<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkında Bilgi</title>
	<atom:link href="http://www.hakkinda-bilgi.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hakkinda-bilgi.org</link>
	<description>Hakkında Bilgiler, Hakkında Bilgi Nedir, Hakkındaki, Ne Demek,</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Mar 2010 19:44:49 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Attila İlhan ( 1925)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/attila-ilhan-1925-hakkinda-bilgi+attila-ilhan-1925-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/attila-ilhan-1925-hakkinda-bilgi+attila-ilhan-1925-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:53:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=10149</guid>
		<description><![CDATA[Attila İlhan ( 1925) 
1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu.İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı, gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığından Ankara’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığına geldi (1973-1980). Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürdü (1968- ) (Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan) 1950’li yıllarda Vatan Gazetesi’nde sinema eleştirileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Attila İlhan ( 1925) </strong></p>
<p>1925 yılında İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu.İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı, gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığından Ankara’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığına geldi (1973-1980). Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığını sürdürdü (1968- ) (Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz, Güneş, Meydan) 1950’li yıllarda Vatan Gazetesi’nde sinema eleştirileri yazdı, senaryo yazarlığına başladı. Senaryolarında Ali Kaptanoğlu adını kullandı. Bel başlı filmleri: Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon). Şimdi İstanbul’da bağımsız yazar.</p>
<p>İlk şiiri Balıkçı Türküsü, Yeni Edebiyat gazetesinde çıkmıştı (sayı: 23,1.10.1941), ilk düzyazısı ise (Kültürümüz Üzerine Düşünceler) Balıkesir’de yayınlanan Türk Dili Gazetesi’nde (29.10.1944). Duvar kitabına aldığı Cabbaroğlu Mehemmed şiirinin 1946 CHP Şiir Yarışması’nda ikincilik almasıyla tanındı.Şairliğinin ilk on yılını, destan boyutlarıyla ve duygusal, gergin bir hava içinde, İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa’yı saran bezginlik çöküntülerini yansıtmaya adamıştı. Zamanla (1955- ) toplumcu kollayışı bırakmamakla birlikte tek insanın duygu dünyasından kesitler verdi; artistik abartmalarla ve yerli dünya görüşüne de yaslanarak, bireysel temaları işledi. Aynı gerginlik ve gerilim kendine özgü bir söz dizim ve hazinesiyle at başı, çarpıcı benzetmelerle zenginleşmiş romanlarında da görülür. Eleştiride uzun zaman toplumcu gerçekçilik ilkelerine bağlı kalmıştı.</p>
<p>ESERLERİ<br />
Şiir kitapları: Duvar (1948), Sisler Bulvarı (1954),Yağmur Kaçağı (1955), Ben Sana Mecburum (1960), Bela Çiçeği (1962), Yasak Sevişmek (1968), Tutkunun Günlüğü (1973), Böyle Bir Sevmek (1977), Elde Var Hüzün (1982), Korkunun Krallığı (1987), Ayrılık Sevdaya Dahil (1993).</p>
<p>Romanları: Sokaktaki Adam (1953), Zenciler Birbirine Benzemez (1957), Kurtlar Sofrası (1963/64), Bıçağın Ucu (1973), Sırtlan Payı (1974), Yaraya Tuz Basmak (1978), Fena Halde Leman (1980), Dersaadet’te Sabah Ezanları (1981), Haco Hanım Vay (1984), O Karanlıkta Biz (1988).</p>
<p>Gezi notları: Abbas Yolcu (1957).</p>
<p>Deneme-anı türü: Hangi Sol (1970), Hangi Batı (1972), Faşizmin Ayak Sesleri (1975), Hangi Seks (1976), Hangi Sağ (1980), Gerçekçilik Savaşı (1980), Hangi Atatürk (1981), Batının Deli Gömleği (Gazete yazıları, 1981), İkinci Yeni Savaşı (1983), Sağım Solum Sobe (Gazete yazıları, 1985), Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar (1985), Ulusal Kültür Savaşı (1986), Sosyalizm Asıl Şimdi (1991), Aydınlar Savaşı (1991), Kadınlar Savaşı (1992), Hangi Edebiyat (1993), Hangi Laiklik (1995),Hangi Küreselleşme (1997), Bir Sağ Kırmızı Karanfil<br />
(gazete yazıları, 1988).</p>
<p>Senaryosunu yazdığı Sekiz Sütuna Manşet (6 bölüm) 1982’de, Kartallar Yüksek Uçar (12 bölüm) 1984’te, Yarın Artık Bugündür 1986’da, Yıldızlar Gece Büyür (16 bölüm) 1992’de, Tele-Flaş (13 bölüm) 1993’de TV dizisi olarak oynandı. Atilla İlhan’ın Bütün Şiirleri Bilgi Yayınevi tarafından basılıyor (1983).</p>
<p>Tutuklunun Günlüğü kitabıyla Türk Dil Kurumu 1974 şiir Ödülü’nü, Sırtlan Payı romanıyla da 1974-1975 Yunus Nadi Armağanı’nı kazandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/attila-ilhan-1925-hakkinda-bilgi+attila-ilhan-1925-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ataol Behramoğlu ( 13.04.1942)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ataol-behramoglu-13-04-1942-hakkinda-bilgi+ataol-behramoglu-13-04-1942-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ataol-behramoglu-13-04-1942-hakkinda-bilgi+ataol-behramoglu-13-04-1942-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:51:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ataol-behramoglu-13-04-1942-hakkinda-bilgi+ataol-behramoglu-13-04-1942-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ataol Behramoğlu ( 13.04.1942) 
13 Nisan 1942 yılında Çatalca’da doğdu.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü (1966) bitirdi, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda dramaturg olarak çalıştı.Beş buçuk yıl Paris’te yaşadı ve Anka adlı bir dergi çıkarmaya başladı, şimdi İstanbul’da.İlk şiiri Varlık dergisinde çıkmış (1960). Evrim, Devinim 60, Şiir Sanatı vb. dergilerde çıkmış şiirlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ataol Behramoğlu ( 13.04.1942) </strong></p>
<p>13 Nisan 1942 yılında Çatalca’da doğdu.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü (1966) bitirdi, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda dramaturg olarak çalıştı.Beş buçuk yıl Paris’te yaşadı ve Anka adlı bir dergi çıkarmaya başladı, şimdi İstanbul’da.İlk şiiri Varlık dergisinde çıkmış (1960). Evrim, Devinim 60, Şiir Sanatı vb. dergilerde çıkmış şiirlerine İsmet Özel’le birlikte kurduğu aylık Halkın Dostları dergisinde (bu dergi 18 sayı çıktı, Mart 1970, Eylül 1971) yenilerini ekledi.Kardeşi Nihat Behram’la birlikte aylık Militan dergisini çıkardı (18 sayı, Ocak 1975-Haziran 1976).</p>
<p>ESERLERİ<br />
Şiir kitapları: Bir Ermeni General (1965), Bir Gün Mutlaka (1970), Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri (1974), Ne Yağmur Ne Şiirler (1960), Kuşatmada (1978), Mustafa Suphi Destanı (1979), Dörtlükler (1980, ilavelerle yeniden basım 1983), Şiirler (1959-1982) (Şiirlerden Seçmeler, 1983), İyi bir Yurttaş Aranıyor (1983), Kızıma Mektuplar (1987), Eski Nisan (1987), Türkiye Üzgün Yurdum, Güzel Yurdum (1985), Bebeklerin Ulusu Yok (1988), Sevgilimsin (1993). Toplu Şiirleri’ni Bir Gün Mutlaka (1.cilt, 1991), Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir şey Var (2.cilt 1991), ve Kızıma Mektuplar’da (3.cilt, 1992) topladı. Kitaplaşmış yazıları: Yaşayan Bir Şiir (1986), iki Ateş Arasında (1989), Melankolik Gözyaşları (1990), Nazım’a Bir Güz Çelengi (1990), Şiirin Dili-Ana Dil (1995). İki de antoloji hazırladı: Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi (1988) ve Dünya Şiiri Antolojisi (1997, Özdemir İnce ile birlikte). Aziz Nesin ile ilgili anılarını “Aziz Nesin’li Fotoğraflar” (1995), yurtdışı gezi yazılarını “Başka Gökler Altında” (1996) adlarıyla kitaplaştırdı. Puşkin, Lermantov, Gorki, Çehov vb. Rus şair ve yazarlarından kitaplaşmış çevirilerinin yanı sıra çeşitli ülke şairlerinden yaptığı şiir çevirilerini “Kardeş Türküler” (1981) adlı bir kitapta topladı. Lozan (1992) adlı oyunu Devlet Tiyatrosu’nca sahnelendi (1993). İsmet Özel ile mektuplaşmaları “Genç Bir Şairden Genç Bir şaire Mektuplar” (1995), Metin Demirtaş ile mektuplaşmaları “Şiirin Kanadında Mektuplar” (1997) adlarıyla kitaplaştı.Bir de çocuk kitabı var: Yiğitler Yiğidi ve Uçan At Masalı (1990).Asya Afrika Yazarlar Birliği Lotus Edebiyat Ödülü’nü aldı (1981).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ataol-behramoglu-13-04-1942-hakkinda-bilgi+ataol-behramoglu-13-04-1942-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arif Nihat Asya ( 07.02.1904)- (05.01.1975)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/arif-nihat-asya-07-02-1904-05-01-1975-hakkinda-bilgi+arif-nihat-asya-07-02-1904-05-01-1975-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/arif-nihat-asya-07-02-1904-05-01-1975-hakkinda-bilgi+arif-nihat-asya-07-02-1904-05-01-1975-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:49:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/?p=10146</guid>
		<description><![CDATA[Arif Nihat Asya ( 07.02.1904)- (05.01.1975) 
Şair, Çatalca&#8217;nın İnceğiz köyünde doğdu. Balkan Savaşı&#8217;nın sonunda İstanbul&#8217;a geldi. Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde okudu. Gülşen-i Maarif Rüşdiyesi&#8217;nde iken Bolu Sultanîsi&#8217;ne, buradan Kastamonu Sultanîsi&#8217;ne geçti. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul Darulmuallimîn-i Âliyyesi&#8217;ne girdi. Buraya bağlı olarak Edebiyat Fakültesi&#8217;ni bitirdi (1928). 14 yıl edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yaptıktan sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Arif Nihat Asya ( 07.02.1904)- (05.01.1975) </strong></p>
<p>Şair, Çatalca&#8217;nın İnceğiz köyünde doğdu. Balkan Savaşı&#8217;nın sonunda İstanbul&#8217;a geldi. Kocamustafapaşa ve Haseki mahalle mekteplerinde okudu. Gülşen-i Maarif Rüşdiyesi&#8217;nde iken Bolu Sultanîsi&#8217;ne, buradan Kastamonu Sultanîsi&#8217;ne geçti. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul Darulmuallimîn-i Âliyyesi&#8217;ne girdi. Buraya bağlı olarak Edebiyat Fakültesi&#8217;ni bitirdi (1928). 14 yıl edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yaptıktan sonra 1950-1954 yılları arasında Adana milletvekili olarak Meclis&#8217;te bulundu. 1959-1961 yılları arasında Kıbrıs&#8217;ta öğretmenlik yaptı. 1962&#8242;de emekli oldu. Ankara&#8217;da öldü.</p>
<p>ESERLERi:</p>
<p>DUALAR ve AMiNLER</p>
<p>Çeşitli şiirlerden oluşmuştur.</p>
<p>KÖKLER ve DALLAR</p>
<p>Çeşitli şiirlerden oluşmuştur.</p>
<p>BiR BAYRAK RÜZGAR BEKLiYOR</p>
<p>Çeşitli şiirlerden oluşmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/arif-nihat-asya-07-02-1904-05-01-1975-hakkinda-bilgi+arif-nihat-asya-07-02-1904-05-01-1975-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hasan Ali Yüce</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/hasan-ali-yuce-hakkinda-bilgi+hasan-ali-yuce-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/hasan-ali-yuce-hakkinda-bilgi+hasan-ali-yuce-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:45:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/hasan-ali-yuce-hakkinda-bilgi+hasan-ali-yuce-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Hasan Ali Yüce
17 Aralık 1897&#8242;de İstanbul&#8217;da doğdu. Eğitim hayatı sırasıyla Mekteb-i Osmani, Vefa İdadisi, Cağaloğlu Darülmuallimin-i Aliye (Yüksek Öğretmen Okulu) okullarında geçer. 19 Aralık 1922 yılında öğretmenliğe başladı.
Bir grup meslektaşıyla Muallimler Birliği ve Türk Ocağını kurdu. 1924 yılında Kuleli Askeri Lisesine tayin edilen Yücel, burada edebiyat öğretmenliği yaptı. Ve hemen arkasından da İstanbul Erkek lisesi’ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hasan Ali Yüce</strong></p>
<p>17 Aralık 1897&#8242;de İstanbul&#8217;da doğdu. Eğitim hayatı sırasıyla Mekteb-i Osmani, Vefa İdadisi, Cağaloğlu Darülmuallimin-i Aliye (Yüksek Öğretmen Okulu) okullarında geçer. 19 Aralık 1922 yılında öğretmenliğe başladı.</p>
<p>Bir grup meslektaşıyla Muallimler Birliği ve Türk Ocağını kurdu. 1924 yılında Kuleli Askeri Lisesine tayin edilen Yücel, burada edebiyat öğretmenliği yaptı. Ve hemen arkasından da İstanbul Erkek lisesi’ne felsefe öğretmeni olarak atandı. 1926&#8242;dan itibaren İstanbul Erkek Lisesi&#8217;nde felsefe ve içtimaiyat (Sosyoloji) öğretmenliği ile Galatasaray Lisesi malumat-ı vataniye öğretmenliği yaptı. 1927&#8242;de sona eren öğretmenlik yıllarında, &#8220;Felsefe Elifbası&#8221;, &#8220;Süri ve Tatbikî Mantık&#8221;, Hıfzı Tevfik ve Hamamizade İhsan ile birlikte yazdığı &#8220;Türk Edebiyatı Numuneleri&#8221; adlı eserlerini yayınladı.</p>
<p>1927 başında, Hasan-Âli, Reşat Şemsettin (Sirer) ile birlikte &#8220;Mıntıka Müfettişleri&#8221; unvanıyla İstanbul Maarif Emirliğine verildi. Hasan-Âli, 1929 sonunda İkinci Sınıf Maarif Müfettiş Umumiliğine yükseldi ve Maarif Emirlikleri kaldırılınca Maarif Vekaleti Teftiş Kurulu Üyesi oldu. 1930&#8242;da Maarif Vekili Cemal Hüsnü (Toray), kendisini araştırma ve inceleme göreviyle Paris&#8217;e gönderdi. 1930&#8242;un sonunda, geniş bir inceleme ve araştırma dosyasıyla Türkiye&#8217;ye döndü.</p>
<p>1936&#8242;da bu incelemesini &#8220;Fransa&#8217;da Kültür İşleri&#8221; adıyla yayındı. 1931 yılında bazı inceleme ve denetleme yapmak için Atatürk ile birlikte 3 ay sürecek bir yurt gezisine çıktılar. Söz konusuu denetleme gezisinden bir yıl sonra, dil devrimim doğru temeller üzerinde geliştirmek düşüncesiyle, 12 Temmuz 1932&#8242;de Türk Dili Tetkik Cemiyeti kuruldu. Hasan-Âli, Cemiyet’in Etimoloji Kolu Başkanlığına getirildi. 1932 yılında, Hasan-Âli, batıdaki benzerleri örnek alınarak kurulan, öğretim üyeleri yurtdışında okumuş kişilerden oluşan Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü&#8217;ne müdür olarak atandı.</p>
<p>Hasan-Âli, 1933 yılı sonunda Maarif Vekaleti Orta Tedrisat Umum Müdürlüğü&#8217;ne atandı. Bu dönemde, üniversiteye geçişteki önemi nedeniyle liselerde reform düşüncesi üzerine yoğunlaştı. 1934&#8242;te Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne dilekçe vererek &#8220;Milletvekili adayı olarak önerilmesi&#8221;ni sağlar; İzmir Milletvekili olarak Meclise girer. 28 Aralık 1938&#8242;de, Hasan-Âli Yücel, 41 yaşında iken, Celal Bayar kabinesinde Maarif Vekili oldu. Özellikle Cumhurbaşkanı l.İnönü&#8217;nün desteğiyle, yakın çalışma ve dost grubunun katılımıyla büyük bir reform hareketi başlatır ve gerçekleştirir. Hasan-Âli Yücel, 1945&#8242;te, 4-20 Kasım arasında Londra&#8217;da toplanan ve 43 ülkenin katıldığı UNESCO toplantısında ülkemizi temsil eder.</p>
<p>O&#8217;nun döneminde, Ankara Fen Fakültesi (1943), İstanbul Teknik Üniversitesi (1944.) ve Ankara Tıp Fakültesi (1945) kurulur. Dört yıl gibi bir hazırlıktan sonra, 15 Haziran 1946&#8242;da 4936 sayılı Üniversiteler Yasası çıkarılır. Hasan-Âli Yücel, 5 Ağustos 1946&#8242;da 7 yıl ve 7 ay sürdürdüğü Millî Eğitim Bakanlığı görevinden istifa etti. İstifasından sonra gazetecilik görevinen dönen Yücel, dönemin etkin gazetelerinden Ulus’ta yazılar yayınlar. 1950 yılında hem Ulus gazetesinden hem de CHP’den ayrılır.</p>
<p>1950-1960 arası bu son dönemde, Cumhuriyet&#8217;te &#8220;Köşemden&#8221; başlığı altında yazılar yazar, yurtdışı gezilere çıkar; Kıbrıs ve İngiltere gezilerinden sonra izlenimlerini, düşüncelerini &#8220;Kıbrıs Mektupları&#8221; ve &#8220;İngiltere Mektupları&#8221; adıyla yayınlar.</p>
<p>Bir süre (1956&#8242;dan itibaren) İş Bankası Yayın İşlerini yönetir, 1960&#8242;ta bunu da bırakır. Bu dönemde sağlığı iyice bozulan Yücel 26 Şubat 1961 sabahı, İstanbul&#8217;da misafir olarak kaldığı Prof.Dr. Tevfik Sağlam&#8217;ın evinde enfarktüs&#8217;ten vefat eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/hasan-ali-yuce-hakkinda-bilgi+hasan-ali-yuce-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Suavi</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ali-suavi-hakkinda-bilgi+ali-suavi-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ali-suavi-hakkinda-bilgi+ali-suavi-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:42:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ali-suavi-hakkinda-bilgi+ali-suavi-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ali Suavi
Ali Suavi: 1839-1878 yılları arasında yaşamış gazeteci, yazar,  inkılapçı. Türkçülük akımının ilk eylemcisi kabul edilir.
1839 senesinde İstanbul’un Cerrahpaşa semtinde doğdu. Babası Çankırı’nın  Çay köyündendi. Davutpaşa İskele Rüşdiyesinde bir kaç sene okuyan  Suavi, medrese tahsili görmemişti. Bu yüzden halkın diliyle ve  mantığıyla konuşurdu. Suavi, girdiği imtihanda başarı göstererek, Bursa  Rüşdiyesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Ali Suavi</strong></div>
<p>Ali Suavi: 1839-1878 yılları arasında yaşamış gazeteci, yazar,  inkılapçı. Türkçülük akımının ilk eylemcisi kabul edilir.</p>
<p>1839 senesinde İstanbul’un Cerrahpaşa semtinde doğdu. Babası Çankırı’nın  Çay köyündendi. Davutpaşa İskele Rüşdiyesinde bir kaç sene okuyan  Suavi, medrese tahsili görmemişti. Bu yüzden halkın diliyle ve  mantığıyla konuşurdu. Suavi, girdiği imtihanda başarı göstererek, Bursa  Rüşdiyesine muallim-i evvel tayin edildi. Ancak bir sene sonra Bursa’dan  ayrılmak mecburiyetinde kaldı. Bir müddet Rüşdiyede baş muallimlik  vazifesinde bulundu. Bu sırada hacca giden Ali Suavi, dönüşte Sami  Paşanın himayesiyle Filibe Rüşdiyesine hoca olarak tayin edildi. Daha  sonra Sofya’da ticaret mahkemesi reisliği, Filibe’de tahrirat müdürlüğü  yaptı.</p>
<p>1867 senesinde İstanbul’a dönen Suavi, bir taraftan Şehzade Camiinde  vazlar verip, diğer taraftan Filip Efendinin Muhbir adlı gazetesinde  yazarlık yapıyordu. Yazıları, gazetenin kapatılmasına ve Ali Suavi’nin  Kastamonu’da ikamete mecbur edilmesine yol açtı. Kastamonu’dayken  Mustafa Fazıl Paşanın daveti üzerine kaçıp Paris’e gitti. Paris’te  Mustafa Fazıl Paşa ve arkadaşlarıyla yapılan toplantıdan sonra, burada  alınan karar üzerine Muhbir Gazetesini çıkarmak için Londra’ya gitti.  Gazetenin daha ilk nüshalarından itibaren kararlaştırılmış hedeflerin  dışına çıktığı görüldü. Bu yüzden Yeni Osmanlılar ile arası bozuldu.  Osmanlı devletini şeriata dayandırmaya calışan Namık Kemal ve Ziya  Paşaya karşı laikliği savunmuş, monarşiye karşı Cumhuriyetten,  Osmanlıcılıga karşı da Türkçülükten yana olmuştur.</p>
<p>Londra’da bir İngiliz kızı ile evlenen Ali Suavi, Sultan Abdülaziz&#8217;in  tahttan indirilmesinden sonra İstanbul’a geri döndü. Galatasaray  Lisesine müdür tayin edildi. Daha sonra Abdülhamit&#8217;in gözünden düştü, ve  kısa zaman sonra bu görevden azledildi. Bu olaydan sonra etrafına  topladığı beş yüz kadar göçmen ile 20 Mayıs 1878&#8242;de V. Murat’ın içinde  bulunduğu Çırağan Sarayı’nı basarak, V. Murat’ı dışarı çıkardı. Amacının  II. Abdülhamit&#8217;i tahttan indirip yerine tekrar V. Murat&#8217;ı geçirmek  olduğu sanılmaktadır. Bu sırada yetişen Beşiktaş muhafızı Yedi Sekiz  Hasan Paşanın vurduğu bir sopa darbesiyle Ali Suavi olay yerinde öldü  (1878). Yıldız Sarayı civarında bir yere gömüldü. Bugün yeri  kaybolmuştur. İngiliz olan karısı Mary, olayla ilgili belgeleri  yaktıktan sonra Londra’ya kaçmıştır.<br />
<strong><br />
Eserleri</strong></p>
<p>Kamus-ül-Ulum vel-Maarif<br />
Ali Paşa’nın Siyaseti<br />
Hukuk-üş-Şevari<br />
Hive Hanlığı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ali-suavi-hakkinda-bilgi+ali-suavi-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmed İhsan Tokgöz&#8217;ün (1868-1942)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-hakkinda-bilgi+ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-hakkinda-bilgi+ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:38:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-hakkinda-bilgi+ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ahmed İhsan Tokgöz&#8217;ün (1868-1942)

Yirmi beş yıllık zaman dilimini (1888-1914) kapsayan anıları genel tarihe, basın, yayın ve edebiyat tarihlerine ışık tutan önemli bir kaynak olarak nitelenegelmiştir. Ancak, 1930-31&#8242;de az sayıda basılmış olan bu iki cilt, günümüzde birçok kütüphanede bile bulunmayan &#8220;nadir kitap&#8221;lardandır. Tokgöz&#8217;ün anıları birkaç bakımdan önemlidir. İlk resimli
kitapları bastırarak yayıncılık alanında öncülük eden Ahmed İhsan&#8217;ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmed İhsan Tokgöz&#8217;ün (1868-1942)<br />
</strong><br />
Yirmi beş yıllık zaman dilimini (1888-1914) kapsayan anıları genel tarihe, basın, yayın ve edebiyat tarihlerine ışık tutan önemli bir kaynak olarak nitelenegelmiştir. Ancak, 1930-31&#8242;de az sayıda basılmış olan bu iki cilt, günümüzde birçok kütüphanede bile bulunmayan &#8220;nadir kitap&#8221;lardandır. Tokgöz&#8217;ün anıları birkaç bakımdan önemlidir. İlk resimli<br />
kitapları bastırarak yayıncılık alanında öncülük eden Ahmed İhsan&#8217;ın 17 Mart 1891&#8242;de kurduğu Servet-i Fünun dergisi, basın tarihimizin en önemli ve en uzun süre yaşayan süreli yayınlarındandır. Dergi, Ateşkes Dönemi&#8217;nde yayınına zorunlu olarak ara vermiş, bunun dışında, kurucusunun ölümünden bir buçuk yıl sonrasına, 26 Mayıs 1944&#8242;e kadar yayımlanmış ve teknik yenilikleriyle basımcılığın gelişmesine öncülük etmiştir. Servet-i Fünun&#8217;un en önemli özelliklerinden biri de, &#8220;Servet-i Fünun Edebiyatı&#8221; da denen &#8220;Edebiyat-ı Cedide&#8221; adlı yenilikçi akımın ve kendine &#8220;Fecr-i Ati&#8221; adını veren edebiyat topluluğunun yayın organı olarak edebiyat tarihinde seçkin bir yer edinmesidir. Ahmet İhsan, anılarında, bir yandan dergisinde doğup gelişen bu<br />
edebiyat etkinlikleri üzerine bilgi veriyor, bir yandan da gazeteci sıfatıyla tanıklık ettiği siyasal olayları anlatıyor: II. Abdülhamid döneminde basın, sansür, İkinci Meşrutiyet&#8217;in ilanından sonraki çalkantılar, savaşlar, yolsuzluklar, v.b&#8230; Alpay Kabacalı&#8217;nın dilini özenle sadeleştirdiği ve çok sayıda açıklama notu eklediği Matbuat Hatıralarım&#8217;ın iki cildini birarada sunuyoruz.</p>
<p>Ahmet İhsan Tokgöz  ESERLERİ</p>
<p>Matbuat Hatıralarım<br />
Ahmet İhsan Tokgöz<br />
Alpay Kabacalı<br />
İletişim Yayınevi / Anı Dizisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-hakkinda-bilgi+ahmed-ihsan-tokgozun-1868-1942-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Muhip Dranas ( 1908)- (21.06.1980)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-hakkinda-bilgi+ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-hakkinda-bilgi+ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-hakkinda-bilgi+ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Muhip Dranas ( 1908)- (21.06.1980)

1908 yılında Sinop’ta doğdu.Ankara Erkek Lisesi’ni bitirince Hakimiyet-i Milliye gazetesinde çalıştı (1930-1935), Ankara Hukuk Fakültesi’nde iki yıl kadar süren yüksek öğrenimini yarıda bırakarak İstanbul’a geldi. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi, bir yandan da Güzel Sanatlar Akademisi’nde kütüphane müdürlüğü yapıyordu. 1938’de Ankara’ya Döndü, C.H.P. Genel Merkezi’nde Halkevleri kültür ve sanat yayınlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmet Muhip Dranas ( 1908)- (21.06.1980)<br />
</strong><br />
1908 yılında Sinop’ta doğdu.Ankara Erkek Lisesi’ni bitirince Hakimiyet-i Milliye gazetesinde çalıştı (1930-1935), Ankara Hukuk Fakültesi’nde iki yıl kadar süren yüksek öğrenimini yarıda bırakarak İstanbul’a geldi. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi, bir yandan da Güzel Sanatlar Akademisi’nde kütüphane müdürlüğü yapıyordu. 1938’de Ankara’ya Döndü, C.H.P. Genel Merkezi’nde Halkevleri kültür ve sanat yayınlarını yönetti (1938-1942), askerlik dönüşü Ankara’da Çocuk Esirgeme Kurumu Yayın Müdürü (1946-1949), Kurum başkanı (1957-60), daha sonra İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi oldu.</p>
<p>“Ankara Lisesi’nden Muhip Atalay” imzalı Bir Kadına şiiri, yayınlanan ilk şiiriydi (Milli Mecmua, 15 Eylül 1926), Yedi Meşaleciler’i 1940 kuşağına bağlayan şairlerimiz içinde Cahit Sıtkı Tarancı ile birlikte şiirde sese, şekil mükemmelliğine önem verişi, Baudelaire sembolizminden hareket edip Türkçe’de yeni bir şiir dili ve yapısı oluşturmağa çalışması ile şiirimizde kendine sağlam bir yer edindi.21 Haziran 1980 tarihinde öldü.</p>
<p>ESERLERİ</p>
<p>Şiir<br />
Şiirler (1974), Kırık Saz (1975 T. Fikret&#8217;ten).</p>
<p>Oyun<br />
Gölgeler (1947), O Böyle İstemezdi (1948 &#8211; Bu iki oyun Devlet Tiyatrosu ile İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217;nda oynanmıştır).</p>
<p>Çeviri Oyun<br />
Aptal (1940 &#8211; Dostoyevski&#8217;den uyarlayanlar F. Neziere / S.W. Bienstock).</p>
<p>İnceleme<br />
Fransa&#8217;da Müstakil Resim (1937 &#8211; İki Cilt C. Sıtkı ile birlikte).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-hakkinda-bilgi+ahmet-muhip-dranas-1908-21-06-1980-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Kutsi Tecer ( 04.09.1901)- (23.07.1967)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-hakkinda-bilgi+ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-hakkinda-bilgi+ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:31:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-hakkinda-bilgi+ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Kutsi Tecer ( 04.09.1901)- (23.07.1967) 
4 Eylül 1901&#8242;de Kudüs&#8217;te doğdu. 1929&#8242;da İstanbul Darülfünunu Felsefe Bölümü&#8217;nü bitirdi. Bir süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan ve Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi üyeliğinde bulunduktan sonra 1942-1946 döneminde milletvekili seçildi. 1949-1951 arasında öğrenci müfettişi olarak Fransa&#8217;da bulundu. 1950&#8242;de Unesco Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra, emekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmet Kutsi Tecer ( 04.09.1901)- (23.07.1967) </strong></p>
<p>4 Eylül 1901&#8242;de Kudüs&#8217;te doğdu. 1929&#8242;da İstanbul Darülfünunu Felsefe Bölümü&#8217;nü bitirdi. Bir süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan ve Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi üyeliğinde bulunduktan sonra 1942-1946 döneminde milletvekili seçildi. 1949-1951 arasında öğrenci müfettişi olarak Fransa&#8217;da bulundu. 1950&#8242;de Unesco Merkez Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi. Türkiye&#8217;ye döndükten sonra, emekli olduğu 1966 yılına kadar İstanbul&#8217;da öğretmenlik yaptı.Tecer edebiyata şiirle başladı.</p>
<p>Şiirleri 1921&#8242;den sonra Dergâh ve Milli Mecmua gibi dergilerde çıktı. Daha sonra Varlık, Oluş, Yücel ve Ankara Halkevi&#8217;nin çıkardığı, kısa bir süre de kendisinin yönettiği Ülkü gibi dergilerde şiirlerini yayınladı.Şiirlerini 1932&#8242;de Şiirler adlı kitabında topladı.Bu kitabın yayınından sonra yazdıkları yalnızca dergilerde kaldı.Şiirlerini hece ölçüsüyle yazdı.Daha sonra başladığı oyun yazarlığında da milli değerlere önem vermiştir. İlk ve en önemli oyunu Köşebaşı&#8217;nda Batı&#8217;ya özenenleri eleştirir. 1961&#8242;de sahnelenen son oyunu Satılık Ev yayımlanmamıştır. Çoğunluğu dergilerde olmak üzere Halk edebiyatı ve folklor konularında çeşitli incelemeleri de vardır. 23 Temmuz 1967&#8242;de İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p>ESERLERİ Şiir: Şiirler, 1932. İnceleme: Köylü Temsilleri, 1940.</p>
<p>Oyun: Yazılan Bozulmaz, 1947; Köşebaşı, 1948; Köroğlu, 1949; Bir Pazar Günü, 1959; Satılık Ev, 1961.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-hakkinda-bilgi+ahmet-kutsi-tecer-04-09-1901-23-07-1967-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Haşim ( 1884)- (1933) (1884-1933)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-hakkinda-bilgi+ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-hakkinda-bilgi+ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:28:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-hakkinda-bilgi+ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Haşim ( 1884)- (1933) (1884-1933)
Bağdat&#8217;ta doğdu. Fizan Mutasarrıfı Arif Hikmet Bey&#8217;in oğludur. Çocukluğu Bağdat&#8217;ta geçti. 7 yaşında annesinin ölümü üzerine babasıyla birlikte İstanbul&#8217;a geldi. Galatasaray Lisesini bitirdi. Öğretmenlik yaptı. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Şiirleri, Servet-i Fünûn, Âşiyan, Muhit ve Dergâh gibi ünlü dergilerde yayımlandı. Sembolist ve empresyonist etki ve izler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmet Haşim ( 1884)- (1933) (1884-1933)</strong></p>
<p>Bağdat&#8217;ta doğdu. Fizan Mutasarrıfı Arif Hikmet Bey&#8217;in oğludur. Çocukluğu Bağdat&#8217;ta geçti. 7 yaşında annesinin ölümü üzerine babasıyla birlikte İstanbul&#8217;a geldi. Galatasaray Lisesini bitirdi. Öğretmenlik yaptı. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. Fecr-i Âti topluluğuna katıldı. Şiirleri, Servet-i Fünûn, Âşiyan, Muhit ve Dergâh gibi ünlü dergilerde yayımlandı. Sembolist ve empresyonist etki ve izler taşıyan şiirler yazdı. &#8220;Akşam şairi&#8221; olarak tanındı.</p>
<p>ESERLERİ<br />
Şiirleri: Göl Saatleri, Piyale.<br />
Fıkra ve Sohbet:Bize Göre,Gurabahane-i Laklakan<br />
Gezi:Frankfurt Seyahatnamesi</p>
<p>MUKADDİME<br />
Zannetme ki güldür, ne de lâle,<br />
Âteş doludur, tutma yanarsın,<br />
Karşında şu gülgûn piyâle&#8230;</p>
<p>İçmişti Fuzûlî bu alevden,<br />
Düşmüştü bu iksîr ile Mecnûn<br />
Şi&#8217;rin sana anlattığı hâle&#8230;</p>
<p>Yanmakta bu sâgardan içenler,<br />
Doldurmuş onunçün şeb-i aşkı,<br />
Baştan başa efgân ile nâle&#8230;</p>
<p>Âteş doludur, tutma yanarsın,<br />
Karşında şu gülgûn piyâle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-hakkinda-bilgi+ahmet-hasim-1884-1933-1884-1933-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Hamdi Tanpınar ( 23.06.1901)- (24.01.1962)</title>
		<link>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-hakkinda-bilgi+ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-nedir</link>
		<comments>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-hakkinda-bilgi+ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-nedir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 15:22:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-hakkinda-bilgi+ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-nedir</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar ( 23.06.1901)- (24.01.1962) 
23 Haziran 1901 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. İstanbul&#8217;da Ravaz-i Maarif İbtidaisi&#8217;nde, Sinop ve Siirt rüşdiyelerinde, Vefa, Kerkük ve Antalya sultanilerinde öğrenim gördü. Baytar mektebini bırakarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi&#8217;nden 1923 yılında mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara liseleriyle, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi&#8217;nde edebiyat öğretmenliği yaptı, aynı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ahmet Hamdi Tanpınar ( 23.06.1901)- (24.01.1962) </strong></p>
<p>23 Haziran 1901 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. İstanbul&#8217;da Ravaz-i Maarif İbtidaisi&#8217;nde, Sinop ve Siirt rüşdiyelerinde, Vefa, Kerkük ve Antalya sultanilerinde öğrenim gördü. Baytar mektebini bırakarak girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi&#8217;nden 1923 yılında mezun oldu. Erzurum, Konya ve Ankara liseleriyle, Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisi&#8217;nde edebiyat öğretmenliği yaptı, aynı akademide estetik ve sanat tarihi dersleri verdi (1932 &#8211; 1939). 1939 yılında İstanbul Üniversitesi&#8217;ne Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak atandı. Maraş Milletvekili olarak 1942-1946 yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nde bulundu. Bir süre Milli Eğitim Müfettişliği yaptıktan ve Güzel Sanatlar Akademisinde eski görevinde çalıştıktan sonra 1949 yılında İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü&#8217;ne yeniden döndü ve bu görevde iken 24 Ocak 1962 tarihinde İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p>ESERLERİ<br />
Şiir:<br />
Şiirler (1961 &#8211; Bütün Şiirler)</p>
<p>Hikaye:<br />
Abdullah Efendi&#8217;nin Rüyaları (1943), Yaz Yağmuru (1955).</p>
<p>Roman:<br />
Huzur (1949), Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962), Sahnenin Dışındakiler (1973), Mahur Beste (1975), Aydaki Kadın (1987).</p>
<p>Deneme:<br />
Beş Şehir (1946), Yahya Kemal (1967), Edebiyat Üzerine Makaleler (1969), Yaşadığım Gibi (1970).</p>
<p>Tarih:<br />
XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949), Ahmet Hamdi Tanpınar&#8217;ın Mektupları (1974 &#8211; Der. Z. Kerman).</p>
<p>HAKKINDA YAZILANLAR</p>
<p>Hazır Reçete Yok !<br />
Her şey bizden bir yeni terkip bekliyor<br />
Mahmut Çetin</p>
<p>Türk aydını, Osmanlı devletinin Batı karşısında çözülmesiyle yeni bir kültür dünyasına açılır.Bu çaba Osmanlı devletinin yıkılması ve onun değer yargılarının tasfiyesiyle hızlanır.Aydınlarımız bu maksatla önce yerli olanla islami olanı ayırıp, yerli olana bağlanmayı dener.Ardından yerli olan kültür kaynağını iyice daraltıp folklordan hareketle teorik bütüne ulaşmayı düşünürler.Folklordan hareketle bir çok fikri üretim yapılmasına rağmen, bu arayış asıl amaç olan ‘yeni bir teorik zemin’i oluşturamaz.I.Tarih Kongresiyle ortaya yeni bir tez atılır.Tez şudur: “Bütün dünyaya şamil medeniyetin mebde ve menşei Orta Asya’dır.”(1)</p>
<p>Erol Güngör esaslı bir eleştiriye tabi tuttuğu bu tezi şöyle özetler.Yeni teze göre Orta Asya medeniyetin beşiğidir.Türkler Orta Asya’da yaşarken bir kuraklıkla yurtlarından ayrılmışlar, dünyanın değişik yerlerine göç etmişler ve medeniyeti dünyaya yaymışlardır.Bu arada Anadolu, Mısır ve Mezopotamya’da yeni yeni medeniyetler kurmuşlardır.Etiler, Hititler ve Sümerler gibi.Türkler müslüman olunca yeni bir göç dalgasıyla yeniden Anadolu’ya ulaşmışlar, buradaki Eti , Hitit kültürleriyle yeniden kaynaşmışlardır.Anadolu 4 bin yıllık Türk yurdudur.Cumhuriyetle bu en eski Türk kültürlerine sahip çıkılmıştır.(2)</p>
<p>Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı zinciri Türk tarihinden bir sapma mı ?</p>
<p>Teorinin buraya kadar olan kısmı, Anadolu üzerinde gözü olan Batı ülkelerine karşı sevimli bir çıkış olarak görülebilir.Ancak teoriyi üretenler hızını alamayıp asıl Türk tarihinin kaynağını Anadolu Medeniyetleri adı altında Eti-Hitit-Sümer zincirine bağlar ve Türk tarihinin Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı zincirini asıl özden bir sapma olarak niteler.Bu nedenle Türklerin müslümanlaşmasından sonraki dönemler, gözden geçirilmesi gereken dönemlerdir.Aydınlar başlangıçta -genellikle- kabul etmekle birlikte zaman bu tezi geçersiz kılar.</p>
<p>İki ara bir dere: Batı</p>
<p>Karahanlı-Selçuklu-Osmanlı dönemini es geçerek oluşturulmak istenen tarih anlayışlarının geçersizliği, arayış içindeki odakları, Batı medeniyetini evrensel tek bir medeniyet olarak görmeye ve ona entegre olmaya itmiştir.</p>
<p>Batı medeniyetine entegre olma düşüncesi Nurullah Ataç tarafından teorik birliğe ulaştırılmaya çalışılır.Belki de yabancılaşma dönemi boyunca sınırlı da olsa başarıya ulaşmış tek düşünce budur.1938 yılından sonra fikir hayatımıza bu düşünce hakim olmuştur.Bu görüşe göre Batı medeniyetinin gelişme çizgisi, bütün insanlık için ortaktır.Batı medeniyeti dışında ortaya çıkan medeniyetler ayrıktır ve onların ancak folklorik bir değeri vardır.Yerli medeniyetlerin tasfiye edilip, Batı medeniyetine adapte olmaları tarihi bir zarurettir.Bundan dolayı Yunan, Latin ve Fransız kaynaklarından Batı kültürü aktarılarak, pozitivizmde karar kılınmıştır.Resmi görüşe paralel olarak, Batı’dan aktarılan yeni fikir akımları sınıf ya da üretim temelinden yoksun olmasına rağmen siyasi yönelişlerde ve kadrolaşmada kaynak olmuştur. Batı alıntılarıyla, aktarmacılığıyla devlete ‘kapılanma’ mümkün olduğundan resmi siyaset ve kültürü kendilerine göre yorumlayan siyasi gruplar, üretimden kaynaklanmayan gelirlerle ‘sübvanse’ edilerek ithal bir kültür ortaya konmuştur.(3)Bu aktarma kültürün etkisi günümüzde azalarak sürmektedir.</p>
<p>Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ileri sürülen tarih görüşleri 1950 sonrası serbestlik ortamıyla, devlet görüşü olmaktan çıkmıştır.Bu görüşlerin ileri sürüldüğü dönemlerde ise daima karşı tezler var olmuştur.</p>
<p>Kültüre dayalı çözüm: ‘değişerek devam etmek’</p>
<p>Bu karşı tezlerden biri de Anadoluculuktur.Özellikle Yahya Kemal’in tarih görüşü bu isimle ifade edilmiştir.Bu görüşe göre Türk Tarihi, Malazgirt Zaferiyle başlar.Dilin ve milletin önceki macerası, bu tarihin bir çeşit mukaddimesinden ibarettir.Malazgirt Zaferi, İstanbul’un Fethi ve Milli Mücadele, Fransız İnkılabı çapında ‘doğu rönesansı’na kaynaklık etmişlerdir.</p>
<p>Yahya Kemal’in fikri halefi durumundaki büyük yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur adlı şaheserinde roman örgüsü içinde üç önemli tezi de yoğurmaktadır.Tarihinin sürekliliği, kültür devrimlerinin başarısızlığı ve milli çözüm: halkın gücü.</p>
<p>Bizim üç ana başlıkta topladığımız Huzur tezleri, bütüncül bir tarih tezi ortaya koymuştur.“Yalnız bir şeyi biliyoruz.O da bir takım köklere dayanmak zarureti, tarihimize bütünlüğünü iade etmek zarureti.bunu yapmazsak ikiliğin önüne geçemeyiz.Muvazalar daima tehlikelidir.”(4)</p>
<p>Tarihi bütünlüğün sağlanması, yani tarihin bir takım zoraki tezlerle değil, sadece vakıa-olgu olarak değerlendirilmesini gerektirir.Tarihin belirli devirlerini tasviye edip yerine mantıki tezler teklif edememe durumu, toplumda mutlak bir yabancılaşmayı başaramasa da değer yargılarını yozlaştırmaktadır.<br />
Bu tahribat nedeniyle fertler, toplumlarına has hüviyetlerini temsil edemez hale gelmektedir.Hüviyetini bulamayan fertlerin oluşturduğu toplum bunalımlara gebe bir toplumdur. “Evvela insanı birleştirmek.Varsın aralarında hayat standardı yine ayrı olsun; fakat aynı hayatın ihtiyaçlarını duysunlar.”(5)Köklerine bağlı fertler, farklı içtimai sınıflara mensup olsalar bile ‘biz şuuru’nu muhafaza edeceklerdir. “Maziyi ihmal edersek hayatımızda ecnebi bir cisim gibi bizi rahatsız eder.”(6) Tarihi birikimden kaçmak boşuna bir çabadır.İnsan için hafıza neyse, millet için de tarih odur.Nasıl insan fikir değiştirebildiği halde hafızasını silip atamamaktaysa, milletler de günlük zaruretler nedeniyle tarihi birikimlerini silip atamazlar.Silip atmaya kalktıkları durumda bile hayatın tabii akışı ‘günlük dayatma’ları geçersiz kılacaktır.Yabancılaştırmanın başarıldığı iddia edilen sömürge topraklarda bile toplumsal doku hepten silinememekte ve tarihi birikim ‘ecnebi bir cisim gibi’ insanları rahatsız etmektedir.</p>
<p>Halkın içinde ve önünde aydın</p>
<p>Toplum için değişik bakış açılarıyla değişik tasnifler yapılabilir.Bunlardan biri de halk ve aydın ayırımıdır.Halk ve aydın ikiliği yabancılaşma döneminin başından itibaren cemiyetimizde etkisini gösterir.Türk toplumu için bu iki kesim de yeni dönemin rengini vermeğe tek başına yeterli değildir.Huzur romanındaki karakterlerden Mümtaz, Türkiye’nin kültür birliği sağlanamadığından gelecekten ümitsizdir.Ancak romanın diğer kahramanı İhsan yani romandaki Yahya Kemal, “Güçlük var.Fakat imkansız değil.Biz şimdi bir aksülamel devrinde yaşıyoruz.Kendimizi sevmiyoruz.Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede’yi Wagner olmadığı için, Yunus’u Varlaine, Baki’yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz&#8230;Coğrafya, kültür, her şey bizden bir yeni terkip bekliyor; biz misyonlarımızın farkında değiliz.Başka milletlerin tecrübesini yaşamaya çalışıyoruz”(7) der.</p>
<p>Başkasının hayatını yaşayamazsınız</p>
<p>Medeniyetlerin farklı gelişme çizgileri vardır.Ancak batıcı ortodoks görüşe göre Batı medeniyeti evrensel ideal gelişim sürecinden geçmiştir.Bu medeniyetin dışındaki medeniyetlerin yaşaması, Batı medeniyetine adapte olmasına bağlıdır.Bu görüş kültür hayatımıza hakim olmuş ve aydınımızı kültür ikiliğine yani kimlik bunalımına düşürmüştür.Bu hususta Tanpınar’ın işareti şudur: ‘başka milletlerin tecrübesi’nden faydalanılabilir, ama onun tecrübesini yaşamak mümkün değildir.</p>
<p>Kaynaklar<br />
1.İnanç ve Kültür Sadettin Elibol s.133<br />
2.Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik Erol Güngör s.66<br />
3.Niçin Arabesk Değil Sibel Özbudun s.40<br />
4-7.Huzur Ahmet Hamdi Tanpınar s.302-304<br />
xxxxxxxxxx</p>
<p>&#8216;Geç keşfettik özür dileriz&#8217; festivali</p>
<p>İstanbul&#8217;un diliyle konuşan yazara dört dörtlük İstanbul festivali&#8230; Ahmet Hamdi Tanpınar&#8217;ı geç keşfeden Türkiye, ustayı paneller, söyleşiler, imza günleriyle anacak. 4 günlük festivalin sonunda yazarlar Ghetto&#8217;daki partide turntable başına geçecek. DJ&#8217;lik yapacak.</p>
<p>Huzur&#8217;, &#8216;Saatleri Ayarlama Enstitüsü&#8217; gibi başyapıtlarıyla Türk romancılığına yön veren Ahmet Hamdi Tanpınar anısına düzenlenen festival için geri sayım başladı. 52&#8217;si yabancı toplam 90 yazarın katılacağı festival 31 Ekim&#8217;de başlayacak. İşte, kısır ebebiyat ikliminde &#8217;sürpriz&#8217; sayılabilecek fikirlerle zenginleşen etkinlikten notlar:</p>
<p>TAM adı; İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali.<br />
BU yıl &#8216;şehir ve zaman&#8217; temasıyla ilki düzenleniyor. Gelenekselleşmesi hedefleniyor.<br />
AÇILIŞ partisi 31 Ekim&#8217;de Çırağan Palace Kempinski&#8217;de.</p>
<p>32 ülkeden 52 yazar geliyor. Bunlar arasında Adam Fawer, Nawal El Saadawi, &#8216;Agata ile İstanbul&#8217;da&#8217; romanıyla ünlenen Cristina F. Cubas, &#8216;Avrupa&#8217;da&#8217; adlı kitabıyla Avrupa tarihini dünyaya okutan Hollandalı yazar Geert Mak da var.</p>
<p>YABANCI yazarlarla Türk meslektaşları tanışma-tartışma toplantılarında buluşacak. Okumalar, paneller, söyleşiler, imza günleri düzenlenecek.</p>
<p>OKURLAR, edebiyat kahvelerinde yazarlarla bir araya gelerek edebiyat<br />
sohbetleri yapacak.</p>
<p>&#8216;TANPINAR Sempozyumu&#8217; düzenlenecek. Sempozyum için Tanpınar&#8217;ın dünyadaki çevirmenleri ve editörleri İstanbul&#8217;a davet edilecek.</p>
<p>WORD Express projesi kapsamında 12 farklı ülkeden 23 genç yazar Avrupa&#8217;da trenle değişik şehirleri ziyaret edip, edebiyat okumalarına katılacak. Son durakları İstanbul olacak Word Express yazarları, festival kapsamında bir okuma gerçekleştirecek.<br />
l 3 Kasım Salı akşamı Ghetto&#8217;da yapılacak kapanış partisinde yazarlar DJ&#8217;lik yapacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hakkinda-bilgi.org/ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-hakkinda-bilgi+ahmet-hamdi-tanpinar-23-06-1901-24-01-1962-nedir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
