-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Düşünme</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/bebek-dusunme-hakkinda-bilgi+bebek-dusunme-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/bebek-dusunme-hakkinda-bilgi+bebek-dusunme-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 07:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Hakkında Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Düşünme]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek İstemek]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Yapmaya Karar Verme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=9207</guid>
		<description><![CDATA[Çocuk sahibi olma kararı kimi zaman çiftleri karşı karşıya getiriyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt, çiftlerin çocuk sahibi olma kararını birlikte alması ve bir bebeğe hazır olması konusunda fikir birliğinde olması gerektiğini belirterek merak edilenleri sizlerle paylaşıyor. Çocuk sahibi olmaya karar verme aşamasında, evlilikte uyum noktasında önemli bir faktör. Evlilikle hayat çok değişmiyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com"><img title="Daha fazla..." src="http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span id="more-9207"></span><img style="border: 0pt none;" title="Hamilelik" src="http://saglik.hakkinda-bilgi.org/site/saglik/hamile/hamile_01.jpeg" border="0" alt="Hamilelik" align="left" /></a></div>
<div>Çocuk sahibi olma kararı kimi zaman çiftleri karşı karşıya getiriyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt, çiftlerin çocuk sahibi olma kararını birlikte alması ve bir bebeğe hazır olması konusunda fikir birliğinde olması gerektiğini belirterek merak edilenleri sizlerle paylaşıyor.</div>
<div>Çocuk sahibi olmaya karar verme aşamasında, evlilikte uyum noktasında önemli bir faktör. Evlilikle hayat çok değişmiyor ama çocuk sahibi olunca evlilikte bir değişim olması kaçınılmaz. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Aslıhan Kurt değişimi güzel bir örnekle açıklıyor: “Bir çift pistte tango yaparken, sırtlarında kabarık birer sırt çantası olduğunu düşünün. Uyumlu dans etmek zorlaşacaktır. Bazı figürleri yapamayacaklar, yeni bir takım hareketler geliştirmeleri gerecek, çok akrobatik olan hareketler yerine daha dengeli hareketleri tercih edecekler, kısacası bu yeni duruma göre danslarında uyumu sağlayacak bazı değişiklikler yapmaları gerecektir. Bu değişikliklerden sonra dansları eski dansları gibi olmayacaktır, ama yeni bir tarzda yine uyumlu olacaktır. Çocuk yapma kararı verildikten sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bu açıdan çiftlerin birbirini tanıyor olmasından çok, birbirlerinde meydana gelecek değişikleri algılamaya ne kadar niyetli ve becerikli oldukları, uyum için daha önemli olacaktır.”Ortak karar alınmalı<br />
Çocuk sahibi olma kararının alınmasında dikkat edilmesi gereken altın standartlar diye bir şey yok. Şu şu şartlar karşılandığında çocuk yapmak için en doğru zamandır diye bir şey söylemek de mümkün değil. Yine de sağlıklı bir karar için ne gerekiyorsa, çocuk yapma kararı için de aynı şeyler söylenebilir.</div>
<div>Psikolog Aslıhan Kurt konuyla ilgili şunları söylüyor:</div>
<div>ilki, çocuk sahibi olmak çiftin hayatında önemli değişikler meydana getirecektir. Çiftin, hayatlarının iş, kariyer, ekonomik yapı, sosyal ilişkiler, iş bölüşümü vs. alanlarında meydana gelecek bu değişikliklerin farkında olmaları ve bunlarla ilgili gerçekçi bir değerlendirme yapmaları, kararlarının doğruluğunu etkileyecektir.</div>
<div>İkincisi, bu kararın iki kişinin ortak kararı olmasıdır. Çiftlerin çocuk yapmak ile ilgili kişisel nedenleri aynı olmayacaktır. Ancak karar iki kişinin kararı olmalıdır. Kkişiler birbirlerinin çocuk yapma kararıyla ilgili nedenlerini bilmeli, birbirlerine bildirmelidirler.</div>
<div>Üçüncüsü, çocuk yapmak istemenin gerçek nedeni, sadece bir çocuğa sahip olmak istemek olmalıdır. Bazı durumlarda çocuk yapma kararının altında, çocuğun yolunda gitmeyen ilişkiyi düzelteceği, ilişkiye bir değişiklik getireceği, ilişkiye heyecan katacağı gibi gerçekçi olmayan beklentilerin bulunduğu görülür. Bu durumda, çiftin bu gerçek nedenlerin farkında olması, bunları iyice değerlendirmesi ve mümkünse bu konularla ilgili çözüm yolları aramaları daha faydalı olacaktır. Bu sorunları çözümledikten sonra çocuk yapma kararlarını tekrar değerlendirebilir. En azından ikincil nedenleri bilerek, ve bunlara rağmen çocuk yapma kararı aldıklarının farkında olmalarında yarar vardır.</div>
<div>Dördüncüsü, eşlerden birinin bu kararla ilgili tereddüdü veya şüpheleri varsa, bu karar iyice konuşulup tartışılmalıdır. Eğer bir çözüme ulaşılamıyorsa, çiftin birlikte bu kararlarını bir profesyonel (psikolog, aile danışmanı, psikiyatrist vs.) ile değerlendirmesinde fayda vardır. Bütün bunlara rağmen, şunu unutmamak gerekir ki bu kararın doğruluğu ya da yanlışlığından çok, bu kararı vermede kişilerin dayandıkları kişisel nedenlerin iki kişi tarafından da farkında olunması önemlidir. Çünkü ileride çiftin yaşantısında meydana gelecek kaçınılmaz değişiklikle ne kadar etkili bir şekilde başa çıkacakları, bu farkındalıklarının derecesine bağlıdır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/bebek-dusunme-hakkinda-bilgi+bebek-dusunme-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

